Kıymetli Evrak Hukuku Ders Notu (15 Eylül-6 Kasım 2017)

TTK m.645’te kıymetli evrak tanımlanmış. Buna göre:

  • Hakkın Senetten Ayrı İleri Sürülememesi
  • Hakkın Senetten Ayrı Devredilememesi

Tanımın Unsurları:

  1. ‘Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki…’ bir defa senet olacak. Kaydi sistemden sonra senet işlem görmez, anonim ortaklık payları işlem görür. Bunlar bilgisayar ortamında kaydi olarak işlem görüyor. Merkezi kayıt kuruluşunda bunlar tutuluyor. Borsada işlem gören paylar bakımından kıymetli evrak özelliği ortadan kalkmıştır.

Mutlaka bir evrak, senet bulunması gerekir. SP bakımından kıymetli evrak büyük oranda ortadan kalkmıştır.

  1. Bir hak içermesi gerekir. Büyük çoğunluğu paradır. Aynı şekilde bir malın teslimini de konu alan senetler vardır.

Kağıt ve hak arasında sıkı sıkıya bir bağlantı, özdeşlik olması gerekir. Hak mutlaka senetle birlikte ileri sürülecektir. Hak, senetle birlikte devredilebilecektir. İlk şart, alacaklı bakımından düzenlenmiş bir şarttır. Bir kıymetli evraksa ancak alacaklı senedi ibraz karşılığında alacağını temin edebilir. Kıymetli evrak ilişkisinde borçlu ancak senedin ibrazında ödeme yapmakla yükümlüdür. Yani burada borçlu, iyi niyetli davranıp gidip borcunu öderse sonra tekrar ödemek zorunda kalır.

Borçlu bakımından senedin ibrazını istemek bir yükümlülüktür. Kıymetli evrak ilişkisinde senedi almaksızın borcu ödersem ve bir başkası bana bu senedi ibraz ederse yine ödemek zorunda kalırım. Elimde ödediğime dair makbuz olsa bile senedi getiren kişiye ödemek zorunda kalırım.

Özellikle para alacaklarında çok önem taşıyor ibraz. Özellikle para senetlerinde, çek bono poliçe, genellikle alacağın kendisine ödenmesini isteyen ilk alacaklı değildir. Genellikle o alacaklı onu bir başkasına o da bir başkasına devredecektir. Tedavül eder. Dolayısıyla ilk alacaklıyı tanıyor olmam, senedin bana ibraz edilmesini istemem gerekir çift yönlü ibraz işlemi.

Kapımıza biri gelse bana öde dese nasıl biliriz onun borçlu olduğunu? Alacaklı senedi ibraz etmek suretiyle alacağını talep edebilir. Borçlu da, herhangi bir şey araştırmaya gerek duymaksızın senedi alarak borcunu ödeyecektir. Yani taraflar senedin ibrazı ile birbirlerini tanıyacaktır. Bu senedin ibrazı ile tanınma kanunda tanımlanmış çift yönlü teşhis işlevi.

Ödemede bulunurken iyi niyetli olmak gerekiyor. Karşıdaki kişinin hırsız olduğunu bile bile ödeme yaparsanız borcunuzdan kurtulamazsınız.Senet yandı diyelim ya da çalındı ya da düşürdünüz. Üzerine mürekkep döküldü ve okunamaz hale geldi. Kısacası hakkın senetle istenebilme hakkı ortadan kalktı. Zayi oldu. Kanun koyucu zayi olma durumunda kıymetli evrakın iptalini düzenlemiştir. Eğer mahkeme kıymetli evrakın iptaline karar vermişse bu kıymetli evraka bağlanmış hakkın senetle birlikte ileri sürülmesi imkansız hale geliyor.

Gelişim:
Kıymetli evrakın pay senedi türü sanayi devrimi ile birlikte önem kazanmış. Pay senedinin haricinde daha sonra sermaye piyasası türleri de gelişmiş. İnternet ve teknolojinin gelişimi ile birlikte önemi azalmaya başlamıştır.

Düzenlenme Şekli:

645 vd. Maddelerinde Üçüncü kitap’ta düzenlenmiştir. Kıymetli evrak hukukunun kaynakları,elbette TTK ayrıca TMK, TBK, SPK, İİK (Kambiyo senedi kıymetli evrakın alt türünü oluşturur: Çek, bono, poliçe. Kıymetli evrak bir üst başlık. Kambiyo senedi bunun bir alt ve en önemli başlığıdır. İİK özel ve kolay tahsiline olanak sağlayan bir sistem oluşturmuştur. Kambiyo senedini takip hukuku bakımından alacağın tahsilinde bilgilendirmektedir.), TCK, VUK, ÇK.
Kambiyo senedi ticari hayatın kontrol altına alınabilmesi için çok önemlidir. Bu işlendiği zaman artık vergi kaçıramazsınız. Kayıtdışı ekonominin büyümesini önler. VUK ile kambiyo senetleri birbiri ile çok bağlantılıdır.

Çekte ayrı bir kanun olarak düzenlenmesinin sebebi, Cenevre yeknesak kuralları dışında Türk ticari hayatının kültürü gereği geleneksel olarak en çok güvenilen senet türü olarak gelişmiştir. Her ticari hayat kendine göre bir çek işleyiş yöntemi benimsemiştir. Tr. De çeke ilişkin kendine özgü bir anlayış olduğu için bunun da kanunlaştırılması kaçınılmaz olmuştur.
Çek ödenmediği zaman cezai sorumluluğu olup olmayacağı ya da hapis cezası olup olm. Tartışmalı bir konu. Türk ticari hayatına bağlı konular çek kanununda düzenlenmiştir.
TTK – Üçüncü Kitap

  • Genel hükümler
  • Nama Yazılı Senetler
  • Hamiline Yazılı Senetler
  • Kambiyo Senetleri
  • Kambiyo senetlerine benzeyen senetler ve diğer emre yazılı senetler
  • Makbuz senedi ve varant

Sep. 20, 17

Kanundaki tanımdan iki unsur çıkıyor: Senet bulunacak ve bu senede bağlanan bir hak olacak. Hak senetten ayrı ileri sürülemez. Hakkın devri ancak senedin devri ile olabiliyor. Hakkın senetten ayrı ileri sürülememesi sadece alacaklı bakımından görünse de bunun çift yönü vardır. Ki borçlu ancak kendisine senet ibraz edildiğinde borcu ödemekle yükümlüdür. Yani bu alacaklı ve borçlu bakımından geçerli bir özellik.

Kıymetli evrakın teşhis işlevi vardır. Kıymetli evrakın en önemli türü olan kambiyo senetlerinin senet çok sayıda devir gördüğü için alacaklı borçluyu tanımaz. Kıymetli evrakın tanıma, teşhis işlevi ile senedin ibrazı ile başka bir şeyi ispatlamasına gerek yoktur.

Senedin zilyedi olan alacaklı sadece senedi ibraz etmekle borcunu alabilir. Borçlu ise alacaklının gerçekten alacaklı olup olm. Araştırması mümkün değil. Kanun koyucu senedi ibraz eden kişiye borcunu ödeyerek borcundan kurtulma imkanı sağlar. Iyi niyet.

TTK’da Düzenlenmiş Kıymetli Evrak Türleri:

Kıymetli evrak kapalı sayı ilkesine göre düzenlenmiş bir evrak değildir. Yeni kıymetli evrak türleri de yaratılabilir. TTK m.645 ‘e uyan yepyeni kıymetli evrak türleri yaratılabilir. Finansal mimaride mevcut, yalın kıymetli evrak türlerini kullanarak yeni kıy.evrak türleri yaratılabiliyor. Finansal piyasa (tahvil) ihtiyacından doğuyor. Tahvil: anonim ortaklığın borçlanma yöntemidir. Tahvil kullanılarak tahvilin değişik türleri yaratılmıştır. Kıymetli evrakın türlerinin bir sınırı yoktur.

Kıymetli evrak türleri bakımından kapalı sayı ilkesi geçerli değildir. Ancak kambiyo senetleri kapalı sayı ilkesine tabiidir. Çek, bono, poliçedir. Kanun koyucu sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Ticari yaşamdaki önemleri nedeniyle, bazı ayrıcalıklar tanımıştır.

TTK’da düzenlenen kıymetli evrak türleri:

  • Kambiyo Senedi

Tacirler arasında düzenlenmesi zorunlu değil. Tacir olmayanlar da kambiyo senedi düzenleyebilir. Kiracı, ev sahibine bono imzalayıp verebilir. Ama ağırlıklı ticari yaşamda karşımıza çıkar.

  • AO Hisse Senedi ve ilmuhaberler

İlmuhaber payı temsil eder. İlmuhaber sahibine pay senedi bastırıldığında pay senedini alma imkanı verir. İlmuhaber düzenlemeyi tercih ederler. Fakat sermayenin oluşturulması ile pay senedinin oluşturulması arasında geçici bir senettir.

  • İntifa senedi

Kurucu intifa senetleri kuruculara yararlanma hakkı verir. İntifa hakkının ikinci türü kurucularla sınırlı olmaksızın borçlanma aracı olan para karşılığı alanıdır.

  • Tahvil

Anonim ortaklığın temel borçlanma aracıdır. Anonim ortaklık, bir milyon liralık kaynağa ihtiyacı varsa sermaye arttırrark toplamak istemiyor. Para alacak ve karşılığında faiz verecek. Bu koşulları benimseyenler şirkete ortak olmadan şirketin alacaklısı olurlar. Şirkete borç verip faiz alırlar. En tipik borçlanma aracıdır.

  • Varlığa dayalı senetler
  • Finansman Bonosu
  • Alma ve Değiştirme Hakkını haiz senetler
  • Kambiyo senedi benzeyen senetler
  • Emtia senetler

Malı temsil eder. Makbuz senedi ve varant

  • Konişmento

Bir malı teslim alma hakkı verir. Deniz taşımacılığında kullanılır.

MK’da düzenenlenen kıymetli evrak türleri:

Sermaye Piyasasında kıymetli evrak (kaydileştirilmemiş araçlar):

  • Hisse senedi
  • Tahviller
  • Varlık teminatı menkul kıymet

Borçlanma aracıdır. Teminatını oluşturan varlık söz konusudur. A bankası kredi veriyor. Bu tüketici kredileri toplandığında büyük bir sayı. Banka bu tük. Kredilerini geri ödemelerini güvence olarak gösterip 10 milyon liralık bir varlık havuzu oluşturuyor. Ve bunun teminatını oluşturmak için bir borçlanma aracı çıkarıyor. Varlığa dayalı menkul kıymetlerde, menkul sahibinin ayrı bir güvencesi var: varlık havuzu. Özel haklar veren menkul kıymet türüdür.

  • İpotek teminatlı menkul kıymet
  • İpoteğe dayalı menkul kıymet
  • Katılma intifa senedi

Katılma intifa senetleri nakit karşılığında veriliyor. Şirketin karlılığından yararlanma yeni pay satın alma hakkına sahip oluyor.

  • Banka bonosu – banka garantili bono
  • Gayrimenkul sertifikaları
  • KZOB
  • Varant
  • Kira Sertifikası

Sınıflandırma

Farklı açılardan sınıflandırmak mümkün.

  1. Temsil ettikleri hak bakımından: Alacak senetleri ve mal senetleri.

Para senetleri (üst başlığı alacak senetleri) bunun en tipik örneği kambiyo senetleri. Çek, bono, poliçe belli bir paranın ödenmesini konu alan kambiyo senetleridir. Anonim ortaklık tahvilleri de para senetleridir. Ya da diğer adı AO borçlanma senetleridir.

Alacak hakkı içermekle birlikte para alacağı dışında bir hak içeren diğer alacak senetleridir. Bunun en tipik örneği konişmentodur. TK m.1208 konişmento deniz taşımacılığında kullanılır. Burada bir para alacağı yok. Taşınan malın teslimi taahhüt edilmiştir. Kıymetli evrak türüdür. Alacak hakkı vardır. Konişmento hamili malın kendisine teslimi hakkını haizdir. Ayni hak içermez.

Bazı kıymetli evrak türleri de alacak hakkı dışında haklar içerir. Mülkiyet ya da rehin hakkı. Makbuz senedi ve varant saklamacı kuruluşa (umumi mağaza)… makbuz senedini devrederseniz mülkiyet hakkını devredersiniz. Varantı devrederseniz rehin hakkını devretmiş olursunuz. Bunun ayırıcı özelliği konişmento o malın teslimini isteme hakkını verir. Makbuz senedi ve varant ise bir ayni hak taşır.

  1. Bazı kev türleri de ortaklık hakkı verir: pay senetleri ve ilmuhaber.

Bu özellikli bir senet türüdür. Doğrudan doğruya şt sermayesine katılma hakkı verir. Türleri intifa senedi, kara iştirakli tahvil, HDT (Değiştirilebilir tahviller).

Karma nitelikli senetler para alacağı vardır. Ama para alacağını güvence altına alan bir taşınmaz vardır. MK’da düzenlenir.

  1. Temel ilişki ile bağlantıları bakımından:

Soyut veya mücerret evrak ile illi senet. Bir kev i düzenlerken bunun bir sebebinin olması gerekir. Ancak herhangi bir sebep olmadan da istisnai olarak düzenlenebilir: bono, hatır senedi. Pay senedini şt sermayesini arttırmışsa çıkarılır. Konişmento deniz taşımacılığında malın teslimi için düzenlenir. Diyelim ki, bono düzenlenecek genellikle bunu vermenin bir temel borç ilişkisi vardır. Mal satışından kaynaklanan bir borcun ödenmesinden kaynaklanır. Temel borç ilişkisi olmadan nasıl senet düzenlenir? Yargıtay içtihatlarıyla getirilen bir kavram vardır: hatır senedi.

Hatır senedi temel bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen borçlunun bir senet düzenleyip alacaklıya vermesini ifade eder. Bu arkadaşlık gereği yapılabilir. Bu senedin geçerliliği temel borç ilişkisinin geçerliliğine bağlı mıdır? Yani aramızdaki mal satışına ilişkin sözleşme herhangi bir şekilde geçersiz olursa bono da geçersiz olur mu? Eğer temel borç ilişkisinin geçerliliği ya da defiler kıymetli evrakın geçerliliğini etkiliyorsa ya da kıymetli evrakı devralan kişilere de ileri sürülüyolarsa illi senettir aksi takdirde soyut senettir.

Konişmento nallum sözleşmesinden kaynaklanan defiler ileri sürülebilir konişmento hamiline. Aynı şekilde nama yazılı senetlerde de borçlu ilk alacaklıya karşı sahip olduğu defileri sonrada seneti devralan kişilere de ileri sürebilir. Konişmento, nama yazılı kev illi senetlerdir. Buna karşılık kambiyo senetleri, emre ve hamiline yazılı senetler soyut senetlerdir.

Ayrım bakımından bakıldığında senedin geçerlililiği ya da defiler bakımından temel borç ilişkisinden kaynaklanıyorsa, senedi devralan kişilere ileri sürülüyorsa illidir: Nama yazılı senetler. Sürülemiyorsa soyut (mücerret) evraktır: Emre ve hamiline yazılı senetler.

Nama yazılı senetler borçluyu en çok koruyan senetlerdir. Emre yazılı senetler alacaklıyı koruyan senetlerdir.

  1. Devir Şekilleri Bakımından :

Nama, emre ya da hamiline yazılır. Nama yazılı senetlerde alacaklının ismi ya da unvanı yazılıdır. Yazılı bir devir beyanı ve senedin zilyetliğinin devredilmesi ile devredilir. Alacağın devri hükümlerine tabidir. Emre yazılı senetlerde ona ya da emre kaydı vardır. Alacaklının ismi ya da ticaret unvanı yine yazmaktadır. Münhasıran TK ya özgü bir senet türüdür. Hamiline TMK da düzenlenir. Emre yazılı senetler ciro ve zilyetliğin devri ile devredilir. Ticaret kanuna özgü kev türü emre yazılı senet türüdür. Hamiline yazılı senetlerde herhangi bir beyana ihtiyaç yoktur. Ciro da bir beyan türüdür bu arada. Hamiline yazılı kevde zilyetliğin devri ile devir işlemi gerçekleştirilir.

  1. Sermaye Piyasası Araçları bakımından:
  • Menkul kıymetler

Türleri saymayı tercih etmiştir yeni kanun: Pay ve pay benzeri kıymetler, depo sertifikaları (payların sınır ötesi işlem görmesini sağlayan bir araç. Tr. De kaydi sistemleri saklama kuruluşu merkezi saklama kuruluşu. Merkezi saklama kuruluşunda turkcell in %10 nunu saklayan payın karşılığında depo sertifikası verilir. Ny a ihraç edilir. New york borsasında turkcell işlem görür.), borçlanma araçları (tahviller; para ve kambiyo senedi hariç), menkul kıymetleştirilmiş varlık ve gelire dayalı borçlanma araçları. Gelir ver varlık türleirni teminat oluşturarak çeşitli borçlanma araçları çıkarılabilir.

  • türev araçlar

İsminde de anlaşılabileceği gibi başka bir varlığın üzerine yapılandırılmış olan araçlardır. Kendine ait bir değeri, ya da fiyatı yoktur. Bir başka varlığın, finansal göstergenin üzerine yapılandıırlmıştır. Değeri bağlandığı varlığın değerine bağlıdır. Örn: dolar üzerine türev işlem yapılabilir: vadeli işlem sözleşmeleri ve opsiyon sözleşmeleri.

Vadeli işlem sözleşmesi:Örneğin, dolar alıcısı ve dolar satıcısının 25 Aralık tarihine vadeli işlem sözleşmesi yapıyor. Taraflardan birisinin öngörüsünün gerçekleşmesi doğrultusunda kazanç elde edecek. Doların ileride oluşacak fiyatı üzerinden bugün işlem yapılabilmesi söz konusu. Bu sözleşmenin fiyatı dayalı olduğu dolar kurudur. Dolar, euro, enerji fiyatı, finansal göstergeler (BIST), işlem gören mal üzerine (buğday),…

Opsiyon sözleşmeleri: vadeli işlem sözleşmesinde söz. Nin her iki tarafı da almak ve satmakla yükümlüdür. Buna karşılık opsiyon sözleşmesinde alım opsiyonunda taraflardan birisi belli bir malı, ürünü ya da finansal malı belli bir tarihte satın alma hakkına sahip olur. bu hakkı kullanıp kullanmayacağı opsiyon tarihinde belli olur. opsiyon sahibinin hakkı olduğu için ister kullanabilir ister kullanmaz. Alım ve satım opsiyon çeşitleri vardır. Bunun karşılığında opsiyon sahibi karşı tarafa bir prim ödüyor. Keyfe keder bir durumda değil. Sigorta mantığı ile benziyor.

Borsada ve bankalar arasında türev işlemler yapılıyor. SerPK m.3/1.(u) da tanımlanmıştır.

  • Diğer sermaye piyasası araçları

Menkul kıymet ve türev araçlara girmeyenler bu gruptadır. Bir torba grubu oluşturur.

Sep. 25, 17

Kıymetli Evrakın Temel Özellikleri:

  1. Çift yönlü ibraz işlevi

Alacaklı mutlaka ibraz etmeli. İbraz edilen senedi borçlu ödeme yükümlülüğündedir. Yazılı bir ibranamenin verilmiş olması kıymetli evrak bakımından güvenli değildir. Kendisine ibraz edilmeden ödeme yaptıysa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilir ama bunun kesinliği yok. Dolayısıyla borçlu senetsiz ödemeden kesinlikle kaçınmalıdır.

  1. Çift yönlü teşhis işlevi

Borçlu ve alacaklı çoğunlukla birbirini tanımaz. Taraflar birbirini senet sayesinde tanıyacaktır. Kanunda çizilen çerçeve içerisinde TK 646 çift yönlü ibraz işlevi ve çift yönlü teşhis işlevi yanısımıştır.

Kanuna göre, borçlunun maddi hukuk bakımından hak sahibine ödeme yapma zorunluluğu yok. Borçlunun güvenli bir şekilde ödeme yapması için hak sahibi olup olmadığını araştırmasına gerek yok.

Nama yazılı senetler alacağın devri yoluyla geçiyor. Senedin üzerinde Çağlar manavgat yazıyor. Ancak senedi ayşe demir ibraz ediyor. Yazılı bir devir beyanı var mı yok mu bakılacak. Ancak şeklen alacaklı göründüğünden borcunu ifa ederek borcundan kurtulabilir.

  1. Senetle hak arasında güçlü bağ

Hile ve ağır kusur saklı tutulmuştur. Şeklen hırsız senedin sahibi görünüyor ama senedin sahibi benim. Alacaklı olduğu anlaşılan kimseye ödeme ile borçtan kurutulma TK 646/2. Ancak hile ve ağır kusur saklı tutulmuştur.

Zayı olması durumunda mahkemeye başvurularak iptal edilmesi istenir.

Hakkı ileri sürebilmek için senede zilyet olma gereği şart koşulmuştur. Vasıtasız zilyetlik kuraldır ancak istisnai olarak vasıtalı zilyetlik de olabilir. Hamiline yazılı senetlerin anonim şirkete sunulmasında vasıtalı zilyetlik kullanılabilir.

  1. Devir yeteneği olan hak

Her türlü hak kıymetli evraka konu olmaz. Devredilebilir nitelikte hakların kıymetli evraka konu olabilir. Kamu hukuku hakları ya da özel hukuk içerisindeki velayet hakkı ya da fikir sanat haklarında devri yasaklanmış haklar kev e konu olmaz.

Bir hakkın devri sözleşme ile yasaklanmışsa (bu bono sadece alacaklının elinde kalacaktır, bir başkasına devredilmeyecektir şartı konulmuş) kıymetli evrakın devrini etkilemez. Olsa olsa taraflar arasında tazminat yükümlülüğü doğurabilir. Bunun devredilebilmesine engel yoktur.

Özel hukuk hakları ancak kıymetli evrak konusu olabilir. Sözleşme ile belli bir hakkın devrinin yasaklanması sadece taraflar arasında sonuç doğurur. Tazminat borcu altına girer.

Devredilebilirlik özelliği ile bağlantılı olarak bunun tedavül amacıyla düzenlenmiş olması (TK 645) gereği yok. Açıkça bir tedavül amacından bahsetmiyor fakat devir amacı belirgin bir şekilde karşımıza çıkıyor. TK 645te şart olarak sayılmamış ancak karakteristik özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin sinema bileti, kentkart… burada senet düzenlenirken senedin tedavül amacının taşımadığı açıktır. Tedavül edilebilirliği ayrı tedavül amacıyla düzenlenmemesi ayrı bir şey. Tedavül amacıyla düzenlenemediği için bunları kıymetli evrakın dışında düşünmemiz gerekiyor.

Kıymetli evrakın iptal prosedürüne göre mahmeye başvurdunuz. Mahkemenin iptali kararıyla uygulanacak. Sinema, tiyatro, konser, maç biletini kıymetli evrak dışında düşünmemiz gerekir.

Hocanın kişisel düşüncesi milli piyangonun da kıymetli bir evrak olmadığıdır çünkü tedavül amacı taşımıyor.

Teşhis senetleri bankaların saklamaya aldıkları mal karşılığında verdikleri makbuz. Bagaj kartları var. Vestiyercinin verdiği makbuz. Bunlarda tedavül amacı yoktur. Ama devredilebilir. Bunun devredilebilir olması devredilebilme amacıyla düzenlendiğini göstermez. Bunlar borçlunun borcunu ifa etmesini kolaylaştırıcı senetlerdir. Karşı tarafı tanımayı kolaylaştırır. O nedenle kıymetli evrak özelliği bulunmaz.

Teşhis senetleri içinde bir de ibraz senetleri ayrımı yapılmıştır: bankanın verdiği saklama makbuzunu kaybederseniz banka size bunları kendi kaydına göre teslim edecektir. Kimliğim ile maddi hukuk hak sahibi olduğumu kanıtlarsam bankadan malı alabilirim. İbraz senetleri borçlunun borcunun ödemesini kolaylaştırıyor.

Senet borcu götürülecek değil aranacak bir borçtur. İbraz ve teşhis senetleri kev konusu dışında kalmaktadır. Bu ikisinin genel adı teşhis senetleridir.

Bankotlar ise bir alacak hakkı söz konusu değildir ya da bir para borcu söz konusu değildir. Kıymetli evrakın bütün özelliklerini (özell. Devir) göstermesine rağmen bir alacak hakkını taşımadığından kev dışında kalıyor. Banknot kıymetli evrakın iptalinin dışında tutulmuştur.

  1. Devir yöntemlerinde sınırlı sayı ilkesi:

Kanunda öngürülen şekillerle devredilebilir. Emre yazılı senette sadece zilyetlikte devredilebilir kaydının anlamı yoktur. İradi olarak türlerin devir yöntemini değiştirmeye imkan yoktur.

  1. Şekle bağlılık:

Kıymetli evrakta şekle bağlılık esastır. Soyut, ağırlaştırılmış, özellikli şekil şartları. İlli kıymetli evrak türleri de var ama genel özell. Soyut bir alacak doğurmasıdır. Yorum yoluyla bir unsurun var olduğu sonucuna ulaşamayız. Matematiksel bir şablon oluşturmuş kanun koyucu.

  1. Sınırlı sayı ilkesi:

Kıymetli evrakta sınırlı sayı ilkesi yoktur. Yeni kıymetli evrak türleri yaratılabilir. Ancak kambiyo senetleri sınırlı sayı ilkesine tabii. Çek, bono ve poliçeden ibaret.

Kıymetli Evrakın İptali

Kev in iptali de düzenleme tarzı itibariyle genel hükümlerde yer alır. Her senet türüne özgü birtakım prosedürler ayrı ayrı getirilmiştir.

TK 651 de iptalin temel koşulu düzenlenmiştir. Kıymetli evrak zayi olduğu halde kıymetli evrakın iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu anda senet üzerindeki hak sahibi senedin iptalini isteyebilir. Zayi olmak, hakkın senedin ibrazı suretiyle ileri sürülmesinin mümkün olmadığı hallerdir. Kaybolmadan daha geniş bir anlama sahiptir. Dolayısıyla yanma, kaybolma, su dökülmesi, çalınma hepsi zayi olma kapsamındadır.

İptal kararı

I – Şartları

MADDE 651- (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. (2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.

Sep. 27, 17

Genel hükümler bakımından kev iptali:

  1. Mahkemeden iptali TK 651/2 ye göre senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptal edilmesini isteyebillir. Burada ispat yaşanacak. Senet kendi elindeyken senedin zayi olduğunu ispatlaması gerekecek. Özell. Kambiyo senetlerinde fotokopi alınıp saklanır. Mutlak bir ispat gücü değildir. ticari defterler kullanılır. İşlemişse bu kambiyo senedi almasını haklı gösteren hukuki sebepler varsa ispat koşulu sağlanabilir.

İptal istemi mah. Trdan kabul edildiğinde mah. Nin araştırma yapması gerekir. Duyuru ile senedi elinde bulunduran bulunmaya çalışılır. Mahkeme ikna olursa TK 652 ye göre iptal kararı verilir.

İptal edilirse;

  • Senetten doğan hakkı sadece mah. Kararını ibraz etmek suretiyle talep edebilir.
  • Veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.

Bu iki seçenek tercihen kullanılmaz. Hangi talepte bulunacağı konusu bir para senedi ise ve henüz vadesi gelmemişse hak sahibi, yeni bir senet düzenlenmesini borçludan isteyebilir. Çünkü daha vade dolmamıştır. Vadeye kadarki dönemde borçluya ibraz edilmesi için borçludan yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Borçluyu ağırlaştıran bir durum yok.

Para senedi ve vade gelmişse yeni bir senet d. Gerek yok. Mahkemeye başvurarak hak sahibi kimse borcun kendisine ödenmesini isteyebilir. Vadesi söz konusu değil ama yerine getirilmesi gereken bir edim varsa bu edimi borçludan talep edebilir.

Davada önemli olan, kev in temel ilkeleri istisnadır. Hakkın senetten ayrı ileri sürülememesi kuralına bir istisna. İkinci istisna ise, senedin fiziksel koşullarında herhangi bir değişiklik olmamışsa (çalınma, kaybolma halinde) bu takdirde mah.den bir ödeme yasağının alınması gerekir. Gecikilirse, izinsiz olarak kullanılması riski doğar (özell. Hamiline yazılı senetlerde, çünkü borçlu iyiniyetli ödemede borcundan kurtulur).

  1. Diğer dava ise bedelsizlik davalarıdır. Bu dava, özell. Kambiyo senetlerinde (ör, hatır bonosu) vade geldiği halde hatır bonosu verdiğim kişi bu bononun ödenmesini istiyor. Soyut kambiyo alacağı doğurur, sorgulanmaz. Hatır senedi veren kişi bu durumda borçlu olmadığının tespitini istiyor. Bu bir menfi tespit davasıdır. Fakat iptal davası olarak uyg.da adlandırılmıştır.

Not: hakkın senetsiz olarak ileri sürülebilmesi ancak asıl borçluya başvurulmasında geçerlidir.

KIYMETLİ EVRAK TÜRLERİ

NAMA YAZILI KEV

Nama yazılı kev 654 vd. Düzenlenmiştir. Belli bir kişi adına yazılı olup da bunun emrine kaydını içermeyen ve kanunen de emre yazılı senet olarak kabul edilmeyen senetler nama yazılı senet olarak sayılır. kev özell. nin(Defilere bakılırsa) azaldığı kev türüdür.

Tanımı

MADDE 654- (1) Belli bir kişinin adına yazılı olup da onun emrine kaydını içermeyen ve kanunen de emre yazılı senetlerden sayılmayan kıymetli evrak nama yazılı senet sayılır.

Emre yazılı clozu, emre yazılı senetleri düzenlerken ilk alacaklının ismi ve onun emre kaydının muhakkak bulunması gerekiyor. Emre kaydı, şekil şartıdır. Kanun koyucu ilk alacaklının isminin her iki senette de yazılması bakımından bir ayrım yapmak için emre kaydını şart koşmuştur.

İkinci olarak emre yazılı senet olarak kanunen kabul edilmemesi gerektiğini söylüyor. Kambiyo senetleri. Emre yazılı senetler kev h. nun en tipik örn. Taşır. Kanunen emre yazılı sayılmıştır. Bunlar kanunen emre yazılı sayıldığı için ilk alacaklının ismi yazılmış ise yine emre yazılı senet olarak kalacaktır. Ancak menfi emre kaydı koyarak nama yazılı senete çevirebiliriz: “alacaklı ismi + emre kaydı senet değildir.”

Nama yazılı senetlerin devir yöntemi: BK 647

m. ya da sınırlı bir ayni hakkın kurulması amacıyla her halde senedin zilyetliğinin devri şarttır. Türlere göre birtakım devir işlemleri var: yazılı bir devir beyanına gerek vardır. Bu beyan kevin veya ayrı bir kağıdın üzerine yazılabilir. Ayrı bir kağıda yazılırsa bunun da 655 maddeden dolayı senetle birlikte devredilmesi gerekir. yazılı bir devir beyanı + zilyetliğin devri.

Devredenin imzası ve kimlik bilgilerinin yer alması gerekir. Borçlunun devir beyanını bu yolla inceleme hakkı var. Devir beyanında A nın bunu açıkça B ye devretmiş olduğu görülmelidir.

Nama yazılı senetlerin devri BK alacağın devri hükümlerine tabii. Bu nedenle, kev h yla bağlantısı en zayıf olan kev türü nama yazılı senetlerdir. Kev zayıflığı zafiyet doğurabilir. Nama yazılı kıymetli evrakın kev türü sayılmaması bile ileri sürülmüştür. Ancak pozitif h. bakımından TK da kabul edilir.

Borçlunun inceleme yüküm. En ağır olduğu senet türü. 655 alacaklının hakkını nasıl ispat edeceği başlığı altında düzenlenmiştir. Maddi inceleme yüküm. değil, düzgün bir temlik zincirinin olup olmadığını borçlu incelemekle yükümlü. Alacaklı açısından ifade edilmiş ama borçlu bakımından yüküm. Doğduğunu görüyoruz. Senedin hamili bulunan kişiye, senette alacaklı yazan kişi mi diyerek kimlik tespiti yapacak. A değil, B getirirse bu senedi bunun hukuki halefi olduğunu yazılı devir beyanıyla kontrol edecek.

Örneğin, senette alacaklı adında A yazıyor, bir sürü devir beyanıyla senedi getiren kişi D. Borçlunun tüm bu devirleri (beyanları) incelemesi gerekir. İmzaların gerçek olup olm. İncelemesi mümkün değil ancak düzgün bir zincir içerisinde devredilerek senedin D de olduğuna kanaat getirerek ödeme yapması gerekiyor.

Bu husus ispat edilmediği takdirde, örn C den D ye devir beyanı yok, D ye yapılan ödeme mahkeme kararıyla C ye de yapılır.

BK 186 nama yazılı alacaklarda, senetlerde uygulanmaz. Bu nedenle bir alacağın nama yazılı senede bağlanmasında alacaklı her devirde borçluyu bilgilendirmeye gerek duymaz. Borçlu da düzgün bir devir zinciriyle senedi inceleyecek. Kendisine bildirilmesine gerek yoktur.

Nama yazılı kev de borçlu alacaklıya ödemeden kaçınmak amacıyla süreceği hususlar:

Defiler ancak ilgili tarafın ileri sürmesi halinde, itirazlar ise resen dikkate alınır.

Teknik anlamda itiraz nit. Taşıyan borç ödemekten kaçınma sebeplerini defi olarak kullanıyoruz. Borçlunun borcunu ödemekten kaçınma sebepleri olarak kullanıyoruz bunların hepsi kev de defi olarak düzenlenmiştir. Bir kısmı itiraz bir kısmı ise defi olmasına rağmen.

BK 188 de borçluya ait savunmalar başlığını taşıyor. Borçlu devredene karşı sahip olduğu savunmaları devri öğrendiği sırada devralana karşı da ileri sürebilir. Örneğin senette alacaklı A görünüyor. Senet devredilerek senet D ye ulaşmış. Borçlu A ya karşı sahip old. Defiler D ye karşı da ileri sürebilecektir. Diyelim ki borçlu satın aldığı mal karşılığında satıcıya nama yazılı bir senet düzenleyip verdi. Mobilyacı başkasına senedi devretti. Mobilyalar kullanılamaz durumda ise mobilyayı satın alan bu defiyi öne sürebilir.

Borçluya ait savunmalar

MADDE 188- Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.

Bu özellik nama yazılı kev borçluyu en fazla koruyan kev türüdür BK 188 nedeniyle. Alacağı devralanların genellikle defiden haberdar olmaması beklenir. Buna rağmen ileri sürülebilir. Böylece, borçlu iyiniyetli alıcılara karşı savunmasız kalmıyor. Nama yazılı kev türünün TK da yer almaması gerektiği düşüncesinin en büyük sebebi de budur.

BK 188 tedavülü en çok güçleştiren özell. Tir. Teminat amacıyla düzenlenen senetlerin nama yazılı senet olarak düzenlenmesi çok önemlidir. Bir söz. de taraflardan biri bir bedel ödeme borcu altına girdi. Bunun için de teminat için bir senet verildi: bu bir nama yazılı kambiyo senedi olmalıdır. Nama yazılı düzenlenirse biz bunu teminat amacıyla düzenledik diyebilir, borçlu adına büyük bir avantaj. Nama yazılı senedin tedavül amacını gerçekten azaltan bir özell. Bu nedenle, kev türü olma niteliğini de azaltmaktadır.

Tüketici söz. de taksitlerin ancak nama yazılı senetlere bağlanacağı kanunda öngörülmüştür. Tüketici malı hem ayıplı alıp hem de parayı ödemek zorunda kalacaktır. Ama nama yazılı senet olarak taksit yapılırsa tüketici ilk alacaklıya sahip olduğu defileri devralana karşı da ileri sürebilecektir.

Maket üzerinden ev alınması durumunda da karşılığında emre yazılı senet düzenlemesi de paranızın boşa gitmesine neden olur. İnşaatlar tamamlanmadığı zaman emre yazılı senetleri kendisine ibraz eden diğer insanlara ödemek zorunda kaldılar. Nama yazılı olsa idi, evin kendisine teslim edilmemesinden dolayı ödemekten kaçınabileceklerdi.

Borçlu kendini güvence altına almak istiyorsa nama yazılı olarak yapılması gerekir. Eğer böyle bir güvensizliği yoksa emre yazılı yapıp tedavül yeteneğini artırabilir.

BK 188 e geri dönersek, önlemler olarak BK 18 ve 19 muvazaalı işlem düzenlenmiştir. Kural olarak borçlu ilk alacaklıya karşı sahip olduğu tüm defileri devralana da ileri sürebilir. Ama muvazaalı işlemi diğer alacaklılara ileri süremeyecektir. Yani muvazaa iddiası alacağı devralan kişiye karşı ileri sürülemez.

BK 183 e göre taraflar (ilk alacaklı ve borçlu) aralarındaki hukuki ilişkide bu alacak bu borç ilişkisinden doğan alacak bir başkasına devredilemeyecektir diye kararlaştırabilirler. Ancak bir alacak bir senete bağlanmışsa ve bu yasak senedin üzerine yazılmamışsa üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyecektir. Devir yasağı adi bir senedin üzerinde yazılabilir ama senedin üzerine yazılan devir yasağı onu kev olmaktan çıkaracaktır. Zira kev in özell. İ onun devredilebilir olmasıdır.

Demek ki, borçlu devredene sahip olduğu tüm defileri devralana karşı da ileri sürebilecektir. Ancak BK 188 de belirtilen bu genel kuralın istisnası BK 18, 19 ve 183 tür.

Buna göre, borçlu devralana

  1. Muvazaa defi
  2. Senet üzerinde kararlaştırılmış defi

İleri sürülemez.

BK 188 nin istisnası, ipotekli borç ve irat senetleridir.

Kamu güvenini haiz olan senetler ve olmayan senetler ayrımında kastedilen, senet tedavül ederken 3. Kişiler sadece senedin içeriğine bakarak bir hak ediniyorlarsa bu senet kamu güvenini haiz bir senettir. Nama yazılı senet kamu güvenliğini haiz senetler değildir. Kamu güvenine sahip olm. Senet türlerinin en tipik örneği:nama yazılı senettir.

BK 191 e göre alacak bir edim karşılığında devredilmişse bir garanti işlemi var. /2 alacağın bir edim karşılığında devredilmemiş hali düzenlenmektedir. kev da senete bir ivaz karşılığında devredilecektir. Bu nedenle garanti işlemi karşımıza çıkacaktır. Bu garantinin kapsamı ise 193 te belirtilmiştir.

Garanti

Genel olarak

MADDE 191- Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur. Alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse, devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.

Sorumluluğun kapsamı

MADDE 193- Devralan garanti ile yükümlü olan devredenden aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini. 2. Devrin sebep olduğu giderleri. 3. Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri. 4. Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlarını.

Eksik nama yazılı senetler:

Nama yazılı kev in özel hali BK 656 dır: eksik nama yazılı senetler. Eksik nama yazılı senet borçlunun alacaklıyı inceleme yüküm. Atmak için kullanılan bir araç. Senedi ibraz edene ödeme yaparım. Bunun senet düzenlenirken üzerine yazılması gerekir. Bunun uyg.da örneği yok. Sonradan yazılması mümkün değil. Düzenlenirken yazılması gerekir. Senedi ibraz eden her hamile borcun ödenme imkanı vardır.

Not: Kanun iyi niyete değiniyor. Bile bile senedi ibraz eden hırsıza ödeme yapılırsa borçlu borcudan kurtulmaz. Borçluyu keyfilik noktasına getirmiyor. Borçlunun iyiniyet çerçevesinde gerekli araştırmayı yapması gerekiyor. Ayrıca isterse borçlu yüküm. Olmasa bile isterse devir beyanlarını inceleme imkanına sahiptir.

Saklı tutulan 785 madde, çekin koşullarını düzenliyor. ./2 belli bir kişi lehine veya hamiline veya buna benzer bir ifade eklenmesi bunu hamiline çek haline getirir. Nama yazılı senette senedi ibraz eden her kimse ona ödeyeceğim derse bu senedi nama yazılı olmaktan çıkarmıyordu fakat eksik nama yazılı senet haline getiriyordu. Fakat çek için “çağlar manavgat veya hamiline” denilirse bu çek hamiline çek haline geliyor.

Nama yazılı senetlerin iptali:

TK 657 de düzenlenmiştir. Aksine hüküm bulunmadıkça hamiline yazılı senetler gibi iptal olunur. ./2 de ise senette ilan sayısını azaltmak, ya da ilan arasındaki süreleri kısaltmak, basit iptal kaydı, özel iptal kaydı koyabilir. Hamiline yazılı senetlerin iptal rejimine tabiidir.

İptal kararı

MADDE 657- (1) Aksine özel hükümler bulunmadıkça nama yazılı senetler, hamile yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptal olunur. (2) Borçlu, senette ilanların sayısını azaltmak veya süreleri kısaltmak suretiyle iptal için daha basit bir usul öngörebileceği gibi, alacaklı kendisine senedin iptal ve borcun ödendiğini gösteren, resmen düzenlenmiş veya usulen onaylanmış bir belge verdiği takdirde, senet ibraz edilmeksizin ve iptaline karar verilmeksizin de geçerli olmak üzere ödemek hakkını da saklı tutabilir.

Ancak özel olarak;

Basit iptalde iki kolaylık var: ilan sayısını düşürebilir (1-3), ilanlar arasındaki süreyi kısaltabilir; ikincisi özel iptal kaydı, mah. Kararı olmadan ödeme hakkını saklı tutuyor.

Nama yazılı senetlere özgü bir prosedür söz konusu değil, sadece iptalini kolaylaştırıcı birtakım hükümler öngörülmüştür. Bu basit iptal ya da özel iptal kaydının da yine potansiyel hak sahiplerinin görmesi amacıyla senet düzenlenirken konulması gerekiyor.

Not: nama yazılı senetleri devralmamanız gerekir, sizden önceki hukuki ilişkiyi bilmiyorsunuz.

  1. Hafta

Oct. 2, 17

HAMİLİNE YAZILI KIYMETLİ EVRAK

658 vd. Hamiline yazılı senetler düzenlenir. Esasen defiler bakımından emre yazılı senetler özgün bir yapıda. TK ya özgü, kev e özgü kıymetli evrak türü, emre yazılı senet türü. Hamiline yazılı kev 658: senedin metninden ya da şeklinden hamili kim ise bunun hak sahibi sayılacağı anlaşılan kişi hamiline yazılı senet sahibi sayılır. hamile/hamiline.

Hamiline senette açıkça yer vermiş olabilir senet düzenlenirken ayrıca nama yazılı kev da da söz edildiği gibi, çekler ilgili bir istisna hükmü vardı: 785 m. Saklı tutmuştu. Normal koşullarda çağlar manavgat a ya da hamiline derse eksik nama yazılı senettir. Ama 785 i madde saklı tutulmuştur. Belirli bir kişi lehine ya da hamiline ya da buna benzer ifadelerle düzenlenen çek hamiline yazılı sayılır. Sadece çeklerde hamiline yazılı ibaresi konularak kev hamiline yazılı kev türü olur.

Hamiline yazılı senette de taşınır mülkiyetinin devrine ilişkin MK hükümleri tabii. Türk medeni kanunundaki sistem içerisinde devrediliyor.

Hamiline yazılma bakımından kanunda böyle bir yasağın olmaması gerekiyor. Kanun koyucu bazı senet türlerinin hamiline yazılmasını öngörmemiştir (kambiyo senetlerinden sadece çek hamiline yazılır). Çek her üç türde düzenlenen tek kambiyo senet türüdür. Bono ve poliçe nama ve emre yazılır, hamiline yazılamaz.

Bedeli tamamen ödenmemiş anonim ortaklık pay senedi için hamiline yazılı pay senedi çıkartılamaz. Borcun naklinde alacaklının buna onay vermesi gerekir. Alacaklının ödeme yeteneğini takdir etme hakkı var. Anonim ortaklıkta pay bedeli tamamen ödenmemişse buna onay vermesi gerekir. Borcu ödeyecek kişinin alım gücünü takdir etme hakkı vardır. Hamiline yazılı pay senedi çıkarılırsa anonim ortaklık buna izin vermekten yoksun kalacaktır.

Uyg. Da mahkemeler hamiline payın sahibinin diye şt e soruyor ve ticaret siciline soruyor. Hamiline yazılı pay senetleri ile ilgili uyuşmazlık, hamiline yazılı pay senedi sahibini şt bilemez. Yılda belki bir kez bilebilir, temsilci aracılığıyla temsil edilmezse genel kurula gelerek öğrenilebilir. Çünkü genel kurul bittiği andan itibaren gidip pay senedini bir başkasına devredebilirim.

Bu durum demek ki, bedeli tam ödenmemişse anonim ortaklık pay senetleri için hamiline yazılı kev çıkarma yasağı hallerinden birini oluşturuyor.

Borçlunun defileri:

TK 659/.3 hamiline yazılı kev özgü istisnai bir haldir. Yorum sorunu senedin (hamiline yazılı kev) borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolunda bir defi öne sürülemez. Çalıntı ya da kaybetme, senet sahibi ben bu senedi kaybetmiştim diyemez. Borçlu da bu senet çalınmıştı ya da kaybetmişti defisini öne süremez.

Borçlu ilk alacaklıya senedi verirken bu senedi bir başkası çaldı. Çalındığı için benim isteğim dışında tedavüle çıktı bu nedenle ödemekten kaçınıyorum diyemez. Üçüncü kişilerin bir inceleme yapma imkanı yok. Sadece zilyetliğin devri ile devrediliyor. İlk alacaklının ismi de yazmıyor. Devir zinciri içinde mi devir işlemi yapıldı kontrol etme durumu yok. Banknot gibidir.

Fakat taşınır davasının düzenlendiği MK da 999, başlığı para ve hamiline yazılı senetler diyor ama .de taşınır davası gibi düşünmemiz gerekiyor. Zilyet iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile para ya da hamiline yazılı senetleri iyiniyetli elde eden kişilere taşınır davası açamaz. İyiniyetli olmadığı durumlarda önceki zilyet her zaman taşınır davası açabilir.

TK ile MK bir ayrım yapıyor: TK hiçbir sınır öngörmeksizin bu iddianın öne sürülemeyeceğini düzenlerken MK iyiniyet durumunda bunun ileri sürülemeyeceğini söylüyor. Her ne kadar TK da kötü niyetli kişilere açılabilir şeklinde bir düzenleme olmamasına rağmen kanun koyucunun iyiniyeti her zaman gözettiğini düşünmemiz gerekir aksi halde hırsıza ödeme yapılması gerekir. MK ve TK hükümlerinin bir bütünlük arz eder. İyiniyetli olmayana karşı bu defi ileri sürülebilir.

Hamiline yazılı evrakta defi sistemi emre yazılı evrak a tabii olduğu kanunda bunun düzenlendiğini söyleyebiliriz.

Hamiline yazılı kev türüne özgü hükümler:

Kanun koyucu, hamiline yazılı faiz kuponları ile ilgili olarak özel bir defi türü getirmiştir.

Hamile yazılı faiz kuponları

MADDE 660- (1) Borçlu hamile yazılı faiz kuponlarından doğan alacağa karşı ana paranın ödendiği def’inde bulunamaz. (2) Ana paranın ödenmesi hâlinde, borçlu, ilerde muaccel olup da asıl senetle birlikte kendisine teslim edilmeyen faiz kuponlarının tutarını, bu kuponlar hakkında geçerli olan zamanaşımı süresi geçinceye kadar alıkoymak hakkını haizdir; meğerki, teslim edilmeyen kuponların iptaline karar verilmiş veya tutarı karşılığında teminat gösterilmiş olsun.

Taşınır mülkiyetinin devrine ilişkin hükümler uygulanır. hamiline yazılma bakımından kanunda bir yasağın olmaması gerekir. Yani kanun koyucu belli senet türlerinde hamiline düzenlemeye izin vermemiştir: kambiyo senetlerinden sadece çek hamiline düzenlenebilir. Poliçe ve bono emre veya nama düzenlenebilir. Çek her üç türde de düzenlenebilir.

Bedeli tamamen ödenmemiş paylar için hamiline yazılı pay senedi çıkarılamaz çünkü eğer pay bedeli tamamen ödenmemişse payın bedeli borcun nakli olacaktır. Aksi halde AŞ, bu pay devirlerinde izin verme imkanından yoksun kalacaktır. Çünkü AŞ nin bu devirden haberi yoktur; olamaz (borcun naklinde BK ya göre alacaklının onay vermesi gerekir ödeme gücünü takdir etme hakkından dolayı).

Hamiline yazılı senette borçlunun defileri – 659. Bu düzenleme daha sonra gelecek olan emre yazılı senetteki bir istisna dışında emre yazılı senet ile aynı. Hamiline yazılı senedin borçlunun rızası olmaksızın tadevüle çıkarıldığı defi ileri sürülemez. Örn; çalıntı veya kaybolma. Borçlu da bu senet zaten çalınmıştı veya kaybedilmişti defini ileri süremez. Veya borçlu ilk başta senedi düzenledi. İlk alacaklıya senedi vermeden önce, bu senedi bir başkası çaldı. Bu senet çalındığı için benim isteğim dışında tedavüle çıkmıştır, ben bunu ödemem diyemez. Borçlunun isteği dışında dolaşıma çıktığı defi ileri sürülemez. Ama taşınır davasının düzenlendiği MK 990- para ve hamiline yazılı senetlerde taşınır davası başlık. Maddedeki iki hüküm arasında fark var: TK hükmü, herhangi bir ayrım yapmaksızın definin ileri süürşemeyeceğini söylüyor. MK ise, hamiline yazılı senetlerin iyiniyetli iktisap edinene karşı taşınır davası açılamayacağını söylüyor. Anaparayı ödemiştim bunun getirisi olan faiz borcu yoktur defi ileri sürülemez çünkü faizler ayrı fona bağlanmış ve ana senetten ayrılmışsa bunlar bağımsız birer alacak halini kazanır yani anapara alacağının feri niteliğinde değildir. Bu nedenle fazi kuponlarını elinde bulunduran üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. 659,660.

Fiziken basılı bir tahvil düşünelim: 5 yıllık ve faizi de her yıl ödemeli olsun. Vade geldiğinde bu faiz kuponu ana metninden ayrılacak ve ibraz edilerek faiz alınacak. Faiz kuponları ana metninden ayrıldığı anda bağımsız bir alacağı ifade ediyor. O faiz kuponuna 10 bin lira ödenecek diyelim, bu 10 bin lirayı içeren nama yazılı bir senedi ifade ediyor. Bu nedenle anaparanın ödendiği definin ileri sürülmesi mümkün değil. Günümüzde kaydi sistemde de kupon kesme hiç kullanılmıyor.

Hamiline yazılı senetlerin iptali:

Emre yazılı senede özgü iptal yöntemine çok benzer ama kupınlarda farklılıklar var. 661 saydığı menkul kıymet türleri daha çok AŞ hukukunu ilgilendiren şeylerdir.

İptal davalarında mah.nin borçluya bir ödeme yasağı getirmesi önemlidir. Bunun hamiline yazılı senetlerde önemi büyüktür. Çünkü hamiline yazılı senetler çok daha hızlı tedavül eder ve borçlu senedin üzerinde yazan kişiye ödeme yaptığında borcundan kurutulduğu için bunun hırsız mı olduğu anlaşılamayacaktır.

Onun için ödeme yasağı özel olarak düzenlenmiştir.

Ödeme yasağı

MADDE 662- (1) Dilekçe sahibinin istemi üzerine mahkeme, senedin borçlusunu, aksine hareket ettiği takdirde iki defa ödemek zorunda kalacağını ihtar ederek bedelini ödemekten yasaklar. (2) Bir kupon belgesinin iptaline karar vermek gerektiği takdirde, vadeleri dava sırasında dolan münferit kuponlar hakkında faiz kuponlarının iptaline ilişkin hükümler uygulanır.

Senedin borçlusunu eğer mahkeme inandırıcı bulursa borçluya ödeme yasağı emri gönderir ve derki eğer bu yasağa aykırı davranırsan bir kez daha ödemek zorunda kalırsın. Bu yasak hamiline yazılı senetlerde daha büyük önem taşıyor.

3 defa ilan yapılması bekleniyor TSG de ve 6 aylık bir süre veriliyor.elinde senet bulunduran varsa mah.ye başvursun deniliyor. Bu ilandan sonra iki olasılık olabilir. Birincisi, birisi gelebilir, senedi ibraz eder. İkincisi kimse gelmez.

  1. Senedin ibrazı hâlinde

MADDE 665- (1) İptali istenen senet ibraz edilirse, mahkeme, dilekçe sahibine senedin iadesi davası açması için bir süre belirler. (2) Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, senedi geri verir ve ödeme yasağını kaldırır.

Üç tane ilan yapılır, 6 ay içinde senedi elinde bulunduran varsa bu senedi getirsin dendi. Birisinin elinde ise o zaman bunu mahkemeye tevdi edecek. Ve mah. Bunu çaldırdım diyen kişiye süre verecek: bu senedi A getirdi. Sen A ya karşı bir dava açacaksın. Bu dava ayni nitelikte bir dava. Bu senet benimdir diye ispatlaması gerekecek. Bu dava açılırsa, bu geri alım davasının sonucuna göre olay çözülecek.

Ama eğer iptal isteminde bulunan kişi kendisine verilen süre içinde bu geri alım davasını açmazsa, mah. İlan sonrasında senedi ibraz eden kişiye senedi geri verecek ve ödeme yasağı da kaldırılacak. Böylece iptal isteminde bulunulmadan önceki hukuki duruma dönülecek. Yani bu olasılıkta uyuş. I çözecek mah. Kararı geri alım davası açılmışsa geri alım davası sonucunun kararıdır.

  1. Senedin ibraz edilmemesi hâlinde

MADDE 666- (1) Mahkeme, belirlenen süre içinde ibraz edilmeyen senedin iptaline karar verir veya gerekli görürse başka önlemler de alabilir. (2) Hamile yazılı bir senedin iptali hakkındaki karar, derhâl 35 inci maddede yazılı gazeteyle ve mahkeme gerek görürse başka araçlarla da ilan edilir. (3) İptal kararı üzerine dilekçe sahibi, gideri kendisine ait olmak üzere yeni bir senet düzenlenmesini veya muaccel borcun ifasını istemek hakkını haizdir.

Eğer mah.nin duyurusu üzerine hiçkimse başvurmazsa mah. Senedin zayı olduğunu söyleyip iptal kararı veriyor. TSG ile ilanını veriyor. Bunun dışında kişinin iptal isteminde bulunan kişinin iki hakkı var. Bu hak tamamen takdire dayalı haklar değil. Para alacağı ve muaccel ise alacağını mahkeme kararı ile alabilir. Muaccel değil ise borçludan yeni bir senet düzenleyebilir. Çünkü borçlu vadeden önce ödemek zorunda değildir.

Demek ki, hamiline yazılı senetlerde 3 ilan, asgari 6 aylık süre ve senedi elinde bulunuran kişi varsa bir çağrı esas itibariyle. Bu çağrının sonucunda bilimeyen kişi bilinir hale gelirse, senedi ibraz ederse, iptal isteminde bulunan kişi geri alım davası açacak. Ve uyuş. Bunun sonucuna göre belirlenecek. Eğer kimse gelmezse mah. Hamiline yazılı senet iptal edilecek.

667 vd kupona ilişkin hükümler var. Hamiline yazılı senedi kapsamıyor. Sadece 668 de söyleyeceğim banknotların iptal edilemeyeceği.

Banknotlarda ve buna benzer kâğıtlarda usul

MADDE 668- (1) Banknot ve büyük miktarda çıkarılıp görüldüğünde ödenmesi gereken ve para yerine ödeme aracı olarak kullanılan ve belirli bedelleri yazılı olan diğer hamile yazılı senetlerin iptaline karar verilemez. (2) Devlet tarafından çıkarılmış olan tahvillere ilişkin özel hükümler saklıdır.

668 de banknotların iptal edilemeyeceği belirtilmiştir. Burada banknot kev olmadığı için belki de bu hükme gerek yoktur. Çünkü banknot, bir para alacağını içermiyor bir ödeme gücünü temsil eder. Kanun koyucu olası yorum farklılıklarını ortadan kaldırmak için bu hükmü getirmiştir.

EMRE YAZILI SENET

TK ya ve kev hukukuna özgür bir kev türüdür. Nama yazılı senetlerin BK da devri, hamiline yazılı senetlerin MK daki taşınır devrine tabii olmasına karşılık emre yazılı kev tamamen TK ya tabiidir. Devir yöntemi, defiler diğer hususlar tamamen TK ya bağlıdır. TK 824 vd. Düzenlenmiştir. Emre yazılı kev e hükümler esas olarak kambiyo senetler başlığı altında yer almıştır. Çünkü kambiyo senetleri esasen emre yazılı senet türüdür.

Emre yazılı senet I –

Tanımı MADDE 824- (1) Emre yazılı olan veya kanunen böyle sayılan kıymetli evrak, emre yazılı senetlerdendir.

Emre yazılı olan veya kanunen böyle sayılan kev emre yazılı senetlerdendir. Emre yazılı olması için mutlaka bir ilk alacaklının ismi ama bunu takiben emre gibi bir kaydın da bulunması gerekir. “çağlar manavgat ve emrine”. Kanunen böyle sayılan bir evraksa (kambiyo senetleri) bu takdirde açık bir emre kaydına ihtiyaç kalmayacaktır.

Nama yazılı senetlerde eğer kanunen emre yazılı bir senet söz konusuysa açıkça emre olmasa bile bunlar emre sayılıyor. Kanun koyucu emre kaydı olmasa da emre yazılı kabul ettiği için bunu emre yazılı senet olarak kabul ediyor. Kanunen böyle sayılan bir evrak ise emre kaydına bu takdirde ihtiyaç kalmayacaktır.

Hamiline yazılı senetlerde olduğu gibi emre yazılmasından bir kanuni engelin bulunmaması gerekiyor. Kanun koyucu bazı senet türlerinin emre düzenlenmesine izin vermemiştir. Pay senetleri nama ya da hamiline düzenlenebilir. Ciro yönteminin öngörülmüş olması bunları emre yazılı senet haline getirmeyecektir. Borçlandırma araçlarının emre düzenlenmesine kanun koyucu izin vermiştir.

Kanunen emre yazılı senetler:

Lehtarın adının yazması emre yazılı senet sayılması için yeterlidir. Emre yazılı senedi nama yazılı senet haline getirmek için yalnızca ilk alacaklının ismi yeterlidir.

Ancak,

Not: Kanunen emre yazılı senetleri nama yazılı senet haline getirebilmek için sadece ilk alacaklının ismi yetmez ayrıca menfi emre kaydının yer alması gerekirdi.

Emre yazılı senedin devri: Zilyetliğin devri+ Ciro

Zilyetliğin devri taşınır mülkiyetinin devri ile uyum içindedir.

Kıymetli evrakın devri I –

Genel şekil

MADDE 647– (1) Mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak kurulması amacıyla kıymetli evrakın devri için her hâlde senet üzerindeki zilyetliğin devri şarttır. (2) Bundan başka emre yazılı senetlerde ciroya, nama yazılı senetlerde yazılı bir devir beyanına da gerek vardır. Bu beyan kıymetli evrakın veya ayrı bir kâğıdın üzerine yazılabilir. (3) Kanun veya sözleşme ile başkalarının, bu arada, özellikle borçlunun da devre katılmaları zorunluluğu öngörülebilir.

Ciro iki şekilde yapılabilir: tam ciro ve beyaz ciro. Ciro kaydı senedin genellikle arkasına yazılır. Senedin arkasında ya da önünde yer kalmamışsa kanunen bu senedin uzantısı olarak kabul edilen allonje üzerinde de ciro kaydı yapılabilir. Ama bu demek değildir ki nama yazılı senetlerde senedin üzerinde ya da ayrı bir kağıda yapılabilir demiştik. Ama allonje senedin devamı sayıldığı için ciro kaydı senedin üzerine yapılmış sayılır.

Alacağın devri sadece senet üzerine ya da ayrı bir kağıda yapılabilirken ciro kaydı sadece senet üzerinde yapılır.

  1. Tam ciro

Tam ciro varsa devralanın adı zorunlu unsur. Ciro yapanın ise her şekilde imzası bulunacak. Diyelim ki emre yazılı senedin ilk alacaklısı benim. Senedi Ahmet şahin e devredeceğim: Ahmet şahin e devrediniz, ciro ediniz, ödeyiniz gibi bir kayıt konabilir. Devir beyanının geçerli olması için devredenin muhakkak imzalaması gerekir fakat devralanın imzalamasına gerek yok. İmza devreden tarafından atılacak fakat devralanın belli olması gerek ki ciro hüküm ifade edebilsin.

Not: Lehtar dediğimiz senedin üzerinde adı yazan ilk alacaklı. Borçlu senedi imzaladı ve lehtara verdi bu işlem bir ciro işlemi değil. Onların arasında kambiyo sözleşmesi kuruluyor. Aralarında bir sözleşmesel ilişki var. Ciro eğer senet devredilirse başlıyor. Dolayısıyla ciro ilk adım olarak lehtardan başlıyor. Ancak senet ilk adım olarak düzenleyenden çıkıyor.

Ciro + zilyetliğin devri. Mülkiyet ya da diğer ayni hakların tesisi için zilyetliğin devri şarttır. Emre yazılı senet bakımından önce bu senet ciro edilecek ardından bu senet devredilecek. Emre yazılı senetlerde bu ciro işlemi, iki şekilde yapılabilir:

Ciro ilk olarak lehtardan çıkıyor. Ciro zinciri ilk olarak lehtardan başlıyor. Borçlu bu ciro zincirinin düzgün olduğunu incelemek zorunda, düzgün yapıldığını incelemek zorunda.

Nama yazılı senetlerde bir bedel karşılığında BK 191 alacak devrdilmişse devredenin borçlunun ödeme güçlüğünü garanti ettiği söyleniyordu. Burada da ciro alacağında, kambiyo senetlerinde herkesin kendinden öncekilere başvurma olanağından bahsetmiştir. Sıra gözetmek zorunda değil. Müteselsil sorumluluk ilişkisi var. Kendinden öncekilere başvurabilir. H2 ye başvurdu diyelim. H2 parayı ödedi. Aynen o da kendinden öncekilere başvurabilir. Demek ki cironun sadece bir senedi devretme işlevi değil aynı zamanda güvence işlevi var. Bu senedin ödeneceğine dair kanun koyucu bir güvence veriyor.

Tam ciroda devralanın ismi de muhakkak yazmak zorunda.

Senedi ciro etmek aynı zamanda riskli bir iş. Kanun koyucunun başka verdği bir imkan beyaz cirodur.

  1. Beyaz Ciro

Beyaz ciroda devralanın adı yazmaz. Devreden sadece bir imza atar ya da “…” ödeyin yazar. Devralanın adı yazmaz. İsmini bilmediğimiz birisi hiçbir işlem yapmadan senedin zilyetliğini bir başkasına devrederse devir zinciri içinde görülmeyecektir. Bu zincir içerisinde ahmet hiçbir zaman görülmeyecektir. Ahmet görülmeyeceği için senet ödenmediği takdirde ahmet e başvurulması ihtimali de yoktur.

Ama ahmet bunu başkasına devredebileceği gibi ahmet kendini bir ciro zinciri içine sokabilir. Hukuken yapılabilir ama bu pek anlamlı değil. Beklenen beyaz ciro ile alan kişinin senedi bir başkasına devrederek bu zincir içinde görülmemesidir. Kısaca, beklenen sadece zilyetliği devretmesidir. Senedi devreden kişi beyaz ciro niteliğinde güvence işleminden kurtulur. Senet bu şekilde tedavül edebilir. En son senedi elinde bulunduran kişi borçluya gidecektir.

Beyaz ciro ile devredilmesinin anlamı borçlunun ödeme yeteneğinden sorumlu değilim diyor. Birisi size senet getirirse ödenir ödenmez ben bunu bilmem, bu senedi devir yeteneğini psikolojik açıdan azaltan bir etkendir. Bu nedenle ticari yaşamda seri halinde kullanılan bir senet türü değil. Tacirler arasında kullanılması mümkündür ama beklenmez.

Ticaret şt lerinde sermaye şt lerinde ortaklar şt in borçlarına karşı üçüncü bir kişiye sorumlu değil. Bir limited tam ciro işlemi yaparsa uyg. Devralanlar büyük ortağın da bir ciro işlemi yapmasını istiyor çünkü şt in ödemesinden tam olarak emin değil. Yani şt ortağa ciro yapsın ortak da bana ciro yapsın ister. Dolayısıyla ortağı da sorumlu hale getiriyor. Şt in ortağını da sorumluluk altına alabilmek için ortağa da tam ciro yaptırılır. Bu yolla hem şt e karşı talep hakkı oluyor hem de şt in ortağına karşı ciro hakkı oluyor.

İlk alacaklının adı gözüküyor, K ya ciro edin gibi bir kaydın bulunması gerekiyor. Ciro kelimesi geçebilir ya da geçmez ama devir iradesinin bulunması gerekiyor. Devredenin mutlaka bu kaydı imzalaması gerekiyor fakat devralanın bunu imzalaması gerekmiyor. Devredenin imzasının atılması yeterli, iradesinin gözükmesi yeterli. Devralanın kim olduğunun da gözükmesi gerekiyor ki kim olduğu belli olsun.

Ciro işlemi lehtardan başlıyor. Yani senedin üzerinde yazan ilk alacaklı. Ciro eğer senet devredilirse söz konusu olur. L h1 h2 h1 e ciro edilmiş, h2 ye ciro edilmiş. H4 önce senedi düzenleyen borçluya gidecek. H4 en son ciro edilen kişi, borçlu eğer ödemezse, kendinden önce herhangi bir kişiye başvurabilir. Burada sıra gözetimi yok. Müteselsil borçluluk esasına göre kendinden öncekilere başvurabilir. H2 parayı öderse o da kendinden öncekilere başvurabilir.

Borçlunun düzgün ciro zincirinin devamını tespit etmesi lazım. Ancak o zaman ödeme yapması gerekiyor.

Ciro sadece bir senedi devretme işlemi değil, aynı zamanda bir güvence işlemi var. Bu senedin ödeneceğine dair kanun hükmü bir güvence vermiş oluyor. Kanun koyucu bir imkan daha tanıyor: beyaz ciro.

Tam ciro da devralanın adı yazıyor devreden de imzalıyor dedik. Beyaz ciroda devralanın adı yazmaz. Senet ödenmediği takdirde ahmet e başvurma olanağı da yoktur. İsterse kendisini ciro zincirini sokabilir ama bu anlamlı olmaz. Beklenen beyaz ciroyu alan kişinin senedi zilyetliğini devretmesi ve adının gözükmemesidir. Ben bu senedi devrediyorum ama bu yükün altına elimi sokamam, demektir beyaz ciro.

Ciro zincirine girmemesinin tek formülü beyaz ciro ile devralıp imzasını atmadan zilyetliği devretmesi, hamiline yazılı senetlerin devrine benziyor. Ama imza attığı halde ciro zincirine giriyor. Senet iptal edildiğinde sadece asıl borçluya başvurulur, cirantaya başvurulmaz.

Beyaz ciro senet bedelini ödeme yüküm. Altına girmediği için ticari yaşamın koşulları nedeniyle bunun yaygın bir şekilde kullanılmasına izin vermiyor. Ben bu senedi sana devrediyorum ama borçlunun ödeme yeteneğini bilemem diyor. Birisi size senet getiriyor ama bu ödenir mi ödenmez mi bilmem. Ticari yaşamda seri halinde kullanılan bir senet türü değildir. Devralanın ismi yazmaz.

Oct. 4, 17

EMRE YAZILI SENETLERDE DEFİLER:

Nama yazılı senetlerdeki defiler kev e özgü bir defi sistemi Değil. Alacağın devrine ilişkin bir defi sistemiydi. Borçlunun en fazla korunduğu sistemdi. Borçlu ilk alacaklıya karşı sahip olduğu defileri devralana karşı da ileri sürebiliyordu. Dolayısıyla devralan kendinden önceki hukuki ilişkilerden kaynaklanan defilerle yüzyüze gelme riskini de alıyordu.

TK 825 te düzenlenmiştir. Burada üç grup defi var:

İlk fıkrada;

  1. Senet metninden anlaşılan defiler
  2. Senedin geçersizliğine ilişkin defiler (hükümsüzlük defileri)
  3. Alacaklı kim ise ona karşı şahsen haiz bulunan defiler / kişisel defiler (senet metni ile ilgisi yok). Borçlu ile alacaklı arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan defiler ya da sonradan sahip olanlar arasında kaynaklanan defiler.

Borçlunun def’ileri

MADDE 825- (1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def’ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def’ileri ileri sürebilir.

İkinci fıkra;

(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def’ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir.

Örneğin,

Düzenleyen halı satın aldı. Lehtar halı satıcısı. Bir bono düzenlendi ve lehtara verdi. Senet devredilerek H4 e geldi. Bu arada hereke halısı kararlaştırıldı sözde ama halıcı makine halısı gönderdi. Alıcı bu söz. ye aykırı dedi. H4 geldi ve emre yazılı bononun bedelini istiyor. Halı satın alan kişi ayıplı mala ilişkin defiyi H4 e karşı ileri süremez. Bunun ancak bir koşulu var: H4 bilerek borçlunun zararına hareket etmişse. Yani borçluyu zarara sokmak için hareket etmiş, borçlunun defiyi ileri sürmesini engellemek için hareket etmişse ancak bu takdirde H4 karşı borçlu ileri sürebilir.

Nama yazılı bir senet düzenlenseydi H4 e karşı ileri sürülebilecekti. Emre yazılı senetlerde borçlu eski koruma zırhının içinde değil.

MUTLAK VE NİSBİ DEFİLER:

Herkese karşı ileri sürülebilen defiler mutlak defidir, herhangi bir sınırlama olmaksızın. Buna karşılık nisbi defiler sadece hukuki ilişkinin karşı tarafına yöneltilebilir.

İlk 2 defi mutlak defidir (1-senet metninden anlaşılan defiler; 2- hükümsüzlük defileri). Ayırt edici özell. Bu defilerin herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese karşı ileri sürülebilir olmasıdır. Nisbi defiler ise sadece söz. nin karşı tarafına ileri sürülebilir. halı örneğinde, bana söz konusu halıyı teslim etmedin ben de bedeli ödemiyorum ancak ilk alacaklıya (halı satıcısına) karşı ileri sürülebilir. Ancak bunun istisnası H4 bilerek borçlunun zararına karşı hareket eden kişi olması durumunda ancak o takdirde kişisel defiyi de ona karşı ileri sürebiliyor. Ancak bu nisbi defiyi, mutlak defi haline gelmiyor.

Kev in güvenli şekilde devredilmesi önemlidir demiştik, bunu sağlayan kev türü emre yazılı senettir. Senedi devralan kişilerin kendinden önceki hukuki ilişkiden kayn. Defilerin size ileri sürülmemesi gerekir ki ticari hayatta senet güvenli bir biçimde tedavül edebilsin. Emre yazılı senet buna hizmet eder. Benden önce ne olduysa oldu, diyebilsin senedi devralan.

Ancak mutlak defiler bir soru işaret yaratıyor. Senet metninden anlaşılan defiler herkese karşı ileri sürülüyor ya da hükümsüzlük defileri, senet metninden anlaşılmasa bile herkese karşı ileri sürülebiliyor. Devir etkisi bakımından bizi düşündürüyor. Devir kolaylığını olumsuz etkiliyor.

Kişisel defiler ise kev devir yeteneğine uyumlu bir özellik taşıyor , nama yazılı senetlerden tamamiyle farklı. Bu definin sadece hukuki ilişkinin taraflarına karşı ileri sürülebileceğini söylüyor, senedi devralanlara karşı ileri sürülemeyeceğini söylüyor. Tedavül gücü bakımından aradığımız bir özell. Senet bu takdirde güvenli bir biçimde devralanılabilecektir.

Mutlak Defiler

  1. Senet metninden anlaşılabilen defiler:

Ön ve arka yüzünde senedin uzantısını oluşturan allonje üzerindeki kayıtların ifadesinden anlaşılabilecek, herkesin anlayabileceği ve ileri sürebileceği defilerdir.

Kanun koyucu kambiyo senetlerini sıkı şekil şartlarına bağlamış. Emre yazılı senette ilk alacaklının (lehtarın) ismi yazılır. Senet üzerinde lehtarın adı yazmıyorsa bunu herkes anlayabilir. Vadenin gelmiş olması ya da gelmemiş olması: borçluya ibraz edildiğinde H4 15 kasım 2017 olan bir senedi bugün 4 ekimde borçluya ibraz ediyor ve bana öde diyor.

Borçlu vade gelmediğini söyleyebilir. Senet metninden anlaşılabilen bir defidir. Lehtarın isminin yazılmamış olmaması, kambiyo senetlerinde ödeme yerinin yazmaması, senedin geçersizliğine neden olur. Ödeme yeri var mı yok mu senet metninden anlaşılır.

Senet metninde temel hukuki ilişki ile bir bağlantı kurulmamış olması gerekiyor. Diyelim ki bir bono veriyorsunuz, halı satış bedelinin ödenmesine dair bonodur kaydı koyarsanız bu kambiyo senedi olma özelliğini yok eder. Bu da senedin üzerinde yazan bir ifade, senet metninden anlaşılan bir defidir.

Bunların mutlak defi olarak ileri sürülmesi, kambiyo senedinin ya da daha genel adla emre yazılı senetlerin devir gücünü olumsuz etkilemez. Herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olması devir özell. Olumsuz Etkileyen bir nitelik değildir. Çünkü devralan senedi inceler, o bilgilerle senedi iktisap edecek, bir sürpriz ile karşılaşmaz. Tedavül gücünü etkileyecek herhangi bir olumsuzluğa sahip değildir. Devralanlar bakımından incelenebilir bir özelliği var.

Senet metninden anlaşılabilen defiler nama yazılı senetlerin devrinden farklı. Senet metninden anlaşılamayan defiler de nama yazılı senette ileri sürülebilir.

Kambiyo senetleri hukukunda kanun koyucu senet metninde konması muhtemel olan bazı kayıtları düzenlemiştir. Mesela bir ciro yasağı konabilir. Diyelim ki H1 senedi H2 ye ciro ediyor. Ama ciro ederken bu senet başkasına ciro edilemez, kaydı koyuyor, sadece H2 ile muhattap olmak istiyor.

Bu ciro yasağına rağmen senet devredilirse bu devir geçerlidir. Sadece ciro yasağı getirdiği için H4 ve H3 ün, diğer devralanların bu kişiye başvurma imkanı yoktur. Bu defiyi sadece bu yasağı koyan ileri sürebilir. H1 herkese karşı ileri sürebilir ama sadece kaydı koyan h1 ileri sürebilir. Sadece bir kişi tr.dan ileri sürülebilmesi mutlak defi olma özelliğini kaybettirmez. Buna karşılık diğer senet metninden doğan defiler (kambiyo senedinin yasal özell taşımadığına ilişkin defi) herkes trdan ileri sürülebilir.

Özet: Mutlak defiler herkese karşı ileri sürülebiliyor ama bu defilerin bir kısmı, kanun koyucunun isteğe bağlı olarak konulmasını kabul ettiği kayıtlar açısından sadece senette o kaydı koyanlar trdan ileri sürülebiliyor. Ve senet metninden anlaşılabilen defiler kambiyo senedinin devir gücünü olumsuz etkileyen bir özell.e sahip değil çünkü herkes senedi görerek devralıyor. Burada nama yazılı senetlerde, nama yazılı senetleri devralan kişinin durumundan farklı bir durum var. Çünkü nama yazılı senetlerde senet metninden anlaşılamayan defiler de senedi devralan kişiye ileri sürülebiliyor.

  1. Senedin Geçersizliğine ilişkin Defiler/ Hükümsüzlük Defileri:

Kev in hükümsüzlüğünü, kıymetli evrakı hükümsüz kılan bir sebep değil, sadece borç altına giren kişinin borçtan kurtulmasına imkan veren bir defidir. Bir diğer deyişle, kambiyo senedinde birçok kişi kambiyo taahhüdü, borç altına girmektedir. Bonoyu düzenleyen asıl borçlu. Lehtar, senedi ciro ettiği için o da kendisinden sonrakilere karşı bir taahhüt altına giriyor. H4 dışında hepsi borç altına girmiş.

Not: Kıymetli evrak geçerlidir, taahhüt hükümsüzdür.

Not: Bir kambiyo senedinde düzenleyen var. Düzenleyenden sonra senedi ciro edenler var. Ciro eden kişinin kural olarak, senet asıl borçlu tarafından ödenmezse bunun ödenmesini kendinden sonra gelenlere karşı taahhüt etmiş sayılır. Dolayısıyla ciro da bir kambiyo taahhüdür. Yani bir kambiyo senedinde birden fazla kambiyo taahhüdünde bulunan olabilir.

Senedin hükümsüzlüğüne ilişkin defilerden kastımız, kambiyo taahhüdü altına giren herhangi birinin kendi taahhüdünün geçersizliğine ilişkin defilerdir. H1 açısından bakıldığından sadece h1 in taahhüdünün geçersizliğine ilişkin bir defi varsa, H1 bunu herkese karşı ileri sürebilir. Ancak diğerleri bu defiye dayanamaz. Bunu sadece kullanacak kişi, hükümsüzlük sebebinin kendi nezdinde doğan senet borçlusudur.

TK 825 te kevin geçersizliği değil, kev ta borç altına girenlerden birinin (düzenleyen, ciranta, avalist) sorum. Altına girenlerden birinin ya da birkaçının taahhüdünün geçersizliğine yol açan sebeplerdir. Bunu sadece kendi nezdinde geçersizlik sebebi doğan kişi ileri sürebilir.

Hükümsüzlük defilerine ilişkin getirilen bazı hükümler:

Kanun koyucu bu geçersizlik defilerine ilişkin olarak kev hukukunda, kambiyo senetleri ile ilgili çok önemli bir ilkeyi düzenlemiştir: TK 677.

  • TK 677, imzaların bağımsızlığı

ilkesidir. Kambiyo senedinin en temel hükümlerinden biridir. Hükümsüzlük sebepleri olmuşsa diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. Kanun koyucu kambiyo senedinde taahhüt altına giren her birinin taahhüdünün diğerinden bağımsız old. Düzenliyor. Her bir taahhüt soyut bir borç ilişkisi doğurur ve birbirinden bağımsızdır.

Geçerli olmayan imzaların bulunması

MADDE 677- (1) Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.

Örneğin;

H4 dışında 5 kişi borç altındaydı. Bu beş kişinin taahhüdü birbirinden bağımsızdır. Dolayısıyla 677 uyarınca, H1 in söz. yapma ehliyeti yoksa H1 bunu herkese karşı ileri sürebilir ama diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. Sadece ve sadece kendi nezdinde hükümsüzlük doğan kişi ileri sürebilir.

Aynı şekilde 677 de imzanın taklit edilmiş olması örnek olarak sayılmıştır. H1 in imzası taklit edilerek h2 ye devredilmiş daha sonra senet H4 e geldi. H4 h1 başvurursa h1 imza sahibi bu taklittir diyebilir. Ancak L, h2, h3 ileri süremez. Hükümsüzlük kendi nezdinde doğan kişi yalnızca ileri sürebilir.

Bu defi türü senedin tedavülü açısından bir olumsuzluk yaratıyor. Bu senet metninden anlaşılamamasına rağmen, senedin sahte imza ile ciro edilmiş olması, ileri sürülebiliyor. Dolayısıyla emre yazılı senet hamilini, nama yazılı senet hamiline yaklaştırıyor. Fakat hükümsüzlük hallerinde kişiyi bağlayan bir irade söz konusu değil, dolayısıyla her ne olursa olsun senet tedavül etsin dersek sahte imzalı bir bonoyu tahsil etmek zorunda kalırdım.

Kanun koyucu azalan tedavül yeteneği ile imzaların bağımsızlığı ilkesini dengelemiştir. Bunu sadece hükümsüzlüğün kendi nezdinde doğan kişi ileri sürebilir. Bu nedenle kambiyo senedinin tedavül yeteneğini dengeleyen bir dengeleme mekanizmasıdır.

  • TK 678, yetkisiz temsil

hiç yetki olmadan temsil yetkisi varmış gibi kambiyo senedi düzenlenmesi ya da temsil yetkisi var ama bu sınır aşılarak kambiyo senedi düzenlenmesidir. Ticari vekilin temsil yetkisi var ancak kambiyo senedi düzenleme yetkisi yok, bunun ayrıca verilmesi gerekiyor. Ya da hiç temsil yetkisi yokken varmış gibi imza atması. BK açısından yetkisiz temsil askıda hükümsüzdür. Onay verilirse işlem geçerli olur. yetkisiz temsil olunan kişi onay vermezse bu işlem geçerli olmayacaktır.

Oysaki 678 tamamen farklı bir hüküm getiriyor: Yetkisiz temsilci burada sorumlu kılınıyor. BK da kabul edilen esastan tamamen farklıdır. Kambiyo senedinin tedavül yeteneğini güçlendirmek için benimsemiştir.

Yetkisiz imza

MADDE 678- (1) Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.

Kanun koyucu, tedavül yeteneğini dikkate alarak bu esas hükümden ayrılmış ve TK da ayrı bir düzenleme yoluna gitmiştir. Çünkü kişiye temsil yetkisini incele dersek, temsil yetkisindeki imzanın da geçerli olup olm. Bilemeyiz.

Yetkisiz temsilciye, gelişigüzel imza atma, sen sorumlu olursun deniliyor ama yüzde yüz bir koruma söz konusu olmuyor: Temsil olunan kişi Rahmi koçla değil, yetkisiz temsilciyle muhattap oluyorsunuz. Dolayısıyla 678 imzaların yetkisizliği, senedin hükümsüzlüğüne ilişkin defilerin emre yazılı senetlerin tedavül gücünün olumsuz özelliğini azaltan hükümlerden bir tanesi.

677 tehditten bahsetmiyor:

  • Ehliyetsizlik,
  • sahte imza,
  • hayali kişilerin imzaları
  • adına imza atılan kişiyi bağlamayan imzalar.

Ancak tehdit yok. İrade bozukluğu halleri (hata, hile), kişisel defilerdir. Ancak hukuki ilişkinin karşı tarafına ileri sürülebilir. Tehditte, (hata ve hileden farklı olarak) tehdit edilenin herhangi bir katkısı olmaksızın bir irade oluşmadan imza attırılmasıdır. Bunun kambiyo senetlerinde sahte imzadan bir farkı yoktur. Yargıtay, tehdidi hükümsüzlük halleri arasında mutlak defi hallerinde saymıştır. Yani tehdit edilen, herkese karşı bu defiyi ileri sürebilir. Mutlak defi olarak düşünülmüştür. İmzaların bağımsızlığı ilkesine göre yine tehdit edilen kimse dışında biri bu defiye dayanamayacaktır.

Özet: Mutlak defiler ikiye ayrılır: senet metninden anlaşılan defiler ve hükümsüzlük defileri. Ama hükümsüzlük defilerinde altını çizmemiz gereken şey, buradaki hükümsüzlük kıymetli evrakı hükümsüz kılan bir sebep değil, kıymetli evrakta borç altına girenlerden bir veya birkaçının borç taahhüdünü hükümsüz kılan sebeplerdir. Bunlar mutlak defi olarak herkese karşı ileri sürülebilir ancak kanun koyucu imzaların bağımsızlığı ilkesini benimsediği için bu hükümsüzlük defilerinin herkese karşı ileri sürülebilmesinden doğacak sakıncalar hafifletilmiştir. Aynı şekilde yetkisiz temsil durumunda da, yetkisiz temsilcinin kişisel olarak kambiyo taahhüdünün altına girdiğinin kabulu halinde hükümsüzlük definin herkese karşı ileri sürülebilmesinden doğacak sakıncaları hafifletmektedir.

Nisbi Defiler

Kişisel defi yani tarafların aralarındaki hukuki ilişkiden doğan defi. Kural olarak 3. Kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak üçüncü kişi bilerek borçlu zararına hareket etmişse 3. Kişilere ileri sürülebilir. Halı satım söz.de borçluya zarar verme kastını anlayabilmek için ispat yükü borçlu üzerindedir. H4, senedi düzenleyen kişiye bonoyu ibraz etti. Bononun borçlusu da dedi ki, Senedi düzenleyen de ben makine halısı aldım. Sen de zararıma hareket ettiğini ispatlaması lazım H4 e ileri sürebilmek için. L halı satım söz. nin tarafı. Ben bu senedi arkadaşıma devredeyim diyor. Böylece bana sürülecek olan defi senedi ciro ederek defiden kurtulayım diyor.

H4 e gelince borçlu bunu akrabalık ya da iş lişkisi var mı diyerek bakıyor. Kambiyo senedinin devrini gerektiren haklı bir sebebin bulunmaması ispat koşulunu sağlayacak. Hatır için devredilebilir ama hayatın olağan akışına aykırı. Borçlunun kişisel defi ileri sürmesini engellemek için bu devrin yapıldığını ort. Koymak, borçlu zararına hareket edildiğini ispatlar.

Oct. 9, 17

TK 687 poliçe bakımından düzenlenmiştir. Ancak bu bono ve çek için de geçerlidir.

Def’iler

MADDE 687- (1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.

Borçlu ile düzenleyen arasında veya senetteki diğer kambiyo borçlularıyla senedi ibraz edenler arasındaki defileri kastediyor. Cirantaları da bu kapsamda düşünmemiz lazım. Bu kişi, defiyi ileri süren kişi borçlu da olabilir, senedi düzenleyen kişi de olabilir veya ciranta da olabilir. Ciro eden kişiye de başvurulabilir eğer asıl borçlu ödemezse.

Örnekler;

Borçluya başvurulduğu zaman, asıl borçlu ödemedi. H4, L ye başvursa (çünkü burada h4 kendinden önceki kişilere başvurabilir) L senedi düzenleyen ile arasındaki hukuki ilişkiden doğan defileri H4 e karşı ileri süremez. L, bende düzenleyenden paramı alamadım, o yüzden sana da ödeme yapamam diyemez. Veya H1 ile arasında başka bir hukuki ilişki var, mal satışı yapmıştı. Ben malı satmıştım, parayı alamadım; ödeyemem, diyemez. Bunlar kişisel defi niteliği taşır.

Ama diyelim ki, bono düzenlendi, düzenleyen lehtara verdi. Düzenleyen ödemedi. H4 de L ye başvurdu. Bu arada, L ile H4 arasında başka bir hukuki ilişki var. Ve bundan doğan birtakım defileri var. Takas definde bulunabilir. Ya da o hukuki ilişkiden doğan başka defileri, H4 e ileri sürebilir. Çünkü aralarında hukuki ilişki var. Ama bu takas defiyi, satım söz.den kaynaklanan başka bir defiyi H1 e karşı ileri süremez.

Asıl borçlu zamanında ödemedi, H4 gidip H1 den alacağını aldı. H1, kendisinden öncekilere başvurabildiği için L ye gitti. H4 ile L arasında hukuki ilişki vardı. Ve lehtar bu hukuki ilişkiden doğan defiyi H1 e karşı ileri süremeyecektir. Buna karşılık H1 ile aralarındaki bir hukuki ilişkiden kaynaklanan defi söz konusu ise, H1 e karşı ileri sürebilir.

“…meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” benzer hüküm emre yazılı kıymetli evrakın genel defilerini düzenleyen 825 te de var. Bu, bunun poliçeye yansımış hali.

Özet: Kişisel defiler, kendisine başvurulan kişinin kambiyo senedi borçlusunun (düzenleyen, ciranta, avalist) sadece taraf olduğu hukuki ilişkinin defileri, o hukuki ilişkinin tarafına karşı ileri sürebilir. Bunu üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Bunun istisnası, üçüncü kişinin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olmasıdır. Yani, L, H4 borçlunun zararına bilerek hareket etmişse bu takdirde kural olarak üçüncü kişiye ileri sürülemeyen kişisel defi senedi ibraz eden H4 e karşı ileri sürülebilir.

Yargıtay, senet kendisine ibraz edilen kişi kastı ispatlamak zorunda (düzenleyen, düzenleyen ödemediği takdirde başvurulan kişi). Senedi ibraz eden kişinin bilerek kendi zararına hareket etmiş olmasını ispatlayacak ve kastı ispatlaması lazım. Yargıtay genel esas olarak, eğer kendinden öncekilerin defi ileri sürme imkanının varlığını bilir ve senedi bertaraf etmek için (zarar verme kastı) alırsa burada borçlunun zararına hareket edildiği kabul edilir. Burada borçlunun zararına hareket etme kastı olduğu kabul edilir.

Örneğin; H1 senedi L ye ibraz ederse, L takasın koşulları gerçekleşmişse takas defiyi ileri sürebilecek. O zaman ben ibraz edeceğime bir başkası ibraz etsin ki defi ileri süremesin diyor. Senedi H1 devrediyor, inandırıcı olsun diye 3 devir işlemi yapıyor. Bu kişiler H1 in yakın arkadaşları. Kural olarak L , kişisel defi old. İçin bu defiyi H1 e karşı ileri süremez. Fakat L kendisi zararına hareket edildiğini ispatlarsa bu takdirde H4 e karşı bu kişisel defiyi ileri sürebilecektir.

H4 defiyi biliyor ve senedin bertaraf etmek için kendisine ileri sürüldüğünü biliyorsa bu takdirde yargıtay H4 borçlunun zararına hareket ediyor, diyor. Sadece defilerden haberdar olması yetmez, bu definin ileri sürülmesini engelleme amacıyla senedi devralması lazım. Defilerden haberdar olsa bertaraf etme amacı önemli. H1 den senet devredildiğinde, ciro edildiğinde makul gözükmesi için aralarında satım söz. yapıyorlar. Ticari defterlerin incelenmesi, devir işlemlerin geçerli bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığını kontrol etmek gerekir. Tacir değilse bunun ispatlanması imkansız olacaktır.

Kişisel defilerin 3. Kişiye karşı ileri sürülmesinin tek istisnası bu (devir söz. olmaksızın senetin elden çıkması hariç: çalınma, kaybolma hariç).

Bazı hallerde kanun koyucu kambiyo hukuku bakımından senedin hukuki niteliğinin değiştiğini kabul etmiştir:

  • Poliçede karşılığın devri,
  • Vadeden sonra ciro edilmişse (alacağın devri hükümlerine tabii kılar,ciro geçerlidir fakat alacağın devri niteliğindedir. Defiler sistemi bir anda değişiyor, borçlu devredene karşı ileri sürdüğü bütün defileri devralana karşı da ileri sürebilir. nama yazılı defi sistemi esas oluyor. Bu nedenle bu gerçek bir istisna olarak görmemek gerekiyor).
  • tahsil ve rehin cirosu.

Kişisel defiler neler olabilir?:

  • temel borç ilişkisi
  • kev ile ilgili anlaşmalar
  • senetteki bazı unsurların değiştirilmesine yönelik anlaşmalar
  • taraflar arasındaki bir başka hukuki ilişkiden alacak/takas

Taraflar arasındaki bir borç ilişkisinden kaynaklanabilir. Bonoyu düzenleyen ile mal satan arasında bir kambiyo senedi düzenleniyor. Bononun lehtarı bu defiyi ileri sürebilecektir. Aralarındaki defiyi taraflar birbirlerine karşı ileri sürebilecektir.

Bunun dışında, temel borç ilişkisi değil de, söz konusu kev ile ilgili birtakım anlaşmalar yapılmış olabilir: senedi düzenleyen kişi lehtara bir bono veriyor. Bononun üzerinde de, ayrı bir yazılı söz. yapıyorlar. Senedi düzenleyen kişi diyelim ki lehtara veriyor. Bononun üzerinde de ayrı yazılı bir protokol yapıyorlar. Eğer 15 kasım a kadar KGM benim paramı ödemezse 15 aralık a kadar bekliycem diyor. Bunu lehtar kabul ediyor. Ayrı bir yazılı söz. yapıyorlar. Bu taraflar arasında geçerli.

Eğer senet ilk alacaklının elindeyse söz konusu vade uzatan söz.ne ilişkin talepler bir defi oluşturur. Lehtar 15 kasımda ibraz ederse 15 aralık ta gel, deme defi hakkına sahiptir. Ama lehtar senedi bir başkasına devretmişse söz.den kaynaklanan defi bir başkasına karşı ileri sürülemez. Yani H1, H2, H3 e karşı ben paramı alamadım; 15 aralık ta gel diyemez. Bu bir kişisel defi oluşturur. İstisnası ise yine borçlunun zararına hareket edildiği durumdur.

Bunun dışında Senetteki bazı unsurların değiştirilmesine yönelik de olabilir: ank da ödenmesi yerine kütahyada da ödenebilir gibi bir anlaşma yapılabilir. Fakat bu anlaşmayı üçüncü kişilere karşı ileri süremeyecektir. Senedin lehtarı ibraz ederse bu defi ileri sürülebilir.

Taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanan bir alacak var ve takasın da koşulları gerçekleşmişse takas defi de ancak bir kişisel defi oluşturur.

Nispi defilerin en önemli özelliği kişisel defi olmasıdır. Bir hukuki ilişkide taraflar arasındaki defiler kural olarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bunun da istisnası üçüncü kişilerin borçlunun zararına hareket etmesi durumunda bu defilerin üçüncü kişilere de ileri sürülebileceğidir.

Nispi defiler grubu içinde taraflar arasında bir hukuki ilişki bulunmamasına ya da mevcut hukuki ilişkinin herhangi bir nedenle geçersiz olması durumunda bu hukuki ilişkiden kaynaklanan defiler üçüncü kişilere de ileri sürülebilir. Bu da nispi bir defidir ve öncekinden derste anlatılan defilerden farkı ise, önceki defiler borçlu ile senedi ibraz eden kişiler arasında bir hukuki ilişki var mı yok mu ona dayanan bir defi sistemi. Borçlu sadece arasında hukuki ilişki bulunan kişilere karşı ileri sürebiliyorudu ve geçerli bir hukuki ilişki vardı. Senet istek dışı elden çıktıysa (kaybolma, çalınma) senedi düzenleyen ile senedi çalan ya da senedi yerde bulan arasında bir hukuki ilişki yok.

Hamilin hak sahipliği

MADDE 686– (1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.

(2) Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür.

Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunmadan kasıt, poliçe hamilinin rızası, isteği dışında elinden çıkmış bulunmasıdır (çalınma, kaybolma). Bu takdirde senedi elinde bulunduran kişi, poliçeyi kötüniyetli iktisap etmiş ya da iktisap etmesinde ağır bir kusur varsa bu iki koşul gerçekleşmişse senedi iade etmekle yükümlüdür.

Senedin elinden bulunduran kişinin senedin isteği dışında çıkması halidir. Senedi çalan ile senedi yerde bulan ile senedin sahibi arasında bir hukuki ilişki yoktur. Burada ise senedi elinde bulunduran kişi, kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisabında ağır kusurunun bulunması takdirde iade yükümlüsüdür. Bir başka anlatımla, senedin borçlusu senedin çalındığını ya da kaybolduğunu ancak kötüniyetli iktisap eden veya ağır kusurunun bulunduğu kişiye karşı ileri sürebilecektir.

İki grup arasında karşılaştırma yaptığımızda bir tarafta bilerek borçlunun zararına hareket edildiğinin ispatlanması gerekiyor bir tarafta ise kötüniyet veya ağır kusurun ispatlanması gerekiyor. İkisinde de ispat yükü borçlu üzerinde. Borçlunun durumu birincisinde daha zordur. Çünkü kastı ispatlamak daha zordur.

Kanun koyucu, menfaatler dengesine göre hareket ediyor. Bir tarafta bazı defileri ileri sürme hakkına sahip olan borçlu, diğer tarafta hukuki görünüşe güveni olan üçüncü kişi. Olabildiğince üçüncü kişinin hukuki görünüşe olan güvenini korumak gerekir. Ama bazı hallerde üçüncü kişilerin hukuki görünüşe olan güveni korunmuyor. Hükümsüzlük defilerinin varlığı durumunda kanun koyucu borçluyu koruyor.

Burada senet bir devir söz. olmaksızın elden çıkmıştır. Esasen borçluyu korumak gerekir ama kanun koyucu kötüniyeti ve ağır kusuru söz konusu değilse yine görünüşe güveni korumuştur. Ama kötüniyet veya ağır kusurun bulunması halinde kanun koyucu borçlunun korunması gerektiğine hükmetmiştir.

Esasen hamiline yazılı senetlerde, MK da da iyiniyetli kişilere karşı taşınır davası açılamaz hükmü vardı. Emre yazılı sistem ile MK sisteminde küçük bir farklılık var. MK iyiniyetli kişilere açılamaz diyor. Ama TK da 686 kötüniyetli iktisap eden veya ağır kusuru bulunan. Öğretide ağır kusurlu birinin aynı zamanda iyiniyetli olabileceği de savunulmaktadır. Ama çoğunlukla ağır kusur iyiniyeti de ort. Kaldıran bir unsur. MK ve TK paralel bir düzenleme içerir ama lafzı farklı.

Demek ki, kanun koyucu Devir söz. yoksa,defilerin ileri sürülmesi (istek dışında elden çıkma defiyi) farklı bir rejime bağlamış. Borçluyu biraz daha koruyucu bir hüküm konmuştur. MK ile paralel bir düzenleme içeriyor. Taraflar arasında, hiçbir hukuki ilişki yoktu. Hukuki ilişki geçersiz ya da borçluyu bağlamıyorsa bunu da 686 ya sokabilir miyiz?

İrade bozukluğu hallerinde esaslı hataya uğrayan kişiyi ya da hileye maruz kalan kişiyi kanun koyucu bu kişiyi korumuştur. Söz. ile bağlı olmamasını sağlayacak bazı haller koymuştur. Yine aşırı yararlanma hallerinde de kanun koyucu borçluyu koruyucu bazı hükümler getirmiştir. Bunlar taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiyi etkileyen ve borçlunun bu hukuki ilişkiye bağlı olmamasını da sağlayacak mekanizmalardır.

Öğretide; her ne kadar 686 da poliçenin halimilinin rızası dışında elden çıkmış olayı düzenlemiş olsa da hukuki ilişkinin geçersiz olmasından kaynaklanan defiler de bu kapsama sokulabilir. BK da kesin hükümsüzlük halini senedin çalınmasından, kaybolmasından ayrı düşünmeye imkan yok. Burada da söz konusu definin ancak üçüncü kişi kötüniyetli ve ağır kusuru varsa ileri sürülebilecektir, aksi takdirde hukuki ilişkinin taraflarına karşı ileri sürülebilecektir. Bu defilerin hukuki ilişki tarafları arasında sürüleceğine dair hiçbir tartışma yok.

Emre yazılı kev de kanun koyucu emre yazılı kev a ilişkin bir genel iptal sis. Öngörmemiştir. Emre yazılı kev in iptaline ilişkin 831/2 da varant ve makbuz senedi dışında senetlere poliçelere ilişkin hükümler uygulanır, denilmiştir. Dolayısıyla emre yazılı kıymetli evrakın iptaline ilişkin bir düzenleme yapılmadığı için poliçelere ilişkin iptal hükümleri genel iptal hükümleri niteliği kazanmıştır. Poliçeler için getirilen iptal düzenlemeleri bütün emre yazılı senetlerin uygulama alanına sahiptir.

Ana hatlar hamiline yazılı senetlerde anlatılan iptal prosedürüne benzerlik arz ediyor.

Bir defa, zayı olma istek dışında olabilir veya yanma, yırtılma halinde de olabilir. burada önemli olan senedin ibraz edilerek bir hak talep edilememesidir. Ancak senet istek dışında dışında çıktığında izinsiz kullanma riski vardır. İptal davasının bir amacına ulaşabilmesi için mahkemeden tedbir kararının alınması gereklidir.

Mah, ödemeden men kararı verilmesi istenecektir – Mah. borçluya sen şu senedi ödeme diyecektir. Eğer bu senedin vadesi gelirse iptal davası sürecinde mah. Nezdinde açılmış bir yere yatır denilir. Böylece bir tevdi yeri gösterilir. Böylece, borçlu da iptal davası süresince borçlu olarak kalmak zorunda değildir. ama önemli olan izinsiz olarak senedi elinde bulunduran kişiye ödeme yapılmasını önlemektir, onun için bir tevdi yeri gösterilir.

Mah. Daha sonra istek dışında elden çıkma durumunda ilan sürecini izliyor. Hamiline yazılı senetlerde 6 aydı. Burada kanun koyucu 3 ay ile 1 yıl. 3 ilan veriyor ve ilk ilan ile süre başlıyor. Eğer senedin vadesi gelmişse bu vadeden itibaren süre hesaplanacaktır.

Bu süre içerisinde iptali istenen şu senedi elinde bulunduran varsa gelsin başvursun deniliyor. İlan üzerine hamiline yazılı senetlerde iki olasılık var: ya biri getirir ya da biri getirmez. Eğer getirirse iptali isteyen kişiye istirdat davası için süre veriliyor. Bu süre içinde açılırsa bu dava, davanın sonucuna göre karar çıkıyor. Davada haksız çıkarsa 3. Kişiye senet iade ediliyor.

Eğer kimse başvurmazsa senet iptal ediliyor ve iptalin sonucu da vadenin gelmiş olup olmadığına göre farklı. Eğer vade gelmişse, mah. Kararı ile iptal isteminde bulunan kişi borçluya başvurarak hakkını talep edebilir, eğer vade gelmemişse borçlu senedin iptal edilmiş olması nedeniyle ödeme yapmak zorunda değil, yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.

Hamiline yazılı senetlerin defiler de emre yazılı senetlerin defi sis.esas itibariyle geçerlidir ama birtakım istisnaları vardır: TK 659/3.

Borçlunun def’ileri

Genel olarak

MADDE 659- (1) Borçlu hamile yazılı bir senetten doğan alacağa karşı, ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senedin metninden anlaşılan def’ilerle, alacaklı her kim ise ona karşı şahsen sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir. (2) Borçlu ile önceki hamillerden biri arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde geçerlidir. (3) Senedin, borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolunda bir def’i ileri sürülemez.

SENEDİN TÜRÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ: TAHVİL.

Nama/emre – hamiline: nama ya da emre yazılı senedin hamiline dönüştürülmesi düzenlenmiştir. Burada bütün ciro edenlerin, lehtarın ve düzenleyenin ben bunun hamiline çevrilmesini kabul ediyorum demesi lazım. Özellik devir bakımından borçluyu farklı kademelerde koruyan bir senedin devir bakımından hızlı ve riskli bir türe dönüştürülmesi. Üçüncü kişilerin eline geçmesi daha yüksek. Çünkü sadece zilyetliğe bakacak. Devir hızı var ama devir güvenliği yok.

Hamiline – nama/emre: Aynı kural geçerlidir. senette hak sahibi görünen kişiler imzalayıp kabul edecektir. Ama ciro olmadığı için hak sahibi görünen kişiler daha azdır. Herkesin onayının bulunmaması durumunda Hamiliden nama/ emre dönüştürmede belli bir ana kadar senet hamiline senet sayılır, belli bir andan sonra nama ya da emre yazılı senet haline gelecektir.

Nama- emre ya da emre-nama çevirlmesi kanuna eksiktir. Bu konuya öğretide olumlu cevap veirlmektedir. Amaçsal yorumla devir güvenliği bakımdan hamiline yazılı senete dönüştürürken tüm hak sahiplerinin onayını şart koşmuştur. Nama – emre de de aynı durum var. Tüm hak sahiplerinin onayı aranır. Emre- nama da ise yine tüm hak sahibinin onayı aranır. Ama onay verilmemesi durumunda belli ana kadar emre, belli andan sonra nama yazılı senet olacaktır.

Oct. 11, 17

Kambiyo senetleri: emre yazılı kev ile ilgili şeyler kambiyo senediin hukuki alt yapısını oluşturur(defiler, imzaların bağımsızlığı, iptal). Senet metninden anlaşılan defiler senedi inceleyerek herkesin anlayabileceği defilerdir. Senedin hükümsüzlüğü ise kev in değil, taahhüdün geçersizliği idi. Senede yasaklı bir ifadenin konulması da senedin metninden anlaşılan bir defidir demiştik. Sınıftan soru üzerine:

Senet metninden anlaşılan defiler kev in geçersizliğine yol açabilir. Örn, bononun üzerine kaydın konması ya da lehtarın adının yazmaması. Senedin metninden anlaşılan defilerin bir kısmı kev in geçersizliğine yol açabilir. Ama hükümsüzlük defileri, kev in geçersizliğine yol açmaz.

KAMBİYO SENETLERİ

Kapalı sayı ilkesine göre düzenlenmiştir (çek, bono, poliçe). Kanun koyucu, kevde kapalı sayı ilkesi koymamış ama burada kapalı sayı ilkesi koymuş, bunun nedeni kambiyo senetlerine birtakım hukuki ayrıcaklıklar tanımıştır. Genel hükümlerden farklı hep hukuki görünüşü korumayı sağlayan ayrıcalıktan yararlanacak senet türlerinin mutlaka yorum dışı tanımlanması gerekir.

İkinci olarak kredi ve teminat işlevi olduğu için ks nin yoruma elvermeyecek bir biçimde belirlenmiş olması gerekir. Kanun koyucu ks için katı şekil şartları getirmiştir. Belirsizliği ortadan kaldırır ama ks düzenlerken bir adi senet düzenlenebilir.

Bir ks ni burada ksnin var olması için ks nin düzenlenmesini gerektiren bir temel hukuki ilişkinin bulunması şart değil. Size bir bono imzalayıp versem durup dururken bu geçerli bir bono olur. Yargıtay, sebep olmaksızın düzenlenen ks ler için hatır senedi diyor. Temel özell. Ks nin düzenlenmesini gerektiren bir temel hukuki ilişkinin bulunmamasıdır. Hukuken neden düzenlendiği önem taşımaz.

Hatır senedinin veya buna bağlı hatır defi, bir hatır senedi düzenlenir. Bir senet düzenleyip verdiği takdirde bir mal alması mümkün olmayan birine bono düzenliyorum. Borçlusu benim, alacaklısı arkadaşım. Senedin asıl borçlusu benim. Senedi düzenleyen kişiye güvenerek üçüncü kişi mal satışını yapıyor. Burada hatır ilişkisi var.

Arkadaşım bononun vadesi geldiğinde senedi bana ibraz ederse hatır defini ileri sürebilirim. Eğer bir anlaşma varsa aramda daha güvenliyim. Anlaşmayı içsel defi olarak ileri sürebilirim. Tacir olup olmadığıma göre hatır definin ispatlanmasının zorluğu farklı. Kiralayan kiracıya güvenmiyor, 1 yıllık kira bedeli için bono alıyor. İCK na göre tahsil kolaylığı sağlıyor.

Kambiyo senedinde taahhüdün doğumu:

Bir bono (unsurları TK da yer alır) düzenleyen trdan imzalanıyor. Bononun doğumu (kambiyo taahhüdü) ise, kambiyo senedinin tüm unsurlarının tamamlandıktan sonra kambiyo söz. (teslim sözleşmesi) ile senedin lehtara devredilmesi gerekir. BK daki sözleşmelerin kurulması ilkeleriyle birebir örtüşen bir durum var fakat yolda çalınma veya kaybolma halinde dahi kambiyo senedinin varlığı kabul ediliyor üçüncü kişinin hukuki görünüşe olan güvenini korumak için.

Hamiline yazılı senetlerde de MK ve TK gereği iyiniyetlilerden istek dışı elden çıkan senetlerin iadesi istenemiyordu.

Kambiyo senedi düzenlenirken bir temel borç ilişkisi varsa (ki çoğunlukla böyle), alıcı satıcıdan bir mal alıyor. Bunun karşılığında da 2 ay vadeli bir bono düzenleyerek (S)atıcıya verdi. Temel borç ilişkisindeki alacak hakkında bir değişiklik olmuyor. Satıcının hakkı bir alacak hakkı. Aynı zamanda bonoyu aldığı için bir kambiyo alacağına sahip. Burada bononun verilme amacına bakmamız lazım: TK 133.

Yenileme iradesinin açıkça belirtilmesi lazım. Bedel ödeme borcu sona erecektir bu bono verilecektir ibaresi varsa temel borç ilişkisi sona erecektir ve adi alacak hakkı sona erecektir. Eğer yoksa, bu bononun hukuken değerlendirilmesi ifa uğruna verildiğini gösterir. İfa uğruna verildiği için adi alacak ve kambiyo alacağını yarıştığı bir durum söz konudur. Ks nin ödenmesi durumunda temel borç ilişkisinden kaynaklanan adi alacak da sona erecektir. Ya da alacak ödenirse kambiyo alacağı da sona erecektir.

Satım sözden doğan borç ödenirse, kambiyo senedinden doğan borç mutlak bir şekilde sona ermez. Çünkü satıcı bu senedi ciro etmişse, bu senedi ciro eden kişilere defi ileri süremez. Ancak satıcıya karşı ben bunu ödedim, kişisel defi olarak sürebilir.

Demek ki, temel borç ilişkisi kurulduğundan bundan doğan alacak hakkı, aynı alacak için bir kambiyo senedi düzenlenmişse ortadan kalkmaz. Yenileme iradesi yoksa her iki alacak varlığını korur. Kambiyo alacağının ödenmesi adi alacağı sona erdirir ama adi alacağın ödenmesi kambiyo alacaklısı üçüncü kişiye karşı ileri sürülmez.

Sigorta hükümlerinde ise, ifa uğruna bir kambiyo senedi ancak düzenlenebilir. Aş lerde sermaye ödeme borcu karşılığında bir senet düzenlenmişse şt in sermayesini korumak amacıyla ancak ödendiği takdirde sermaye borcu ödenir.

Örnek, satıcı bonoyu devretti ya da devretmedi vade geldiğinde senedi ibraz etti ama düzenleyen ödemedi isterse adi alacağa yönelik takip hakkına gidebilir isterse kambiyo senetlerinin takibine gidebilir. Za ları farklı, kambiyo senedinin za süresi daha kısa. Kambiyo senedinden kaynaklanan borçlar aranacak borçlardır. Ödeme yeri olarak Çankaya gösterilmişse bu orada ödenir, Balgat şubesinden bir ihbar gelirse orada ödemeye mecbur değilim.

Kambiyo senedinin özellikleri

Kambiyo senetlerinde temel ilke, soyutluk ilkesidir: biçimsel ve maddi soyutluk. Biçimsel soyutluk ilkesine göre kambiyo taahhüdünün nedenin senette gösterilmemesi gerekiyor. TK 671/1.b e göre, belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız ve şartsız bir taahhüdün gerçekleşmesi gerekir. Senedin üzerine temel borç ilişkisine işaret eden bir kayıt konamaz, konulursa kev özelliğini kaybeder bu bir adi senede dönüşür. Çünkü böyle bir kayıt konulması tedavül yeteneğini ortadan kaldırır.

Bununla beraber konulması kabul edilen kayıtlar var. Kanun koyucu bunları açıkça ya da yargıtay içtihatları ile mümkün kılınmıştır. “bedeli nakden/malen alınmıştır.” Kaydı senede konulabilir ama tehlikelidir. Konulmasının nedeni soyutluluk ilkesi ile çelişmemesidir, çünkü hukuki ilişkiyi belirtmiyor. Bu senedin bir nakit karşılığı ya da mal karşılığı alındığı belirtilir.

Bu kayıtların tehlikeli olmasının nedeni, hatır defini önlemek amacıyla önemli bir kayıt. Lehtarı koruyor. Senedi düzenleyen kişi bunun hatır defi olarak ileri sürüldüğünü ileri sürebilir eğer temel bir hukuki ilişki yoksa. Alacaklıya borçlu ben bunu hatır için vermiştim demesini engellemek için konulur. Borçlu bir mal ya da nakit aldığını kabul etmiştir. Usul hükümleri çerçevesinde yazılı bir belgenin aksini yazılı bir belge ile ispat etmek gerekir.

(Nakden alınmıştır ama bu para ödenmiştir denilip makbuz aldım gibi). Onun için nakden almadan ya da malı almadan bu kayıt konulması borçluyu sıkıntıya sokabilir.

Bunun dışında, senedin ciro etmesi durumunda ciro kaydının da soyut olması gerekir. Poliçenin kabulü, aval de kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Söz konusu işlemlerin kayda ve şarta bağlanması bu senetlerin geçersizliğine neden olur. burada da imzaların bağımsızlığı ilkesi devreye girer.

Senedin borçlusuna senet ibraz edildiğinde ayrıca bir alacağa sahip olduğu ispatlanmak zorunda değildir. alacak için kambiyo senedi almışsam ayrıca alacaklı olduğumu ispatlamama gerek yok, senedin ibrazı yeterlidir. Senedin alacaklısı için biçimsel soyutluk önemli bir avantaj.

Oct. 16, 17

Kambiyo taahhüdü düzenleyen açısından senedin tüm unsurlarının bütün olarak düzenlenmesi diyebiliriz. Kısacası senedi imzalamasıyla borçlunun kambiyo taahhüdü doğar. Karşı tarafın iradesi, yani lehtarın iradesi kambiyo senedi düzenlendiği anda iradesi söz konusu değildir. Dolayısıyla bir söz nin doğdunu söyleyemeyiz. Zilyetliğin devri, teslim söz, kambiyo söz ile lehtara zilyetliğin devredilmesi ile beraber lehtarın iradesi açıklanmış olur.

Kev hukukunda bunun bir sınırı var: Hukuki görünüşe güven. Ks nin istek dışında elden çıkması durumunda iyiniyetli 3. Kişilere bunun ileri sürülememesi artık kambiyo tahhüdünün doğmadığının ileri sürülmesi mümkün değil. Genel kuralı uygularsak bunu herkese karşı düzenleyenin ileri sürebilmesi gerekirdi ancak burada kanun koyucu istek dışı elden çıkan senetlerde iyiniyetli olmayan 3. Kişilere karşı bunun ileri sürülmesini kabul etmiştir.

İyiniyetli 3. Kişinin eline geçmesi durumunda kambiyo söz olmamasına rağmen kambiyo taahhüdünün doğduğunu kanun koyucu kabul etmiştir.

Biçimsel soyutluk:

Biçimsel soyutluk kuralına temel borç ilişkisini yansıtan herhangi bir kaydın yazılmaması gerekir. Ciro işlemi de bir kambiyo taahhüdüdür. Ciro da biçimsel soyutluk kuralına tabiidir. Aval da biçimsel soyutluk kuralına tabiidir. Uygulamada çokça görülen bir kayıt, bedeli malen/nakden alınmıştır kayıtları. Bu kayıtlar biçimsel soyutluk kuralına aykırılık oluşturmaz. Borçlu bu senedi düzenlemiştir ve bunun karşılığında mal ya da nakit almıştır. Bu kayıtlaırn temel işlevi alacaklıyı olası hatır define karşı korumak. Bu kayıtların senede gelişigüzel konulması tehlikelidir. Mal ya da para aldığını kabul etmiştir aksini ancak yazılı bir belge ile ispatlayabilir.

Alacaklı sadece ks ni ibraz ederek alacağını talep etme hakkına sahiptir. Ks nin türüne göre senedin devrinin ispatlanması ile alacaklı alacağını talep edebilecektir. Genel hükümlerde herkes iddiasını ispatla yükümlü, bir alacağın ödenmesini isteyen alacaklının alacağını ispatlaması lazım. Ama ks nde sadece ibraz ederek alacağını talep edebilir.

Maddi soyutluk:

Maddi soyutluk ise defilerle ilgilidir. Temel borç ilişkisinden kaynaklanan defilerin 3. Kişilere ileri sürülememesini ifade eder. Düzenleyen ve lehtar arasındaki alacak için ks düzenlenmişse emre ve hamiline yazılı senetlerde kişisel borç ilişkisinden kaynaklanan defilerin 3. Kişilere karşı ileri sürülemez. 3. Kişi bilerek borçlunun zararına hareket etmemişse. Maddi anlamda soyutluk emre ve hamiline yazılı ks de söz konusudur.

Taraflar arasında açıkça temel borç ilişkisinden doğan alacağın sona ereceği ve bono alacağı doğarsa bunun adı yenilemedir. Ancak bu taraflar arasında kararlaştırmışsa. Bunun kararlaştırmamışlarsa iki alacak yarışır. A B H. A H ye karşı bunu ileri süremeyecektir.

Nama yazılı senetlerde maddi anlamda soyutluk bulunmaz. Ancak ispat soyutluğu vardır. Senedi ibraz eden hamil eğer senedin türüne göre meşru hamil olduğunu ortaya koyabiliyorsa meşru hamil olduğunu ispatlamak zorunda değildir. Düzgün bir devir beyanı içinde olduğunu ibraz ederek alacağını talep edebilir. Nama yazılı senetlerde ispat soyutluğu vardır.

Özellikli şekil koşulları:

Ks sıkı şekil koşullarına bağlanmıştır ancak bu sayede senedin çek mi bono mu poliçe mi olduğu konusunda sıkıntı yaşanmaz. Kanun koyucu burada 3 farklı şablon oluşturmuştur. Bir senedin poliçe olduğunun saptanması hukuki belirsizlik yaratmıyor ama sıkı şekil şartlarındaki olumsuz özellik kötüniyet, dışına çıkıldığında adi senede dönüşmesi. Kanun koyucu sadece bir halde ks ne benzeyen senetler kavramını kabul etmiştir.

Borçlanma ehliyeti 670:

Sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi kambiyo senedi ile borçlanmaya da ehildir. Ör, senedi ciro yoluyla devralan kişiyim. Yine ciro edip zilyetliği devrettiğimde kambiyo taahhüdü doğmuş olur. o halde burada söz. ehliyetinin aranmış olması şaşırtıcı bir durum değil.

Ks nin Ekonomik İşlevleri:

  • Ödeme:

güvenli bir ödeme işlevi. Ks leri birer para senedi. Belli bir miktar parayı ödemeyi taahhüt etmiş kişinin bir ks düzenlemesiyle ödemeyi taahhüt etmesi mümkün. Çek daha yaygın bir ödeme aracı.

  • Kredi:

Poliçe ve bono aynı zamanda bir kredi işlevi sağlıyor. Belli bir miktar paranın ileride kararlaştırılan bir vadede ödenme imkanı veriyor. Senedi düzenlenmesi ile vadeye kadarki sürede borçluya bir kredi açılıyor.

Çekte ise TK ya göre vade konulamaz. Çek çok kısa sürede tedavülde olabilir. bono ve poliçeden farklı bir araç olarak düzenlenmiştir. Çeke vade konulursa da bu vade geçerli sayılmaz. İleri tarihli çek uygulaması ile ama çek de bir kredi aracı haline geldi.

  • Teminat:

Bono ve çek teminat amaçlı kullanılır. Yine teminat işlevi çek de olmaması gerekir. 18 aylık süresi olan inşaatı teminat altına almak.

POLİÇE

671-775

Bonoda sınırlı ayrıksı haller dışında hep poliçe hükümlerine atıf yapılmıştır. Çekte de büyük ölçüde poliçeye atıf yapılmıştır. Tacir olmayanlar da poliçeyi kullanabilir.

671 poliçenin yasal unsurlarını saymıştır.

Unsurları

Genel olarak

MADDE 671- (1) Poliçe; a) Senet metninde “poliçe” kelimesini, senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde poliçe karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havaleyi, c) Ödeyecek olan kişinin, “muhatabın” adını, d) Vadeyi, e) Ödeme yerini, f) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, g) Düzenlenme tarihini ve yerini, h) Düzenleyenin imzasını, içerir.

Poliçenin ne olduğu konusunda somut bir fikir vermiyor. Kayıtsız ve şartsız havale bulunması gerekir. Havele BK da düzenlenmiş bir hukuki ilişki. Havale eden havale ödeyen (ödeme yetkisi) havale alıcısı (talep yetkisi). Banka havale ödeyicisi konumunda. Bazı sözde kredi yapılıyor, kredili olarak bu işlemleri yapıyorlar. Beklenen havale eden kişinin bankada bir parasının bulunması gerekir. Havale eden ile havale alıcısı arasında genellikle bir bedel ilişkisi vardır, hatır ilişkisi de olabilir.

Hesapta bedel bulunmasa bile banka belli bir sınıra kadar havale yapar. Hesap sahibinin bir güvence vermesi gerekir. Havale eden ve havale ödeyen arasında karşılık ilişkisi vardır. Havale ödeyen ile havale alıcısı arasında bir ödeme ilişkisi var. Havale BK 555- 560 arasında düzenlenmiştir.

Kayıtsız şartsız havale emrinin poliçede yer alması gerekiyor. Üçlü ilişki, düzenleyen, muhatap ve lehdar. Havale ilişkisi ile birebir örtüşen bir yapı var. Havale eden yerine düzenleyen. Havale ödeyen muhatap. Havale alıcısı lehdardır. Muhatap senet kendisine ibraz edildiğinde havale alıcısına ödemeyi yapıyor. Hatır ilişkisi ya da bedel ilişkisi olabilir. bunu muhatap neden öder? Düzenleyen ve muhatap arasında bir hatır ilişkisinden dolayı ödeme yapabilir. Ama bunu yapması için muhatabın bunu ödemesi için bir karşılık olması lazım.

Düzenleyen muhataptan 20 bin lira alacaklıdır ve lehtara da 20 bin lira borçludur. Tek bir işlemle iki borç ilişkisi ifa edilir. Poliçenin asıl amacı budur.

Poliçe düzenlenirken muhatap imza atmıyor. Burada poliçe düzenleyen tarafından imzalanıyor. Düzenleyen poliçeyi imzaladıktan sonra muhatabın haberi yok ama muhatabın adı var. Senedi düzenledikten sonra senedin ilk alacaklısı lehtara veriyor düzenleyen. Bu aşamada bir kambiyo taahhüdü doğuyor. Fakat bu süreçte muhatap poliçeye bağlı değil. Muhatabın poliçede bir kambiyo taahhüdü altına girebilmesi için “kabul” etmesi gerekir. Muhatap poliçeyi ancak kabul ederse poliçenin borçlusu olur. kabul etmediği takdirde muhatap poliçe taahhüdü altına girmez.

İbraz

Vadeye kadar herhangi bir zamanda poliçe, muhataba lehtar tarafından ya da onun devrettiği herhangi bir kişi bunu muhataba ibraz edebilir: muhatap ya kabul eder ya kabul etmez.

Muhatabın poliçeyi kabul etmesi:

“Kabul” ederse muhatap bu borcun asıl borçlusu olur. iradesinin ya da imzasının olması gerekiyor. Senedin vadede muhataba ibrazı gerekir. Muhatap poliçeyi kabul ettiği zaman poliçeyi ödemesi gerekirmiş gibi düşünülüyor. Poliçe muhataba iki kere götürülür: birincisi, kabul için ibraz; ikincisi, ödeme için ibraz.

Vadeye kadar dönemde poliçe muhataba ibraz edilebilir. Götürülmeden de poliçe tedavül edebilir. Beyaz ciroda olduğu gibi ama anlamlı olmaz. Çünkü poliçeyi devralan kişiler bu senedin asıl borçlusu olucak mu olmucak mı diye merak ediyor. 16 ekim de ibraz eidldi. Muhatap da kabul etti. 15 aralık ta başvurdu ödemedi. Herkes kendinden öncekilere gidiyor. Düzenleyen (başvuru borçlusu) na kadar gidebilir.

Muhatap poliçeyi kabul etmediğinde:

Asıl borçlu haline gelmez. Kanun koyucu artık bir başvuru haklarının kullanılmasını gerekli kılan halleri kabul etmiştir. Ahmet demir bunu kabul etmediğine göre asıl borçlu değildir. burada herkes vadeyi beklemeden kendinden öncekilere başvurabilir. Muhatap poliçeyi kabul etmediği takdirde kimse muhatabın kapısını çalamaz.

Diyelim ki poliçenin vadesi 20 aralık, 15 ekim de ibraz edilmiş ve poliçe kabul edilmemiş, bir risk var. Bu durumda vadeyi beklemeye gerek kalmadan poliçede başvuru süreci herkes kendinden öncekilere başvurabilir şeklinde düzenleyene kadar gidebiliyor.

Not: birinci durumda, düzenleyen muhataba başvurabilirdi; ikinci durumda ise muhataba başvuramaz çünkü kabul etmemiştir.

Muhatap düzenleyenin borçlusu olmak zorunda mıdır?:

Böyle bir zorunluluk yoktur hatır ilişkisine dayanarak da muhatap poliçeyi kabul edebilir. Kabul işlemi, bir kt dür. Bankacılıkta bir kredi işlemidir aynı zamanda. Mal satın alıcam, poliçe vermeyi düşünüyorum satıcı da kabul etti. 15 Ocak 2018 de ödeyicem. Muhatap iş bankası. İş bankasının kabul etmesi demek neredeyse banknot düzeyine poliçeyi getirebiliyor. Banka bunu kredi veriyor aslında. Kredi vermek yerine iş bankası benim düzenlendiğim bir poliçeyi kabul edebilir. Dolayısıyla bu bir kredi verme işlemidir bankacılıkta.

Poliçe düzenlenirken muhatap kesinlikle kambiyo ilişkisinin dışındadır. Bu durumu bilse bile durum değişmez. Poliçeyi düzenler, muhatabı düzenler. Ve zilyetliği lehdara verir. Tedavül ederken poliçe muhatap bunu kabul eder ya da etmez. Muhatabın kabul etmesini zorunlu kılan hiçbir mekanizma yoktur. Muhatap kendisine ibraz edildiğinde poliçeyi kabul etmediğinde kimse buna karışamaz.

Düzenleyen muhataptan alacaklıdır, muhatap poliçeyi kabul etmezse alacağını hukuki ilişkiye dayanarak alabilir.

Kanun koyucu muhataba düşünmesi için bir süre tanımıştır. Kabul edip etmemesi konusunda muhatabın bir araştırma yapması gerekebilir. Düzenleyene bir borcum var mıydı ya da düzenleyenin bende bir karşılığı var mıdır diyerek düşünme imkanı vardır. Yani muhatabın sen poliçeyi yarın getir ben kabul edip etmeyeceğimi söylicem, diyebilir.

Oct. 18, 17

Kabul için ibraz edenle ödenmesi için ibraz eden kişiler farklı olabilir. poliçe kabul edilmediğinde poliçe vadesini beklemeden başvuru hakları başlar. Kendimden öncekilere sıra göz etmeksizin başvurabilirim. En son başvurulan kişi, senedi düzenleyendir.

Muhatap poliçeyi kabul etmemişse artık poliçenin borçlusu olm için vadeyi beklemeye gerek kalmaksızın kendinden öncekilere başvurabilir. En son başvurulan kişi, senedi düzenleyendir. Eğer poliçe muhatap trdan kabul edilmiş ama vadede ödenmemişse yine kendinden öncekilere başvurulabiliyor. Ancak öncekinde farklılığı, vadeyi burada beklemek zorundayız. İkinci farklılık ise düzenleyen muhataba başvurabilir çünkü muhatap kambiyo borçlusu haline gelmiştir.

Poliçenin şekil şartları:

671 de, mutlaka poliçe ibaresi yer alması gerekiyor. Bir havale ilişkisi kurulmuş bir senet görüyoruz ama üzerinde bir poliçe ifadesi yok. Bu takdirden bu poliçe nit taşımaz. Poliçe kelimesi yoksa yorum yoluyla bu poliçe sayılır, diyemeyiz.

Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız ve şartsız havale emrini içermesi gerekiyor. Soyutluk ilkesinde değinmiştik. Havale emrinin belirli bir koşula bağlanması poliçe olması unsurunu ort kaldıracaktır.

Unsurları

Genel olarak

MADDE 671- (1) Poliçe; a) Senet metninde “poliçe” kelimesini, senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde poliçe karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havaleyi, c) Ödeyecek olan kişinin, “muhatabın” adını, d) Vadeyi, e) Ödeme yerini, f) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, g) Düzenlenme tarihini ve yerini, h) Düzenleyenin imzasını, içerir

Muhatabın adı yer almalıdır. Tüzel kişi olursa ticaret unvanının gösterilmesi gerekiyor. Muhatabın adının yer almasını öngörüyor kanun, gerçek kişi ise adı, tüzel kişi ise unvanı yer alacak. Adi şt in muhatap olarak gösterilmesi durumunda burda bir unsur eksikliği söz konusu olacaktır. Tüzel kişiliği olmayan toplulukların lehdar olarak gösterilmesi veya düzenleyen olarak gösterilmesinde unsur eksikliği söz konusu olacaktır.

İstisnaen muhatap birden fazla kişi olabilir, bu lehtar için bir güvencedir. Kabul için ibrazın ayrı ayrı muhataplara yapılması gerekir. Kabul edilmezse vadeden önce başvurma hakkı kullanılabilir ör; 3 muhatap belirlendi. Biri kabul etti, diğer 2 si kabul etmezse vadeden önce başvuru hakları kullanılabilir. Muhataplar da müteselsilen sorumlu olacaktır.

İstisnaen düzenleyen aynı zamanda muhatap olabilir, 673.

Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması

MADDE 673- (1) Poliçe bizzat düzenleyenin emrine yazılı olabileceği gibi, bizzat düzenleyen üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir.

Bu merkez ve şube ilişkisinde önem kazanan bir şey. Merkez, frankfurt şubesi üzerine poliçe düzenliyor. Bu sınır ötesi için poliçe düzenlenmesinde mantıklı olabilir ama tr içinde merkez ve şube ayrımı kalmadığı için mantıklı olmaz.

Dördüncü unsur, vade. Vade 703 mdde ayrıca düzenlenmiş. Vade denildiğinde bir tarihin yazılması akla gelir. 10 Aralık 2017. Ama bununla sınırlı değil.

Genel olarak

MADDE 703- (1) Bir poliçe; a) Görüldüğünde, b) Görüldükten belirli bir süre sonra, c) Düzenlenme gününden belirli bir süre sonra, d) Belirli bir günde, ödenmek üzere düzenlenebilir. (2) Vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren poliçeler batıldır.

Kanun koyucu poliçede 4 tür vade düzenlenmiştir ikinci fıkrasında ise sınırlı bir şekilde vadelerin düzenlendiğini görüyoruz. Alternatifli vade yazılırsa poliçenin geçersizliğine neden olur.

Vade yazılmazsa,

Görüldüğünde ödenecek poliçe

MADDE 704- (1) Görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen poliçe ibrazında ödenir. Böyle bir poliçenin düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde ödenmesi için ibrazı gerekir. Düzenleyen bu süreyi kısaltabileceği gibi, daha uzun bir süre de belirleyebilir. İbraz süreleri cirantalar tarafından kısaltılabilir. (2) Düzenleyen, görüldüğünde ödenecek bir poliçenin belirli bir günden önce ödenmek üzere ibraz edilmeyeceği hakkında şart koyabilir. Bu takdirde ibraz süresi o tarihten başlar.

Görüldüğünde ödenecek poliçede vade olarak bir tarih belirlenmediğinde bu görüldüğünde ödenecek poliçe sayılır. 672/2 Vadesi gösterilmeyen poliçenin görüldüğünde ödenmesi şart edilmiş sayılır. iki şekilde ortaya çıkan tabloyu yorumlamamız mümkün.

1-Vade poliçede 4 tür vadeden biri olabilir. bunun dışında bir vade konamıyor. 2- alternatifli vade poliçenin geçersizliğine neden oluyor 3-vade konulmamışsa kanun koyucu bunun için alternatifini düzenliyor.

Vade zorunlu bi unsur değildir. Vade konabilir, konmazsa da kanun koyucu bunun alternatifini belirlemiştir ama bunu vade zorunlu bir unsurdur 703 teki 4 tür vadeden birini koymakla gerçekleşebilir ancak herhangi bir belirleme yapılmadıysa kanun koyucu görüldüğünde ödenmesini öngörmüştür, olarak da yorumlayabiliriz.

704 e göre, Görüldüğünde ödenecek poliçeler ibrazında ödenir. Kabule arzı mümkün olmayan poliçelerdir. Kabul etmezse kambiyo borçlusu hale gelmez. 1 yıllık bir süre içinde esnekliğiniz var. Diğer vadelerde senedin hamilin (alacaklının) vadeyi beklemek gibi bir zamanı var. Ve kabul edilmediğinde riski daha da artacağı için kanun koyucu başvuru haklarını kullanmak için vadeye bekleme diyor. Ama görüldüğünde ödenecek poliçelerde alacaklının böyle bir riski yoktur.

Senedi düzenleyenin bir riski de vardır burda. Aynı gün içerisinde muhatap kabul etmezse siz bana geri dönebilirsiniz. Muhatabın belli bir süre sonra ödeme gücünde olursa bunu geciktirebilir. 15 gün geçtikten sonra ya da açıkça bir tarih koyuyorum ödeme için ibraz edilebilir diyorum, böylece çok kısa sürede bana dönmesini engelliyorum. Bu takdirde kanun koyucu, ibraz süresi o tarihten itibaren başlar diyor. Görüldüğünde ödenecek poliçe düzenleyen senet düzenleyenin amacı poliçenin hemen kendisine geri dönmesini engellemek.

Bir yıllık süre emredici değil, düzenleyen isterse 1 yılın yerine, 6 ay içinde ibrazı gerekebilir diyebilir. Düzenleyen uzatma yönünde de kayıt koyabilir. Senet metninden anlaşılabilen bir özell old için kendisinden sonra senedi devralan herkesi bağlar. Buna karşılık ciranta sadece süreyi kısaltabilir. Kendisinden önce senede imza koyanların sorumluluğunu genişletmesi beklenemez. Ve cirantanın koyduğu kayıt sadece kendisini bağlar. 3 ayın geçirilmiş olması halinde o cirantaya başvurulamaz ama diğer kendinden öncekilere başvurma hakkında bir sınırlama yoktur.

Vade

  • Görüldüğünde vade / Hiç vade konulmadığı durumda (düzenleme tarihinden itibaren 1 yıl içinde bunun ibrazı gerekir).
  • Görüldükten belli bir süre sonra ödenecek vade
  • Düzenleme gününden belli bir süre sonra/ düzenleme tarihinden itibaren 15 gün sonra
  • Açıkça belli bir tarihin belirlenmiş olması (en az sorun yaratan vade türü).

Görüldükten belli bir süre sonra ödenecek vade, 705.

Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçe

MADDE 705- (1) Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin vadesi, kabul şerhinde yazılı tarihe veya protesto tarihine göre belirlenir. (2) Kabul şerhinde tarih gösterilmemiş ve protesto da çekilmemiş olursa poliçe, kabul eden hakkında, kabule ibraz için öngörülmüş bulunan sürenin son günü kabul edilmiş sayılır.

Muhatap trdan poliçe görülecek ve gördükten 3 ay sonra vade gelecek. Burada muhatap poliçe kendisine ibraz ediliğinde kabul ederse görme anlamına geliyor. Kabul şerhinin geçerli olması için ayrıca tarih şerhinin konması şart değil. 3 ay sonra vade geldiğinde, ödeme için tekrar ibraz edilecek.

Eğer bir tarih konulmazsa, iki yöntem var: kabul şerhinde yazılı tarih ve protesto tarihi.

Kabul şerhinde tarih gösterilmemiş ve protesto da çekilmemiş olursa poliçe, kabul eden hakkında, kabule ibraz için öngörülmüş bulunan sürenin son günü kabul edilmiş sayılır. Demek ki, bir yılın en son gününde kabul edilmiş sayılacak. Muhatabın kendi aleyhine olan bir durum. Çünkü sorumluluk süresi uzuyor. Senedin hamiline de bir olumsuzluk doğuruyor. Poliçe kabul edildi ama bir tarih konulmadı. Sadece ödeme yapılması için bir protesto konulabilir. 18 Ekim tarihinde poliçe muhataba ibraz edilmiş ve kabul edilmiştir in tespitini yapıyor noter. Senedi elinde bulunduran kişi (hamil) noterden tarih tespit ettirebilir.

Ödeme yerinin poliçede gösterilmesi gerekir fakat ödeme yeri açıkça gösterilmemişse alternatifi olan bir zorunlu unsurdur.

Adresli ve yerleşim yerli poliçe

MADDE 674- (1) Poliçe, bir üçüncü kişinin nezdinde, muhatabın yerleşim yerinde veya başka bir yerde ödenmek üzere düzenlenebilir.

Muhatabın adının yaından bir yer yazması ödeme emrinin gösterilmesi bakımından önemlidir.

Düzenleyenin aynı zamanda muhatap veya emrine ödenecek kişi olması

MADDE 673- (1) Poliçe bizzat düzenleyenin emrine yazılı olabileceği gibi, bizzat düzenleyen üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir.

Poliçeyi ödeyecek olan bir üçüncü kişi gösterilebilir. Bu üçüncü kişi muhatabın yerleşim yerinde veya başka bir yerde bulunabilir. Ör; muhatap ank da. Ama ödeyecek kişi olarak da çankaya halk bankası şubesi gösterilebilir. Ödeyecek kişi çankaya halk bankası şubesidir. Temel amaç muhatabın kendisine ibraz edildiğinde hemen ödemek zorunda kalmasın halk bankasındaysa senedi orda ödeyebilsin. Ödeyecek kişi, bir üçüncü kişi gösterilebilir.

Muhatabın yerleşim yeri ya da başka bir yerde adresli ve yerleşim yerli poliçe olarak adlandırılır. 697 ye göre,

Adresli ve yerleşim yerli poliçe

MADDE 697- (1) Düzenleyen, poliçede, ödemenin nezdinde yapılacağı bir üçüncü kişiyi göstermeksizin, muhatabın yerleşim yerinden başka bir yeri ödeme yeri olarak beyan etmişse, muhatap kabul şerhinde bir üçüncü kişiyi gösterebilir. Aksi takdirde, muhatap, ödeme yerinde poliçeyi bizzat ödemeyi taahhüt etmiş sayılır. (2) Poliçenin bizzat muhatabın nezdinde ödenmesi şart kılınmışsa, muhatap, kabul şerhinde ödemenin yapılacağı yer olmak üzere, ödeme yerinde bulunan bir adresi gösterebilir.

Poliçenin muhatabın yerleşim yerinde olmak kaydıyla muhatabın adresinden başka bir yerde ödenmesine ilişkin bir kayıttır adresli poliçe.

Yerleşim yerli poliçe, muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde poliçenin düzenlenmesi öngörülebilir. Örn; muhatap çankaya ank. Ödeme yeri ise kırıkkale yerleşim yerli poliçe.

Düzenleyen adresli ya da yerleşim yerli poliçe düzenleyebilir. Eğer düzenleyen böyle bir belirleme yapmamışsa bu takdirde muhatap başka bir yerde ödeneceğini kabul şerhinde gösterebilir. Muhataba yerleşim yeri kaydı konulsaydı alacaklıyı caydırıcı bir özell olabilirdi. Düzenleyen bir kayıt koymuşsa herkes buna bağı ama bir düzenleme yapmamışsa muhatap kendi ödeme yerinde olmak kaydıyla başka bir adresi gösterebilir.

Adresten başka ödeyecek kişi de belirlenebilir. Belirtilme yapılmamışsa muhatabın kendisi ödeyecektir.

Zorunlu unsurlara dönersek, lehdarın adı ya da ticaret unvanının gösterilmesi gerekiyor. Poliçe nama da yazılı olabilir ama ağırlıklı olarak emre yazılı olması beklenir. Hamiline düzenlenemez. Gerçek ya da tüzel kişi olması gerekir lehdarın. Gerçek ya da tüzel kişi olmayan topluluklarda unsur eksikliği bulunur. Lehdar birden fazla kişi olabilir.

Düzenleme tarihi ve yeri gösterilmesi gerekir. 672 de düzenleme yeri gösterilmezse kanun koyucu yine bir alternatif göstermiştir. (4) Düzenlenme yeri gösterilmeyen poliçe, düzenleyenin adı yanında gösterilen yerde düzenlenmiş sayılır. Tarih konusunda bir alternatif yok yani düzenleme tarihi yoksa poliçe batıl olacaktır.

Düzenleyenin imzası gerekir. E- imza kambiyo senetlerinde kullanılmaz. Çünkü 3. Kişiler bakımından e – imza incelenebilir özellikte değildir. yine mekanik bir şekilde (damga) atılması da mümkün değildir.

Bu imza düzenleyeni bir başvuru borçlusu haline getirir. Havale ödeyen borcunu ödemezse havale alıcısının havale edene başvurma hakkı var. Muhatap poliçeyi kabul etmemişse ya da kabul etmiş ve ödemezse en son senedi düzenleyene başvurur.

Düzenleyen en son başvurulacak kişidir. Ama ikinci halde, muhatabın kabul ettiği ve ödemediği halde, senedi düzenleyenin muhataba başvurma hakkı vardır. Senedin asıl borçlusu; senedi düzenleyen değil, muhataptır. Çünkü düzenleyen, muhataba poliçenin ödenmesine dair bir havale emri veriyor. Havale ödeyicisi ödemediği durumda, havale alıcısı havale edene gidebilir diyor kanun.

!!! Muhatap senet ibraz edildiğinde kabul etti ama ödemedi illa ki başvuru hakkını kullanmak zorunda değilsiiniz, isterseniz icra iflas yoluna gidebilirsiniz ama kev hukuku sizin başvuru hakkınızı senedi düzenleyen kişiye karşı da kullanabilmeyi mümkün kılıyor.

Kanun koyucu 671 deki unsurların hepsi zorunludur fakat bunların bir kısmının alternatifi yoktur:

  • Poliçe kelimesi
  • Kayıtsız şartsız ödeme emri
  • Muhatap
  • Lehdar
  • Düzenleme tarihi
  • Düzenleyenin imzası

Bütün unsurlar tamam sadece poliçe kelimesi eksikse emre yazılı havale olarak kabul ediyor kanun koyucu. Poliçe değil ama poliçe dışındaki her unsuru içeriyor. Bunun dışında imza eksikse, düzenleyeni bağlayan bir senet söz konusu olmaz, adi senet de olmaz.

İmza eksikse burada düzneleyeni bağlayan bir irade söz konusu değil, adi senet nit bile taşımayacak. Ama diğer eksiklikler bir adi senet nit yaratacaktır.

Oct. 23, 17

Kısa tekrar:

Vade zorunlu unsurlar arasında sayılmış ama kanunda 4 tür halinde düzenlenmiş ve bunlardan biri görüldüğünde ödenecek poliçe olarak düzenlenmiş. Kanun koyucu vade olarak bir tarih gösterilmezse görüldüğünde ödenecek poliçe olarak sayılmış. Buradan hareketle vade yazmasanız unsur eksikliği olmuyor.

Zorunlu olması gerekir ama alternatifi vardır:

  • Adres
  • Düzenleme yeri
  • Ödeme için ibrazın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı önemli
  • Vade yazılmamışsa görüldüğünde vade sayılıyor.

Muhatap eğer kabul ederse, muhatap ile lehdar ya da senet devredilmişse hamil arasında ödeme ilişkisi olacaktır.

Örnek:

Düzenleyen ile muhatap arasında bir karşılıklık söz konusu. Yani bir karşılığı var ki muhatap bu poliçeyi kabul etsin. Ama hatır ilişkisi de olabilir, istisnaidir. Hamil ödemeyi talep etme muhatap da ödemeyi yapma yetkisine sahiptir. Düzenleyenin lehdara bir borcu bunun için poliçeyi düzenleyip veriyor ama ödemeyi lehdarın yapmasını istiyor.

H, daha önce poliçeyi kabul etmiş olan muhataba başvurdu vadede ve M ödemedi,

  • bu takdirde kimlere başvurabilir?

NOT: muhatabın poliçeyi kabul etmesi hemen poliçeyi ona ödeyeceği anlamına gelmez. Poliçeyi kabul edip tekrar zilyetliği verecektir. Ödeme vadede oalcaktır. Yani vadede kabul etmiş muhatabın ödememe zorunluluğu var.

Muhatabın poliçeyi kabul edip kendisine kim ibraz ettiyse zilyetliği ona geri verecektir. Yani kabul ettiğinde hemen ödeme zorunluluğu yok. Muhataba başvurdu ve ödemedi, H kimlere başvurabilir? Herkes kendinden önceki herkese başvurabilir. Düzenleyene de ilk başvurabilir (muhataptan sonra), lehdara gidebilir, hamil kendinden önce herhangi birine herhangi bir miktar için başvurabilir. Burada önemli olan, kimin ödeme gücünden eminse ona ilk başvurmalıdır.

Düzenleyenin ödeme gücünün yüksek olduğunu düşünüyorsa düzenleyene gidecektir. Başvuru süreci bakımından düzenleyene en son başvurma gibi bir kural yok. Şurayı şurayı atladı buna başvurdu, ama arada atladığı kişiler sorumluluktan kurtulmuyor. 80 bini kaldı. Bu aradaki herhangi birinden 80 bini alabilir. Lehdar dan 100 bin lira aldıysa poliçeden kurtuldu. Lehdar da kendinden öncekilere gidebilir, yani düzenleyene gidebilir. Cirantaya gidemez. Hamil, zaman önceliği tanımaksızın kendinden önceki herkese karşı başvurabilir, aradakilerin ise sorumluluğu gitmiyor.

Hamil lehdardan 100 bin lira aldı, yani poliçe bedelini aldı. Lehdar da kendinden öncekilere gidebilir. Bu durumda lehdarın tek gidebileceği yer, düzenleyendir.

NOT: Hamil, asıl borçluya gitmeden cirantalara gidemiyor. Poliçede de asıl borçlu muhataptır. Önce muhataba başvuruyor, ödemeyince ne yapacak diye soruyoruz!

Düzenleyen borcu öderse muhataba (asıl borçlu sıfatını taşıdığı için) başvurabiliyor. Talep hakları bakımından bir fark söz konusu değil. Lehdar öderse tekrar muhataba giderse icra takibi başlatacak ama zaten mantıklı değil nitekim muhatap ödemeyeceğini açıklamış.

698 de ödememe halinde hamil, düzenleyen dahi olsa, poliçeden dolayı 725 ve 26 (görmedik henüz) kabul edenden doğrudan doğruya isteme hakkını haizdir talep hakkı bakımından bir fark yok, sıfat farklılığı var.

Düzenleyen asıl borçluya

  • hamil, L ye başvurduğı takdirde L, kimlere başvurabilir?

L düzenleyene başvurabilir. İsterse muhataba da gidebilir ama muhatap ödemeyeceğini belirtti. Eğer poliçe kabul edilmemiş olsaydı ödeme süreci orda biterdi, düzenleyen ödeyecekti.

  • Başvuru zincirinde son durak nedir?

Düzenleyendir, düzenleyen de en son olarak muhataba gidebilir.

Örnek,

K, L den satın aldığı mal karşılığında poliçe vermiştir.

  • Düzenleyen lehdardan bir mal satın aldı ve bunun karşılığında 100 bin liralık bir poliçe verdi lehdara. Satım sözden doğan satım hakkı onun yerine geçiyor mu? / poliçenin verilmesiyle birlikte satım söz den doğan bedeli talep hakkı sona erer mi?

BK yenileme hükümlerinden hareket ediyoruz. Yenileme iradesinin açıkça anlaşılması lazım. Satım söz den doğan borç sona ermiş ve 100 bin liralık bir poliçe düzenlenmiştir denilmişse kambiyo senedinden doğan alacağın yenilenmesi anlamına gelir. Ama açık bir irade yoksa her iki alacak birbiriyle yarışır. Kambiyo senedinden borç ödendiği halde temel borç ilişkisinden doğan alacak da sona eriyor. Bunun önemi, za bakımındandır.

Temel borç ilişkisinden doğan alacak hakları ile kambiyo senetlerind doğan talep hakkının yarışması za bakımından önemlidir.

Kambiyo senetlerinden doğan talep hakkı kısa za sürelerine bağlanmıştır. En kısası 6 ay, en uzunu 3 yıl. 3 yıl geçirilmişse kambiye senedinden doğan alacak sona eriyor ama temel borç ilişkisinden doğan alacak hakkı devam ediyorsa kişinin genel hükümlere göre başvurma hakkı saklı kalıyor.

İfa uğruna iki yerde var: Anonim ortaklık hukukunda sermaye borcunun ödenmesinde, kambiyo senedi ödendiği anda nacak sermaye borcunun ödendiği kabul eidlir.ikincisi de sigorta prim söz karşılığında bir kambiyo söz düzenlenirse sigorta borçlusunun ancak bu kambiyo senedinin ödenmesi halinde sona ereceği hükme bağlanmıştır.

  • L poliçeyi almasına rağmen satım sözde düşük kaliteli mal teslim etmiştir. K, kendisine başvuran H ye bunu ileri sürebilir mi?

Hamil bilerek borçlunun zararına hareket etmişse, hamil kişisel defiyi bu kişiye de ileri sürebilecektir. Yargıtay içtihatlarında definin varlığını bilen ve definin ileri sürülmesini engellemek amacıyla hareket etmişse zarar verme amacını taşıdığını söylüyor. Yani yargıtay sırf definin varlığını bilmeyi kabul etmiyor. Düzenleyen haklı bir devir işlemi olmadığını ispatlamaya çalışıyor.

Örnek:

K nın L ye verdiği poliçede

  • 1.10.2017 tarihli taze meyve satış sözsinin bedli olarak verildiği yazılmıştır. Bu kaydın poliçenin geçerliliğine etkisi nedir?

Kayıt şartsız ödeme emrinin konması gerekirdi.

  • Poliçede düzenleme tarihi yazılmamıştır. Poliçe geçerli midir?

NOT: Noter kabul etmeme durumunu ve ödememe durumunu tespit ediyor.

Düzenleme tarihi yoksa poliçe olma özelliğini taşımaz ama aradaki sözleşmeye göre talep hakkını kullanabilir. İfa uğruna kuralı işlemişse temel hukuki ilişkiye dayanan talep hakkına dayanılabilir. Adi havale niteliği taşıyacaktır.

  • Poliçede vade yazılmamıştır. Poliçe geçerli midir?

Vade yazılmamışsa görüldüğünde vadedir.

  • L, üzerinde vade bulunmayan poliçeyi hangi sürede kabule arz edebilir?

!!! Görüldüğünde vadelerde zaten kabule arz mümkün değil. Görüldüğünde vadenin tespitinin yapıldıktan sonra ödeme için ibraz edilir, ödeme yapılmazsa hamil haklarını kullanacaktır.

KABUL

Kabul sadece poliçeye özgü bir kavram. Bonoda zaten muhatap yok, düzenleyen senedin asıl borçlusu. Kabul sadece poliçeye özgüdür. Kanun koyucu, 691 vd düzenlenmiştir. Bir kambiyo taahhüdüdür. Muhatabı kambiyo borçlusu haline getiren tek işlemdir. Bu borcun asıl borçlusu nit kazanır.

Bu kabulün de kayıtsız ve şartsız olması gerekiyor. Kabul şerhinde muhatabın herhangi bir kayıt ve şartı olamaz. Muhatap kabul edip etmemekte serbesttir. Muhatapı kimse kabule zorlayamaz. Nezdinde bir karşılık olsa bile muhatap kabul etmeyebilir.

Kabule arz edecek, lehdar ilk olarak poliçeyi arz edebilir, vadeye kadarki sürede lehdar sonra devralan hamil kabule arz edebilir.

Kabul

Genel olarak

MADDE 695- (1) Kabul beyanı poliçe üzerine yazılır ve “kabul edilmiştir” veya buna eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve muhatap tarafından imzalanır. Muhatabın, poliçenin ön yüzüne yalnız imzasını koyması kabul hükmündedir.

İki şekilde olabilir: 1- kabul ettim gibi tereddütsüz bir ifadenin kullanılması ya da 2- poliçenin ön yüzüne muhatabın imza atması. Arka yüzüne atılırsa başka bir şey yazmazsa bu beyaz ciro olur, ön yüzüne atılırsa bu kabul olur, ön yüzüne düzenleyen ve muhatap dışında biri imza atarsa bu aval olur.

Kabulden kaçınma

Muhatap kabul şerhini yazdı ama etmeyeceği poliçeyi yanlışlıkla kabul etti. Bundan geri dönme ise 699 da kabul şerhinin çizilmesi konusu düzenlenmiştir.

Kabul şerhinin çizilmesi

MADDE 699- (1) Muhatap poliçe üzerindeki kabul şerhini poliçeyi geri vermeden önce çizmiş olursa kabulden kaçınmış sayılır. Kabul şerhinin, poliçenin geri verilmesinden önce çizilmiş olduğu, aksi ispatlanıncaya kadar karinedir.

Kabul şerhinden tek taraflı geri dönmek, kabul şerhinden vazgeçmesi mümkündür. Kanun koyucu bunu kambiyo taahhüdünün doğumuna benzetmiştir. Zilyetliğin devrinden sonra iptal işleminin yapıldığı ispat yükü hamil üzerinde. Yani kanun koyucu, muhatap lehine bir karine kabul ediyor.

Poliçeyi kabul ettiği zaman muhatap ödeme yükümlülüğü altına girmez (Ayrıca, vadeden önce senedi ödemenin birtakım riskleri de var). Poliçeyi kabule arz eden kişi temsilci aracılığıyla arz edebilir gerekse kambiyo taahhüdü bulunmaya yetkisi olan bir temsilci trdan muhatap hesabına poliçe kabul edebilir. Dolayısıyla, tüm bu işlemler bir temsilci aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

Kanun koyucu, bazı hallerde kaydın ve şardın konmasını kabul edebilir: 696

Kabulün sınırlandırılması

MADDE 696- (1) Kabul, kayıtsız şartsız olmalıdır; fakat muhatap kabulü poliçe bedelinin bir kısmı ile sınırlayabilir. (2) Kabul beyanı, bundan başka noktalarda poliçe içeriğinden farklı olursa, poliçe kabul edilmemiş sayılır. Bununla beraber kabul eden, kabul beyanındaki şartlar çerçevesinde sorumludur.

(1)100 bin liralık poliçe düzenlenmiş ama düzenleyenin muhatap karşısında nezdi 50 bin lira. Onun için kanun koyucu, kısmi kabule yer vermiştir. Kısmen kabul için muhatap asıl borçludur. Kısmen kabul edilmeyen için ise kabul etmemenin sonucu doğar.

(2)sadece kısmi kabul kaydı konabilir, kısmi kabul dışındaki kayıtlar bu takdirde poliçe kabul edilmemiş sayılıyor, kabul edilmemenin sonuçlarını doğuracaktır. Her ne kadar kabul şerhinde bir kabul ve şart konulamazsa da ve konulduğu halde kabul etmeme anlamına gelirse de bu kayıtlar hukuken bir anlam ifade ediyor: Vadeye kadarki dönemde bu şart gerçekleşirse ben gidip muhataptan alacağımı alırım. Muhatap şartlı bir borç taahhüdünde bulunmuştur, ancak burada hamil kabul etmeme protestosu çekmezse kendinden öncekilere başvurma hakkı kalamayacak. Kabul edilmeyen kısım için vadeden önce başvuru hakları kullanılacaktır.

– poliçeyi kabule hamil/temsilci arz eder (TK 691).

– zamanı: vadeye kadar (TK 691).

– yeri: muhatabın yerleşm yeri (TK 691).

– muhatabın hakkı: kabul için arz edilen gün, takip edilen günü takip eden günde bir daha ibrazını isteyebilme (TK 694/1).

Kural

MADDE 691- (1) Poliçe vadeye kadar hamil veya poliçeyi elinde bulunduran herkes tarafından muhatabın yerleşim yerinde onun kabulüne arzolunabilir.

Bir daha kabule arz

MADDE 694- (1) Muhatap, poliçenin, kendisine arz edildiği günü izleyen günde bir daha ibrazını isteyebilir. İlgililer, bu istemin yerine getirilmediğini, ancak bu istem protestoya yazılmışsa ileri sürebilirler.

Oct. 25, 17

Muhataba düşünme olanağı vermek:

Poliçe muhataba ibraz edilmişse kanun koyucu ertesi gün tekrar ibrazını isteyebilme imkanı tanımıştır. Eğer bu hakkını kullanırsa muhatap poliçeyi alıkoyamaz. Eğer böyle bir talepte bulunursa bu kabul etmeme sonucunu doğurur.

Kabule ilişkin kural 691 de tanımlanmış, kabule arz isteğe bağlıdır – kabule arz olunailir.

Kural

MADDE 691- (1) Poliçe vadeye kadar hamil veya poliçeyi elinde bulunduran herkes tarafından muhatabın yerleşim yerinde onun kabulüne arzolunabilir.

Poliçede kabul muhatabın asıl borçlusu olmasını sağlayan kambiyo taahhüdü. Ama muhatabı böyle bir kabule zorlamak yerine vadeye kadar bekleyip vadede ibraz edilmesi imkanı var. Ama önemi, muhatap kambiyo borçlsuu değil. Hamil yine de son ana kadar şansını kullanıp muhatap kabul etmezse bunun sonuçları daha kötü olacaksa hamil için vadeye kadar bekleyip vadede de ibraz edebilir. istisnaları da mevcut.

Bunun olumsuz yanı ise psikolojik açıdan kambiyonun tedavül yeteneğini azaltması. Söz konusu yöntem bu nedenle hukuken mümkündür ama çok kullanılan bir yntem değildir.

Muhatap bunu kabul etmezse kabul etmeme protestosu düzenleyip başvuru haklarımı kullanıcam demek yerine vadeye kadar bekleyip vadede ibraz edeyim diyebilir. Vadede sadece ödeme için başvurabilir. Eğer düzenelyen ya da cirantalrın hepsi ya da bir kısmı ödeme gücüne sahipse başvuru haklarını kullanır.

Kabule arz isteğe bağlıdır kuralından sonra bunun iki grup istisnası var:

  1. Kabule arzın isteğe bağlı olm haller
  2. Kabule arzın zorunlu old haller

Kabule arzın isteğe bağlı olm haller:

Görüldüğünde vadeli poliçeler: ya ödenecektir ya da ödenmeyecektir ayrıca bunun kabulü söz konusu değildir. 1 yıl içinde ibraz edilecektir. Kabule arz söz konusu değil.

692:

Kabule arz şartı ve yasağı

MADDE 692- (1) Düzenleyen, bir süre belirleyerek veya belirlemeden poliçenin kabule arz edilmesini şart koşabilir. (2) Düzenleyen, üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde veya muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi gereken poliçeler hariç olmak üzere, poliçenin kabule arzını menettiğini poliçeye yazabilir. (3) Düzenleyen, poliçenin belirli bir tarihten önce kabule arz edilmemesini de şart koşabilir. (4) Düzenleyen, poliçenin kabule arzını menetmiş olmadıkça, bir süre koyarak veya koymayarak, her ciranta poliçenin kabule arzını şart koşabilir.

Demek ki, düzenlyen poliçenin kabule arzını yasaklıyabiliyor. Görüldüğünden belli bir süre sonra ödenecek poliçelerde de buna değinmiştik. Kabule arz yasaklanmadığı takdirde lehtar poliçeyi her an muhataba ibraz edip başvuru haklarını kullanabilir. Yani aynı gün içinde bile lehdar muhataba gidebilir. Muhatap kabul etmezse hemen bugün başvuru haklarını kullanabilir. Dolayısıyla bu poliçenin bana kısa sürede geri dönmesini istemiyorsam kabule arzı belli bir süre ya da süresiz yasaklamak kilit bir mekanizmadır.

Burdaki amacım, muhatabın karşılığının olmadığını ben biliyorsam bunu engellemek için diyelim 15 gün süreyle poliçenin kabule arzını yasaklayarak bana kısa sürede geri dönemesini yasakalayabilirim ve bu senet metninden anlaşıbilecek bir defidir.

Fakat bu bazı yerlerde özell arz ediyor:

2) Düzenleyen, üçüncü bir kişinin yerleşim yerinde veya muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi gereken poliçeler hariç olmak üzere, poliçenin kabule arzını menettiğini poliçeye yazabilir.

Bu poliçelerde ödeyecek üçüncü kişi gösterilebilir. Muhatabın bçyle bir hakkı var. Bunu yapabilmesi için poliçenin kendisine kabule arzı gerekir ki bunu yapabilsin. Poliçenin kabule arzı bu poliçelerde süresiz yasaklanamayacaktır.

Görüldüğünde belli bir süre sonra ödenecek poliçelerde kabule arzı süresiz olarak da yasaklayamazsınız.

3) Düzenleyen, poliçenin belirli bir tarihten önce kabule arz edilmemesini de şart koşabilir.

Süreler kabule arz yasağıın bitmesinden itibaren başlayacaktır. Görüldüğünden belli bir süre ödenecek poliçelerde kabule arz yasağının bitiminden itibaren 1 yıllık süresi başlar.

Adresli ve yerleşim yerli poliçe düzenleyenin süresi olarak kabule arzı yasaklamayacağı haller aynı zamanda kabule arzın zorunlu old hallerdir. Vadenin hesaplanabilmesi için dolayısıyla kabule arz zorunludur. Kabule arz isteğe bağlıdır kuralının bir istisnasıdır.

(1) Düzenleyen, bir süre belirleyerek veya belirlemeden poliçenin kabule arz edilmesini şart koşabilir (4) Düzenleyen, poliçenin kabule arzını menetmiş olmadıkça, bir süre koyarak veya koymayarak, her ciranta poliçenin kabule arzını şart koşabilir.

Düzenleyen, poliçenin kabul için muhataba arzını zorunlu kılabilir. Zorunlu kılınmasından sonra hamil ya da senedi devralan kişi, poliçeyi kabule arz etmek zorundadır. Olur da muhatap poliçeyi kabul etmezse düzenleyen kendi alacağını tahsil etme yoluna gidebilecektir. Düzenleyen bir an önce muhatabın iradesini öğrenmeye çalışmaktadır. Aynı ekonomik gerekeçeler cirantalar bakımından da geçerlidir. ciro ederken muhatabın poliçeyi kabul edip etmemesi konusundaki tavrını bir an önce öğrenmek isteyebilir. Bu nedenle, ciranta da kabule arzı zorunlu kılabilir. Eğer ciranta poliçenin kabule arzını zorunlu kılmış ve buna rağmen arz edilmemişse bu defiyi sadece bu kaydı bu ciranta ileri sürebilecektir.

Eğer düzneleyen kabule arzı yasaklamışsa cirantanın kabule arzı zorunlu kılmasına imkan yok.

Cirantanın emre yazılı senedi ciro ettiği takdirde bir kambiyo taahhüdünde bulunduğunu ve asıl borçlu ödemezse kendisine başvurulabilceğini, düzenleyen de hemen kendisine geri dönmemesi için kabule arz yasağı konabileceğini biliyoruz.

Poliçenin kısa süre içerisinde (zilyetliğin karşı tarafa geçirilmesinden balayarak vadeye kadar olan dönemde) kendisine geri dönmesini yasaklayacak mekanizmalar:

  • Kabule arzın yasaklanması
  • 679

Düzenleyenin sorumluluğu

MADDE 679- (1) Düzenleyen, poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden sorumludur. Düzenleyen, kabul edilmeme hâlinde sorumlu olmayacağını şart edebilirse de ödenmemeden sorumlu olmayacağına ilişkin kayıtlar yazılmamış sayılır.

Kanun koyucu, düzenleyenin kabule etmemeden dolayı sorumsuzluk kaydını koyabilmesi mümkündür. Böyle bir poliçenin hemen hemen devredilebilme imkanı yoktur. Bunun hukuki tercümesi: ben bir havale teminatı veriyorum ama ödenir mi ödenmez mi, bilmem. Bu durumda lehdar bunu haklı olarak almaz, almak istemez. Ama bu hukuken mümkün. Ben bir havale taminatı veriyorum. Vadede ödenirse ödenir, muhatap bunu kabul etmezse benim bunu vadeden önce ödeme imkanım yok demektir bu. Düzenleyen kabul etmemeden dolayı sorumsuzluk kaydını koyabilir.

Aynı sonuca kabule arz yasağında da ulaşılıyor. Her iki kayıtta da düzenleyen kendine kısa sürede dönmesini engellemektedir ama sorumsuzluk kaydında tedavül açısından olumsuzluk daha fazladır.

Düzenleyen kabul etmemeden dolayı sorumlu değilim ayrıca ödenmesinden de sorumlu değilim, diyemez. Çünkü eğer diyebilirse hamilin elinde poliçe kalır. Düzenleyen ödememeden dolayı sorumsuzluk kaydı koyamaz. Konulsa bile yazılmamış sayılır. ama cirantalar her iki kaydı da koyabilir: 1- kabul edilmediğinde bana gelmeyin, 2- ödeme yapılmazsa bana gelmeyin.

Cirantalar ödeme sor. Altına girmezse beyaz ciro ile devraldığı senedi imzalamadan zilyetliğin devri yoluyla bir başkasına devredebilirdi. Tam ciroyla devraldığında bunu beyaz ciroya çeviremeyceği için bu kayıtları koyabilir ancak bu tedavül gücünü olumsuz etkiler.

Kabul etmemenin sonuçları

Muhatap kambiyo taahhüdü altına girmez. Noterden bir kabul etmeme protestosu çekebilir. Ya da muhatap ben bunu şimdi kabul etmiyorum 3 gün sonra getir diyebilir, hamil bunu bekleyebilir. Protesto düzenlenmediği sürece poliçe muhataba birden fazla kez götürülebilir. Kabul etmeme durumunda ise hamilin bunu tespit etmesi lazım. Protesto resmi bir tespit belgesidir. Bununla birlikte hamil vadeden önce, vadeyi beklemesine gerek kalmaksızın müteselsil sor. Çerçevesinde kendinden öncekilere başvuru hakkını elde eder (724).

Muhatap poliçeyi kabul etmedi, hamil de protesto düzenlemedi. Çekmezse vadeden önce başvuru haklarını kullanamaz. Bu bir tercihtir, dolayısıyla bu poliçeyi muhataba ödeme için ibraz edebilir. Muhatap bu durumda ben zaten kabul etmemiştim, ödemiyorum diyebilir.

Her durumda vade geldiğinde muhataba kabul için ibraz edebilir. Kabul etmediği takdirde muhatap kambiyo senedinin borçlusu değil. Bu durumda ödememeden dolayı hamil haklarını kullanabilir.

10 gün içinde kabule arz zorunludur gibi bir kayıt konulmuşsa artık ödememeden dolayı başvuru haklarını da yitirir. Eğer kabule arzı zorunlu kılan bir sebep yoksa protestoyu düzneleyecek ama isteği takdirde muhatabı da bekleyebilir. Hamilin burada durumunun ağırlaşmasının sebebi, ekonomik gerekçeye bağlı olarak 10 gün içinde sen bunu muhatapta al, ödemezse bana gel diyecektir. Bu takdirde sonucuna katlanacaktır.

Diyelim ki, hamil muhataba gittim ama muhatap kabul etmedi ben de protestoyu çekmedim diyemez. Kabul etmemeyi kanıtlamanın tek yolu, noter protestosudur. Kabule arzı düzenleyen zorunlu kıldıysa bu hepsini bağlıyor. Eğer düzenleyen kabule arzı yasaklamışsa ciranta kabule arzı isteğe bağlayamıyordu.

Muhatabın poliçeyi usulüne uygun kabul ettiği durumda:

Kambiyo borçlusu haline gelir ancak poliçeyi hemen ödeme mecburiyeti yok, vadede ödeyecektir. Poliçeyi kabul etmiş muhatabın vadede ödememe ihtimali var. Kabul etmiş ama ödememesinden dolayı muhataba karşı icra yoluna başvurulabilir.

NOT: Bir cirantaya başvurduğunda ödemezse başka bir cirantaya gitmek zorunda değil, icra yoluna da gidebilir.

Eğer ödememe protestosu çekilmezse bu takdirde ödememeden dolayı başvuru hakları düşüyor, kambiyo senetlerine özgü sebepsiz zenginleşme davası açarak – 1 yıl içinde- alacağını alabilir.

!!! Ödememe protestosu çekilmemesi, asıl borçluya (kabul eden muhatap) talep hakkını etkilemez. Kabul eden muhatapa kambiyo senedin za süresi içinde (3 yıl) başvurulabilir. Yani ödememe protestosu çekilmemiş olursa da, muhataba kambiyo senedinin zamanaşımı süresi içerisinde başvurabilirsiniz. Eğer muhatap yeterli mv na sahipse protesto çekmeden doğrudan doğruya muhtaba karşı icra yoluna gidebilir.

NOT: Kabul etmeme protestosu vadeden önce başvuru hakkının kullanılması bakımından, ödememe protestosu ise vadeden itibaren başvuru hakkının kullanılmasını sağlıyor. Muhataba başvurmada ise za önemli, protesto çekip çekmemesi önemli değil.

Kabule arz vadeye kadar old için protestonun da vadeye kadar çekilmiş olması lazım. + 2 gün olabilir.

Poliçenin Nüshası ve Sureti : –Önemli bir konu değil.

Poliçe nüshası kendisine göre çok daha az kullanılan bir araç. Nüshada aynı kambiyo borcu birbiriyle eş değerde için birden fazla senet düzenlenmiştir ve bunun birisi için yapılan ödeme diğerlerinin de kambiyo borcunu sona erdirir. 743 vd nüsha düzenlenmiştir. Mutlaka numaralandırılması gerekir. Fiziki dolaşımbir risk doğurabilir, en azından diğer nüsha sahipleri hak tanısın mantığına dayanıyor. Temel amaç güvenlik meselesidir. Bonoda muhatap olm için fiziki haraket daha düşüktür o yüzden bonoda surete izin verilmiştir. Surette asıl vardır ve bu asılın bir örneği vardır. Suret ve asıl aynı değerde değildir. Nüshalarda ise borçlu borcu öderken bütün nüshaların teslimini istemek zorundadır. Çünkü diğer nüshalar başka kişilere ciro edilebilir. Nüsha düzenleyen trdan düzenlenir, suret ise hamiller trdan düzenlenir.

Oct. 30, 17

  • Teknik anlamda başvuru hakkı (asıl borçlu ödemezse ciranta va düzenleyene başvurma hakkı)
  • Asıl borçlu olan muhataba talep hakkı

Buradaki başvuru hakları (talep hakları) 749 da düzenlenmiştir.

Süreler

MADDE 749- (1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.

Kabul edene karşı (muhataptan) vadeden itibaren 3 yıl, başvuru borçlularına karşı 1 yıl, cirantanın kendisinden önce başvurma hakkı ise 6 aya bağlanmış. Sürelerin başlangıç tarihi farklı. Dolayısıyla biri kaçtığında diğeri de kaçmıyor. Kabul eden muhataba başvurabilmek için herhangi bir protesto düzenlemesine gerek yok. Protestoyu çekmek eğer başvuru haklarını (cirantaya ya da düzenleyene karşı başvuracaksa) kullanacaksa zorunludur. Başvuru hakkı, hamile tanınmış ekstra bir güvence.

Eğer ben dava ya da icra ile uğraşmak istemiyorum, başvuru hakkımı kullanmak istiyorum derse protesto çekmek zorunda. Çünkü bu protesto bir tespit.

(2) protestoyu düzenlemesi gerekiyor ki diğerlerine karşı olan başvuru haklarını kullanabilsin. Bu protesto (şimdiye kadar 3 protestodan bahsettik: 1- tarih için, 2- kabul etmeme protestosu, 3- ödememe protestosu) za neden düzenlendiğinden yola çıkmak gerekir. Borçlunun sürekli olarak bir tehdit altında bulunmasını engellemek. Burada her bir protestodan itibaren ayrı bir za süresi hesaplamak gerekir. Kabul etmeme protestosundan işlemek gerekir. Kabul etmeme ve ödeme prostestosundan itibaren ayrı ayrı bir yılı hesaplamak gerekir.

(2, ikinci cümle) prostestodan muafiyet kaydı: gidersiz iade kaydı. Bunu düzenleyen ya da ciranta da koyabilir. Ama düzenleyen koyarsa herkes için geçerlidir. Hiç kimseden bu prostesto masrafı istenemez. Ama sadece ciranta koymuşsa o ciranta için geçerlidir. pratikte kullanışlı bir yöntem değil. Uyg açısından çok anlamlı olmamakla beraber böyl bir kaydın sonucu noter masrafının istenememesidir.

Kabul etmeme ya da ödememe prostestosu nasıl tespit edilecektir? 1 yıllık sürenin vadeden itibaren hesaplanması öngörülmüştür. Bunun temel sebebi, kabul etmeme tarihinin tam olarak belirlenebilir olmamasıdır.

(3) başvuru süreci içerisinde hamil, diyelim ki C3 e başvurdu. C3 bunu ödediği zaman o da kendinden öncekilere başvurabilecek. Cirantanın da başka cirantalara başvurabilceği süre bu fıkrada düzenlenmiş. Eğer ciranta kendisine başvuru üzerine ödeme yaptıysa ödeme tarihinden itibaren, ödeme yapmadıysa dava tarihini ya da icra takibini kanun koyucu esas almıştır.

C3 ün C2 ye başvurusu 6 aylık bir süreye tabii. C3 ün kendisinden öncekilere başvuru hakkı 6 ay içinde za na uğrar. 750 de za nı kesen sebeplerin içerisinde davanın ihbar edilmesi sayılmıştır. Dolayısıyla burada C3 kendisine başvurulduğu zaman bu başvuruyu C2 ye , C1 e ihbar etmek suretiyle za nı kesebilir.

750 de za kesen sebepleri saymıştır.

Sebepleri

MADDE 750- (1) Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir.

Kambiyo borçları birbirinden bağımsız olarak düşünülüyor.

Poliçede karşılığın intikali sorunu

Bazı ülkeler karşılığın mutlak bir şekilde initkal ettiğini söylemiş, bazıları ise intikalini kabul etmeyen düzenlemeler yapmıştır. Bizim ülkemizde karma tercihi benimseyen ülkeler var. Bu ülkelerde karşılık kural olarak intikal etmez. Bu karşılık lehdara devredilmiş olmaz. Fakat 2 istisnası vardır: 733,

Poliçe karşılığının devri

MADDE 733- (1) Düzenleyen hakkında iflasın açılmasıyla beraber, poliçe karşılığının veya düzenleyenin muhatap hesabına alacak olarak geçirdiği diğer paraların geri verilmesi hususunda düzenleyenin muhataba karşı poliçe ilişkisinden başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanan istem hakkı poliçe hamiline geçmiş olur. (2) Düzenleyen, karşılık ilişkisinden dolayı haiz olduğu haklarını devrettiğini poliçede beyan ettiği takdirde, bu haklar, poliçe hamili kim ise ona ait olur. (3) Muhatap, iflasın açıldığı ilan edildikten veya kendisine devir durumu ihbar edildikten sonra yalnız poliçenin iadesi karşılığında usulü dairesinde hakkını ispat eden hamile karşı ödemede bulunabilir.

Bunun altında yatan temel sebep. Öncelikle kanuni devirden yola çıkalım. Kanunda kanuni bir intikal olmasaydı, düzenleyen bir poliçe düzenledi, mal olarak karşılığı var. Fakat poliçenin henüz vadesi gelmeden önce düzenleyen iflas etti. Müflisin iflas eden kişinin bütün alacaklarını paraya çeviriyor ve daha sonra borçlarını ödüyor. İflas idaresi, muhataptan bir alacağı var diyecek. Muhatap bunu ödemezse dava yoluyla gerçekleştirecek. Ve tüm bunlar düzenleyenin alacaklılarına bir teminat oluşturuyor.

Dolayısıyla poliçenin lehdarı ya da hamili, muhatap ödemezse düzenleyene başvurabilecekti. Oysaki burdaki kanuni intikal, poliçe dışındaki istem hakkı devreye giriyor. Burada karşılığın intikalinde muhatabın poliçeyi kabul etmesi gerekir mi? Muhatabın poliçeyi kabul etmesi işleri kolaylaştırıyor. Bu sistemin işleyişini çok daha kolaylaştırıyor ama şart değil. Düzenleyen muhatap nezdindeki bir alacağını devretmiştir. Düzenleyenin muhatap karşısında bir karşılığı var mı, yok mu bu konu tartışmalı olabilir. tarafların arasında bu konuda uyş olabilir. bu olduğu takdirde alacağın devri ilişkisinden kaynaklandığı için muhatap düzenleyenden kaynaklanan tüm defileri hamili de ileri sürebilecektir.

Ayrıca, düzenleyen poliçeyi tedavüle çıkarttı. Poliçe dolaşıma çıktı. Düzenleyen henüz iflas etmedi. Muhataptan olan alacak hakkını üçüncü bir kişiye devretti. Bu hüküm çeşitli biçimlerde aşılabilir.

İkinci karşılığın initkali hali, iradi intikaldir. Alacağın devri nit bir devir söz konusu. Az önceki açıklamalar burada da geçerlidir. muhataba ihbar edildiği tarihten itibaren … iflas ilan edilmiş ise bunu herkesin bildiği kabul ediliyor. TSG de yayımlanıyor, sicile kaydediliyor. Ve bu noktadan itibaren artık muhatabın bunu bildiği kabul ediliyor. Bu ihbardan önce düzenleyenin muhatap karşısında karşılığı bir başkasına devredilmişse bu hüküm uygulanmayacaktır. Buradaki ihbar BK daki ihbar sist ne paraleldir.

Poliçede sebepsiz zenginleşme

Hamilin yüzyüze kaldığı riski dengeleyebilmek için özel bir sebepsiz zenginleşme hükmü getirmiştir.

Sebepsiz zenginleşme

MADDE 732- (1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.

İki sebepten kaynaklanabilir: 1- za dan kaynaklanan sebeplerle, 2- poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmaması. Sebepsiz olarak zenginleşebilecek olanlar ya düzenleyendir ya da muhataptır. Cirantalar burada tamamen yüküm kurtuluyorlar. 4. Fıkrada zamanaşımı süresinden kastımız, sebepsiz zenginleşmenin zamanaşımıdır.

Asıl borçluya karşı (muhataba karşı) talep hakkı ancak za dolduğunda düşebilir. Kabul eden muhatab başvurabilmek için başkaca bir işleme gerek yok.

Sebepsiz zenginleşme yoluna gidebilmek için herhangi bir talep hakkının sona ermiş olması gerekir.

Nov. 6, 17

Bononun unsurarı poliçenin unsurları ile pararlellik arz eder. Sadece police belirli bir havalae ve belirli bir bedel farkı var. bono ya da emre yazılı senet ibaresinin bulunmaıs gerekiyor. Emre yazılı senet kavramı başka da olabilir ama kanun koyucu emre yazılı senet kavramını bononun karşılığı olarak değerlendirmiştir.

Kayıtsız ve şartsız ödenmesi, bir bedel olacak ve bunun nakit olması gerekiyor. Ve bunun soyut olmasıa gerekiyor. Poliçede bir havale varken bonoda bir bedel vardır.

831/f.1

Cirosu kabil olan diğer senetler

MADDE 831- (1) İmza edenin, yer, zaman ve tutar bakımlarından belirli nakdî ödemelerde bulunmayı ve belirli miktarda misli şeyler teslim etmeyi borçlandığı senetler, açıkça emre yazılı oldukları takdirde ciro ile devredilebilirler.

Açıkça emre yazılı olması gerekiyor. 2, bu bir mal alacağı için de düzenlenebiliyor. Buradaki ve yi veya olarak anlamamız lazım. 831 madde kapsamına girmesi için açıkça emre yazılı olması gerekiyor. Burada açıkça emre yazılı olarak düznelenmesi, bir tarafta bono ya da emre yazılı senet kelimesi bulunacak. 831 de düzenlenen ks ne benzer senette ise açıkça birisinin ermine düzenlenmiş. Yani emre kaydı var ama senette bono ya da emre yazılı ifadesi yok.

(2) Bu senetler ve makbuz senetleri, varant ve konişmento gibi cirosu kabil olan senetler hakkında, cironun şekli, hamilin hak sahipliği ve senedi elinde bulunduranın onu geri vermekle yükümlü olması hususlarında, poliçelere ilişkin hükümler geçerlidir. İptal konusunda, varant ve makbuz senedi dışındaki emre yazılı senetlere poliçelere ilişkin hükümler uygulanır.

Ciro sadece devir işlemini görüyor, başvuru hakları burada uyg mıyor. 776/1.b çerçevesinde bunun emre olması gerekir.831 çerçevesinde ise bunlar bono değildir ama bonoya benzer bir hüküm ifade eder. Bir senedin emre yazılı olması başka bir şey ya da senette emre yazılı ibaresinin olması başka bir şey. Bono dışında da emre yazılı senet uyg zaten Sparaçlarında da söz konusu. Bunu bir orta sınıf olarak düşünebiliriz.

Bedelin açıkça senet metninde yer alması gerekiyor. Yabancı para üzerinden düzenlenebilir. Sadece ödeme bakımından BK daki ayni ödeme kaydı varsa mutlaka yabancı para üzerinden bna karşılık ayni ödeme kaydı yoksa ödeme karşılığı kur olarak da ödeme yapılabilir.

Senetlerde bedel kısmı hem rakam hem de yazıyla gösterilir. Kanun koyucu, 676 da düzenlenmiştir. Burada ikisi arasında kanun koyucu, yazıyla olanı üstün tutmuştur.

Poliçe bedelinin çeşitli şekillerde gösterilmesi

MADDE 676- (1) Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur. (2) Poliçe bedeli yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok gösterilmiş olup da bedeller arasında fark bulunursa, en az olan bedel geçerli sayılır.

Bu ikisi arasında fark var yazı esas alınır, rakamla yazılmış ya da yazıyla yazılmış birden fazla bedel varsa burada en az olanı dikkate alıcaz.

Bedelle ilgili poliçede değinmediğimiz ama hem poliçede hem de bonoda geçerli olan faiz (anapara faizi) konabilir mi?

Buradaki temel mantık, bugün bir mal sattım ve bunun parasını iki ay sonra almaya razıyım. Faizin temelinde yatan şey o parayı kullanmaktan mahrum kalınan zamanın karşılığı ve bunun senede konulması lazım. Bir anapara faizinin konabilmesi lazım. Burada tüm ekonomik gerekçeler oluşmuş durumda. Biz vadeyi kesin bir vade olarak belirlemişsek veya düznelenme tairihinden belli bir süre sonra (mesela bugün düzenlendi bir ay sonra ödenecek) bir ay mahrm kalıcaz bu parayı kullanmaktan. Bunu bono bedeline dahil ederiz.

Ancak bunu bütün vadelerde yapmamız mümkün değil, örneğin görüldüğünde ödenecek vadede bugün de bir yıl sonra da ödenebilir. Yani 0 ila 365 gün geçmesi durumu var. Görüldükten belli bir süre sonra ödenecek vadelerde de 0 ila 365 gün arasında ödenmesi mümkün. Demek ki bunu başlangıçta bilemeyiz. 100 bin lirayı kullanmkatan kaç gün mahrum kalacağı belli değildir.

İşte bu nedenle kanun koyucu vadelere göre faiz konulmasını ayırmıştır.

Faiz şartı

MADDE 675- (1) Görüldüğünde veya görüldüğünden belirli bir süre sonra ödenmesi şart kılınan bir poliçeye, düzenleyen tarafından faiz şartı konulabilir. Diğer poliçelerde böyle bir faiz şartı yazılmamış sayılır. (2) Faiz oranının poliçede gösterilmesi gerekir; gösterilmemiş ise faiz şartı yazılmamış sayılır. (3) Başka bir gün belirtilmemişse, faiz, poliçenin düzenlenme gününden itibaren işler.

Aksi kararlaştırılmamışsa, taraflar bu faizin başlayacağı tarihi de aralarında kararlaştırabilir. Düzenleme tarihinden itibaren başlar aksi halde. Görüldüğünde vadede ya da görüldüğünden belli bir süre sonra vadede konabilir. Kanun koyucu diğerlerine faiz konmasını gerekli görmemiştir. Eğer yazılırsa kanun koyucu bunun yazılmamış sayılacağını söylüyor.

Vade: 4 tür vade var. Bunun farklılığı artık muhatap ve buna bağlı olarak kabul aşamaları söz konusu değil. Bono bu kez düzenleyen (asıl borçlu) ibraz ediliyor.

Görüldüğünde:

Bir yıllık süre burada da geçerli. Düzenleyen isterse bu süreyi uzatabilir isterse kısaltabilir de. Uzatırsa kendi sor. u ve cirantların avalistlerin de sor. süresini uzatabilecekleri anlamına geliyor.

Belli bir süre için ibrazını yasaklayabilir. Düzenleyen senedi düzenlediği sırada, görüldüğünde ödemeye razı ama hiç olmazsa 10 günlük bir süre olsun gibi süre koyabilir. Fiili bir durum, bu süre içinde birden çok ödeme için ibraz söz konusu olabilir. isterse artık başvuru haklarını kullanabilir ya da icra talep hakkını kullanabilir ama isterse kışın geçmesini de bekleyebilir. Yani bir yıllık süre içinde istediği zaman ödenemezse haklarını kullanabilir çünkü birden fazla ödeme için ibraza mecburiyeti yok.

Görüldüğünde belli bir süre sonra ödenecek bono:

Bonoda da görüldüğünde belli bir süre sonra ödenecek bir bono söz konuysa düzenleyene gidiyorsunuz. Düzenleyen gördükten sonra 10 günlük süre işlemeye başlıyor. Yani sadece sürenin görülmesi için düzenleyen götüyor ama poliçedeki ibraz muhatabın kabul edip etmemesi bakımından önemliydi. Düzenleyen bir tarih yazmamışsa sadece bu tarihin belirlenmesi için bir protesto düzenlenebilir.

Sürelerin hesabı 706 da düzenlenmiştir.

Sürelerin hesabı

Genel olarak

MADDE 706- (1) Düzenlenme gününden veya görüldükten bir veya birkaç ay sonra ödenmek üzere düzenlenen bir poliçenin vadesi, ödemenin yapılması gereken ayın o günün karşılığı olan gününde gelmiş olur. Karşılığı olan gün bulunmadığı takdirde vade o ayın son günü gelmiş olur. (2) Bir poliçe, düzenlenme gününden veya görüldükten bir buçuk ay veya birkaç ay veya yarım ay sonra ödenmek üzere düzenlendiği takdirde, ilk önce tam aylar hesap edilir. (3) Vade olarak bir ayın başı, ortası veya sonu gösterilmişse, bunlardan ayın birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri anlaşılır. (4) “Sekiz gün” veya “onbeş gün” ibarelerinden bir veya iki hafta değil, gerçek olarak sekiz veya onbeş günlük bir süre anlaşılır. (5) “Yarım ay” ibaresi onbeş günlük bir süreyi ifade eder.

Ödeme yeri: zorunlu unsurlardan biri. Ama alternatifi 777 de düzenlenmiştir.

Unsurların bulunmaması

MADDE 777- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.

Yargıtay içtihatlarında yer konusunun nasıl belirleneceğine dair örnekler var, ank yazmak yeterli mi, ank- çankaya yazmak yeterli mi? Burada hukuken tanınmış bir birimin gösterilmesi gerekir. Ank nın, çankaya nın sınırları belli, salt mahallenin gösterilmesi bir unsur eksikliği yaratıyor.

Yerleşim yerli veya adresli bono düzenelenebilir. Lehdarın senette gösterilmesi gerekiyor, 776. Kime ya da kimin emrine ödenecekse onun gösterilmesi gerekiyor. Menfi emre kaydının konulması gerektiğini belirttik.. unvanı eğer tüzel kişi ise gösterilebilir. Tüzel kişiliği bulunmayan topluluklara yapılan atıflar lehdar eksikliği nedeniyle bunun geçersizliğine yol açabilir. birden fazla da lehdar olabilir, tıpkı birden fazla düzenleyen olabileceği gibi.

Düzenleme tarihi ve yeri kanunda zorunlu olarak gösterilmiştir. Düzenleme yerinin bir alternatifi var. Düzenleyenin adının yanında bir yer yazıyorsa bu şekilde de belirlenir ama yoksa unsur eksikliği söz konusu olur. düzenleme tarihine bir alternatif yoktur.

Düzenleyenin imzası zorunlu unsurlar içinde yer alır. İmzanın el ile atılması gerekiyor. BK güvenli elektronik imza düzenlenmiş ve el ile atılan imzanın sonuçlarına bağlanmıştır. Ama 756 da elektronik imza kabul edilmemiştir. Ayrıksı bir hüküm düzenlemiştir kanun koyucu. Sadece düzenleyenin imzası açısından değil, diğer kambiyo taahhüdü doğuran işlemler bakımından da olur (kabul, ciro, aval). Birlikte imzaladıkları takdirde senedi müteselsilen sor. olacaktır.

Senedin önyüzüne senedi düzenleyen sıfatıyla imza atıyor. Düzenleyen dışında birinin ne çin imza atıldığı belli olmayan bir imzası varsa bunun avaş nit taşıdığı yani senet bedelinin ödenmesini onun da taahhüt ettiğini kabul ediyor kanun koyucu.

Şekil

MADDE 701- (1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.

Bankada bu sıkıntı yaratır. Bir tüzel kişinin temsilcisi sıfatıyla (A, B,, C şt nin müdürü) imza atıyor yanına bir de ikinci bir imza atıyor. Düzenleyen hesabına atılan imza belli, aynı kişi bir başka imza attıysa bu aval nit taşır. Bu koop temsilcilerinde sıkıntı yaratıyordu. Yargıtay sonraki görüşlerinde aynı kişi old için bunu düzenleyenin imzası olarak yorumlamıştır ve aval sonucunu bağlamamıştır. Ama senedi gereksiz yer imzalamamak gerekir. Bunun temsilci aracılığıyla düzenlenmesi mümkün. Eğer yetkisiz temsil varsa, temsil olunan buna onay vermezse bu takdirde temsilci bonoyla bağlı olacaktır.

Yorumlar

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir