Gubar Gazeli

Küllenen her hâtıranın altında bir nâr kalır,
İnsan ölür, aynalarda yüzünden gubâr kalır.

Gök kapanır, ses çekilir, kubbede inkâr kalır,
Her duânın son hecesi dilde intizâr kalır.

Gül solar, bülbül susar, bağrında efkâr kalır,
Aşk gider; bağda ne gül, ne de bir bahâr kalır.

Çocukluk eski bir evde, kapısız duvâr kalır,
Dönmek istersin; yol ölür, menzilinde kar kalır.

Gözlerin bir kuyu olur, baktıkça mezâr kalır,
Yüz dediğin çekip gider, aynada nazar kalır.

Her vedâ bir bıçak olur, sînede şikâr kalır,
Yara diner, kan kurur da tende bir izhâr kalır.

Kendimden kaçtım; önümde yine aynı yâr kalır,
Yol uzar, dünya daralır, içimde diyar kalır.

Gün doğar, zulmet dağılmaz; yalnızca âşikâr kalır,
Gece gider sanır insan, geride hasâr kalır.

Ömrün en sessiz yerinde ansızın mahşer kurulur,
Ten toprağa, ad rüzgâra, kalbe bir âh u zâr kalır.

Ey gönül, varlık dediğin bir nefeslik sır imiş;
Perde iner, mum söner, geriye rüzgâr kalır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir