Category: Şiir

meydanlar 0

meydanlar

meydanlar, gözler içinde, sana anlatamıyorum, bütün bu meydanlar, bu karanlık, bu gök yüzü, bu bulutlar, tutsana beni, tüm benliğimi, seninim diyorum işte. bu karanlık dağılacak elbet, görüleceğiz aydınlıkta beraber, görülelim, sen olduktan sonra hiçbir...

kaldırım 0

kaldırım

Kaldırımlar soğuk Kaldırımlar ıslak Yırtık sağ pabucumun o kısmı hep su alırdı içine Sanki bir güz gecesi yürürdüm yollarında kaldırımının Ayağım takılırdı arada düşeyazardım Sonra hemen toparlayıp kendimi Seni arardım gece boyu Çok göresledim...

ilk kayboluşmamız 0

ilk kayboluşmamız

Yıllar öncesine döndüm bugün, O gün, işte o gün, ne yaptıysam bugün de bilmeden aynılarını yapmışım, Şimdi, işte şimdi, gece yarısında fark ediyorum. Halatından kurtulan o açıktaki tekneye geri döndüm yüzerek, Sonra da korktum,...

zehr-i pan 0

zehr-i pan

salgın hastalıklar için ilaçlar devasa acılar için uyuşturucular büyük travmalar için terapiler mucizevi aşklar için aldatışlar imkansız görünen dertler için çözümler var. ama dünyadasın, bunun tedavisi yok.

büyük ızdırap 0

büyük ızdırap

farklılıkların içindeki benzerliği arar insan, onu sever, onu sevmeye çalışır çünkü insan tanımadığı bir yerde, bir insanda, bir hayatta mutlu olamaz, oldum sanır, kendisini kaptırır buna, ama her zaman o yabancılaşmanın içindeki tanıdıklığı arar....

yine çözdüm sandım, olmamış 0

yine çözdüm sandım, olmamış

yaşamak güç, mutlu olmak imkansız gibi gelir bazen bazenleri zaten bir bırak önce şöyle köşeye mutluluk andadır, andır. yaşamaksa evrensel küme. bazenleri al bir taraftan eline, diğer eline de koy kendini hangisi daha ağır...

bıçak yarası 0

bıçak yarası

depreştiriyor ruhumu aydınlık sokakların ve bir sigara çıkarıp yakıyorum yatay pencereden dışarı külleri her ne kadar içeri savrulsa da ben izin verdiğim ölçüde açık arası

ne gözlerin ne sözlerin 0

ne gözlerin ne sözlerin

bembeyaz mobilyalar ve yağmur tokatlıyor yerleri ama güzel gözlerin yok ne odanın içinde ne de gökyüzünü gösteren pencerelerin ardında n’eyleyim böyle şehri?

alkolik bulaşık makinesi 0

alkolik bulaşık makinesi

tekrarlayan ritmlerin arasına sıkışmış bir do sigara dumanı ve sarı siyah çizgili parkeler açmış en dibinden aldığı suyla çiçekler neden böyle bu hayat, neden tatsız daima diye sormana lüzum yok, cevabı gözlerinin önünde sarı...

bir anı, iki hatıra 0

bir anı, iki hatıra

ben zaten başından beri sarı çizgilerin gerisinde kaldım tren geldi gitti geçemedim sarı çizgilerin ötesine boşuna anons yapmayın artık, lüzumu yok ben geçemiyorum işte bu sarı çizgileri ve yalnız ben varım bu saate, bu...

kelebekler gibi 0

kelebekler gibi

yalnızca gölgen miydi yoksa beni görmeye geldin mi gece vakti öpüp alnımdan, gene gittin mi koyu karanlığa? yaptıklarımdan utanıyorum, bazı zamanlar bazı zamanlarsa bir cesaretle doluyor içim, gel gidelim diyorum, ama yalnızca kendi kendime...

ego’nun bilinmezliğine adım adım 0

ego’nun bilinmezliğine adım adım

adım atmak her zamankinden daha zor turuncu kumlar dibe çöküyorlar çölün ortasında taştan bir ebediyim a4 boyutunda ekranlarda boy gösteriyorum aynı sen gibi yahut da vahanın ortasındaki bedevi gibi kendim gibi, olduğum gibi, belki...

1945 ya da (kuşlar) 0

1945 ya da (kuşlar)

adını tahmin edebileceğiniz kuşlar havalanıyor denizin köpüren yüzeyinden çocuklar gülüyorlar, neşeliler, tüm bunlar olup biterken köpüren bir tek denizler değil, bizatihi içim seni arıyor durmak bilmeyen dalgalar gökyüzüne doğru yol alıyorlar, bulutlarda arıyorlar seni...

sarmal 0

sarmal

sayfalar, düzineler ve kum taneleri tablolar, kitler ve ciltler her zaman içimden gelen, geçmişe gülümseyen bir vat69 picasso’nun umutsuz bakan yüzü ile kalorifer petekleri camı kırık pencereden narince esen rüzgar hepinize merhaba mevsimler; sonbahar...

telaşe 0

telaşe

kafamı koyup kaldırımlara veda etmek istiyorum bu hayata son damlama kadar senindir artık bu beden öyleyse neden bu hezeyan, bu telaş, bu gürültü anlam veremiyorum, anlamlandıramıyorum sizleri size benzemekten ölesiye korkuyorum, işte sonunda ölüyorum...