Umumi Kuşlar
Nasıl yani? Yetebilir mi bir kırlangıç şarkısı Anlatmaya, sana olan aşkımı Mümkün değil! Benim aşkım ki duvarlarda şiir Uzun yollar aşıyor her sene Umumi kuşlar göç yollarında Birer benek oluyor sırtlarında Günü...
Sanat, sinema, edebiyat, felsefe ve hukuk ders notları
Nasıl yani? Yetebilir mi bir kırlangıç şarkısı Anlatmaya, sana olan aşkımı Mümkün değil! Benim aşkım ki duvarlarda şiir Uzun yollar aşıyor her sene Umumi kuşlar göç yollarında Birer benek oluyor sırtlarında Günü...
suçsuz olduğunu biliyorum ama seni sorgulamaya itiyorlar beni adaletsiz ve etik dışı biliyorum ama benim kararım değil ben yalnızca verilen kararlara itaat eden bir boyuneğen’im (pasolini’nin deyimiyle). bu yüzden seni aldım buraya getirdim ve...
solgun bir piyano intihar etmeden önce son notalarını fısıldarken sessiz midir sence de? yoksa haykırışlar içerisinde bir fa’yı olabildiğince kalın mı çıkartıyordur? burkina’ya mı kaçıyordur ruhsal çöküntülerinden arınmak için? yoksa yerinde sayıp duruyor mudur?...
vicdan azabıyla uyandığım o günden bahsediyorsun evet haklı bir vicdan azabıydı belki de belki de saten çarşafalara sinmiş bir günahtı sadece bilemem ki, bilmek de istemem
(Sabaha karşı iki arkadaş sahilde oturmakta ve sohbet etmektedirler. Sohbetlerine iki şişe şarap da eşlik etmektedir…) -Üzgünüm, bak gerçekten çok üzgünüm. Ama elimden gelen hiçbir şey yok. Vaktinde orada olabilseydim, emin ol engellerdim. -Ne...
Sessizce uyandı. Parmaklarının üstüne basarak salona doğru ilerledi. Masada hala yanmakta olan mumu gördü. Estetik adımlarla muma doğru ilerledi. İlerledikçe vücudundaki büyük sızı artıyordu. Muma yaklaştı. Odadaki tek ışık kaynağına gitgide daha yakındı şimdi....
bir portenin çerçevesinin ucundan hayata tutunmayan çalışan karınca hiç utanmıyor musun bu kadar çabalamaya kadehin dibinde yerçekimine direnen asit parçaları gibi ümitsizce çabalıyorsun, fakat neye yarar sen benim kaderimsin yer sensin,...
gecenin köründe bir ses işitiyorum beni uyanmaya meylediyor “sonsuzluktan öte” diye fısıldıyor işitiyorum fakat anlayamıyorum yansımalarla dolu bütün görüntüler görüntülerin içinde kendimi buluyorum kendimin içindeyse seni keşfediyorum, tekrar ve tekrar yazıyorum bütün...
ruhunun derinliklerine varabilir mi düşüncelerin veya bir yağlı tablodaki dans eden iki çizgi canlanabilir mi birdenbire bembeyaz duvarların üzerinde motiflerle her bir milimetresinde içtiğin sert içkinin içine çekebilir misin böylesine acı bir dumanı...
güneşin ışığından daha fazla korkmak yok yıkıcı kış fırtınalarından da keza sansüre ve baskılara karşı dans etmek kadar pasif kalmalıyız direnmek ayakta kalmak demek değil ruhunu kaybetmemek de değil dişli çarkları çevirebilmek kadar...
Hayatın hızlı akışı arasında kaybolmuş, köklerimizden koparılmış, daima sona doğru sürüklenip baştan başlamaya mecbur bırakılmış, bilinmeyen gizemli güçlerin kurbanı fakat aynı zamanda da gönüllü köleleri olmuş olan bizler, rahatlığın eski bir efsane ve eski...
ruhunun derinliklerine kadar titreyerek fark edersin ki birisi, bir kadın, bir yabancı, gece gündüz seni beklemekte, arzulamakta ve senin hasretini çekmektedir. varlığının her bir parçasıyla, bedeniyle ve kanıyla seni istemekte, seni özlemekte ve sana...
“Omnium rerum principa parva sunt ” Her şeyin küçük bir başlangıcı vardır (Cicero) Minicik bir başlangıç yetti Aşkımı alevlendirmeye Hiç düşünme sen Hayat böyle geçer mi diye Hayat geçer elbet geçer Sen yeter...