Ahmet Önel – Aldatma Üstüne Güldürü ya da Tam Tersi


ALDATMA ÜSTÜNE GÜLDÜRÜ

YA DA TAM TERSİ

Oyun

 

Ahmet ÖNEL

Oyun kişileri:

DALGACI

YAZAR

KIZ

ADAM

GENÇ

KADIN

“Kıyıkentte bir motel odası. Mutevazı. Sahnenin sol yanında oda kapısı. Ortada masa. Sağ yanda mini dolap, yatak. Arkada açılır kapanır bir kanepe. Masada daktilo, kağıtlar..

Gece. Yazar, sırtı salona dönük, küçük pencereden dışarıya bakmaktadır.. Önde, asıl dekordan ayrı olarak, Dalgacı’nın oturması için bir koltuk bulundurulabilir.”

DALGACI – (Işıklar yandığında koltuğundadır. Elinde tenis raketi..) Ne çok şey anlatabilirim! Hoşsohbet biriyimdir aslında. Yine de, pek sevmezler beni. Nedense çekinirler. Huysuz herifin biri olduğum söylenir orda burda. Aldırmam. Her söylenen lafa kulak kabartırsanız işiniz iş demektir, yalan mı! Benim işim ise.. Size komik gelebilir belki ama, oyun oynarım ben. Sıkı bir oyuncuyumdur hani. Fazlasını sormayın, anlatmam. Bir işim daha vardır bu arada. Ona iş denir mi, bilmem ama.. (Kolundaki aleti gösterir) Bunu saat sanırsanız aldanırsınız. Dünya nüfus göstergesidir bu. Şu an, evet şu an yeryüzünde kaç insan evladı var, anında söyleyebilirim. Tam tamına, altı milyar, yediyüz yirmi milyon üçyüz kırkaltı bin seksen dört kişi. Yemin ederim ki doğru! Eh, ne yapalım, herkesin bir merakı var işte. Ben sizin o minik içki şişelerini yan yana dizip de eşe dosta gösterip böbürlenmenize karışıyor muyum! Aslında itiraf etmek gerekirse, sorumluluk duygusu fazla olan biri değilim. Sorumluluk almaktan da yana değilim hani. Dalgacının biri olduğum bile söylenebilir canım! Bana kalsaydı ne o ne bu, şair olmak isterdim! Çok ciddiyim. Güzel, körpecik kızlar sırtımı kaşıyıp yelpaze sallarken ben de şarabımı yudumlayıp şiirler döktürseydim fena mı olurdu sanki! Ya da bir yazar olup öyküler kurmak! Bakın bu da fena değil.. Yeni yeni insanlar salardım yeryüzüne ve onlar birbirlerini didiklerlerken ben de bir köşeye çekilir ve keyifle izlerdim kurguladığım dünyayı. Olmadı işte! Ne yaparsınız, beni kurgulayan da böylesini uygun görmüş Ancak hayatın kendine has kuralları var. Acımasız bir dünyayla burun buruna geliyoruz pencereyi araladığımızda. Üzümler kendiliğinden şaraba dönüşmüyor. Çaba gerekiyor çünkü. Sonuç olarak, şiiri çoktan bıraktım. Öyküye zaten başlamamıştım. Herkes gibi yaşamayı seçtim sizin anlayacağınız. Ayrıca bir yazar nedir ki! Eninde sonunda kendi gölgesiyle sohbet eden bir ademoğlu! Yalan mı?

Şimdiden kantarın topuzunu kaçırdım bile. Yazmak şart değil ya, bir öykü anlatacaktım size. Her ne kadar yazar olamadıysam da, bir yazarın öyküsünü aktaracaktım. Aldığı bir siparişin heyecanıyla soluğu kıyıkentteki bir motel odasında alan bir düş ustasının öyküsünü, evet! Eh, motel masrafını ödeyecek olan kendisi değil nasıl olsa! Motelin en güzel odasına yerleşmekten kim alakoyabilir ki kendisini! Ne keyifli bir durum, öyle değil mi! Ancak şu üzümdeki çaba burda da gerekiyor. Sözcüklerden şarap yapmak kolay mı sanıyorsunuz yoksa? Felsefe paralayacak değilim. Yüzüme gözüme bulaştırmadan öyküyü anlatabileyim, yeter bana. Son olarak söyleyeceğim şu: Yazarlar yarattıkları aracılığıyla özlemlerini dile getirirler biraz da.. Maharet sözcüklerde sizin anlayacağınız. Ah sözcükler! O görünmez kanatlar.. O duyulmayan kanat çırpışları.. Kimi zaman da nasıl aldatır biz çaresiz insanları! Bütün bu söylediklerim gibi tıpkı. Yoksa siz.. deminden beri konuştuğumu mu sanıyorsunuz? (Yerinden doğrulur, raketi sallayarak çıkar)

YAZAR – (Masaya geçer, daktiloya kağıt takar.. Bir süre bekler.. tuşlara dokunur.. Kapı çalar. Yerinden kalkar, kapıyı açar, Kız hemen kapınındışında durmaktadır.) Evet? Ne istemiştiniz?

KIZ – (Aceleci, biraz da öfkeli) İçeri girebilir miyim?

YAZAR_ Efendim?

KIZ _ İçeri.. dedim. İçeri girebilir miyim?

YAZAR_ Kimsiniz ve..

KIZ _Lütfen! (Çoktan içeri geçmiştir bile) Yardımcı olun bana.. Lütfen!

YAZAR_(Tedirgin) İyi de.. Ben..

KIZ_ Kapıyı kapatabilirsiniz!

YAZAR _Öyle mi? Harika!

KIZ _(Masaya bakar) Çalışıyor muydunuz?

YAZAR_ Çalışmaya çalışıyordum!

KIZ _Anlıyorum!

YAZAR _Evet.. Sonra?

KIZ _Nasıl?

YAZAR _Yani yazı yazmak üzere olduğumu anladınız. Şimdi ne yapmayı düşünüyorsunuz?

KIZ _ Bana.. kısacık bir zaman ayırabilir misiniz? Minicik bir süre!

YAZAR _Bakın.. Çalışmak için kentten buraya geldim. Bu sabah! Ve sabahtan beri ilk kez tuşlara dokunmuştum ki..

KIZ _ Özür dilerim. Çok üzgünüm!

YAZAR _Eh! Bu da bir şey..

KIZ _ Üzgünüm derken sizi kast etmemiştim. Yani ben.. şu anda.. çok üzgünüm ve..

YAZAR –(Alınmış) Ya! Teşekkür ederim!

KIZ _(Çocuksu) Rica etsem.. Benimle yatar mısınız?

YAZAR –(Şaşkın) Ne dediniz?

KIZ _Bu gece! İsterseniz hemen şimdi. Çalışmanızı bir süre daha erteleyebilirsiniz.

YAZAR _Siz.. Delirdiniz mi Allah aşkına?

KIZ _Bilmiyorum. Bu konuda kararsızım. Yani deliliğim konusunda. Ama şu yatma işi.. inanın o konuda kararlıyım!

YAZAR _Harika! Bu bir kamera şakası filan mı acaba?

KIZ _ Kafanızı karıştırdım, biliyorum. Çok üzgünüm. Bu seferki, üzüntüm sizle ilgili..

YAZAR _Teşekkürler. Yani ince düşünceniz için!

KIZ _Çalışmanızı böldüm ve.. (Tedirgin) Gördünüz mü?

YAZAR –Bir şey mi oldu?

KIZ -İlk andaki kararlı tutumum yok şu anda. Elinizi çabuk tutsanız belki de iyi olur..

YAZAR –Özür dilerim ama siz.. şey misiniz yoksa?..

KIZ –Fahişe değilim!

YAZAR –Sanırım bunu demek istememiştim..

KIZ _Söyleyebilirdiniz de! Bütün bunları göze aldım çünkü. Aslında ben.. (Kararsız) Gitsem iyi olacak. Son kez özür diliyorum. Hemen gitmemi isterseniz..

YAZAR _Ne dememi bekliyorsun ki! Yani.. istersen kalabilirsin de.

KIZ _Ya şu sınırlı süreniz?

YAZAR _Bütün bunlardan sonra daktilonun başına geçip kolayca yazabileceğimi düşünmüyorsun ya!

KIZ –Ne yazıyordunuz?

YAZAR _Boşverin!

KIZ _Kızmayın canım. Öylesine sormuştum zaten.

YAZAR-Söyler misin? Sen kimsin sahi?

KIZ _Boşverin!

YAZAR _Öyle ya! Nasıl istersen..

KIZ _ (Kararlı) Hayır! En başa dönüyorum. Çözülmek çok saçma!

YAZAR _Çözülmek?

KIZ _Anlayacağınız teklifim hala geçerli!

YAZAR _Şu yatmakla ilgili olan teklifin! (Güler) Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. (Kendi kendine) İnanılır gibi eğil! Masaya geçiyor ve belki de hayatın dışına çıkarak insanları şaşırtacak bir iki şey yazmaya niyetleniyorsun ki, kapın çalıyor ve hayatın dışına çıkmaya niyetli bir şeyler olmaya başlıyor. (Kız’a) Neden anlatmayı denemiyorsun?

KIZ_ Neyi anlatmamı istiyorsunuz?

YAZAR _Beni motelin lobisinde görüp çarpıldığını anlatabilirsin örneğin. Masalları oldum bittim severim. Ne yazık ki, asıl öykü bu değil!

KIZ _Berbat bir öykü!

YAZAR _Yine de bir yerden başlamalı..

KIZ _Yazar sizsiniz..

YAZAR _Harika! Öykü senin öykün ama..

KIZ _Sahiden tahmin edemiyor musunuz?

YAZAR _Anlaşıldı. Kısasa kısas! Doğru mu?

KIZ _Anlamadım..

YAZAR _Demek istiyorum ki, birinin canını acıtmak istiyorsun. İntikam diye aptalca bir sözcük vardır hani. Bunu olsun duymuşsundur..

KIZ _Oldukça iyi gidiyor.

YAZAR _Sınavı geçeceğim desene! (Sıkkın) Çok şey istiyorsun benden. Gecemi aldın. Öyküyü olsun sen verebilirsin..

KIZ _O.. beni aldatıyor! Şu dakikada aldama işleminin devam ettiğine eminim. İşinin ehlidir!

Yazar _O! Bu otelde mi peki?

KIZ _Hemen iki oda yanda!

YAZAR _İki oda yanda mı! (Kısık sesle) Ya öykü?

KIZ _Öğleden sonra biraz tartıştık.. Aslında her öğleden sonrası gibi!

YAZAR _Öğleden sonraların bir özelliği mi var?

KIZ _İlişkinin bir özelliği olamaz mı!

YAZAR _İşte bunu anlayamadım..

KIZ _Bakın! Genellikle öğleden sonraları tartışırız biz. Yani tartışırdık. Akşamları barışmak için belki de..

YAZAR _Akla yakın!

KIZ _Ama bu kez barışmaktan yana değildim.. Yani bu gün öğle sonrasını anlatıyorum. Kente dönmeye karar vermiştim. Her zamankinden biraz daha sert bir kavgaydı. Önceden planlamış olduğunu nerden bilebilirim! İşte ilk pusulayı da o zaman yazdım. Her şey çok güzeldi.. Ne var ki buraya kadarmış.. Hoşçakal! Terminalde fikir değiştirdim tabii!

YAZAR _Her terminale gidişindeki gibi!

KIZ _Hayır! İlk kez başıma geliyordu bu, yemin ederim. Aslında terminalde kendi kendime tartıştım ve..

YAZAR _..her zamanki gibi onu haklı çıkardın!

KIZ _Bu kez bildiniz!

YAZAR _Ara sıra tutturduğum olur! (Ciddi) Haklı mıydı gerçekten?

KIZ _Bundan sonra ne önemi olabilir ki! Aptalın biriyim ben. Koşa koşa motele geri döndüm , anlamıyor musunuz? Özür dilemek için..

YAZAR _Biliyorum. Kolay özür diliyorsun!

KIZ _Sonrası.. Sonrası tahmin edebileceğiniz gibi işte. Hala inanamıyorum! Yatakta bir kadınla birlikteydi ve..

YAZAR _Seni fark etmediler bile.

KIZ _İğrençti! Aşağılık adamın biriymiş meğerse! Aptalın, sersemin biriymiş! Hayir hayır.. Öyle olan benim tabii ki! Ah! Ne yapacağımı bilemedim!

YAZAR _Yine de onu karalayabildin. Şu ikinci pusulayı..

KIZ _Doğru. Niyetimi yazıp onu çıldırtabilirdim çünkü. Okumuş mudur dersiniz?

YAZAR _Karşına çıkan ilk erkekle yatacağını yazdın demek! Aceleyle karaladığın bu olmalı. Ne kadar çocukça!

KIZ _ Onu tanımıyorsunuz! Biriyle yatacağımı öğrenmesi onu çileden çıkaracaktır! Bu düşünce onu vahşi bir hayvana dönüştürecek.. Yemin ederim!..

YAZAR _Çok komiksin..

KIZ _Bana inanmıyor musunuz?

YAZAR _Hala onu sorguladığının farkında değil misin? Şu tartışmayı terminalde yapıyor olsaydın, belki bir kez daha onu haklı bile bulabilirdin!

KIZ _Alay ediyorsunuz!..

YAZAR _Hayır. Başka bir şey söylemeye çalışıyorum aslında. Hala onun canını acıtma telaşındasın! Sence bu neye hizmet eder, söyler misin?

KIZ _Ama ben..

YAZAR _Öğleden sonra tartışmalarından biri değil bu. Ne sanıyorsun ki? Demek karşına çıkan ilk erkekle, öyle mi!.. Ya sonra ne olacak peki? Sevgilim.. Skor tabelasında da gördüğün gibi bir bir berabereyiz. Kaldığımız yerden huzur içinde devam etmeye ne dersin?

KIZ _Hayır hayır.. Bu kadar basit değil!

YAZAR _Asla gerçekten de gururu incinmiş bir kadın gibi davranmıyorsun. Öyle olsaydı çoktan bir otobüse atlamış ve kentin yolunu tutmuştun. Arka koltuklardan birinde zırıl zırıl ağlayarak tabii. Oysa hanım efendi ne yapıyor? Akla gelebilecek en son şeyi!

KIZ _Bu da benim kısmetim işte. Yanlış odanın kapısını çalmışım!

YAZAR_Oda çok.. Koridora dönüp devam etmeye ne dersin? (Birden) Sahi.. Neden benim odam?

KIZ _Dokuz numara. Uğurlu sayımdır.

YAZAR _Bu kez işine yaramadığı bir gerçek.

KIZ _Doğru. İlk kez oluyor.

YAZAR _Yoksa gittiğin otellerdeki bütün dokuz numaraları tıklatıyor musun?

KIZ _ Çok acımasızsınız!

YAZAR –Çok aptalca bir şakaydı, haklısın. Unut gitsin!

KIZ _Söylesenize! Karısına aşık olanlardan mısın?

YAZAR _Karım? Bunun konumuzla ne ilgisi var şimdi..

KIZ _Belki de çekingenliğinin gerekçesi.. Kısacası, aldatmak istemiyorsun!

YAZAR _Hala orada mısın? O kadar da gevezelik ettik..

KIZ –Belki de söylediklerinde samimi olduğuna inanamıyorum.

YAZAR _Bu konuda bir şey yapamam. (Tedirgin) Herhangi bir erkek gibi davranmıyorum belki de. Gördün mü? Şimdi de hemcinslerime hakaret ettim.

KIZ _Haklıyım sanırım. Karına aşıksın!

YAZAR _Yoksa.. şimdi de onu mu kıskanacaksın?

KIZ _Tanımadığım bir kadını neden kıskanayım ki! Sonuç olarak, yine de onun da işin içinde olduğu söylenebilir..

YAZAR _Aklım karıştı! Hangi işten söz ediyorsun Allah aşkına?

KIZ –Lafın gelişi öyle dedim..

YAZAR _Harika!

KIZ _Gerçekten harika. Eşsiz bir koca olmalısın.

YAZAR _Dinle. Konu benim sadakatım değil, senin şu tuhaf acı çektirme girişimin.. Doğru mu?

KIZ _Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Doğru yanlış.. Sanırım sonunda benim de kafam karıştı..

YAZAR _Ne garip değil mi?

KIZ _Nedir garip olan?

YAZAR _Bizleri böyle sersem maymuna çeviren şeyler! Yine de Yararlarını göz ardı edemeyiz bana sorarsan. Evet, böyle zamanlarda insan hayatın ne menem bir saçmalık olduğunu daha iyi anlıyor.

KIZ _Öyleyse beni suçlaman da yersiz..

YAZAR_ Suçladığımı nerden çıkardın! Yalnızca anlamaya çalışıyorum, hepsi bu.

KIZ_ Bana kalırsa saçma olan bir şeyde anlam aramaya kalkışman de çok saçma!

YAZAR _Harika! Giderek daha iyi anlaşıyoruz.

KIZ _Öyle mi düşünüyorsun?

YAZAR _Kesinlikle. Beynin zehir gibi çalışıyor. Şu daktilonun başına geçip benim yerime döktürebilirsin bile..

KIZ_ Yo, o kadar da değil! (Masadaki pakete uzanır) Sigarandan alıyorum.

YAZAR _Çakmağı da kullanabilirsin!

KIZ _Şakalarına alışmam gerekecek. (Paketi uzatır)

YAZAR _Yo.. Ben kullanmıyorum!

KIZ _ Ama paket sizin!

YAZAR_Sahip olduğumuz her şeyi kullanmak zorunda mıyız yani?

KIZ _İrice bir laf daha. Sanırım düşünmem gerekecek..

YAZAR _Sigaranı söndürünce odaya dönüp onunla konuşmaya ne dersin?

KIZ _Onunla konuşmak! Bunu öylesine söylediğine eminim. Belki de beni başından savmak istiyorsun.

YAZAR _Önerimde samimiydim.

KIZ _Ama bu daha kötü!..

YAZAR _Söyleyecek bir iki sözü mutlaka vardır..

KIZ _(Alaycı) Doğru. Bir yandan giyinirken bir yandan da saçmalayabilir!

YAZAR _Bahse girerim ki, yine de onu gözden çıkaramıyorsun..

KIZ _Bahse girmeni önermezdim.

YAZAR _Her şeyi göze aldın ama. Onun için! Mutlu olması ya da acı çekmesi bu kadar önemli mi?

KIZ _ Doğru değil bu. Onu aldatırsam bir daha asla benimle birlikte olmaz.

YAZAR _Nasıl bir akıl yürütme bu? Aldatan o!

KIZ _Sonuç olarak, bu noktadan sonra hiçbir şey fark etmiyor.

YAZAR _Anlaştığımızı söylerken acele etmişim. (İç çeker) Evet.. Söylediğimde ısrar ediyorum. Onunla son bir kez dahi olsa konuşmalısın.

KIZ – Anlamıyorsun. Ne anlatacak ki bana.Böyle bir davranışın savunması olabilir mi sanki?

YAZAR _Yeri geldiğinde cinayetin bile savunması oluyor..

KIZ _Umurumda değil. Beni aldattı o ve ben.. aldatıldım!

YAZAR _Bu bir yanlışsa senin de yapman gerekmez küçük hanım. Bütün söyleyeceğim bu. Gururlu bir kadın..

KIZ _Gurur filan umurumda değil benim.

YAZAR_ Umursadığın bir şeyi gerçekten bilmek isterdim!

KIZ _ Ben de. (Sigarayı söndürür) Sigara için teşekkürler.

YAZAR _Yeryüzünde haksızlığa uğrayan tek insan senmişsin gibi davranıyorsun. Gemileri yakman gerekmiyor.

KIZ _Yine de başına gelmesini istemem.

YAZAR _ Başıma gelmezdi.

KIZ _Karını kentte yalnız bıraktın.

YAZAR _İlk kez olmuyor ki! Biz uygar bir çiftiz.

KIZ _Bir iki saat öncesine kadar ben de öyle olduğumuzu sanıyordum.

YAZAR _Kafalarımızdaki şu kahrolası kalıplar! Günün birinde hayat ayaklarımıza dolanır ve gerçeğin tanık olduğumuzdan daha bir başka olduğunu fark ederiz. Berbat bir karşılaşmadır bu. Kendimize güvenimiz sarsılır, çocuktan beter oluruz. Aciz.. korunaksız..

KIZ _Psikolog olmalıymışsın!

YAZAR _Bir şey mi söyledin?

KIZ _Aldırma. Öyle ya da böyle! Sonuçta doğru bir adreste olduğumu söyleyebilirim. Sakinleştirin beni. Yöntem o kadar önemli mi!

YAZAR _Peki şimdi ne yapmayı düşünüyorsun?

KIZ _ Burada kalmak istiyorum. Tabii iznin olursa..

YAZAR _Gece boyunca!

KIZ _Sence bir sakıncası var mı? Sabah erkenden giderim. Sanırım bir süre düşünmem ve ne yapmam gerektiğine karar vermem gerekiyor. Uyuyabileceğimi hiç sanmam.

YAZAR _Gece boyunca demek!..

KIZ _ Hala orda mısın? Bunu az önce söylemiştin. Yatağını paylaşmam, korkma. Şu kanepede uzanırım. Gece boyunca uzanacak mısın diye sormazsın umarım..

YAZAR _Kadınların ilginç olduğunu her zaman söylerim ve nedense her zaman doğrularsınız bu yargımı. Yarım saat kadar önce, her şeyi göze alarak bu odaya daldın.. Odada kimin kaldığı, nasıl bir durumla karşılaşacağın umurunda bile değildi. Şimdi ise bir kedi gibi kıvrılacak köşe arıyorsun!

KIZ – İstersen biraz daha şaşırtayım seni. Teklifim.. Şu akılalmaz teklifim hala geçerli. Buna ne dersin?

YAZAR _Akıllı bir oyuncusun. Elindeki kartı görmeyeceğimi iyi biliyorsun!

KIZ _Yine de evet deseydin karar vermemi kolaylaştırmış olurdun..

YAZAR _Yalnızca bunun için demek! Harika!

KIZ _ Bir yazar için çok kötü bu..

YAZAR _Neymiş kötü olan?

KIZ _Sürekli harika diyorsun!

YAZAR _Sürekli harikalar yaşıyorum!

KIZ _(Notlara bakar) Bir oyun mu yazıyorsun yoksa?

YAZAR _Bir oyun.. yazamıyorum diyelim..

KIZ – Tamamlandığında okumak isterdim!

YAZAR _O tarihte gözlerin hala seçiyorsa tabii!

KIZ _ (Güler) Eğlenceli birisin aslında..

YAZAR _Kimbilir! Belki de öyleyimdir..

KIZ _ Karını da bir hayli eğlendiriyor olmalısın..

YAZAR _Tanık oldun işte. Sık sık yatak dışında oyunlar bulmam gerekiyor..

KIZ _İnanmıyorum! Kendinle dalga geçiyorsun sen!

YAZAR_ Bu da doğru küçük hanım!

KIZ _Şu el yazmalarını olsun okuyabilirim sanırım.. (Masadan kağıtları alır)

YAZAR _ (Kağıt tomarını kızın elinden çekip alır) Hiç değilse yazdıklarım bana kalsın!

KIZ _ Yanlış bir şey mi yaptım?

YAZAR _Yordun beni, anlamıyor musun?

KIZ _ Ben.. özür dilerim!

YAZAR _ Özür dilermiş! Yazmayan biri olarak ne kadar çok kullanıyorsun! (Bir an duraksar) Bildiğin gibi yap en iyisi! (Kağıtları uzatır) Oku.. Düzelt! İstediğini yap. Söylemiştim zaten, masaya geçip yazabilirsin de! Cesur bir kızsın. Cesur ve atak! Okursan göreceksin.. Nasıl çekingen, kararsız, hatta korkak insanlarla dolu bir oyun bu. Ama sen onlara her şeyi yaptırabilirsin. Aldatabilirsin örneğin! Acı çektirebilirsin.. Cinayet bile işletebilirsin!

KIZ_ Özür dilerim. Gerçekten özür dilerim..

YAZAR_ Ne o? Yoksa kırdım mı seni? İşte buna asla inanmam. Sevgilin.. ya da her kimse, o adamın iki oda ötede seni bir kadınla aldatmakta olduğunu söylüyorsun ve.. ve bu durum seni kırmıyor gerçekten! Bir insanın, normal bir insanın tepkisini vermiyorsun! Buralardan hızla uzaklaşmak.. kaçmak.. ne bileyim ağlamak asla aklına gelmiyor! Yaptığın tek şey, tabii bu arada uğur sayını da ihmal etmeden, bir başka odanın kapısını çalmak ve karşına çıkan adama “özür dilerim, bir engeliniz yoksa acaba benimle yatabilir misiniz?” demek! Ne kadar acımasız.. ne kadar hoyrat ve ne kadar soğuk! Buz gibi!..

KIZ_ Bitti mi?

YAZAR_ Ben yalnızca dilimin ucuna gelenleri söyledim. (Kız kalkar, çantasını alır) Biliyorum, bu kez seni cidden kırdım ama.. (Bakar) Gidiyor musun?

KIZ _Hayır, banyoya giriyorum. (Rahat) İzin almam gerekir miydi?

YAZAR _(Şaşkın) Gerçekten harikasın!

KIZ _ Yine söyledin! Bir çarpı daha atıyorum. (Banyoya geçer, Yazar olduğu yerde kalakalır)

Işık.

Dalgacı’nın koltuğu aydınlanır.

DALGACI_ Görüşmeyeli dünya nüfusu ne kadar oldu, merak ediyor musunuz? Yok canım! Niyetim canınızı sıkmak değil. Aslında biliyor musunuz, sıkılmaktan bu kadar korkmamalıyız. Hele ki, hayatın sıradanlığına kendimizi böylesine kaptırmışken! (Koluna bakar) Dünya nüfus göstergesi! (Güler) İnsanın koluna böyle bir cihaz takması için, biliyorum deli olması lazım. İyi de, şu çılgın dünyaya ayak basmak yeterince delilik değil mi sanki! Açılışı yaptınız ve ilk adımı attınız.. Bundan sonrası fazla önemli değil bence. Küçük çılgınlıklar, şu akıl erdirmenin mümkün olmadığı hayatı biraz daha çekilebilir kılıyor, hepsi hepsi bu! Geçen gün caddede yürüyorum, küçük bir kız yanıma yaklaştı ve sanırım okuldaki ilk derse gecikmiş olmanın paniğiyle bana saati sorma gafletinde bulundu. Hiç istifimi bozmadım ve ciddi bir ifadeyle kolumdaki cihaza baktım. Sonra da, zaman altı milyarı yediyüz onsekiz milyon dokuzyüz ellidört geçiyor küçük kız dedim.. Bir süre yüzüme baktı ve.. önemli değil, zaten ilk dersin hocasından oldum bittim hoşlanmadım deyip geçti gitti! Şu pişkinliğe bakar mısınız? Sanırım giderek duyarsızlaşıyoruz. Tuhaftır, bu duyarsızlık bizi daha bir olgunlaştırıyor. Hangi konuda mı? Aldanışlarla ilgili tabii! Aldanıyor, aldatıyor.. artık her ne halt ediyorsak sonuçlarına da büyük bir olgunlukla katlanıyoruz. Belki de boş sözler bunlar. Yine de insanın aklını kurcalamıyor değil. İşin garibi, en son teknolojiyle donanmış olarak öğretiyorlar bu boşboğazlıkları. Bilgisayarlar neredeyse birer çocuk oyuncağı ve..aldanışlarımız hala ilkel bir insan safiyetinde! Demek bana ha! Ah, senden bunu hiç ummazdım! Lütfen şekerim, şaşkınlık sana hiç yakışmıyor! Hadi canım.. Biri çıksın ve açık yüreklilikle herşeyi açıklasın. Evet hakim bey! İnsan evladıyız ve yalnızca olması gerektiği gibi davranıyoruz! Işığın, sıcağın, ekmeğin, yeşilin, mavinin, evet hepsinin bal gibi farkındayız ama ne acı ki, giderek sıradanlaştırıyoruz bu nimetleri. Ah.. Gevezenin, dalgacının biriyim ben. Son beş dakika içinde dörtyüz onsekiz bebek daha göz kırptı gün ışığına. Minik bir üçkağıtçı ordusu daha! Boğazım kuruyor.. Yaşlanıyorum,evet! Kimi zaman ben bile tahammül edemiyorum sözcüklerime. Çünkü onlar da evreni bir anda sarıyor ve kirletiyor! İçimize hava çekerken yalan yuttuğumuz bundan. Çok çabuk olgunlaşmamız, usta bir sahtekara dönüşmemiz de bu yüzden! Sizlere yazıklar olsun.. Tabii bana da!

(Yazar banyo kapısında bir süre bekler. Masaya yaklaşır, sandalyeye oturur. Kısa bir tereddütten sonra bir iki tuş basar. Kapı çalar. Kalkar açar..)

ADAM _(Yüksek) Sürpriz!

YAZAR_(Şaşkın) Sen.. Ne arıyorsun burada?

ADAM _Sürpriz dediğime inandın mı yoksa? Boşver! İyi tanırsın beni. İşimin peşini kolay kolay bırakmam. E? İçeri almayacak mısın?

YAZAR _ İçeri mi?

ADAM _Bir konuğun mu var yoksa?

YAZAR _Konuk?

ADAM _(İçeri geçmiştir bile) Eski numaradır canım! Bilmezmişsin gibi.. Sevgili karıcığım, anla lütfen! Şu oyunu bitirmek için gözlerden uzak, sessiz bir yere gitmeliyim. Başımı dinlemeli, derken yoğunlaşmalı ve yazmalıyım hayatım! Tabii ki bizim için! Biricik yuvamızın devamı için! Ancak işin acı olan yanı ise şu. Biliyor musun, sen gerçekten böyle birisin!

YAZAR _Keyfin yerinde..

ADAM _ Umarım yazdıklarınla keyfimi daha da arttırırsın aziz dostum..

YAZAR _Üşenmedin ve beni görmeye geldin öyle mi?

ADAM _Hiç üstüne alınma. Seni değil, ustalıkla dizdiğin sözcükleri görmeye geldim.

YAZAR _Ya para işi? Verdiğim hesap numarasına…

ADAM _(İlgisiz) Kağıtlar tertemiz..

YAZAR _Parayı yatırmadın!

ADAM _Unuttum diyelim. Benim unutkanlığım senin tembelliğinle doğru orantılı sanırım..

YAZAR_ Nasıl yaparsın! Çok önemli olduğunu tekrar tekrar söylemiştim..

ADAM _Uzatma lütfen! Yarın sabah çözerim. Yine de karalanmış bir iki sayfa görmek hoşuma giderdi..

YAZAR_Bu çok can sıkıcı! Oysa karım yarın sabah bankaya gidecek ve..

ADAM _Yapma dostum! O yalnızca karın, kanlı bıçaklı alacaklın değil ya!

YAZAR_ Yarın o para elinde olmalıydı..

ADAM _ Uzatma o kadar.. Bu gece de düşünde oluverir artık..

YAZAR_ Eğleniyorsun!

ADAM_ Yabancı değilsin. Akçalı işlerde söz sahibi olanın kim olduğunu iyi biliyorsun.. Boşuna sıkıştırma beni.

YAZAR_Patroniçe de buralarda mı?

ADAM _Birlikte seyahat etmeyi çoktan bıraktık biz. İnsan neden evlenir ki sevgili dostum! Birlikte bir şeyler yapmamak için! İki masum sevgiliyken bu sıkıntıya yeteri kadar katlanmıştık hatırladığım kadarıyla. Neyse ki, imzayı basıyorsun ve sokaktaki pek çok insanın düşündüğünün tersine, özgürlüğüne kavuşuyorsun. Artık tahakküm yok! Herkes tıpkı eski günlerdeki gibi kendi kulvarında ilerleyebilir. Doğru mu?

YAZAR _Bilmem! Ben..

ADAM _Konuşma! Sen başka türlü mü yapıyorsun sanki! Sevgili karına durumu üç cümlede özetledin ve soluğu burda aldın. Şanslısın dostum! Aslında karın da şanslı biri tabii. Sahi, şu şanslı ve esrarengiz kadınla ne zaman tanıştıracaksın ki? Kadıncağızı köşe bucak saklıyorsun bizlerden.

YAZAR_Hiç yorulmaz mısın?

ADAM_ Konuşmaktan mı? Asla!. İşim bu benim. Konuş ve yıldır!

YAZAR_Sonuç olarak, karın da buralarda demek..

ADAM _Henüz görüşme mutluluğuna erişemedik.O dünden geldi. Ancak benim ilk işim onu değil, seni görmek oldu. Sevildiğini bil.. Ayağımın tozuyla senin kapını çaldım..

YAZAR _Bu da benim şansım!

ADAM _ Kadıncağız bana değilse bile bu yöreye aşık. Deli oluyor buralara.

YAZAR _Çalışmak için buraya gelmemi öneren de o zaten!

ADAM_Önertmekte üstüne yoktur, bilmez miyim! Sana bizim tiyatro için bir oyun yazmanı önerdi. Şöyle eğlenceli bir şey canım! İyi bir düşünce olup olmadığı konusunda henüz kararsızım. Tek sözcük yazmamışsın Üstad! Aşk olsun sana!

YAZAR _İkide bir kapıma dayanılırsa olacağı bu!

ADAM –(Kinayeli) Yoksa birileri seni rahatsız mı etti?

YAZAR_Umarım kendine bir oda ayırtmışsındır..

ADAM_ Burda sabahlayacağımı sanma sakın. Yine de bir iki şey çıtlatırsın diye düşünmüştüm..

YAZAR_ Bir iki şey?

ADAM _Oyunla ilgili canım!

YAZAR_ Henüz bu sabah geldim..

ADAM _Dakikası para yazıyor bu motelin! Yanlış anlamanı istemem tabii!

YAZAR _Konuyu sen açtın! Madem paradan söz ediyoruz..

