Category: Edebiyat
begonvilli ev
yaşam avutmaya çalışıyor insanı insanoğlu reddediyor mutluluğu her defasında acıya koşuyor durmak bilmeden her hatadan bir an önce neyin doğru neyin yanlış olduğunu tekrar tekrar tahayyül ettiğim doğrudur ama hatadan kaçamadığım ise mutlak...
sen’i dinliyorum
son yudumlarımı alırken bardağımdan gözüm takıldı oyuklarına kalbinin nasıl da delinmiş yüzeyi nasıl da boşaltılmış o içi öyle sanki bir tahta masanın yıllar yılı kullanılışının izleri yatıyor gibi içinde bir yerlerde beni duyuyorsun biliyorum...
gaip arabesk
eserlerin kırılmaması için etrafını camla kaplarlar içimde kırıklardan oluşan bir kalp müzesi var, keşke ben de kaplasaydım çevresini her lafımda bir tebessüm var hep aynı melodiyle konuşurum bol bol detone olaraktan sokaklarda yürürüm hafif...
bazenleri bir son
bir sade kahve bazen sadece bir sade kahvedir bir gün bazen sadece kötü geçer bir yolculuk bazen sadece bir yolculuktur, ama seni bir noktadan başka bir noktaya götürmez bir son bazen sadece bir son değildir...
mavi sihir
kuşlar girip çıkıyormuş evime açık penceresinden fark etmemiştim, sen girip duruyormuşsun gönlüme vakitli vakitsiz ihtimal vermemiştim.
soğuk mevsimler
ellerimi uzattım tutsana bu gürültü içinde çek çıkar beni bu kalabalıklardan alıp gidelim başımızı eser kalmasın ne senden, ne benden arayanımız soranımız olmasın kimseler düşmesin peşimize alacaklılar kapıya dayandı yine soğuk mevsimlerin girişini yaptık...
bir sepet çiçek
geldim işte evinin önüne, bekliyorum dışarı çıkmanı kavak ağaçlarıyla süslenmiş dar sokağı geçerekten bende hasret uyandıran bir koku var bu yolda hatırlıyor musun o günü? bir sürü çiçek alıp sepet yapmıştım, takmıştın koluna
bir tabanca kurşunu
zayi oldum okumalardan kitaplıktaki kitapları ve mimiklerini hepsi boş önünde sonunda çabalar anlamsız ve sen ıslak kaldırımlardan yürüyüp geçiyorsun nereye gidiyorsun bile diyemeden kayboluyorsun sisin içinde bulutlar sanki pusu kurmuş gibi bana seni arıyorum...
arif ile şemsi
geçmiş bu sokağın devri iyiden iyiye, şemsiyle arifin büyük dostluğunu bilmeden hem de, şu kavağın mı gölgesi apartmana vuran, yoksa içimin aynası mı, kaldırım taşlarının arasındaki boşluklar gitgide açıldı mı son aylarda, çöp kamyonu...
inkisarıhayal
doğum günümdü kutladığım 50lik viskiyle yalnız başıma yürüdüm sokaklarda başıboşça seni düşündüm durmadan duraksamadan sevemedim ben o günü atamadım seni yanıbaşımdan o gün, dün gibi aklımda her zaman ve başladı yalnızlık bitmemek üzere
kendi kendime kendimle kendisi
gecenin üçünde yine sardı yalnızlık korku damarlarıma nüfuz etti teselli edebilir misin beni bu gece öldürmemem için kendimi