Yirmi Sekiz Blog

kasvetli adımlar 0

kasvetli adımlar

kulağımda çınlayan binbir uğultunun sessizliği kırmızı sabaha uyanacak bu gece, sana ihtiyacım var çeyrek kala mı demiştin, bekliyorum hala kalabalıkların içinden seçemediğim yüzünü nasıl olsa bulurum seni, kapadım gözlerimi kasvetli adımlar geçiyor sağımdan, solumdan...

adsız şiir 0

adsız şiir

ucuzluklara karşı duyduğum bu ilgi bastıramadığım kendimin ruhumdan fırlayışı hep kıyısından köşesinden kaçırdık belki de parayla satın alamadığımız hasatların ekinini beklemeyi    

beklemek seni 0

beklemek seni

beklemek seni günden güne değişen ruhum aktivitesi özlemler de, hasretler de bekliyor köy bucak, kuytu köşe   beklemek seni saniyelerin akışını dinlerken özlemlerde beklemek, hasretlerde avutmak kendi kendimi, kuytu köşe viranelerde   beklemek seni...

savurayazdığım 0

savurayazdığım

damlalar süzülürken ruhumdan içeri açık kalan yarasından vazgeçip gitmek de var ama yaşanmamış bir ömrün yarısından bir elimde tutmaya alıştığım şamdan diğerindeyse yanlışlıkla boşluğa savurayazdığım sen   12.01.2021

sen şırıngası 0

sen şırıngası

damarlarımda gitgide azalan teninin kokusu nereye kayboldu bu sen şırıngası aramaya çıktım bir gece vakti, gece sabaha kavuştu ama ben yoksun tenden, senden, ve gün doğdu   teninle konuşmaya geldim bu öğle sonrası bir...

yağmurdaki göz yaşları 0

yağmurdaki göz yaşları

yağmur yeryüzüne bazen yavaş yavaş iner kimi zamansa hızlı hızlı ne tarafa geçsek karşıdayız, farkında mısın?   gökyüzü yağmurla unutur travmalarını ve insanların tepesine binen yük senin de tüm bu anıların zamanla yok olacak...

sabah zamanzingosu 0

sabah zamanzingosu

bu sabah da katlanmıştı kendine yatağın ucunda kıvrılmış bir uyanıklık ne tam kalktım ne tam uyandım arafta değil, eşyalar arasında bir yerdeydim gömleği dolaba değil sandalyeye astım giymeyeceğimi bilerek ama bir ihtimal gibi dursun...

her şey yerli yerinde 0

her şey yerli yerinde

her şey yerli yerinde bugün sandalyenin gölgesi aynı yere düşüyor bardakta kalmış dünün yarısı ve pencere yine dışarıyı göstermiyor   elimi yıkadım sabah ama gene çıkmadı gece kokusu sanki her şey çok önce olmuş...

içeri düşen zaman 0

içeri düşen zaman

içeri düşen zamanı toparlamaya çalışıyorum halının püsküllerine takılmış birkaç saniye bir sandalyenin gölgesinde unutulmuş sabah pencereyle perde arasında sıkışmış akşamüstü   her şey biraz eksik burada kapı tam kapanmıyor mesela çerçeveler de çiviye tutunamıyorlar...

gün hep aynı yerinden kırılıyor 0

gün hep aynı yerinden kırılıyor

gün hep aynı yerinden kırılıyor akşamı beklemeden eskiyorum kendi üstüme kapanan bir zaman gibi pencere dibinde solmuş bir gölgeyim bir düşün devamı bu   dolabın kapağını aralık bırakıyorum içinden taşsın diye biraz mazi bir...

bir gece daha dolabın içindeyim 0

bir gece daha dolabın içindeyim

yavaşça eksiliyor sesim tavana çarpıp geri dönüyor cümlelerim unutulmuş notalar gibi gitgide daha az iz veriyor   dün gibi duruyor bu akşam da   yavaşça iniyor üstüme dünya her yudumda çoğalan bir kırgınlıkla boşaltıyorum...

günümü geçiriyorum 0

günümü geçiriyorum

günümü geçiriyorum günü gün etmeden, telaşa girmeden sessiz sakin ve sımsıkı sanki tüm dakikalar bir arada ve yapışık   günümü geçiriyorum duvarlar arasında, kirli beyaz serin ama soğuk olmayan rengini veren alt benliğim sanki...

külümü düşündürüyorum 0

külümü düşündürüyorum

gardıropa astım, külümü düşündürüyorum yardımın gerekiyor, anılarımı bulamıyorum sensiz tüm tabancalar boş kalıyor on ikiye yürüyemiyorum   halıya takılıp kalıyorum ne de hızlı kaçıyor fellik fellik dönen yelkovanı dinliyorum sensiz ne hoyrat bu sihirbaz...

sersem uyku 0

sersem uyku

adım adım soğur gece iner yağmur karanlıklarıma ıslak ıslak öter boynuma doğru dudakların   sabah olur hava soğuk sen nerdesin yavaş yavaş doğar güneş bitmez sersem uyku

bizler içinse zaman doldu 0

bizler içinse zaman doldu

sadece düşünmemek için bir şeylerle oyalanmak oysa ki bazıları kurtarır sevdiğini oysa ki bazısı kurtarır vatanını bildiğin sende kalsın   düşünce gelince akla, zehir olur her şey oysa ki bazıları yaşatır her an yaşatabildiğini...

binlerce kez unuttum 0

binlerce kez unuttum

belki bunu kaç defa hatırladım da binlerce kez unuttum dün de bir günlük geride şimdi belli belirsiz aydınlandı gökyüzü fundalıkların öte yanında suların dibi başladı görünmeye   bir yorgun yolcunun sancısı, hayalimden esintiler şilepler...