Category: Şiir

şemsiyemizin altında 0

şemsiyemizin altında

yağmur bardaklardan boşanırken yürürdük şemsiyemizin altında usul usul, bir sonbahar akşamında iki yanımız sellere, bense sana meftun yürürdük şemsiyemizin altında bir çift mavi gök şemsiyemizin altında iki yanımız dalga deniz, belki dalgadaki gemi usul...

aynadaki çıngırak 0

aynadaki çıngırak

ne bilsin zamanı deniz renk değiştirir gül dönümlerinde habersiz bir çıngırak öter durur aynada kanatlarını çırpmadan uçan balık bilemez ki avuçlarının sıcaklığını hani eli   kuzeyli rüzgarlara karşı büyütüğüm bilinmeyen zamanın içindeki denizde bir...

korniş 0

korniş

bir anda batar güneş bir anda doğar hüzün ittifakımıza bir anda çekilir perdeler saklanan bir şey varmışçasına   ve perdeler iner gün doğumunda kornişlerinden koparlar koptuğumuz gibi koptuğun gibi

ay sokaklarda 0

ay sokaklarda

pencereler kapanmış ardına kadar ay sokaklarda, kaldırımlarda parlıyor gün ışığı değil, gece feneri çek faytonu, yarime uzanalım

bahçeler 0

bahçeler

içimdeki yalnızlığın bitmek bilmeyen gürültüsü içinde kekeme zamanın duvarları arasında hapsolmuş sorgulamalar insanoğlunun kötülüğünü araştırmakla meşgul neden kötü olur insan, ya da neden kötü oluverir   duvarları yıktıkça özgürleştiğini sanan aciz neden gitgide yalnız...

karasu’nun kılavuzu 0

karasu’nun kılavuzu

bir kedi yatağın üstünde, kağıtları karıştırıyor bir yarasa süzülüyor odanın içinde, orada oraya bir baykuş tünemiş gardırobun tepesine ve anlatıyor karasu iş arayışını, kendine has üslubuyla bir tablo var duvara asılı, üzerinde çiçek motifleri...

geceleri gökyüzü 0

geceleri gökyüzü

geceleri gökyüzü ölü yıldızlarla dolar yolculuklarsa aşıkların buluşmasıyla sona erer   belki birgün bir bülbülüm olur ve uçar gider kollarımdan vakti geldiğinde   aşk sıcaktır, yanağa düşen gözyaşı gibi yağmurun altında durduğunda bunu ve...

dilhun 0

dilhun

asaf okurdum seni özlediğim her gece yani her gece   odamdan dışarı her yere vize konduğu bu düzende kaçıp gitmek isterdim seninle dünya dışına ve sonsuza kadar   dilhunum sensiz bu odada bu apartmanda,...

zangoçtan dayak yemek 0

zangoçtan dayak yemek

istikamet ileri daha ileri mümkünse en ileri her şeyi geride bırakma vakti zangoç sanki yeniliğe davet edercesine sanki çanıyla dayak atarcasına bütün gücüyle şehre huzur dağıtıyor yepyeninin sesi bu sanki israfil üflüyor sur borusuna...

onarın 0

onarın

onarın ruhumu sil baştan onarın da sızmasın boşluk içeri ne gönlüme tek bir ak düştü ne ihtiyar sevecenlik başımda   onarın ruhumu sil baştan onarın da sızmasın boşluk içeri ne kaybolabildim sokaklarda yapayalnız ne...

an 0

an

gözlerimi kapattım sadece bir an için ve o an uçup gitti çölde bir vaha gördüm gibiydi sanki rüzgarda salınan kum taneleri gözlerime girdi hep aynı o eski şarkıyı söylerken buldum kendimi duşun altında hissettiğim...

hapsolmuş hakikatler 0

hapsolmuş hakikatler

zihnimin içine hapsolmuş haldeyim sanki prangalar dost olup da benimle konuşuyor öğütler, tavsiyeler duyuyorum elim kolum bağlı oturduğum koltuğa öylece bakakaldım, seyrediyorum kendimi   zihnimin içinden çıkamaz haldeyim anılar canlanıyor içerimde sanki prangalar projektörlere...

rüzgarın savurduğu 0

rüzgarın savurduğu

rüzgarın savurduğu, elimin tuttuğu bir kağıt parçası, not defterinden koparılmış, ufak arkasında şöyle yazıyordu “her şeyin başladığı o günden bir gün önceye götür bizi”   insanlar arasında yaşamak kendini rüzgarda uçan bir yaprak gibi...

hastalık 1

hastalık

türlü boşlukların üzerine inşa edilmiş, tuğlalardan olma bir apartman beliriyor karşımda tuğlaların arasından görünüyor su boruları bazıları sapasağlam, bazıları sızdırıyor sızdırdığı yerden damlayan kirli sular zemindeki kuru toprağı canlı tutuyor yabani otlar büyüyor, güneş...

dördüncü günün şafağı 0

dördüncü günün şafağı

içimdeki yalnızlığın bitmek bilmeyen gürültüsü içinde beni yıktılar, bu harabeler içerisinde tek çarem duvarlar konuşun duvarlar, susmayın beyaz sıvayla örtülmüş acılar konuşun susmayın   yüzünde var acılar kaşlarının ardına gizlenen gözlerinin altı dolmuş oluk...

kement 0

kement

yıllar geçse de değişmeyen yokluk ve her daim ağzımda süt kokusu hayatımın aşkı sıra arkadaşım bir omuz uzakta yaşanan varlık   eksik doğanların kaderi hep aynıdır göz yaşları ile kollarda taşınan sıska bedenler hiçbir...