Vasiyet Alacaklısı – Yasal Mirasçı – Atanmış Mirasçı

Burada üç farklı kavramın açıklaması verilecek ve farklarına değinilecektir.

Vasiyet Alacaklısı

Vasiyet alacaklısı, ölüme bağlı bir tasarrufla mirasbırakanın bir malının verilmesini istediği kişidir. Murisin öldükten sonra, terekesinden karşılıksız kazandırma yapmak istediği kişidir. Vasiyet alacaklısı mirasçı statüsünde değildir. Vasiyet alacaklısının söz konusu vasiyeti kazanabilmesi, mirasçıların vasiyet borcunu ifa etmesine bağlıdır. O mirasçılara karşı vasiyet borcunun yerine getirilmesini talep etme hakkına sahiptir. Oysa mirasçı, mirasbırakanın ölümü ile tereke üzerinde doğrudan hak sahibi olur.

Yasal Mirasçılık

Yasal mirasçılık, mirasbırakanın vasiyetname ile veya miras sözleşmesi ile bir kişiyi mirasçı atamaması halinde veya yaptığı tasarrufun geçersiz olması veya tasarruf oranının tamamını kullanmaması halinde kanunda gösterilmiş olan, kanun gereği mirasçı olan kişilerin mirasçılığıdır. Yasal mirasçılar sadece gerçek kişilerdir. Tüzel kişiler yasal mirasçı olamazlar. Bu kuralın tek istisnası devlettir. Devlet (tali) yasal mirasçıdır. Yasal mirasçılıkta, tereke bir bütün (kül) halinde yasal mirasçıya geçer.

Kanun koyucu yasal mirasçılığı, aile fertleri arasındaki yakın ilişkiyi esas alarak düzenlemiştir. Bu ilişkinin ne şekilde ortaya çıktığı önemli değildir. Bu ilişki, evlat edinme ile kurulan bir ilişki olabileceği gibi, evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya babalık davası ile çocuğun babaya bağlanması şeklinde de olabilir veya evlenme akti ile doğabilir. Bu ilişkinin gerçekten yaşanıyor olup olmaması önemli değildir.

Örneğin; Ana ve babasına gerekli ihtimamı gösteren ve onlarla birlikte yaşayan kızı ile, eğer ana baba ölüme bağlı bir tasarrufla kızları lehine bir tasarrufta bulunmamışlarsa, ana baba ile senelerdir bir ilişkisi olmayan oğulları mirastan eşit pay alırlar.

Atanmış (iradi) Mirasçılık

Atanmış mirasçılık, mirasbırakan tarafından ölüme bağlı bir tasarrufla öngörülen mirasçılıktır. Atanmış mirasçılık, mirasbırakanın iradesine dayanır.

Atanmış mirasçılar da, tıpkı yasal mirasçılar gibi terekeye elbirliğiyle sahiptirler. Bununla beraber, yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar arasında bazı farklar vardır. Mesela yasal mirasçının altsoyu, yasal mirasçının mirasçı olamadığı hallerde onun yerine geçer (Halefiyet prensibi gereği, TMK 495, 496/2). Atanmış mirasçılar için bu prensip ölüme bağlı tasarrufta aksi öngörülmüşse, geçerli değildir. Bir diğer fark, denkleştirme talebini sadece yasal mirasçılar ileri sürebilir. Atanmış mirasçılar, denkleştirme talebinde bulunamazlar. Sadece, yasal mirasçılar denkleştirme talebinde bulunmuşlarsa, bundan yararlanabilirler. Aynı şekilde, yasal mirasçılar, atanmış mirqasçılara karşı denkleştirme talebinde bulunamazlar.

Diğer bir fark, vasiyetnamenin varlığı halinde, hakim gerekli görürse diğer koruma tedbirleri yanında terekeyi yasal mirasçılara verebilir. Atanmış mirasçılara tereke teslim edilmez.

Mirasbırakan, atanmış mirasçıyı tayin ederken terekesinin ancak bir bölümü üzerinde tasarruf eder.

-Terekesinin bir bölümü için bir veya birden fazla mirasçı atayabilir.

-Belli mal varlıklarını saklı tutarak bütün malvarlığı için mirasçı atayabilir, vasiyetname yapabilir. Mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği mal varlığı yasal mirasçılara aittir. Bu malvarlığı mirasçılıktaki mirasçı olma sırasına göre mirasçılara geçer.

Örneğin: Mirasbırakan arkadaşına pul koleksiyonunu bırakmışsa, kalan tereke yasal mirasçılara geçer.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir