Eşya Hukuku 18 Ekim 2017 Ders Notu

Zilyetlik karineleri

Zilyete savunma imkanı sağlıyor ve bu karinelere dayanarak taşınır davası açabiliyoruz. Bu karinelerin yarattığı görüş nedeniyle iyiniyetli üçüncü kişilerin kazandıkları haklar korunuyor. (SINAVDA ÇIKACAK)

Bu karineler neler? Her kim hak iddia ediyorsa, onun iddia ettiği hakkı karine olarak varsayıyoruz.

  1. Mülkiyet karinesi
Eğer ben “bu çantanın malikiyim” diyorsam, hepiniz bu söze inanacaksınız. Çünkü ben burada mülkiyet iddia ediyorum. Hukuken de benim bu çanta üzerinde mülkiyet hakkım bulunduğu konusunda bir karine mevcut. Her kim aksini iddia ediyorsa ispat etmek zorunda. Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır. Bu karineden yalnızca malik sıfatıyla zilyet olanlar yararlanır. Bu karine ancak nitelikli bir zilyetliğe bağlanabilir. Nedir nitelikli zilyetlik? Zorla ya da şiddete dayanılarak elde edilmiş bulunmayan, şüpheye dayanmayan zilyetliktir. Benim mülkiyet iddiamın, içinde bulunduğum şartlar aksini göstermemeli. Mesela sokakta selpak satan bir kadının parmağında gerçek bir pırlanta yüzük; sokakta kalem satan adam elinde iPadle oynuyor. O taktirde bu kişi mülkiyet karinesine dayanamaz. Bunun için de mutlaka iddia ettiği bu mülkiyet hakkının genel hükümlere dayanarak kanıtlanması gerekmektedir. TMK 985; “(1) Taşınırın zilyedi onun maliki sayılır. (2) Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın maliki sayılırlar.” Karinelere dayanarak açtığınız davada karşı tarafın elinden -hakkınız varsa- eşyayı almaya yarıyor. Karineler ayni hakka dayanan istihkak davasında da yarıyor, ama özellikle taşınır davasında çok büyük ispat kolaylığı sağlıyor. Mesela bugün 18 Ekim 2017. 1 Haziran 2017’de M’nin malı hırsız tarafından çalınmış. Üçüncü kişiye satılmış veya verilmiş hırsız tarafından. M malını üçüncü kişinin elinde fark ediyor. M, önceki zilyet olduğunu ortaya koyacak, sonra da şimdiki zilyetin (üçüncü kişinin) mülkiyet karinesini çürütecek, çürüttükten sonra kendisinin aslında 1 Haziran’a kadar mülkiyet iddiasıyla zilyet olduğunu kanıtlayacak. Ve arkasından mülkiyetin devam ettiği karinesi ortaya çıkacak ve M, Ü’den malın iadesini alacak.
  2. Fer’i zilyetliğe bağlanan sınırlı ayni hak veya kişisel hak karinesi
TMK 986; “(1) Bir taşınıra malik olma iradesi bulunmaksızın zilyet olan kimse, taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı kişinin mülkiyet karinesine dayanabilir.
(2) Taşınıra bir sınırlı aynî hak veya kişisel hak iddiasıyla zilyet bulunan kimsenin iddia ettiği hakkın varlığı karine olarak kabul edilir. Ancak, zilyet bu karineyi şeyi kendisine vermiş olan kişiye karşı ileri süremez.” Fer’i zilyetlikteki bu ayni hak veya kişisel hak karinesi, ancak malın zilyetliğini elde etme yetkisi veren haklar bakımından geçerli olur. Taşınırlar üzerinde iki tane sınırlı ayni hak kurulur; rehin ve intifa hakkı. İkisi de zilyet olma yetkisi verir. Rehinde bir problemimiz var; rehin aynı zamanda bir alacağı da temin etmek üzerine kurulan haktır. Şimdi ben rehin hakkına dayalı olarak bu çantayı elimde tutuyorum diyorsam rehin hakkı karine olarak korunuyor. Benim zilyetliğim, bir kişisel hak olan rehnin temin ettiği alacak hakkına da karine teşkil ediyor mu? Rehnin temin ettiği alacak hakkım mutlaka parayla ifade edilen bir alacak hakkıdır. Bir para alacağı ise bir kimseye zilyet olma yetkisi vermez. Bu nedenle benim zilyetliğim rehnin varlığına karine teşkil eder, ama alacağın varlığına karine teşkil etmez. Hangi kişisel haklar kişiye zilyet olma yetkisi sağlar? Kira, ariyet, saklama bakımından karine teşkil ediyor. Ama para alacağına karine teşkil etmiyor. Fer’i zilyetliğin dolaylı veya dolaysız olması önem taşımıyor. TMK 986/2; “…Ancak zilyet bu karineyi şeyi kendisine vermiş olan kişiye karşı ileri süremez.” Bu neden önem taşıyor? Ezgiye çantamı kiraladım diyorum, ezgi rehin verdi diyor. Onun “rehin verdi” demesi karine olarak kabul edilmiyor, yani bu karineyi bana karşı kullanamıyor. Karinelere dayanan taşınır davası var ya, malı kendisine veren zilyet, veren kişiye karşı bu davayı açamıyor. Bu açıdan önem taşıyor.
  3. Başkasının mülkiyet, sınırlı ayni hak veya kişisel hak karinesine dayanma
TMK 986; “Bir taşınıra malik olma iradesi bulunmaksızın zilyet olan kimse, taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı kişinin mülkiyet karinesine dayanabilir.” Neden önem taşıyor? Kendi kişisel hakkını ileri süreceğin yerde, malı kendisinden aldığın malik sıfatıyla zilyet olan kişinin mülkiyet karinesine dayanıyorsun. Böylelikle diyorsun ki; “ben kiracıyım ama malik olan Ahmet.” Onun mülkiyet karinesine dayanıyorsun ve böylelikle de karşı tarafın üstün hak iddiasını çürütmek suretiyle malın iadesini sağlıyorsun.

Zilyet aleyhine açılan davalarda karinelerin savunma imkanı sağlaması

TMK 987; Bir taşınırın zilyedi, kendisine karşı açılan her davada üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanabilir. Gasp veya saldırıya ilişkin hükümler saklıdır.” Zilyede karşı açılan davalarda zilyet daima hak sahibidir, bir hak karinesinden (üstün hak karinesinden) yararlanır. Diğer taraf, onun karinesini çürütmek, aksini kanıtlamak durumundadır. Onun için kendisine açılan davalarda büyük ölçüde savunma imkanı sağlamaktadır karine zilyet için. Ancak bu yalnızca zilyete açılan davalarda olmaz, zilyetin açtığı davalarda da zilyet üstün durumdadır. Yine, eğer zilyetse zilyet karinesi vardır.

Taşınır davası (Zilyetliğe dayanan istihkak davası)

Bu dava için değişik görüşler var. Bu dava bize göre basitleştirilmiş bir istihkak davasıdır. Taşınır davasının şartlarına bakalım;

*Zilyetin iradesi-rızası dışında zilyetliğin sona erdirilmiş olmasıdır. (Zilyetin iradesi dışında zilyetliğin elden çıkması ile – Malın irade dışında elden çıkması aynı şey değildir.) İradesi dışında sona erdirilen zilyetlik dolaylı veya dolaysız olabilir, mal dolaysız zilyet tarafından dolaylı zilyedin iradesi dışında devredilmişse, dolaysız zilyet malın kendisine verilmesini isteyebilir. Malik malı kiralamış, malik üçüncü kişiye malı satmış, teslim etmiş. Mal elinden rızası dışında çıkmadığı halde zilyetlik iradesi dışında çıkmış olduğu için ona karşı taşınır davası açabilecek (malik kötü niyetli olmalı). Dolaylı asli zilyet, dolaysız fer’i zilyetin zilyetliğini gasp ederse kiracı ona karşı gasp davası açabilir mi? Açar. Kirası gasp davası açmadı, taşınır davası aşabilir mi? Açamaz, çünkü malı kendisine verene karşı üstün hak karinesine dayanmıyor. Kiracı ancak malike karşı sözleşmeye dayanarak dava açabilir. Malın iadesini ister, sözleşmenin ihlalinden dolayı tazminat davası da açabilir.

*Edinimin korunmamış olması gerekir;

  1. Emin sıfatıyla zilyetten iyi niyetle edinme: Malik intifa hakkı sahibine malı teslim etmiş. İntifa hakkı sahibi (emin sıfatıyla zilyet olarak) iyiniyetli üçüncü kişiye malı satmış. İyiniyetli olduğu için iyiniyetli üçüncü kişi korunur. İrade dışı elden çıkmış olsa dahi. Bu durumda taşınır davası açılması mümkün değildir.
  2. Para ve hamiline yazılı senetler irade dışı elden çıkmış olsa dahi iyiniyetli üçüncü kişi korunur. Bu durumda taşınır davası açılması mümkün değildir.
  3. H, malikin malını çalmış, satıp iyiniyetli üçüncü kişiye satmış. Malik üçüncü kişiye taşınır davası açmış, bu davayı kazanabilmesi için ne yapması lazım? Eski zilyet olduğunu kanıtlayacak, sonra da şimdiki zilyedin üstün hak karinesini çürütecek. Kendi mülkiyet karinesine dayanarak malın iadesini sağlayacak. Bu konuda iki imkanı var; a) Zilyetliği iyiniyetle kazanmadığını kanıtlayacak ve böylelikle taşınır davası açma imkanı bulunuyor. Ve malın iadesini sağlayacak. b) Malın iradesi dışında elinden çıktığını kanıtlayacak; Mal hırsız tarafından çalınmışsa, mal irade dışı elden çıkmış olur. Malın irade dışı elden çıkması sadece hırsızlıkla olmaz. TMK 989; “Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.” Kişi iyiniyetli de olsa irade dışı elden çıkmış malı kazanamaz.
Bu iki durumdan birine dayanıp mülkiyet karinemizi tekrar kazandık. Davalı buna karşı savunma yapabilir mi? Evet. Kanun, iki kötüniyetli arasından şimdiki zilyet olan kötüniyetliyi korumuştur. TMK 991; “Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle edinmemiş olan kimseye karşı önceki zilyet, her zaman taşınır davası açabilir. Eğer önceki zilyet de, zilyetliği iyiniyetle edinmemiş ise sonraki zilyede karşı taşınır davası açamaz.” Malik > Hırsız > Kişi > Hırsız > Üçüncü kişi /// Kişi üçüncü kişiye dava açıyor. Mal üçüncü kişide kalıyor.

……..

  1. Para ve hamiline yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açılamaz.
  2. Kötüniyetli zilyetlere taşınır davası her zaman için açılır. Ama iyiniyetli zilyetlere karşı mal elden çıktığı tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra artık açılamaz. TMK 989; “Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. (2) Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. (3) Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır. 
Taşınır davası açılamayacak ama istihkak davası açılabilir mi? Oğuzman’a göre evet açılabilir. Burada kanun, emin sıfatıyla zilyetten kazanan iyiniyetli zilyetin durumunu dikkate alarak irade dışı elden çıkan mallar bakımından kazanmayı 5 yıl geciktirmiştir.

Eşya Pratik Çalışma

Soru II: Aşağıdaki durumlarda bir zilyetlik devri var mıdır? Varsa bunun hangi yolla yapılmış olduğunu ve kazanılmış olan zilyetliğin türünü belirtiniz.

1. (A), (B)’ye sattığı televizyonu, (B)’nin rızasıyla bir hafta daha vitrininde teşhir etmek üzere alıkoymuştur.

2. (A)’dan beş tane kitap alan (B), işe gitmesi gerektiğini söyleyerek  kitapların  mağaza çalışanı tarafından oturduğu dairenin kapısının önüne  konulmasını istemiş, (A) da kabul etmiştir.

3. (A), televizyonunu (B)’ye rehin olarak verme, ancak  televizyonu teslim etmeden onu kullanmaya devam etme konusunda (B)’yi ikna ederek  ona bu içerikte bir sözleşme imzalatmıştır.

4. (A), (B)’ye kiraya verdiği  televizyonu sonradan (B)’ye satmıştır.

5. (A), (B)’ye kiraya verdiği televizyonu (C)’ye satmış ve onunla televizyonu (B)’den teslim alması konusunda anlaşmışlardır.

6. (A) kiracısı olduğu evde birlikte oturmak  üzere (B) ile anlaşmış ve ona evin yedek anahtarını vermiştir.

7. İştah  Mandıra (A)’nın sipariş ettiği yiyecekleri çalışanı  (Ç) ile (A)’ya yollamış, (A) paketi (Ç)’den teslim almıştır.

 

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir