Ceza Muhakemesi Hukuku

Devletin yetkili makamlarına bir suç iddiası şüphesinin ulaştırılmasıyla ceza muhakemesi başlar. Ceza hukuku, ceza kanununun ihlali veya özel bir ceza hükmünün ihlaliyle başlar.(TCK, FSEK, Bankacılık kanunu vs.)
SORUŞTURMA EVRESİ                          KOVUŞTURMA EVRESİ
Md 160- Suç Şüphesi                           Md 182-Duruşma                                  Md 170- İddianame                              Md 223- Hüküm
M175 – İddianamenin kabulü              Md 272- Olağan kanun yolları

M 174- İddianamenin iadesi                Md 308- Olağanüstü kanun yolları

Md 160-Cumhuriyet savcısı ihbar veya başka bir suretle suçun işlendiği izlenimini veren hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla şüphelinin lehine veya aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.

*Suç haberi genellikle ihbardır, şikayettir, kurumsal suç duyurusu veya devletin polisi savcısı kendisi öğrenir ve resen araştırmak zorundadır bu durumda ayrıca ihbara gerek yoktur.
Md 158– İhbar ve şikayetin konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılması gerekmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikayetin soyut ve genel olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez.

Savcı olay yeri incelemesi, parmak izi örneği vb. alamaz md 161’de savcıya yardımcı olmak için adli kolluklar görevlendirilmiştir. Polis teşkilatı, jandarma teşkilatı suç araştırması ve soruşturulmasıyla görevli uzmanlar ve savcının yardımcılarıdır. Savcı şüphelinin aleyhine ve lehine tüm delilleri toplamalıdır.
Md 217- Hakim kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir, deliller hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
**Savcı kamu adına iddiacıdır. Tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra savcı olaya göre kovuşturmaya yer olmadığına kararı verebilir, delilleri topladığında suç oluşturmadığı sonucuna varıp olayı hakim önüne taşımayabilir dolayısıyla yarı hakim konumundadır.
Eğer yeterli şüphe varsa iddianame hazırlayıp mahkemeye sunar, kamu davası açmak üzere hamlede bulunur ve soruşturma evresi biter.
*** İddianame md 174’e göre mahkemece incelenir sorun yoksa kabul edilir ancak sorun varsa Md 170’e uymadığı tespit edilirse iddianameyi savcılığa gönderir ve savcılık eksiklikleri tamamlar mahkemeye gönderir veya itiraz eder.
İddianamenin kabulüyle kovuşturma evresi başlar. Bu süreç hükmün kesinleşmesine kadar devam eder(kanun yolu merciileri istinaf da dahil) Eğer iddianamenin kabulünden sonra yargılama yapılır ve kanun yoluna gidilmeksizin hüküm kesinleşirse dar anlamda kovuşturma evresidir. Eğer kurulan hüküm olağan veya olağanüstü kanun yollarından bir veya ikisini görürse geniş anlamda kovuşturma evresidir. İddianame kabul edildikten sonra duruşmaya hazırlık aşaması başlar. Bir sonraki aşamaya geçmeden önce yapılması gereken hazırlıklar eksikliklerin tamamlanması için vardır. Duruşma yargılamanın en önemli evresidir. Soruşturmanın gizliliği esastır.
Erken duruşma: Duruşmaya hazırlık evresinde talep edilebilir(yurt dışı kar kış) . Md 196- Yurt dışında bulunan sanığın belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir.
Duruşmanın ilkelerinden biri konsantrasyon dur. Dikkat dağılmamalı, yoğunlaşmak şarttır. Duruşmanın bölünmemesi gerekir. Hakim duruşmada edindiği kanaate göre hüküm verir. Anayasa mahkemesinde silahların eşitliği ilkesinden sıkça bahsedilir, iddia ve savunma makamlarının farklı aşamalarda farklılıklar olsa dahi yaklaşık olarak aynı ölçüde yetkilere sahip olmasıdır. Yargılamanın bir aşamasında ihlal edilmişse yargılamanın tamamen hatalı olduğu anlamına gelmez, diğer aşamada telafi edilebilir.
Md 157- Soruşturmanın gizliliği. Gizlilik 3. Kişilere karşıdır kamuoyunda damgalanmamak adına.
Md 153- Müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir istediği belgelerin örneğini alabilir. Bu yetki soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla kısıtlanabilir bu karar kasten öldürme cinsel saldırı uyuşturucu imal ve ticareti devlet güvenliğine karşı suçlar suç işlemek amacıyla örgüt kurma vb.
Müdafi iddianamenin mahkemece kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir.

HÜKÜM
Madde 223
 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.

(2) Beraat kararı;

  1. a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
  2. b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
  3. c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
  4. d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,
  5. e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,

Hallerinde verilir.

(3) Sanık hakkında;

  1. a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
  2. b) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
  3. c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
  4. d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,

Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;

  1. a) Etkin pişmanlık,
  2. b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
  3. c) Karşılıklı hakaret,
  4. d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,

Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilir.

(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.

(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.

(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.

(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Hüküm ile ilk derece yargılaması biter. İstinaf ve temyize gidilebilir.

Gerçekten suç işlendiği iddiası doğru bir iddia mıdır
Kim veya kimler işlemiştir
O fiilin somut olarak yaptırım karşılığı nedir
Somut durumda o fiil gerçekleştiği tespit edilirse ceza verecek miyiz vereceksek ne ceza veririz

TEMEL KAVRAMLAR
Madde 2 
– (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

  1. a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
  2. b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
  3. c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,
  4. d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,
  5. e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
  6. f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,
  7. g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
  8. h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,
  9. i) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,
  10. j) Suçüstü:
  11. İşlenmekte olan suçu,
  12. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu,
  13. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu,
  14. k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu,
  15. l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi, İfade eder.
    xx Soruşturma evresinde şüphelenilen kişilere şüpheli denir. Kovuşturma evresine geçildiğinde dava açıldığında sanık adını alır.
    Ceza muhakemesi şüphe ile başlar de devam eder. Şüphe basit bir tahmin boyutunu aşmış belirli bir yoğunluğa ulaşmış olmalıdır. Makul vakıalara dayalı bir tahmin sürecinin sonunda olması muhtemel bir şüphe olmalıdır. Şüphe kuvvetlenmiyor aksine azalıyorsa şüpheden sanık yararlanır, sanık lehine yorumlanır. İddiaları ispatlamakla sanık değil savcılık yükümlüdür.
    Basit Şüphe: Dayandığı emareleri ispat günü yetersiz, basit, sayıca azdır. Soruşturmayı başlatan şüphe
    Kuvvetli Şüphe: İspat gücü yüksek emarelere dayanan hukuk teorisinde kesine yakın bir değer ifade eden şüphedir. Tutuklama için kuvvetli şüpheye ihtiyaç vardır.
    Tüzel kişiler şüpheli ve sanık olamazlar tüzel kişilere ancak güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
    Bazı durumlarda soruşturma aşamasında şüphe belirli bir kişiye yöneltilemez. Faili meçhul kalır ve daimi arama kararıyla yürütülür. Ancak tartışmalıdır daimi arama kararlarının etkin soruşturma yapma yükümlülüğünün ihlali olduğu da söylenir.MÜDAFİ VE VEKİL
    Müdafi şüpheli veya sanığın avukatıdır.
    Vekil şüpheli veya sanık dışında kalan bireysel savunma makamında yer alır. Sanık veya şüphelinin eşi veya kanuni temsilcisi gibi kimselere de hukuki yardımda bulunur.
    İFADE VE SORGU
    İfade kural olarak savcı ve kolluk yardımıyla soruşturma aşamasında şüphelinin dinlenmesidir. Şüpheliden bilgi alınmasıdır.
    Sorgu ise şüpheli veya sanığın hakim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir.
    İfade ve sorgu arasındaki fark makamdır. İfade alma soruşturmada, sorgu kovuşturmada.
    -Savcı soruşturmada kolluğu yönlendirebilir ve kolluk o işlemi yapabilir.
    -Savcı bizzat o işi yapabilir.
    -Soruşturma işlemlerinin bir kısmı bakımından hakim kararı gerekir. Hakimin soruşturma evresinde dahil olduğu tek kısım burasıdır yetkili hakimlik ise sulh ceza hakimliğidir.
    MALEN SORUMLU
    Suçla ilişkili olarak bir mahkumiyet kararı verilmişse bundan maddi olarak sorumlu olan kişiye malen sorumlu denir. Malen sorumlu vekil yardımından yararlanır.
    SUÇÜSTÜ HALİ
    – İşlenmekte olan
    – İşlenmiş olan
    – Fiilin az önce işlendiğine dair eşyaların ve delillerin bulunduğu haller
    CMK 90-(1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:
  16. a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
  17. b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler

(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.

(4) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.

(5) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır.

(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.
*Suçüstü hali herkese yakalama yetkisi verir.
DİSİPLİN HAPSİ
Disiplin hapsi kural olarak suç oluşturmayan ancak mahkemenin düzenini bozan veya mahkeme başkanına saygısızlık niteliğindeki fiiller için öngörülen hapistir. Disiplin hapsi mahkeme veya hakim tarafından öngörülen bir karardır ve itiraza tabiidir.
CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNUN TEMEL KAYNAKLARI
Anayasa: Temel hak ve özgürlükleri içerir ve bunlar ancak kanunla sınırlanır. Anayasada bazı hükümler doğrudan uygulanabilir niteliktedir(adil yargılanma hakkı,tutuklama nasıl yapılır)
CMK: Genel bir kanundur.
Diğer kanunlar
Uluslararası Antlaşmalar: Anayasada da belirtildiği gibi temel hak ve özgürlüklere ilişkin olarak ua anlaşmalar ile iç hukukta çatışma olursa ua anlaşmalar uygulanır. Avrupa insan hakları sözleşmesi, askerler, diplomatik kişiler, suçluluların iadesine ilişkin sözleşmeler…
Yardımcı kaynaklar: Öğreti,doktrin,ahlak gelenek görenek kuralları, İBK

