Eşya Hukuku 4 Ekim 2017 Ders Notu

Zilyetlik, değişik görünüş şekilleri ya da biçimleri olan, değişik koşullarda değişik işlevler yerine getiren ve değişik hukuki sonuçlar doğuran bir hukuki durumdur.

Bu hukuki duruma aynı zamanda bir hak da refakat ediyorsa, bu taktirde hakka ilişkin koruma ve hukuki sonuçlara zilyetliğe ilişkin hak ve hukuki sonuçlar ekleniyor. Malikim, zilyetim. Zilyetlik davaları var, bunların yanı sıra ayni hakka dayanan davalar var. Eğer hak sahibiysem zilyetlik olarak; hem zilyetlik davalarından hem de hakka dayanan davalardan yararlanacağım.

Zilyetliğe konu olan şeyler

İnsan vücudu üzerinde zilyetlik söz konusu olmaz. Bazen doğal güçler, taşınır mülkiyetinin konusu olduğu için zilyetlik konusu olabilir fakat bu tartışma konusudur. Ayni hak ile zilyetliğin konuları bakımından farklılık şurada; bir eşya ancak bir bütün olarak ayni hak konusu yapılabilir. Ama bir eşyanın parçaları zilyetlik konusu olabilir. Mesela bir binanın odaları ayrı ayrı zilyetlik konusu olabilir. Mesela bir kimse, bir tarlanın yarısını ekip biçiyorsa, yarısında zilyettir.

Kadastro kanunu bir tasfiye kanunu; arazide fiili durum değişmişse fiili durumu da hukukileştiriyorsunuz, bu nedenle bir tasfiye kanunu. Arazi üzerindeki kısmi zilyetlik bazen o arazinin bir kısmını edinme imkanı da verebiliyor. Bu konuda kadastro kanunu incelerken göreceğiz.

TMK 713; “(1) Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. (5) … Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.” Hukuki sonuç doğurması geriye doğru gidiyor. Mülkiyetin doğması geriye doğru gidiyor. BU DURUM BELİRLİLİK İLKESİNE AYKIRIDIR.

Devletin fiili hakimiyeti bizim zilyetlik olarak anladığımız anlamda bir fiili hakimiyet değildir. Bu nedenle devletin buradaki hakimiyeti zilyetlik olarak ifade edilemez, bununla beraber özel mallarda (özellikle taşınmazlarda) zilyetliğin özel yollardan korunmasına ilişkin bir kanun var. Orada kamu malları için zilyetlik demekten kanun koyucu kaçınıyor. Fakat başkaları oraya tecavüz ettiği zaman da zilyetlik gibi de korunuyor.

Kadastro kanunu 17. maddede eğer tarıma elverişli olmayan bir yer (sahipsiz mal), emek ve gider-masraf sarf ederek tarıma elverişli yer haline getirirse, bu taktirde, ve zamanaşımının da şartları varsa orayı ihya edenin adına tescil edilir orası diyor. Burada kişi kamu malları üzerinde zilyet olduktan sonra, sahipsiz malların üzerindeki bu hakimiyeti zilyetlik olarak nitelendirebiliyoruz. Yalnızca bu çerçevede. Onun dışında, sahipsiz malların üzerindeki diğer kişilerin hakimiyetini zilyetlik ile ifade etmiyoruz. Çünkü zilyetlik yalnızca özel yerler üzerinde kurulan hakimiyete verdiğimiz isim.

Hak zilyetliği (Hakta zilyetlik)

Hak üzerinde zilyetlik olmaz, zilyetlik ancak cismani bir şey üzerinde olabilir. Bazı haklar eşya üzerinde doğrudan doğruya fiili hakimiyet kurmamız sağlar, ama bazı haklar da (özellikle) olumsuz irtifaklarda ve taşınmaz yükünde hak sahibinin hakkı olan eşya üzerinde bir zilyetliği söz konusu değildir. Bu nedenle burada hak zilyetliği kavramı oluşturulmuştur ki, bu ayni hak sahipleri aynı zamanda eşya üzerinde zilyetmiş gibi zilyetliği sağlanan korumadan da yararlanabilsinler. TMK 973/2; “Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.”

İrtifaklardan bahsederken olumlu-olumsuz ayrımını yapmıştır. Olumlu irtifaklar kısmi de olsa eşya üzerinde fiili hakimiyet kurulmasını gerektirir. Yani, eşya üzerinde zilyetlik sağlar. Nedir bunlar? Mesela üst hakkı. Üst hakkı ile, bir yapı yapma veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek suretiyle, o yapının maliki olursunuz. Geçit irtifakında, arazinin geçtiğiniz yerde fiili hakimiyet kurmanız, zilyet olmanız demektir. Veya mecra irtifakınız var; orada mecra tesisi kurarsınız, tesisin zilyedi olursunuz. İnşaat yapmama irtifakı ya da manzara kapatmama irtifakı; bu irtifakı kullanmanız için eşya üzerinde zilyet olmanıza gerek yok.

Taşınmaz yükünde talep ederek edimleri tahsil ediyorsunuz, ya da adam kendisi ifa ediyor. Olumsuz irtifaklarda ne oluyor? Ya adam olumsuz irtifaka kendiliğinden uyuyor, veyahutta siz talep suretiyle onun uymasını sağlıyorsunuz. Demek ki bu şekilde fiilen kullanılıyor. Sadece eşya üzerindeki zilyetliğe eşit sayılabilmek için olumsuz irtifaklarda ve taşınmaz yükünde fiilen kullanma yeterli mi? Hayır, değil.

Zilyetliğin çeşitleri

Zilyetlik çeşitli yönlerden gruplara ayrılır.

Hakka dayanan – Hakka dayanmayan zilyetlik: Zilyetliğin yanında zilyetin bir şahsi ya da ayni hak sahibi olması durumuna göre yapılan bir ayrım.

/ Zilyetlik, eşya üzerinde hem ayni hakka, hem bir kişisel hakka karine teşkil eder. Zilyet, elindeki eşya üzerinde ne iddia ediyorsa o varsayılır. İddiasına göre hakkın varlığı kabul edilir. Ama tescil sadece ayni hakka karine teşkil eder. /

Eğer bir kimse gerçekten malikse hakka dayanan zilyetlik söz konusudur. Zilyet gerçekten rehin hakkı sahibiyse hakka dayanan zilyetlik söz konusudur. Zilyet hırsızsa, hakka dayanmayan zilyetliktir. Ayırt etme gücü olmayan kişiden zilyetliği devralmışsa hakka dayanmayan zilyetliktir, çünkü temelindeki işlem geçersizdir. Hakka dayanıp dayanmaması neden önem taşır? Özellikle haksız zilyetlikse, iade yükümünün kapsamı bakımından haksız zilyetlik önem taşır. Bir de haksız zilyedin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasına göre iade yükümü farklı hükümlere tabii kılınmıştır.

(Malik sıfatıyla) Kendisi için zilyetlik – Başkası için zilyetlik: Eğer bir kimse kendisini malik addederek bir eşyaya zilyet oluyorsa malik sıfatıyla – kendisi için zilyettir. Eğer başkasına ait olduğu bilinciyle eşyaya zilyet ise o başkası için zilyettir. Örneğin rehin hakkı sahibinin, kiracının zilyetliği başkası için zilyetliktir. Başkası için zilyet, eğer eşya üzerinde kendisi için zilyet iddiasında bulunmuşsa, bu taktirde malik sıfatıyla zilyetlik ortadan kalkar. Mülkiyet karinesinden ancak “kendisi için zilyet olan” yani “malik sıfatıyla zilyet olan” kişi yararlanır. Ayrıca, özellikle; eşyanın sahiplenme yoluyla kazanılmasında yahut zamanaşımıyla kazanılmasında aranan zilyetlik “malik sıfatıyla – kendisi için zilyetlik”tir. Haksız zilyedin iade yükümü bakımından da önem taşır. İyiniyetli haksız zilyet, kendisini malik zannederek eşyayı kullanmışsa hiç sorun olmaz, ama başkası için zilyet olarak düşünerek telef etmişse sorumlu olur.

Asli zilyetlik – Fer’i zilyetlik: TMK 974; “Zilyet, bir sınırlı aynî hak veya bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için şeyi başkasına teslim ederse, bunların ikisi de zilyet olur. (2) Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan aslî zilyet, diğeri fer’î zilyettir.” En az iki kişinin farklı sıfatlarla ve yetkilerle basamaklı ya da dereceli olarak zilyetliklerinin karşılıklı durumlarını belirleyen bir ayırımdır. Burada mutlaka en az iki kişi olacak, birisi malik sıfatıyla zilyet olan asli zilyet, diğeri ise fer’i zilyet olacak.

Malik, rehin hakkını kurmak üzere rehin hakkı sahibine eşyayı vermiş. Malik, malik sıfatıyla zilyet. Rehin hakkı sahibi ise fer’i zilyet. Malik asli zilyet, kendisi için zilyet ve dolaylı zilyet. Rehin alan fer’i zilyet, dolaysız zilyet, başkası için zilyet. Asli zilyet olabilmek için mutlaka bir fer’i zilyetin olması gerekir. Ama malik sıfatıyla zilyet tek başına da olunabilir.

Malik intifa hakkı verdi. İntifa hakkı sahibi de kiraya verdi.

Malik; asli zilyet, dolaylı zilyet, kendisi için zilyet

İntifa hakkı sahibi; fer’i zilyet, dolaylı zilyet, başkası için zilyet

Kiracı; fer’i zilyet, dolaysız zilyet, başkası için zilyet

Kira sözleşmesi, rehin sözleşmesi geçerli olmasa bile her kim taşınır üzerinde hangi hakkın var olduğunu iddia ediyorsa bu bir karine teşkil eder. Geçersiz olması zilyetlik açısından önemli değildir. Mesela kira sözleşmesi geçersiz olsa bile kiracı fer’i zilyettir. Karine olarak kabul ediliyor ve aksi kanıtlanıncaya kadar da hak sahibidir. Belki malik de gerçekten malik değil fakat böyle iddia ediyorsa malik sıfatıyla zilyet sayılıyor, haksız zilyet olsa bile.

Dolaylı – Dolaysız zilyet: Fiili hakimiyetin aracı eli ile kullanılıp kullanılmadığına göre yapılan ayırım. Çantamı Selin’e ariyet olarak vermişsem, kiralamışsam vs. artık fiili hakimiyeti onun aracılığıyla kullanıyorum, ben dolaylı, Selin dolaysız zilyettir. Bu taktirde ben malik sıfatıyla dolaylı zilyet oluyorum, o dolaysız zilyet oluyor.

Tek başına zilyetlik – Birlikte zilyetlik: Eşya üzerinde sahip olduğum yetkileri tek başıma kullanıyorsam tek başına zilyetlik söz konusudur. Ben çantamın tek başına zilyetiyim. Eğer birden çok kişi aynı anda, aynı yetkilerle eşya üzerinde zilyet iseler birlikte zilyetlik söz konusu olur. Birlikte zilyetlik iki gruba ayrılır;

Müşterek zilyetlik (Ortak zilyetlik): Eğer birden çok zilyet, zilyet olarak sahip oldukları yetkileri, birbirlerinin katılımı olmaksızın tek başına kullanabiliyor ise müşterek zilyetliktir.

İştirak halinde zilyetlik (Elbirliğiyle zilyetlik): Eğer birden çok zilyet, müşterek olarak sahip oldukları yetkileri, ancak birbirlerinin katılımıyla kullanabiliyorlarsa elbirliğiyle zilyetliktir.

Örnek; Babamız öldü, bir otomobil kaldı. Üç kardeşiz. Üç anahtar yaptırdık. Hangimizin ihtiyacı varsa kullanıyoruz. Bu müşterek zilyetlik.

Bir banka kasamız var; bankanın elinde bir anahtar var, sizin anahtarınızla beraberken kasayı açabiliyor. Bu elbirliğiyle zilyetlik.

Paylı mülkiyette elbirliği zilyetlik olur, müşterek mülkiyette müşterek zilyetlik olur gibi bir özdeşleştirme sakın yapmayın.

Müşterek zilyetlik için aynı sıfatla zilyet olmaları gerekmiyor.

Müşterek zilyet ile elbirliğiyle zilyet arasındaki farklar ceza hukuku ve eşyanın elden çıkışı bakımından önem taşıyor.

Çantaya müşterek zilyetiz. Bir gün çantayı gidip X’e hediye ettik. Ceza hukuku açısından güveni kötüye kullanma suçu mevcut. Elden çıkışı açısından; Müşterek zilyetlikte; emin sıfatıyla zilyet. Sattığı kişi malik olur.

Bisiklete elbirliğiyle zilyetiz. Ben gittim bisikleti X’e satıp teslim ettim. Ceza hukuku açısından hırsızlık suçu mevcut. Elbirliğiyle zilyette; satılan kişi malik olamaz.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir