İngiliz Hukuku’nda Yürütme Organının Yasama Yetkisi (Delegated Legislation)

Parlamentonun yönetime temel olabilecek genel ilkeleri belirledikten sonra bunların uygulamada düzenlenmesi işini Hükümete yani yürütme organına bıraktığını söylemiştik. Hemen eklemek gerekir ki, bu bırakma yalnızca yürütme organına değil, zaman zaman diğer kamu kuruluşlarına ve hatta bölgesel yönetimlere kadar uzanmaktadır. Bunun daha açık anlamı, Parlamento kendisine ait yasama yetkisini başka bir organa devretmesi ya da bu hakkın kullanımı için onu görevlendirmesidir.
Gerçekten İngiliz Parlamentosu 19. yüzyılın sonlarından başlayarak yürütme organına hukuksal tasarruflarda bulunma yetkisi vermiştir. Bunlar yönetim düzenlemelerinde sürekli ve somut tasarruflardır. Nitekim yasama organından alınan bu kural koyma yetkisiyle, yürütmenin yönetim düzenlemelerinin bir sonucu olarak İngiliz yönetim sisteminde de geniş boyutlu değişiklikler başlatmıştır. Aslında böyle bir gereksinmenin kabul edilmiş olması, toplum yapısındaki hızlı değişmeye, sosyal hizmet kavramının ve sosyal devlet gereklerinin değişmesine, özellikle ekonomik yapıda (grev ya da ekonomik krizler gibi) önceden kestirilemeyen yeni durumların ortaya çıkmasına ve yürütmenin sürekliliğine karşıt Parlamento toplantı devresinin yetersizliğine bağlanmaktadır. Sonuç olarak Parlamento kendisine ait sınırsız yasama gücünü çok cömert bir biçimde yürütme organına devretmeye başlamış ve bugün binlerce yönetmelik ya da tüzük, kanun kuvvetinde olarak, ancak gene parlamento tarafından çıkarılan kanunlarla verilen yetilere dayanılarak başta Bakanlıklar olmak üzere çeşitli kamu kuruluşları ve yerel yönetimler tarafından yayınlanmış ve uygulanmıştır. Yasamanın yürütmeye tanıdığı kural koyma yetkisi aynı şekilde günümüzde de sürdürülmektedir.
Bu yolun benimsenmesinin önemli bir faydası da, Parlamentoya bir takım gereksiz ayrıntıların incelenmesi ve denetiminden kurtarması ve siyasi partilerin kendi genel politika ilkeleri içerisinde önemli tasarıları ve kamu düzenini yakından ilgilendiren sorunları ele alabilmesine olanak sağlaması olmuştur.
Doktrinde farklı ayrımları yapılmakla birlikte, yürütme organının yasama yetkisinin kullanılış biçiminin düzenlenmesini aşağıdaki başlıklar altında özetlemek yanlış olmayacaktır;
a- Özel Konsey Kararnameleri (Orders in Council): Hükümdarlığa bağlı bir kurulun kanunların uygulanması ile ilgili kararnameler, emirnameler ve genelgelerden oluşan ve yaptırım gücü sınırsız düzenlemeleridir.
b- Tüzükler ve Yönetmelikler (Statutory Instruments): Bakanlıkların ve diğer kamu kuruluşlarının kanunlarla verilen yetkiye dayanarak çıkardıkları her türlü tüzükler, yönetmelikler ve düzenleyici emirnameler topluluğudur.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir