Yirmi Sekiz

Mahşer Gazeli

Gök mühürlü bir tabuttur, gece üstümde kefen;
Her nefes toprağa yaklaşır, her sabah eksilir ten.

Ben giderim, âhım kalır,
Gün söner, mâtem kalır.
Güneş doğsa neye yarar?
İçimdeki gece kalır.

Aynaya baktım; yüzüm benden evvel göç etmiş,
Camda iki göz kalmış, ikisi de beni silmiş.

Ben giderim, âhım kalır,
Gün söner, mâtem kalır.
Güneş doğsa neye yarar?
İçimdeki gece kalır.

Çocukluğum eski evde bir çiviye asılmış,
Boş bir gömlek kolunda bütün ömrüm sallanmış.

Ben giderim, âhım kalır,
Gün söner, mâtem kalır.
Güneş doğsa neye yarar?
İçimdeki gece kalır.

Sînem üzre bir gül açmış; kökü zulmet, suyu kan,
Kokladıkça ben eksildim, soldukça çoğaldı zaman.

Ben giderim, âhım kalır,
Gün söner, mâtem kalır.
Güneş doğsa neye yarar?
İçimdeki gece kalır.

Kendimden kaçtım; her yol yine kendime döndü,
En uzak menzil içimdi, vardığım anda söndü.

Ben giderim, âhım kalır,
Gün söner, mâtem kalır.
Güneş doğsa neye yarar?
İçimdeki gece kalır.

Gün doğdu; bütün âlem gecenin hükmü bitti sandı,
Güneş yalnız içimde neyin öldüğünü anlattı.

Ben giderim, gece kalır,
Adım silinir, sesim kalır.
Güneş doğsa neye yarar?
İçimdeki mahşer kalır.

İçimdeki mahşer kalır…
İçimdeki mahşer kalır…