Gubar Gazeli
Küllenen her hâtıranın altında bir nâr kalır, İnsan ölür, aynalarda yüzünden gubâr kalır. Gök kapanır, ses çekilir, kubbede inkâr kalır, Her duânın son hecesi dilde intizâr kalır. Gül solar, bülbül susar, bağrında efkâr kalır,...
Sanat, sinema, edebiyat, felsefe ve hukuk ders notları
Küllenen her hâtıranın altında bir nâr kalır, İnsan ölür, aynalarda yüzünden gubâr kalır. Gök kapanır, ses çekilir, kubbede inkâr kalır, Her duânın son hecesi dilde intizâr kalır. Gül solar, bülbül susar, bağrında efkâr kalır,...
Gök mühürlü bir tabuttur, gece üstümde kefen; Her nefes toprağa yaklaşır, her sabah eksilir ten. Ben giderim, âhım kalır, Gün söner, mâtem kalır. Güneş doğsa neye yarar? İçimdeki gece kalır. Aynaya baktım; yüzüm benden...
Çöktü bir seng-i melâlet gibi sîneye gece, Dikti sevdâ kara bayrağını âyîneye gece. Gök, demirden bir kapak; ruh ise mahpus-ı gam, Her nefes bir yeni zindân açar insâna gece. Bir görünmez kurt iner gülşen-i...
aşkı yakaladığım mazgal arası yağmur damlalarında şehrin sokaklarının bulutları seyreder ve anlamlar yüklerdik seninle en büyük korkularımızı paylaşırdık bir şişe kırmızı şarap eşliğinde aşkı kaybettiğim tavan arası kiralık dairelerinde şehrin sokaklarının 26.03.2020
şubat ortasında soğuk bir yaz gecesi gibi içim sen gittiğinden beri küresel değil, bireysel yaşanıyor ısınmalar bir yıldız kayıyor, sen de görüyor musun nefes almak yaşamak değildir diye bağırıyor bir hurdacı ilk acıyla da...
pazardaki ıslak sebzelerin hep taze görünmesi gibi ruhumu koruyan gülüşlerim sokağımın köşesinde her çarşamba uğradığım perdeci ve yana yatık çimlerle örtülü geniş parkı belediyemizin kaç defa daha takip edebilirsin beni bir ışıkta kaç...
kulağımda çınlayan binbir uğultunun sessizliği kırmızı sabaha uyanacak bu gece, sana ihtiyacım var çeyrek kala mı demiştin, bekliyorum hala kalabalıkların içinden seçemediğim yüzünü nasıl olsa bulurum seni, kapadım gözlerimi kasvetli adımlar geçiyor sağımdan, solumdan...
ucuzluklara karşı duyduğum bu ilgi bastıramadığım kendimin ruhumdan fırlayışı hep kıyısından köşesinden kaçırdık belki de parayla satın alamadığımız hasatların ekinini beklemeyi
beklemek seni günden güne değişen ruhum aktivitesi özlemler de, hasretler de bekliyor köy bucak, kuytu köşe beklemek seni saniyelerin akışını dinlerken özlemlerde beklemek, hasretlerde avutmak kendi kendimi, kuytu köşe viranelerde beklemek seni...
damlalar süzülürken ruhumdan içeri açık kalan yarasından vazgeçip gitmek de var ama yaşanmamış bir ömrün yarısından bir elimde tutmaya alıştığım şamdan diğerindeyse yanlışlıkla boşluğa savurayazdığım sen 12.01.2021
damarlarımda gitgide azalan teninin kokusu nereye kayboldu bu sen şırıngası aramaya çıktım bir gece vakti, gece sabaha kavuştu ama ben yoksun tenden, senden, ve gün doğdu teninle konuşmaya geldim bu öğle sonrası bir...
yağmur yeryüzüne bazen yavaş yavaş iner kimi zamansa hızlı hızlı ne tarafa geçsek karşıdayız, farkında mısın? gökyüzü yağmurla unutur travmalarını ve insanların tepesine binen yük senin de tüm bu anıların zamanla yok olacak...
bu sabah da katlanmıştı kendine yatağın ucunda kıvrılmış bir uyanıklık ne tam kalktım ne tam uyandım arafta değil, eşyalar arasında bir yerdeydim gömleği dolaba değil sandalyeye astım giymeyeceğimi bilerek ama bir ihtimal gibi dursun...
her şey yerli yerinde bugün sandalyenin gölgesi aynı yere düşüyor bardakta kalmış dünün yarısı ve pencere yine dışarıyı göstermiyor elimi yıkadım sabah ama gene çıkmadı gece kokusu sanki her şey çok önce olmuş...
içeri düşen zamanı toparlamaya çalışıyorum halının püsküllerine takılmış birkaç saniye bir sandalyenin gölgesinde unutulmuş sabah pencereyle perde arasında sıkışmış akşamüstü her şey biraz eksik burada kapı tam kapanmıyor mesela çerçeveler de çiviye tutunamıyorlar...
gün hep aynı yerinden kırılıyor akşamı beklemeden eskiyorum kendi üstüme kapanan bir zaman gibi pencere dibinde solmuş bir gölgeyim bir düşün devamı bu dolabın kapağını aralık bırakıyorum içinden taşsın diye biraz mazi bir...