Category: Şiir

zifiri karanlıkta dans 0

zifiri karanlıkta dans

zifiri karanlıkta hüznümden dans ederken kendi kendime aklımdan geçen sorulara yanıt bulmaya çalışıyordum ta ki odanın kapısı açılana ve zifiri karanlık masmavi ışıkla yer değiştirene kadar sonra birden durdu her şey hüzün dağıldı kendimi...

yeraltı 0

yeraltı

bir yastığın kenarına sinmiş saatlerdir aynı noktaya bakan iki göz bebeği, yatağın kenarından yavaşça yuvarlanıp aşağı düşmüş bir kırık şarap şişesi, ölümü beklemek mi güneşi doğurmak mı daha uzun sürer saat 04:00’ten sonra  ...

buldum 0

buldum

kendimi kaybederken kaşmir halılar üzerinde damarlarım her zamankinden daha geniş güneş her zamankinden daha küçük gözbebeklerim bu kadar büyümüşken   kendimi ararken gökyüzündeki bulutlar içinde rüyalarım her zamankinden daha fantezik para her zamankinden daha...

iki yol 0

iki yol

karanlıklar içindeyim ciğerimde duman senin peşindeyim iki yol var demiştin hangisini seçeyim hepsinin sonu aynı çok yukarlarda biri mumları yaktı bunları yaptı neden soruyorsun nereye gidiyorum nerdeyim bir bilsem nerdeyiz bir bilsek çok karanlık...

şizoFreni 0

şizoFreni

herkes nasıl bir yanlışın içinde olduğumuzu biliyordu ama kimse herhangi birşey demiyordu hatırlıyor musun o geceyi? deniz kıyısındaki tek şeritli ama çift yönlü yolda son süratta gittiğimizi ters yönden sırılsıklam sarhoştuk ve ben seni...

iskele 0

iskele

sıcak yaz günlerinin soğuk geceleri olur bilir misin ben her sabah iskelede uyanırım geceden yatmışımdır iskeleye çok da fark etmeden hem de   sabaha karşı denizin kayaları tokatlayışıyla uyanırım sanki tokadı kendi yüzüme yer...

mayıs papatyası 0

mayıs papatyası

tuşların basıldığı yerdeyim son şarkıların söylendiği   anıların sonunda şişelerin dibindeyim   her şeyin bittiği noktadayım ve başladığı çizgide   ucundayım uçurumun bir yandan da bir başka yamacın başında   bitmesi gerektiği gibi bitmedi...

otobanın sonundaki kesik olmayan çizgiler 0

otobanın sonundaki kesik olmayan çizgiler

otobanın son dönemecindeki kesik çizgiler ne çok şey anlatır bilir misin kimi zaman bir küskünlük kimi zaman bir sürünceme sonra birdenbire son bulur düzleşir her şey özellikle o çizgiler hayat gibi sen gibi

nisan sonu 0

nisan sonu

seni son gördüğümde çok daha yaşlıydın çıkarken tüm trenlerin hüzünlü sonundan ateşi yakmak için tutuşturmaya çalıştığın oltular gibi savrulurken bir kenara düşündüm tüm bunları zamanım da vardı gerçi beklerken gelmeyecek o sondan bir sonraki...

usul usul 0

usul usul

yürü yavaş yavaş geç bu sokağı bunu da sonra ilk sağa dön bak o pencereye ışık yanıyor mu bak iyice bak ama yanıyorsa hala o ışık her gün korktuğun başına gelmemiştir kendine bunu söyle...

ölme 0

ölme

yiyemiyorum içemiyorum yazamıyorum uyuyamıyorum yürüyemiyorum koşamıyorum yalnızca düşünüyorum yardım et bana nolur yardım et ki bana söyleyebildiklerimden fazlasını anla   yenemiyorum biçemiyorum yanamıyorum duyamıyorum yetişemiyorum kazamıyorum yalnızca üşüyorum yardım et bana nolur yardım et...

march’ın 28’i 0

march’ın 28’i

dorian gray’e bakıp birlikte, sarıldığımız günler alize rüzgarlarına karşı yüzümüzü dönerdik o soğuk yaz gecelerinde ikimizin de blunt sevdiğini tesadüfen öğrenmiştik sımsıkı sarılmıştık ayrılmadan önce o öğle vakti 1973’te olduğumuzu hayal ettiğimiz gün kıyıda...

“görüşürüz” 0

“görüşürüz”

yürürken arındır hayaletlerimden beni sürpriz olsun sen gitgide düşerken derine yedi sekiz dokuz diye sayarken gitgide azalsın korku içimde en üzgün tavrınla sokakta yürürken birdenbire trafik lambaları yeşil yanmazken bir saniye bile yalnızca yıldızlar...