YORUM VE KIYAS
Yorum, soyut normun somut olaya nasıl uygulanacağının düşünülmesi faaliyetidir. Hukuk düzeni bu konuya ilişkin olarak bir norm düzenlemiştir. Hükmün lafzı, kanunun sistematiği, kanunun gerekçesi, hükmün diğer hükümlerle karşılaştırılması gibi yöntemlerle yorum faaliyeti yapılır.
Kıyas,somut olaya uygulanacak bir normun bulunmaması halinde söz konusudur. Kıyasta soyut bir norm olmadığından somut olaya uygulanabilecek en yakın norm bulunur ve o normun bu somut olaya uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin düşünce faaliyeti kıyastır.
**Ceza hukukunda kıyas yasaktır fakat kural olarak ceza muhakemesinde kıyas serbesttir. Kıyasın yasak olduğu 2 durum vardır.
1) Sınırlayıcı kurallar
2) İstisna oluşturan kurallar
Eğer bir norm bir hak ve özgürlüğü sınırlandırıcı mahiyetteyse tüm koruma tedbirleri bunun içine girer.Koruma tedbirleri ceza muhakemesinin işlemlerini oluşturan savcılık ve hakimlik eliyle talebiyle alınan işlemlerdir. Koruma tedbirleri yakalama, gözaltı, arama, el koyma, tutuklama… Kişilerin hak ve hürriyetlerini sınırlayan normlarda kıyas yasaktır. İstisnanın dar yorumlanması ilkesi geçerlidir.

CEZA MUHAKEMESİ KURALLARININ UYGULAMA ALANI(zaman kişi yer)
1) Zaman bakımından
Ceza muhakemesinde derhal uygulama geçerlidir. Ceza hukukunda lehe uygulama vardı. CMK da yeni bir norm yürürlüğe girdiği anda derhal uygulanır.
CMK yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kesin hükme bağlanmış olanlar hariç görülmekte olan tüm soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanır.  **Ancak CMK yürürlüğe girmeden önce soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış işlem ve kararlar hukuki geçerliliklerini sürdürürler.
Yani kanun değişmeden önce yapılan işlemler yeni kanuna da uygun kabul edilir. Tamamlanmamış işlemlerde de geçerlidir. Örn tutuklu bir kişi var yeni kanunda tutuklanmanın şartları değişirse ve kişi o şartları taşımıyorsa derhal uygulama ilkesi gereği derhal salıverilir. Tanık eski şartlara göre dinlenmişse yeni kanun yürürlüğe girince tekrar dinlenmesi gerekirse yeni kanuna göre dinlenir.
Zaman bakımından uygulamada hak düşürücü süreler kısaldığı zaman yeni kanunla beraber sıkıntılar ortaya çıkabiliyor. Bu durumda mahkemeler vatandaşı mağdur etmemek adına kazanılmış hak gibi davranıyor, işleme izin veriyor. (örn temyiz süresi 15 günden 5 güne inerse zaman bakımından derhal uygulandığında adamın hak kaybı söz konusu olurdu)

2) Kişi bakımından uygulama
Kanun yürürlüğe girdiği anda ülkede olan herkese uygulanır ancak bazı kişilere farklı uygulanır.
-Cumhurbaşkanı: Tek sorumluluğu vatana ihanet suçu. Kişisel suçlarından dolayı sorumlu olup olmadığı tartışmalı ancak hocaya göre somut kanunlarla sorumlu tutulamıyor.
-Milletvekilleri: Milletvekillerinin dokunulmazlığı.CMK nın konusu nispi dokunulmazlık. Milletvekilleri seçimden önce veya sonra suç işlerlerse bu kişiler hakkında bazı ceza muhakemesi işlemleri yapılamıyor. Dokunulmazlıkları devam ettikleri sürece sorgulanamaz, yakalanamaz, tutuklanamaz, sorguya çekilemez ve yargılanamaz.  Sorguya çekilmeden dava açılabilir.
-Diplomatik Temsilciler: Konsolosluk temsilcileri ve diplomatik temsilciler temsilci oldukları ülkelerde birtakım ayrıcalıklara sahiptirler. Kendi ülkelerinin ceza kanunlarına tabiidirler.

CEZA MUHAKEMESİNİN ŞARTLARI(ENGELLERİ)
1)Şikayet
2)Talep
3)Müracaat(yazılı başvuru)
4)İzin
5)Dokunulmazlığın Bulunmaması
6)Türkiye’de Bulunma
7)Kesin Hüküm Bulunmaması
8)Aynı Davaya Bakılmakta Olmaması
9)Sanığın Hazır Bulunması
10)Sanığın Akıl Hastası Olmaması
11)Bekletici Sorunun Çözümü
12)Ön ödeme
13)Uzlaştırma
Bu şartların bir kısmı soruşturma şartı bir kısmı kovuşturma şartı kimi ise hem soruşturma hem kovuşturma şartıdır.
1)ŞİKAYET
En önemli ve yaygın şarttır. TCK’da bulunan birçok suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.Resen takibat kuraldır şikayet istisnadır. Salt bir kovuşturma şartı değildir, kanunda hangi suçların şikayete tabii olduğu belirtilir. Bireyi ilgilendiren yada norm bis suçlarda şikayete bağlıdır.(örn hakaret) Suçtan zarar görenin irade açıklamasıdır şikayet bu olmaksızın devlet devreye giremez. Suçtan zarar görene tanınmış bir haktır. Suçtan zarar gören şikayetinden vazgeçebilir, geri alabilir.
Takibi şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin suçu bildirmesi şikayettir.  Faili değil olayı fiili şikayet ederiz.
** Şikayet süresi fiilin veya failin öğrenildiği andan itibaren 6aylık bir süredir. Hak düşürücü süredir.
Henüz şikayette bulunmadan şikayet etmek istenmezse bu şikayetten vazgeçmedir. (örn taraflar anlaşabilirler.)Tek taraflı bir işlemdir. Şikayetten vazgeçme hakkı hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilir. Hüküm kesinleştikten sonra kullanımı istisnadır md 158.
Şikayeti geri alma bir kere gerçekleşebilir. Karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duyar. Şikayetler ceza hukukunu ilgilendirmiyor ya da açıkça dayanaktan yoksunsa asılsız olduğu ilk bakışta anlaşılıyorsa soruşturmaya gerek yoktur kararı verilir.
örnek: Kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret cumhuriyet savcısı resen dava açar fakat daha sonra şahsına hakaret olduğu anlaşılırsa fiil şikayete bağlı bir suça dönüşmüş olur. Bu durumda hakim 6aylık süre geçmiş dahi olsa şikayetçi misin diye sorulur veya mağdur şikayette bulunmuş gibi davranılır şikayeti geri alıp almadığı sorulur.

ŞİKAYETİN YAPILACAĞI MAKAMLAR
Doğrudan Yapılacak Makamlarà Cumhuriyet Savcılığı
Kolluk Makamı

Dolaylı Yapılacak Makamlar
1) Yurtiçinde İşlenen Suçlar            2) Yurtdışında İşlenen Suçlar
– Valilik                                                    – Elçilikler
-Kaymakamlık                                        – Konsolosluklar
-Mahkemeler
-İlgili Kamu Kurumları

Şikayete bağlı bir suçla şikayete bağlı olmayan bir suç birlikte işlenirse şikayet yokluğu bir soruşturma engelidir. Savcı yalnızca şikayete bağlı olmayan suç için iddianame hazırlayabilir.
** Bileşik suçlarda biri diğerinin işlenmesi için araç suçsa ve bu şikayete bağlı değilse savcılık her iki suç için de soruşturma yapmakla mükelleftir. Örn. Hırsızlık yapmak amacıyla eve izinsiz girilmişse şikayet şartı aranmaz. Şikayet hem soruşturma hem kovuşturma şartıdır. Şikayet kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Suçtan zarar gören şikayet edebilir. Fiili işleyen herkes şikayetten etkilenir bölünebilmesi mümkün değildir. Eğer araştırma gerekmeksizin açıkça şikayetin suç oluşturmadığı belli oluyorsa ihbar ve şikayet soyut ve genelse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir, soruşturma defterine kaydedilmez.
xx Bazı durumlarda şikayete bağlı bir suç çeşitli hatalarla şikayete bağlı değil gibi kovuşturma aşamasında geçiliyor 6aylık süre de kaçırılmış oluyor. Bu durumda vatandaşı mağdur etmemek adına sorulur vatandaş şikayeti geri çekmezse yargılamaya devam edilir.

2) DOKUNULMAZLIĞIN BULUNMAMASI
– Yasama ve Bakanlık  Dokunulmazlığı
– Kamu Görevlisi Dokunulmazlığı
– Seçim Dokunulmazlığı
– Hakim Savcı Avukat Noter Dokunulmazlığı
– Askerlik Dokunulmazlığı
– Diplomatik Dokunulmazlık
Yasama ve bakanlık, diplomatik, asker dokunulmazlığını kişi bakımından uygulamada anlattık.
Hakim savcılar bulundukları ilde soruşturma yapılamazlar o ile en yakın bölge adliye mahkemesinde soruşturma yapılır.
Seçme ve seçilme hakkı anayasal bir haktır. Oy kullanma günlerinde, oy kullanma saatlerinde kişinin tutuklama, gözaltı gibi özgürlüğü kısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbiri uygulanmasına izin verilemez. Ceza soruşturması bahane edilerek oy kullanma hakkından mahrum bırakılamaz.

3) TÜRKİYE’DE BULUNMA
Yargılama yapılabilmesi için tc vatandaşı veya yabancı fark etmeksizin Türkiye’de bulunması lazım.
Mülkilik ilkesi gereğince TR’de işlenen suçlar için TR’de soruşturma yapılır.

4)KESİN HÜKÜM BULUNMAMASI
Bir ceza yargılaması kesin hükümle sonuçlanırsa aynı konuda tekrar yargılama yapılamaz.Non bis in idem.
*Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış dava varsa davanın reddine karar verilir.
İkinci mahkeme davanın esasına girmeden dosyayı reddeder. Zaten ilk mahkeme esasa girmiştir bu şart esasa girilmeden kontrol edilmelidir. Non bis in idem: Fiilin aynı olması, kişinin aynı olması
tek istisnası vardır. Kesin hüküm verilmiş olmasına rağmen yeni olay veya delil ortaya çıkarsa tekrar muhakeme yapılması mümkündür. Yeni delillerle birlikte mahkumun beraati ya da daha az ceza alma ihtimali varsa mahkemenin kesin hükmüne rağmen hükümlü lehine yargılama yenilenmesi gerekir.

5)AYNI DAVAYA BAKILMAKTA OLMASI
Davanın derdest olmaması gerekir. Non bis in idem ilkesinin devamı niteliğindedir. İşin esasına girilmeden yargılamayı bitiren bir şarttır.

6) SANIĞIN HAZIR BULUNMASI
Sanık hazır değilse onun hakkında soruşturma yapılamaz kural olarak ancak istisnaları vardır. Sanığın kendini savunabilmesi için önemlidir.
1) Sanığın Gaip Olması
2) Sanığın Kaçak Olması
3) Sanığın Yokluğu Halleri
-Mahkemeden Uzaklaşma
-Yoklukta Duruşma Yapılan Haller
-Duruşmadan Bağışık Tutuklama
-Sanığın Duruşmadan Çıkarılması
Madde 194 – (1) Mahkemeye gelen sanığın duruşmanın devamı süresince hazır bulunması sağlanır ve savuşmasının önüne geçmek için mahkeme gereken tedbirleri alır.

(2) Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir.
Şartımız önceden sorguya çekilmiş olması aksi takdirde zorla getirilemez.
Madde 195 – (1) Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.
Bu suçlar özgürlüğü bağlayıcı suçlar değillerdir.

Madde 196 – (1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
Normalde sorgu ifade yapılsa bile duruşmada hazır bulunması gerekir fakat işi varsa uzakta ise bağışık olabilir. SEGBİS sistemi kullanılabilir.

Md 204 Sanığın duruşmadan uzaklaştırılması. Eğer sanığın duruşmada hazır bulunması duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokacaksa sanık çıkarılır. Savunma için varlığı zorunlu değilse oturumu yapar. Sanığın müdafii yoksa barodan müdafi görevlendirilir. Oturuma yeniden alınacak sanığa yokluğundaki işlemler anlatılır. Savunma hakkı elinden alınmasın diye zorunlu müdafi atanması istenmiş. Yine akıl hastası veya küçükse zorunlu müdafi görevlendirilir. Sanığın kaçak olması durumunda yine zorunlu müdafi görevlendirilir.
** Müdafi duruşmayı izinsiz terk ederse müdafiin yokluğunda duruşma devam edebilir.
* Sanığın salonda bulunması bazı hallerde tanıkların suç ortaklarının doğru söylemesine engel olabilir(korku çekinme vb.) Bu durumda 200. Madde uygulanır.
Eğer mahkemece tanık veya suç ortaklarının sanığın yüzüne gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse mahkeme sorgu ve dinlenme sırasında sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir. Tekrar geldiğinde tutanaklar okunur gerekirse içerik anlatılır.

7) AKIL HASTASI OLMAMAK
Kişi kendisini zihnen savunabilmelidir. Mahkemece sağlık raporu incelenir ona göre akıl hastası olup olmadığına hakim karar verir.

8)BEKLETİCİ SORUNUN ÇÖZÜMÜ
Ceza yargılamasında sadece ceza konuları olmadığından diğer konularda, anayasaya aykırılıkta bu durum bekletici sorun yapılır, çözümü beklenir ona göre yargılama yapılır/yapılmaz.
Yüklenen suçun ispatı ceza mahkemelerinden başka bir mahkemenin görev alanın giren bir sorunun çözümüne bağlıysa ceza muhakemesi bu sorunla ilgili olarak bekletici sorun yapar. Açılmış dava varsa sonuçlanmasını da bekletici sorun yapabilir.

9)TALEP(İSTEM)
Bazı suçlarda talebe bağlı işlem yapılır bu talep makamı genelde Adalet Bakanlığıdır.

10) MÜRACAAT(YAZILI BAŞVURU)
Bazen yabancı devletin şikayeti gerekebilir.

11)İZİN
Talep ve müracaattan farklı olarak kamusal iddia makamı olan savcılık gerekli makamların iznini ister. İzin bazen soruşturma şartı bazen ise hem soruşturma hem kovuşturma şartıdır.
Türk milletini, türkiye cumhuriyetini, devletin kurum ve organlarını aşağılama suçu izne bağlı bir suçtur. İzne bağlı olması soruşturmaya konulan bir yasak yani savcılık soruşturmaya başlamak için izin istiyor. Kovuşturma için de izin istenebilir.

12) ÖN ÖDEME ve UZLAŞMA
Ön ödeme ve uzlaşmada usulüne uyulmamışsa soruşturmada, savcı bu yolu işletmeden iddianame düzenlenmişse iddianame savcılığa iade edilir hakim tarafından. Md 174
Ön ödeme ve uzlaşma da mahkeme şartıdır.

Uzlaştırma Kapsamında Yer Alan Suçlar             Uzlaştırma kapsamında yer almayan suçlar
-Takibi Şikayete Bağlı Suçlar                                      -Cinsel Suçlar
-Diğer Suçlar                                                                 -Etkin Pişmanlığın Yer Aldığı Suçlar

Diğer suçlar adam yaralama, konut dokunulmazlığı ihlali, çocuk kaçırma vs.
Bazı hallerde şikayete bağlı soruşturma yapılsa dahi uzlaştırma mümkün olmayabilir.
Uzlaşma soruşturma evresinin bir kurumudur, yargılamada da uzlaşma mümkündür. Mağdurun zararının giderilmesi esasına dayanır .
Uzlaşma sonucu uzlaşma raporu savcıya verilir. Savcı hukuka, vicdana, ahlaka uygunluğunu kontrol  eder sıkıntı yoksa mahkemeye gitmeksizin olay çözümlenir. Uzlaşma edimi maddi olmak zorunda değildir. Ağaç dikmek, huzurebine gitmek vs. olabilir.

CEZA MUHAKEMESİ MAKAMLARI VE SUJELERİ
İDDİA MAKAMI                                              YARGILAMA MAKAMI                       SAVUNMA MAKAMI
1) Bireysel İddia Makamı
-Mağdur
-Suçtan Zarar Gören
2) Toplumsal İddia Makamı
-Cumhuriyet Savcısı
-Sulh Ceza Hakimi

Ceza muhakemesi hükmü bir sonuç değil süreçtir.
İDDİA MAKAMI à İddia ve savunma makamında yer alan gerçek kişilerin aktif bir konumu vardır. Mahkeme ise yargılamaya katılır. İddia makamı bir tez, savunma makamı bir antitez, yargılama makamı ise senteze ulaşır adaletin olması için var olan bir çekişmedir. Taraf değil makam diyoruz.
İddia makamı iddiacıdır. İddia makamı, cumhuriyet savcısı , maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri yardımıyla şüpheli lehine ve aleyhine her türlü delili toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
*Savcılık makamı davacı ile iddiacıyı birbirinden ayırır. Davacı kısmında kamu yazar.
Savcılık kamu adına kamusal iddia makamıdır. Davalının lehine olan delilleri de toplar.

**Şahsi dava açma hakkı yoktur, kaldırılmıştır. Bireysel iddia makamı durumunda kişinin şahsen davacı olma şansı yoktur yalnızca o soruşturma evresinde savcıya delil götürebilir. Davaya katılabilir, müdahil olabilir. Bireysel iddia makamı ve savcılık birbirlerinden bağımsız olarak dosyayı Yargıtay’a vs. kanun yoluna başvurabilirler ayrı ayrı.
Bir suç işlendiği iddiası ortaya atıldığında savcı bunu resen araştırmak zorundadır. Adli kolluk onun yardımcısıdır her türlü yardımı alır. Savcı yalnızca bu araştırmayı sevk ve idare eder. Savcı resmi veya özel makamlardan her türlü bilgiyi ister soruşturmayı yaptırır. Teknolojinin gelişmesiyle sanığa kötü muamele insan haklarına aykırı yöntemler ortaya çıktı. Sanık konuşmasa dahi aksi ispat edilebiliyor, teknoloji sayesinde maddi deliller elde edilebiliyor. Artık delilden sanığa gitme usulü kullanılır. Tanıktan delile gidildiğinde birçoğu susma hakkını kullanıyordu.
Asıl kamusal iddia makamı savcıdır ancak istisnai olarak sulh ceza hakiminin de savcı kapasitesinin, sayısının yetmediği bir durum ve bir olayda geçici olarak iddia makamında yer alır. Arızi olarak iddia makamında yer alır işi bitince hakimliğe geri döner hemen hemen hiç karşılaşılmaz.

SAVCILIK TEŞKİLATI
1) İLK DERECE MAHKEMESİ SAVCILIK TEŞKİLATI
2) BÖLGE ADLİYE MAKKEMESİ SAVCILIK TEŞKİLATI
3) YARGITAY SAVCILIK TEŞKİLATI
Soruşturma yapmakla asıl yetkili makam ilk derece mahkemesi savcısıdır. Asliye ceza mahkemesinin bulunduğu her yerde savcılık makamı bulunur. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu her yerde savcılık bulunur ancak ilçelerde vs. ağır ceza olmayabilir.
İlk derece istinaf vs. bir başsavcılık çatısı altında yeteri kadar başsavcı ve yeteri kadar savcı çalışır. Başsavcılık tektir, tek ve bütünlük vardır. X şehrinde bütün savcılar X şehri başsavcılığı adına işlem yapar. Savcılık teşkilatı birlik ve bütünlük içinde çalışır. İş bölümü gereği herkes kendisine düşen suç iddiasını araştırır. Başsavcı birinden alıp diğer savcıya verebilir çünkü kimin yaptığının önemi yoktur hepsi başsavcılık adına işlem yapar.
BAM VE YARGITAY SAVCISINI OKU.
Savcının Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Sorunu
Savcı tamamen bağımsız değildir, bağımlı da sayılmaz. Hiyerarşi ve bağımsızlığın aynı anda olması çok mümkün değildir. Savcılık makamı için taraflı tarafsız tartışması yapılmaz. Tarafsızlık mevzusu son sözü söyleyen, son kararı veren açısından mevcuttur savcılık son sözü söylemez.
Savcı deliller bakımından taraflı davranabilir ancak savcı kamu adına hareket eder, gerçeği ortaya çıkarmak için çabalar.
XXX Eğer savcı şahıs itibariyle taraflı davranıyor ise sistem bir mekanizma öngörmüş. Savcının soruşturmadan reddi yoktur ancak savcı delillerin bir kısmını görmüyor, soruşturmayı kendi istediği gibi yazıyor ise başsavcılığa başvurulur, başsavcılık ikna olursa başka savcı soruşturmayı sürdürür. Birden fazla savcı da soruşturma yapabilir.
Savcı dava açıp açmama konusunda takdir yetkisini kanaatini kullanır. Bunu soruşturma aşamasında söyleyebileceği gibi yargılama sonunda talepte de bulunabilir çünkü maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olduğundan bu kanaati yargılama aşamasında da edinebilir.
Pratikte soruşturmayı yapan savcı ile mahkemedeki savcı aynı değiller. Çünkü savcı sayısı az. Ağır cezalarda savcı hala duruşmalara giriyor asıl görev soruşturma. Savcının duruşma da dahil olmak üzere diğer görevleri infaz vs. ikincil görevlerdir.
XX Askeri CMK’da hakimin reddini gerektiren sebepler ile savcının görevden çekilmesi mümkündür der. Savcının genel görevler md 160, 161 de sıralamış. Asıl görevi soruşturmayı nasıl yürüteceğini asıl görevi soruşturmaya başlama yükümlülüğünü anlatır. Suç haberini alır almaz harekete geçmek zorunda suçun aslını ortaya çıkarmalı. Kural olarak doğrudan ve resen harekete geçmelidir.
AHİM ve Anayasa Mahkemesi soruşturmanın etkin olması gerektiğini savunuyor yani soruşturma resen yapılmalıdıràicazet olmaksızın soruşturma yapılabiliyor olması etkin soruşturma yükümlülüğünün bir şartı ve gereğidir. Kamu ve kolluk görevlileri tarafından etkin soruşturma yapılır.
*Kolluk kuvvetlerinin topladığı delillerin sıhhati de önemlidir toplanışı hukuka uygun olmalıdır. Toplanılan deliller maddi gerçeğe ulaşmada sağlıklı deliller olmalıdır. Hukuka aykırı metodlarla toplanan deliller kullanılamaz, hükme esas alınamaz.
Md 217/2: Yüklenen suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Temyize sadece hukuka aykırı yollarla toplanmış delillerle olabilir.

Madde 332 – (1) Suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenilen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunludur. Eğer bu süre içinde istenen bilgilerin verilmesi imkânsız ise, sebebi ve en geç hangi tarihte cevap verilebileceği aynı süre içinde bildirilir.

(2) Bilgi istenen yazıda yukarıdaki fıkra hükmü ile buna aykırı hareket etmenin Türk Ceza Kanununun 257 nci Maddesine aykırılık oluşturabileceği yazılır. Bu durumda haklarında kamu davasının açılması, izin veya karar alınmasına bağlı bulunan kişiler hakkında, yasama dokunulmazlığı saklı kalmak üzere, doğrudan soruşturma yapılır.
Savcı bu bilgileri yalnızca adli kolluktan değil uzmanlık gerektiren her türlü yerden talep edebilir. Olay yerindeki sahipsiz şeyler alınabilir. Mahkeme kararıyla şüpheliden ve mağdurdan kan, tükürük, tırnak, DNA örneği vb. örneği alabilir. Mahkeme kararı olmaksızın bu işlemler gerçekleşirse hukuken geçersizdir. Vücut dokunulmazlığı ve vücut tamlığına yönelik müdahale sayılır, anayasayla korunmaktadır. Parmak izi için kimsenin iznine gerek yoktur.
Arama izni, telefon dinlemeleri için özel hayatın gizliliği olmasın diye alınacak izin şarttır. Bu izinler sulh ceza hakimi tarafından alınır. Bazı hallerde savcılığın istediği işlem soruşturma yapılan yerden farklı bir yerde olabilir. Adam soruşturmanın olduğu yere getirilir ve sulh ceza hakiminden karar alınır. Bir savcının yargı çevresini aşacak şekilde olabilir( başsavcılığın yargı çevresi ağır ceza mahkemesinin sınırıdır) hepsi için ayrı ayrı karar verilirdi son dönem KHKlarıyla bunun önüne geçildi.

CUMHURİYET SAVCISI GÖREV VE YETKİLERİ
Savcılık iddianamede ileri sürdüğü iddialardan geri adım atabilir(revize etmek) Yargılama sonunda istinafa taşıyabilir olayı.
XX Tartışmalı bir konu var. Koruma tedbirleri söz konusu olduğunda Yargıtay’ın bazı kararları var. Telefon dinleme, sinyal bilgilerinin denetlenmesi gibi tedbirler savcının görevleri içine giren 160 161. Maddelerin içinden olduğunu ve sulh ceza hakiminden izin alınmasına gerek olmadığını söyler. Ancak bu genel yetki düzenlemeleri somut işlemler temel hak ve özgürlüklere ilişkili olduğu takdirde yeterli değildir. Kurumlara yazı yazılması, kolluğa emir verilmesi genel yetki çerçevesindedir. Ancak telefon dinlenmesi gerekti özel hayata ilişkin bir müdahale olacaktır sulh ceza hakiminden yardım alı gerekçesini sunar ve kararı alıp dinlemeye başlayabilir.
Anayasa md 13 temel hak ve özgürlükler hakkın özüne dokunmamak kaydıyla yalnız kanunla sınırlanabilir diyor. 135 telefon dinleme, 119 arama, 127 el koyma kanunda şartları ve nasıl kısıtlanacağı gösteriliyor özel yetki düzenlemesi olmadan sadece md 160 ile izin olmaksızın işlem yapılamaz.
** Sulh  ceza hakiminden karar alınması gerektiğinde işlemin yapıldığı yer sulh ceza hakimliğinden karar alınması gerekir. İstisnası işlemin yapıldığı yer ile soruşturma yapıldığı yer farklı ise telefon dinleme ise örneğin soruşturma yapılan yer mahkemesinden karar alınabilir.
Mahkemelerin yargı çevresi savcılar için de soruşturma çevresidir. Yetkilerin sınırlarını gösterir. Yer bakımından olumsuz yetki uyuşmazlığı ortaya çıkmış ise dosya kendine gelen 2. Savcılık kendi yargı çevresine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir ve son gönderilen savcılıkta bakılır. Örn Ankara ve Kırıkkale arası bir uyuşmazlık çıktı. Kırıkkale’ye en yakın ağır ceza bölgesi Çankırı ise oraya gönderilir.
** Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten yargılanabilir onun dışında sorumsuzdur. Göreve ilişkin olsa da olmasa da cumhurbaşkanlığı döneminde işlenmiş olsa da olmasa da ağır ceza olsa da olmasa da sorumsuzdur fakat ceza soruşturması TBMM’nin çoğunluğunun vereceği kararla başlatılabilir. Böylece sorumsuzluk kalkar ve bir çeşit dokunulmazlığa dönüşür. TBMM çoğunluğunun vereceği karar şartına bağlanmıştır.

İDDİANAMENİN HAZIRLANMASI
Savcılık soruşturma aşaması için gerekli tüm araştırmayı yaptıktan sonra iddianın ciddi olduğuna karar verirse şüphelinin suçlu olabileceğine dair yeterli şüphe sebebi ya da delil varsa kovuşturmaya yer olduğuna karar verir.
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.

(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler
Maddenin 3. Fıkrasında ise bir takım şekli gereklilikler sayılır. Savcı tutanağa keşif beyanı sanık beyanı delil tutanağı otopsi raporu vb. kanaatini de yazar delillerden raporlardan vardığı sonuçları yazar. Bunlar savcının son kararları, hükmü sayılır.

(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.

(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.

(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.

İDDİANAME
İddianamede deliller ve olaylar ve bunların ilişkilendirilmesi mutlaka olmalıdır. Kişinin özel hayatına ilişkin bilgiler, suçla alakasız olaylar ve deliller iddianamede kesinlikle yer almamalıdır. Bu durumda iddianame amacını aşar. Tipi ve yerine göre iddianame hazırlayanın sorumluluğu gerekir. Yargılamaya katkısı olmayan belgeler vs. konulmamalıdır
1) İddianamede mutlaka bulunması gerekenlerà Deliller, olaylar ve bunlar arasındaki ilişki
2 İddianamede asla bulunmaması gereken şeyleràYargılamayı ilgilendirmeyen, özel hayata ilişkin

CMK 141 de iddianameyi düzenleyenin sorumluluğu doğduğu durumlarda dava devlete karşı açılır. Bu bir tazminat sorumluluğudur. Devlet davayı kaybederse savcıya rücu eder. Kişi yaptığı hukuka aykırı haksız fiil ve keyfi uygulaması nedeniyle tazminat sorumluluğu doğar.
Yargılamaya gelindiğinde duruşma savcısı mahkemedeki yerini iddia makamı olarak alır. Duruşma sonrası iddianame kontrol edilir. Ne kadarının hala arkasında, yeni talepler var mı, iddianameden vazgeçip beraat istemi yapılabilir.
Eskiden Yargıtay mahkemelerde değerlendirme görevini mahkeme yapar derdi. Artık CMK’da savcı kendi aşamasında delil değerlendirmesi yapar. Eğer deliller yeterliyse davayı açan savcı, yeterli olup olmadığını takdir edecek kişi de savcı. Savcıya hareket alanı bırakmak gerekir dava uzamadan savcı delilleri yetersiz görüp beraat de isteyebilir. Mahkemelerin iş yükü azalmış oldu.

Title 1
Lorem ipsum dolor sit amet.
Title 2
Lorem ipsum dolor sit amet.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir