Category: Edebiyat

Bu bölümde roman, şiir ve yazın dünyası hakkında paylaşımlar yer alacak

başka yerde nefes alıp, aynı yerde solumak 0

başka yerde nefes alıp, aynı yerde solumak

göz yaşlarım ıslatıyor yerde buzları göklerin solgun aydınlığı, o hep bildiğim sokakların ilkyazında duvarlarda fotoğraflar, yatağımda tırnaklarının izleri aydınlık çevreyi karartacak gölge, daha ilk adımda büyür birden titrek mumlar dibinde birikmiş gölgelerimiz usumda ben...

kül rengi bir masal 0

kül rengi bir masal

vücudunda eski mahlep dövmeleri gelir bir dalgın cambaz ve çocukluk zamanı uyuklamalarıyla ve ankara’da bir sürü sözlerimiz kaldı kumsalda kocaman izlerini siliyor deniz   masada eski bir şişe şarap gelir şu derin taçlı şiir...

belki yağmur, belki de sen 0

belki yağmur, belki de sen

ben uykudayken başlamış yağmur trabzanları ıslak apartmanın onarılmayan çatısından sızmış içeri ruhum gibi   mutad meskeni yokluktu onun kimi zaman gider kimi zaman giderdi yokluğun içerisine doğru bir yokuşu tırmanırdı, yorulurdu   ağaç dallarından...

Oruç 0

Oruç

Uçuşan tüller turuncu apartmanlardaRüzgarda polenler ve senGün batımı yaklaşıyorSedaları eşliğinde hos kokularınGözüme giren güneş veIslak saçların Seni daha ne kadar çok sevebilirim bilmiyorumBahar ve açık gökyüzüYani senYani sokak lambaları yanmadı değil Uçuşan tüller turuncu...

şemsiyemizin altında 0

şemsiyemizin altında

yağmur bardaklardan boşanırken yürürdük şemsiyemizin altında usul usul, bir sonbahar akşamında iki yanımız sellere, bense sana meftun yürürdük şemsiyemizin altında bir çift mavi gök şemsiyemizin altında iki yanımız dalga deniz, belki dalgadaki gemi usul...

aynadaki çıngırak 0

aynadaki çıngırak

ne bilsin zamanı deniz renk değiştirir gül dönümlerinde habersiz bir çıngırak öter durur aynada kanatlarını çırpmadan uçan balık bilemez ki avuçlarının sıcaklığını hani eli   kuzeyli rüzgarlara karşı büyütüğüm bilinmeyen zamanın içindeki denizde bir...

korniş 0

korniş

bir anda batar güneş bir anda doğar hüzün ittifakımıza bir anda çekilir perdeler saklanan bir şey varmışçasına   ve perdeler iner gün doğumunda kornişlerinden koparlar koptuğumuz gibi koptuğun gibi

bahçeler 0

bahçeler

içimdeki yalnızlığın bitmek bilmeyen gürültüsü içinde kekeme zamanın duvarları arasında hapsolmuş sorgulamalar insanoğlunun kötülüğünü araştırmakla meşgul neden kötü olur insan, ya da neden kötü oluverir   duvarları yıktıkça özgürleştiğini sanan aciz neden gitgide yalnız...

karasu’nun kılavuzu 0

karasu’nun kılavuzu

bir kedi yatağın üstünde, kağıtları karıştırıyor bir yarasa süzülüyor odanın içinde, orada oraya bir baykuş tünemiş gardırobun tepesine ve anlatıyor karasu iş arayışını, kendine has üslubuyla bir tablo var duvara asılı, üzerinde çiçek motifleri...

geceleri gökyüzü 0

geceleri gökyüzü

geceleri gökyüzü ölü yıldızlarla dolar yolculuklarsa aşıkların buluşmasıyla sona erer   belki birgün bir bülbülüm olur ve uçar gider kollarımdan vakti geldiğinde   aşk sıcaktır, yanağa düşen gözyaşı gibi yağmurun altında durduğunda bunu ve...

dilhun 0

dilhun

asaf okurdum seni özlediğim her gece yani her gece   odamdan dışarı her yere vize konduğu bu düzende kaçıp gitmek isterdim seninle dünya dışına ve sonsuza kadar   dilhunum sensiz bu odada bu apartmanda,...

zangoçtan dayak yemek 0

zangoçtan dayak yemek

istikamet ileri daha ileri mümkünse en ileri her şeyi geride bırakma vakti zangoç sanki yeniliğe davet edercesine sanki çanıyla dayak atarcasına bütün gücüyle şehre huzur dağıtıyor yepyeninin sesi bu sanki israfil üflüyor sur borusuna...

onarın 0

onarın

onarın ruhumu sil baştan onarın da sızmasın boşluk içeri ne gönlüme tek bir ak düştü ne ihtiyar sevecenlik başımda   onarın ruhumu sil baştan onarın da sızmasın boşluk içeri ne kaybolabildim sokaklarda yapayalnız ne...

neredeyiz, bir bilsek 0

neredeyiz, bir bilsek

neredeydin bu saate kadar dedi, kaybolmuştum dedim. saat kaç dedi, on bir, ama saatim durdu dedim. yani on birde durdu saat, benim saatim on bir, gerçekte kaç bilmiyorum dedim. neredeydin bu saate kadar dedi,...

an 0

an

gözlerimi kapattım sadece bir an için ve o an uçup gitti çölde bir vaha gördüm gibiydi sanki rüzgarda salınan kum taneleri gözlerime girdi hep aynı o eski şarkıyı söylerken buldum kendimi duşun altında hissettiğim...