ADAM _Tamam! Yarın sabah ilk işim avansını yatırmak olacak. Söz veriyorum. Oldu mu?

YAZAR_Bazen beni kandırdığını düşünüyorum..

ADAM_ Üç kuruş için kavga mı edeceğiz şimdi sevgili Üstad! Sorununu, daha doğrusu karının sorununu çözeceğimi söyledim!

YAZAR _ Umarım!

ADAM _ Ya oyun?

YAZAR _ Sıkboğaz etme beni!

ADAM _ Onca yolu keyfimden mi geldim sanıyorsun?

YAZAR_ Karın buradaymış ya..

ADAM _ Ah! Onu nasıl unuttum! Odayı iki kişilik ayırtmalıydım!

YAZAR _Çok aptalcaydı..

ADAM _Yeterince zeki olsaydım oyunları da ben yazardım sevgili dostum! Kan şekerim düştü sanırım. Dolabında atıştıracak bir şeyler var mı?

YAZAR _Neden restorana inmiyorsun?

ADAM _Gecenin bu saatinde manasız yiyeceklerle midemi dolduramam. Bir karamela parçası işimi görürdü. (Mini dolabın kapağını açar) Bomboş bu dolap!

YAZAR _Ne var ne yok tükettim! Masraf olsun diye tabii!

ADAM _Çok komiksin..

YAZAR _Senin uslubunla konuşuyorum.

ADAM _Aşağılama beni.. Lütfen!

YAZAR _Utanmasan, dost olduğumuzu söyleyeceksin..

ADAM _Değil miyiz yani?

YAZAR _Parayı yatırmadın!

ADAM _Kısacık bir yanıt.. Her şey para değildir dostum!

YAZAR _(Tedirgin) Lütfen gider misin? Belki biraz çalışırım..

ADAM _Yazacaklarını bir iki cümleyle özetlemezsen çıldırırım! Derken uykum kaçar.. Gecenin üçünde yine damlarım..

YAZAR _Sakın deneme!

ADAM _Öyleyse bir parça anlat canım! Hiç değilse kafandan geçenleri paylaş.. Korkma, burda uyuyacak değilim..

YAZAR _Anlaşıldı, senden kurtuluş yok. Kısaca özetleyeceğim ve odana gideceksin.. (Düşünür) Oyunun genel yapısı şöyle.. Bir motel odası.. Evet, oyunumuz bir motel odasında geçiyor.. Tıpkı burası gibi. Bir adam görüyoruz.. Yalnız..

ADAM _Sonra?

YAZAR _Adam.. bir iş adamı. Kafası hayli karışık.. Bir karar vermesi gerekiyor.. Bu nedenle yalnızlığı seçmiş.. Bilirsin, para işleri filan..

ADAM _Bilmez miyim!

YAZAR _Derken gecenin bir yarısı kapı çalıyor ve.. genç ve güzel bir kadın süzülüyor içeriye..

ADAM _Benim gibi kart bir horoz da gelebilirdi..

YAZAR _Ne dedin?
ADAM _Önemli değil.. Devam et sen. İyi gidiyor..

YAZAR_(Daha rahatlamış) Genç kadının adama ilk söylediği sözler aynen şöyle: “Benimle yatar mısın?” Evet evet.. Aynen böyle! Durumu düşünebiliyor musun?

ADAM _(Heyecanlı) Düşünen kim! Sanırım adam da düşünmüyordur.. Baksana.. Hayli çarpıcı bir giriş bu.Etkileyici! İşe bak sen.. Cinsel konulara pek girmezdin Üstad! Ancak, tren kaçıyor tabii.. Neyse, oldukça zekice bir başlangıç.. Açılımlar vadediyor.. Açıkçası kışkırtıcı!..

YAZAR _Gerisini düşünebilirsin öyleyse. Ya da sonraya bırakalım, sürpriz olsun..

ADAM _Deli misin sen? Hem anlatıyor, hem de yarım bırakıyorsun! Uykumu büsbütün kaçırmaya mı niyetlisin? Biraz daha sürdür en iyisi..

YAZAR _(Can sıkıntısıyla) Tamam tamam.. Kız, sevgilisi tarafından aldatılmış.. Oğlan hemen yanlarındaki odada işi pişiriyor.. Kız olaya tanık olmuş ve..

ADAM _..ve o öfkeyle kendini koridora atmış demek! Sonra da bizim adamın kapısına dayandı desene.. Şu öfke nöbetlerine bayılıyorum..

YAZAR _Bakıyorum havaya girdin..

ADAM _Derken bunlar bir güzel yatıyorlar tabii!

YAZAR _Saçmalama lütfen! Altı üstü bir oyun bu. Adam kıza tepkisinin aşırı ve yanlış olduğunu anlatıyor..

ADAM _Saçma! Nesin sen? Bir ahlakçı mı?.. Altı üstü bir oyun bu!..

YAZAR _Olay senin başından geçmiyor.. Yani.. bu bir kurgu ve.. Açılımların zekice olmasını istemiyor muydun?

ADAM _Bence parlak bir açılışın hemen arkasından çuvalladın dostum! Eğlenceli değil bu. Düpedüz bir trajedi! Tabii, milletin bir başka yeriyle gülmesi için yazılmış..

YAZAR _Çok çirkindi!

ADAM _Çok saçmaydı!
YAZAR _Gerisini sen yaz öyleyse..

ADAM _Neden sinirleniyorsun ki! Az önce bunun bir oyun olduğunu söylemedik mi birbirimize? Kısacası, sahnede göreceklerimiz hayatın ta kendisi değil..

YAZAR _Ne mantık!

ADAM _Tamam.. Özür dilerim. Yazar sensin! Ben yalnızca.. konuya sıradan bir izleyici gibi yaklaştım ve..

YAZAR _Teşekkürler!

ADAM _Ya sonra?

YAZAR _Ne sonrası?

ADAM _Bütün yazdıkların.. yani düşündüklerin bu kadar olamaz. Yatmadıklarına göre başka gelişmeler olmalı.. Yoksa cinayet filan mı!

YAZAR _İyi geceler!..

ADAM _ Adam büyük büyük laflar ediyor demek.. Peki, kız ne yapıyor bu sırada.. Yani o nerelerde?

YAZAR _Kız mı? Şeyde tabii.. Banyoda!

ADAM _Banyoda demek!.. Yatmadıklarına emin misin?

YAZAR _Bildiğim kadarıyla..evet! Neler saçmalatıyorsun bana! Kız banyoda evet! Çünkü o gece adamın odasında kalma konusunda diretiyor.. Yalnızca konuk olacak..Kanepede.. Adam da.. izin veriyor!.. Ne olmuş yani?

ADAM _Bu kadar öfkelenme canım! Bir şey söylemedim..

YAZAR_Şimdilik bu kadar..

ADAM _Öykü yine de gelecek vadediyor.. Belki yönetmenin bir iki rötuşuyla filan..

YAZAR _Odana gidip dinlenmeye ne dersin? Hem kan şekerin düşmemiş miydi senin?

ADAM _Öyle ama anlattığın öykü zihnimi açtı.. beynimi cilaladı ve şu meşhur kan beynime çıkınca da açlığı unuttum.. Siz yazarlar bu nedenle şekere yakalanmıyorsunuz işte!..

YAZAR _Lütfen.. Belki biraz yazabilirim..

ADAM _Pekala! Unutma.. Kız banyoda. Sonrasını birlikte göreceğiz..

KIZ _(Banyo kapısında, bornozun içinde) Banyo için teşekkürler! Bornoz için de.. Kullandım diye kızmadın ya!

ADAM_ (Şaşkın) Ne!.. Bir çimdik at bana! Oyun ne zaman başladı peki? Ama.. daha yazılmadı ki! Tabii ya! Kan şekerim..

YAZAR _Olamaz!

KIZ _Özür dilerim. Konuğun olduğunu bilmiyordum!

ADAM _Bu kız canlı.. Yani gerçek! Neler saçmalıyorum..

YAZAR _Evet.. Durum aynen gördüğün gibi..

ADAM _Deminden beri kandırıyordun beni. Yani.. yazmış gibi..

YAZAR _Bazen yaşananlar yazılanları aşıyor işte. Ne yapabilirim!

KIZ _Ben en iyisi üstümü değiştireyim.. (Yeniden banyoya girer)

ADAM _Sen.. sen gerçek bir çılgınsın Üstad! Demek odanda çıtı pıtı bir kız.. Büyük dehana her zaman hayran olmuşumdur..

YAZAR _Uzatma. Tıpkı anlattığım gibi.. Tam çalışmaya başlamıştım ki kapı çaldı ve..

ADAM _Tamam tamam.. Anlatman gereksiz. Yattınız mı peki?

YAZAR _Delirdin mi sen? Ben yalnızca..

ADAM _Aman Tanrım! Neden soruyorum ki! Sen o anlattığın ahmak oluyorsun bu durumda. Kız gerçekten önerdi değil mi?

YAZAR _Evet ama bu durum..

ADAM _Allah bilir, elini bile sürmedin!

YAZAR _Öyküyü biliyorsun! Sevgilisi onu yandaki odada aldatıyor ve..

ADAM _ O da bu odada sevgilisini aldatabilir ve bal gibi ödeşirler!

YAZAR _Aptalca konuşuyorsun!

ADAM _Aptalca yaşıyorsun! İşte bu o sözünü ettiğin hayatın ta kendisi! Senin sorunun yalnızca yazmak.. Tabii o da şüpheli ya! Ah, sizler yaşamaktan ne anlarsınız ki! Baksana.. Karnın acıkmadı mı senin?

YAZAR _Kan şekeri düşen sensin..

ADAM _Restorana inmesi gereken de sen! (Cüzdanından para çıkarıp uzatır) Üstünde fazla yoktur.. Güzel bir gece yemeği ye dostum. Sabaha kadar oturacaksın.. Acıkabilirsin!

YAZAR _Harika! Onunla yalnız kalmana izin vereceğimi mi sanıyorsun?

ADAM _Şimdi de koruma meleği rolü, öyle mi? Kız çok hoş, görmüyor musun! Görmediğin belli, neden soruyorsam.. Dinle! Şu müthiş öneriyi bir kez de ben tartışmak istiyorum. Belki yardımcı olabilirim.. Ayrıca, insanlık ölmedi ya!

YAZAR _Dinle.. Ben..

ADAM _Sakın konuşma. Sen şansını çoktan yitirdin sevgili dostum..

KIZ _(Giyinmiş, girer) İşte, yeniden burdayım. Sıcak su nasıl iyi geldi! (Adam’a) Nasılsınız?

ADAM _(Elindeki paraları sallayarak) Gördüğünüz gibi.. Hayat dolu! Tartışmaktan yana..ve şanslı!

KIZ _Motelde kumarhane mi var?

ADAM _Yoo.. Yani şanslı derken sizin gibilerden söz etmiştim. İnsanın dostları olması gerçek bir ayrıcalıktır..

KIZ _Ne hoş!

ADAM _Sigara içer miydiniz?

KIZ _Evet!

ADAM _(Aranır, Yazar’ın paketini görür, alır ve kıza uzatır) Buyrun! (Yazar’a) Sen.. çalışmayacak mıydın?

YAZAR _Yazmaya başlamadan önce bir iki kişinin daha gelmesini bekliyorum. Çılgın partiler oldum bittim kamçılar beni..

ADAM _Çok şakacıdır!

KIZ _Oysa benimle öyle ciddi konuştu ki!

ADAM _Ne yaparsınız! Günümüzde bazı kavramlar hala tartışılıyor küçük hanım. Şaka ve ciddiyet örneğin.. Bir şaka yaptığımızda ne kadar ciddiyizdir acaba! Ya da ciddi olduğumuzda.. Bilmem anlatabiliyor muyum! Sonra dostluk.. Özellikle sadakat..

KIZ _Size her şeyi anlatmış!

ADAM _Sezgilerimi yabana atmayın bu arada..

YAZAR _Bak.. Özür dilerim.. Ben..

KIZ _Özür dilemeler benimdi. Siz yalnızca harika diyecektiniz, unuttunuz mu?

YAZAR _Harika!

ADAM _Bakın, ben kestirmeden gitmekten yanayım. Şu teklifiniz.. Merak ediyorum da.. Hala geçerli mi acaba?

KIZ _Teklif?

YAZAR _Lütfen!

ADAM _Kötü bir şey mi söyledim!

KIZ _Ah! Siz onu da öğrendiniz..

ADAM _Bilgi güçtür! Bacon!

KIZ _Aslında bilmiyorum. Yani ben..

ADAM _Bana soracak olursanız, ki sormalısınız.. Şunun şurasında her şeyi tartışacak durumda olan üç kişi olduğumuzu göreceksiniz.. Ne kadar güzel değil mi! Tartışabiliriz! İşte bir uygarlık göstergesi…

YAZAR _Kan şekeri bazen çenesine vurur!

ADAM _Gereksiz bir şey söylemiyorum ki! Karşımda duygularının izin verdiği yere gitmeye hazır bir genç kız duruyor. Evet, aklı selim sahibi birileri olarak duruma el koymamız kaçınılmaz..

YAZAR _Seni bu oyuna dahil etmemiştim. Kendiliğinden girdin!

ADAM _Uğraşma benimle. Aslında ben duygulardan yanayım. İntikam, öfke, acı çektirme.. Hepsi de biz insanlar için. Açıkça söylüyorum bunu. Hak edilmiştir ve gereği de yapılmalıdır!

KIZ_ Sahi böyle mi düşünüyorsunuz?

ADAM _Elbette. Hatta daha ileri gidiyor ve bir şövalye gibi, size yardıma hazır olduğumu belirtiyorum!

YAZAR _Alçaklık ediyorsun!

ADAM _Bazen iki kişilik sohbetlerin daha verimli olduğunu düşünüyorum. Az önce dostluktan söz ettik, hatırlayın lütfen. Dostluk özveride bulunmaktır. Bir insan dostu için hangi noktaya kadar fedakarlık yapabilir? Bir arkadaş yine bir arkadaşının hatırı için restorana inip yemek yemekten neden kaçınır örneğin!

YAZAR _Karnım tok!

KIZ _Ama ben açım! Bütün bu olanlar beni acıktırmış olmalı..

ADAM _Tabii ya! Bazen nasıl da kafam karışıyor. Şu lanet kan şekerinin yaptığını görüyor musunuz? Şeker düşünce, acıkanın bile bir başkası olduğunu sanıyorum. Küçük hanım! Sizinle yemek yemek benim için büyük bir keyif olacak..

KIZ _ (Yazar’a) Ya siz?

ADAM _Söyledi ya, karnı tok! Biz aşağıya iniyoruz, o ise çalışıyor! Biliyor musun, bundan sonrasını kağıtlardan okumak istemem!

YAZAR _Ben de yazmayı düşünmüyordum zaten!

ADAM _Deme! Beni yarın bankaya uğrama zahmetinden kurtardın dostum! Bin yaşa!..

YAZAR _Söylemiş miydim! Tam bir alçaksın..

KIZ _Ben hazırım!..

ADAM _Öyleyse çıkabiliriz. Gece yarısı acıkanlar için hazırlayabilecekleri bir şeyler mutlaka vardır. Sahi.. Bu arada, beyaz şaraba ne dersiniz?

KIZ _Harika! (Yazar’a) Bu kez sizden ödünç aldım..

YAZAR _Yemekte, sadakatin kutsallığı ve ihanetin ucuzluğu hakkında konuşmayı unutmazsınız umarım!..

KIZ _Bana kızdın mı yoksa? (Yazar cevap vermez) Dönüşte gelebilirim, değil mi? Konuğunum bu gece.. Hem nasıl olsa, siz de sabaha kadar oturacaksınız.. Yanılmıyorum ya! (Yazar cevap vermez)

(Çıkarlar. Dalgacı’nın spotu yanar)

DALGACI _Maç devam ediyor. Ah.. Karşı taraf sürekli puan alıyor ne yazık ki! Elimden geleni yapıyorum ama tek başına nereye kadar karşı koyabilirim! Cenin ana karnından pıt diye fırlıyor ve.. hayır, bu küçücük raketle karşılayamıyorum onu. Çünkü hızla geliyorlar.. Hızla geliyorlar! Hangisine yetişebilirim! Kısacası, çoktandır sayı alamıyorum bu oyunda. Neyse ki, oynadığım tek oyun bu değil. Becerikli olduğum, dahası hayatımı kazandığım oyunlar da var tabii! Sırası değil, boşverin.. Ancak şu kadarını söyleyeyim ki, bir oyunda kazanmak istiyorsanız.. biraz hile yapacaksınız canım! Ne kötülük var ki bunda? Karşındaki kaybetmeyi göze almasa masaya oturur mu hiç! Öyleyse yanlış bir şey yok. Minicik bir hileden ne çıkar? Hadi canım, küçümsemeyin beni. Hangi oyun kurallarına göre oynanıyor ki günümüzde! Mağazalardaki şu yukarıdan yağan küçük pamukçukları gerçekten kar mı sanıyorsunuz yoksa? Allah bilir, mumdan yapılmış elmaları da dişliyorsunuzdur siz.. Ara sıra bir küçük hilenin hayatımızı güzelleştiren hoş bir makyaj olduğunu düşünüverin.. Kimi zaman çevremizi dolduran pek çok ıvır zıvıra sırf güzellik adına katlandığımız yalan mı yani? Hiçbir erkek, yalnızca ayağı sıkı yere basıyor, çok mantıklı.. ya da şiirden iyi anlıyor diye bir kadına niyeti bozmaz. Hayatın binbir zevkiyle tanışmayı göze aldıysanız türlü badirelerle baş etmek için maharet sahibi olmalısınız. Onu da ana karnından çıkarken tutuşturmuyorlar insanın eline. Ya bir kirazı yalnızca vitamini için kim yutmuş ki bu güne kadar! Geçin canım.. Dünya nimetlerini ben mi tanıtacağım size? Burda, bu koltukta oturup, günün geceyle yer değiştirmesini izliyorum bazen. Biliyor musunuz, doğanın bu kendine has ve bizleri asla yanıltmayan kuralları öylesine güzel, öylesine etkileyici ki! Evet, sabırla oturuyor ve belki de yanılmayı bekliyorum ama nafile! Aldanış yalnızca bizlerde. Ekmek peynir gibi dolabımızda, kağıt kalem gibi çekmecemizde.. Şu kahrolası beynimizde aldanış! Sonsuz bir iştiha ile tüketiyoruz ne var ne yoksa.. Dolapları, çekmeceleri yağmalıyor, beynimizi kemiriyoruz! Bu sırada gün yerini sessizce geceye bırakıyor.. Her zamanki gibi! Birazdan gece ananın kucağına yerleşecek ve bir bebek gibi uyuyacağız. Aklımızda ne hile, ne başka şey!.. İnsan evladı ne kadar çaresiz.. Ne kadar zayıf! Ne kadar yavaş.. Ne kadar aceleci.. (Koluna bakar) Ne kadar aceleci!..

(Raketiyle oynamaya başlar)

(Oda ışığı. Yazar sıkıntıyla gezinmektedir. Sonunda masanın başına geçer. Kapıya bakar.. Ses yoktur.. Tuşlara basar.. Evet, kapı çalar!)

YAZAR _ Böylesi daha normal! (Kalkar, kapıyı açar)

GENÇ _ İyi geceler.. Ben..

YAZAR _(Bekler) Evet? Hepsi bu kadar mı yani?

GENÇ _Şey.. Ben hemen iki oda yanda kalıyorum ve..

YAZAR _Siz! Yoksa.. (Odaya döner, Genç arkasından gelir)

GENÇ_ Notunu az önce buldum..

YAZAR _İkinci pusula!

GENÇ_ Burda mı yoksa?

YAZAR _Hayır!

GENÇ _Her şeyi.. Korkarım her şeyi biliyorsunuz.

YAZAR_ Evet..

GENÇ_Size anlattı demek!

YAZAR_ Evet, demiştim..

GENÇ _ Ya daha fazlası?

YAZAR_ Hangi konuda?

GENÇ _Yani.. pusulada..

YAZAR_ Hayır! Daha fazlası yok! Tamam mı?

GENÇ _Peki ya şu anda..

YAZAR _(Sıkıntılı) Bütün bu olanlardan bunaldığımı söylesem?..

GENÇ _Özür dilerim ama benim yerimde olsaydınız..

YAZAR_ Sizin yerinizde olmak.. Yarım saat öncesine kadar bu her erkek için tercih edilebilirdi..

GENÇ _Çok üzgünüm!

YAZAR _Bunları bana söylemeniz saçma!

GENÇ _Bu doğru!

YAZAR _ Merak ettim.. Pusulada çalacağı kapı numarası mı yazıyor Allah aşkına?

GENÇ _Elbette yazılı değil! Kapınızı sezgilerime güvenerek çaldım..

YAZAR Demek sezgileriniz..

GENÇ_ Onu iyi tanırım. Şans numarasını bilirim ve..

YAZAR_Bunları ben de biliyorum genç adam. Öykünün buraya kadar olan kısmını yani. Başka söyleyeceğiniz bir şey yoksa..

GENÇ_ Yani… Bana yardımcı olmayacak mısınız?

YAZAR _Hangi konuda?

GENÇ _Gidip gitmediğini söyleyebilirsiniz örneğin. Gittiyse nereye gittiğini belirtebilirsiniz..

YAZAR _Bunu önemsiyorsun..

GENÇ _Elbette.

YAZAR _Kaygılanıyorsun bile.. Doğru mu!

GENÇ _(Sert) elbette!

YAZAR _Onun için mi kendin için mi diye sorsam!..

GENÇ_ Yapmayın! Onun için kaygılanıyorum tabii! (Bekler) işin aslını bilmiyorsunuz ki hem..

YAZAR _Öyle ya! Cinayetin bile bir gerekçesi vardır..

GENÇ _Sanırım böyle de söylenebilir. Peki, şimdi nerde o?

YAZAR _Karnı acıkmıştı, yemek yemeye gitti. Hepsi bu kadar. Hemen aşağıdaki restoranda..

GENÇ _Orayı biliyorum.. (Tedirgin) Sigaranızdan alabilir miyim?

YAZAR _Neden olmasın! Benden başka herkes içebilir..

GENÇ _(Yakar) Teşekkür ederim.

YAZAR _Önemli değil!

GENÇ _Sizi meşgul ediyorum sanırım..

YAZAR _Bu geceyi özel tarihimden çıkarmaya karar verdim.Bu yüzden rahat olabilirsin genç adam..

GENÇ _Bakın.. Onu aldattığım doğru.. Ama aslında onu aldatmadım!..

YAZAR _Bu cümleyi ben bile kuramazdım.

GENÇ_ Haklısınız. Saçmalıyorum.

YAZAR _Dumandan rahatsız olmuyorum. Rahat içebilirsin..

GENÇ _(Anlamamış) Öyle mi!

YAZAR _Aslında bıraktım..

GENÇ _Demek istediğim..

YAZAR _Nasıl?

GENÇ _Ne diyordunuz?..

YAZAR _Sigaradan söz etmiyor muyduk? Evet, onu çoktan bıraktım ama masamın üstünde her zaman için ağzı açılmış bir paket vardır. Bir çeşit sınav bu. Biliyor musun,insanın kendini aldatması hayli eğlenceli.. An meselesi bir de!..

GENÇ _Aslında ben..

YAZAR _Ondan söz etmek için deli oluyorsun! Buraya geldiğinde nasıldı, neler konuştuk!.. Seninle ilgili olarak neler söyledi.. Öğrenmek istediğin şeyler bunlar işte.

GENÇ _ Haklısınız. Bilmeniz gerekir ki..

YAZAR _Yine de işim bitince bir tane yakarım.

GENÇ _Efendim?

YAZAR _Yine sigaraya döndüm! Ani bir biçimde.. Ancak şu çakmağın benim için alev almasına daha çok uzun zaman var evlat!

GENÇ _İşin başındasınız demek ki..

YAZAR _Başlamak bile ne kadar uzak..

GENÇ _Aslında siz..

YAZAR _Benden söz etmek istediğine emin misin?

GENÇ _ Neden olmasın! Giderek ilginçleşti..

YAZAR _ Bir tiyatro oyunu yazmak için buradayım. Ancak yazamıyorum. Bir kere, yalnız kalmak düşüncesiyle geldiğim bu odanın trafiği çok yoğun..

GENÇ _ Özür dilerim..

YAZAR _Özür dilemek kız arkadaşının işi..

GENÇ _Nasıl?

YAZAR _Aramızda öylesine bir espriydi..

GENÇ _Anlıyorum!

YAZAR _Bir şey anlatmadım ki! Sen yalnızca kafandan geçenleri onaylıyorsun.

GENÇ _Yakalandım demek! Ne de olsa bir yazarsınız!

YAZAR _Aldırma. Şimdi işin en tuhaf olan tarafına gelelim. O kız seni seviyor, biliyor musun? Yoksa dokuz numaranın kapısını neden çalsın?

GENÇ _Söylemiştim sanırım. Şans numarasıydı..

YAZAR _Bir halt anlamıyorsun! En iyisi sigaradan konuşmak.

GENÇ _Yo..Lütfen! Beni dinleyin!..

YAZAR _Dinlemiyor muyum sanıyorsun? Deminden beri bir şeyler anlatıyorsun bana. Her ne kadar sözcükleri kullanmasan da!

GENÇ _Ben de onu seviyorum. Çok seviyorum, inanın!..

YAZAR _Başka?

GENÇ _Sevdiğiniz birine hiç yalan söylemediniz mi siz? Ölümcül hastasınız diyelim.. Sırf o üzülmesin diye gizliyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz!

YAZAR _Seninkinin ölümcül hastalık sınıfına girdiğini bilmiyordum!

GENÇ _Bana..çok para önerdi!

YAZAR _Reddedemezdin!

GENÇ _Anlamıyorsun.. Cebimde beş para yok benim..

YAZAR _Bir hastalığı bir başka hastalıkla tedavi edemezsin!

GENÇ _Onu o kadar çok seviyorum ki.. düşünün, aldatacağım motele bile onunla geliyorum!

YAZAR _Üstüne üstlük bir de aklımı karıştırıyorsun..

GENÇ _Küçük bir tartışmanın ardından çıkıp gitmişti..

YAZAR _Şu geleneksel öğle sonrası tartışmalarının birinin ardından!

GENÇ _Çok şey anlatmış size..

YAZAR _Gece uzundu. Eh, yapacak başka bir şey de yoktu. Peki, hepsi bu kadar mı?

GENÇ _Anlamadım..

YAZAR _Öykünü tamamlamadın sanırım! Suç dosyasıyla ilgili olarak..

GENÇ _Kırmızı vosvos pazartesi sabahı kapının önünde olacaktı..

YAZAR _Dur bakalım! Benim de sıradan olduğum anlar olabilir değil mi? Nerden çıktı şu kırmızı vosvos?

GENÇ _Anlasanıza! O kadından yüklüce bir avans alacaktım. Sonra gelsin müthiş sürpriz! Belki de ilk kez bir şey istemişti benden. Hey bebek, diye uzatacaktım arabanın anahtarını, evet elden düşme ama yine de temiz! Bir tur atmaya ne dersin? Gözleri, o güzel gözleri ışıl ışıl parlayacaktı. Belki de yalnızca bu ışıltıyı görmek için bile yapılırdı bu jest..

YAZAR _Benim ise o gözlerde gördüğüm yalnızca öfkeden ibaretti. Ona dünyanın tüm çılgınlıklarını yaptırabilecek bir öfke!

GENÇ _Neyse ki şanslıymış!

YAZAR _Efendim?

GENÇ _Size rastlamış!..

YAZAR _Alınmalı mıyım yoksa gururlanmalı mıyım, bilemedim doğrusu..

GENÇ _Bütün öyküyü öğrendiniz işte.

YAZAR _Şimdi de onu tamamıyla yitirip yitirmediğini merak ediyorsun..

GENÇ _Her şey bitti. Sıfır kilometre bir vosvos bile döndüremez onu..

YAZAR _Eh.. Böyle düşünmek de bir kazanç!

GENÇ _Sersemin biriyim ben..

YAZAR _Hayır diyemeyeceğim!

GENÇ _Aldattım onu. Ne kadar aptalım..

YAZAR _Şey.. Paranı aldın mı bu arada?

GENÇ _Çok mu önemli?

YAZAR _Yalnızca mesleki bir merak. Ben henüz alamadım da!

GENÇ _Ama sen.. aldatmıyorsun ki!

YAZAR _Yo..Bir bakıma benim de öyle yaptığım söylenebilir. Altı üstü bir oyun yazacağım. Düşsel kahramanlar yaratmak demektir bu. Derken çatışmalar olur.. Ortalık birbirine girer! Bütün bunlar bir aldatma değil mi sence?

GENÇ _Bilmiyorum! Yine de kimi aldattığınızı çözemedim sanırım..

YAZAR _Belki de kendimi aldatıyorumdur.. Neyse boşver! (Paketten bir sigara alır)

GENÇ _Bırakmamış mıydınız?

YAZAR _Yine de içeceğim. Kurallar da değişir evlat. Bundan böyle bitirdikten sonra değil başlamadan önce içeceğim! (Yakar..Derin bir nefes)

GENÇ _Sınavı veremediniz..

YAZAR _Ne yapalım! Bazen kaybetmek de güzel oluyor..

GENÇ _Benim için değil ama. Yine de bir şeyler yapmalıyım sanki. Yemeğe gitti demiştiniz, değil mi?

YAZAR _Sahi neden onu görmeye gitmiyorsun?

GENÇ _Yüzüm yok..

YAZAR _Buraya geldin ama!

GENÇ _Ne bileyim.. Notu okuyunca.. Br çılgınlık yapmasını belki de engellerim dedim ve..

YAZAR _Hala bir çılgınlık yapabilir!

GENÇ _Başka bir odanın kapısını çalacağını sanmıyorum..

YAZAR _Oda kapısı çalmasına gerek yok. Şu an restoranda yalnız değil..

GENÇ _(Panikle) Yalnız değil mi! Kim var yanında peki?

YAZAR _Bir arkadaşım..

GENÇ _(Sakin) Ben de sanmıştım ki..

YAZAR _Dur bakalım.. Arkadaşımın benim kadar zararsız biri olduğunu nerden çıkardın şimdi?

GENÇ _Ama siz..

YAZAR _Öyle ya! Biz zararsız adamlar derneğinin yıllık olağan toplantısı için burdayız!

GENÇ _Yani.. Ne yapmalıyım sizce?

YAZAR _Biliyor musun, bütün bir gece boyunca bu anlamsız trafiğin memuru olmak zorunda değilim!

GENÇ _Özür dilerim ama..

YAZAR _ O replik de sana ait değildi!..

GENÇ _Gitsem iyi olacak.. Sizi yeterince rahatsız ettim!

YAZAR _Sık yaptığın bir şey midir?

GENÇ _Nasıl?

YAZAR _Şey canım.. Bu gece yaptığın şu kaçamak..

GENÇ _Hayır. İlk kez oluyor ve..

YAZAR_Yüzüne gözüne bulaştırmandan belli. Belki de o sana çok fazla! Yaptığın şeyin çirkinliğinden söz etmiyorum. Bence o cici kız senin gibi minik beyinli biriyle olmayı hak etmiyor. Ayrıca küçük bir sır! İyiniyetini böylesine ahmakça kullanan birine hiçbir coğrafyada yer yoktur.

GENÇ _Ne diyebilirim! Hepsi bu kadar değildi aslında..

YAZAR _Hepsi?

GENÇ _Kadının bana vadettiklerinden söz ediyorum. Şu avans! Yalnızca bir başlangıçtı ve..

YAZAR _Ona anlatacağın masalın provasını bende yapmak zorunda mısın?

GENÇ _Onunla.. karşılaşmayacağım! (Kapıya gider, açar) Belki de bu gece başlarsın..

YAZAR _Yazmaya mı? Umarım.. (Genç çıkar, Yazar kapıyı kapatır, masaya döner, sigara paketini alır) Harika! Sigaraya başladığım an sigaram bitti! Olacak şey değil! (Paketi buruşturup atar, kapıyı aralık bırakıp odadan çıkar)

DALGACI _ Özür dilerim, saatiniz kaç acaba? Benimki durmuş da! Hah! İnandınız mı yoksa? Kolumdaki bu aletin arızalanacağını mı sandınız? Sevinmeyin. Pilinin bitmesi tehlikesi yoktur bir kere. İnsan evladının pili bitmedikçe bu cihazın küçük kırmızı ışığı göz kırpmaya devam edecektir. Savaşlar, salgın hastalıklar, kıran, kıtlık.. Ah, onlar da oluyor değil mi! O büyük felaketlerin yalnızca hız kestiğini düşünüyorum ben. Belki de kırmızı ışığın temposunda bir ağırlaşma.. sakın aldanmayın! Hiçbir engel durduramaz insan evladını. Söylediklerim dikkate alınsaydı şöyle derdim örneğin.. İnsan çoğalan bir hayvandır. Ne var ki, hayvanlar da çoğalıyor. Öyleyse hayvani içgüdülerimizle ilgili kısa bir söylev çekmenin tam zamanı. Yo, hiç içimden gelmiyor, inanın.. Biliyor musunuz, ben yeryüzünden başka bir yerde hayat olmadığına inananlar takımındanım. Bu olağanüstü dengenin, evrenin bir başka noktasında yeniden kurulması akla zarar bir durum çünkü. Yine de, beynimiz bizi rahat bırakmıyor. Gezegenler arası düşünsel bir yolculuğa çıkıyor ve benzerlerimizi arıyoruz. Bulsak, kimbilir nasıl rahatlayacağız. Biliyorduk zaten… Yalnız değildik.. Yalnız değildik! Çok rahatlatıcı bir duygu olduğunu kabul edin. Gizli suçlarımızdan, açığa çıkmamış yalanlarımızdan, sevimli sahtekarlıklarımızdan bir anda nasıl da sıyrılırdık! Bir rahatlama ki, sormayın gitsin! Şimdi öyle mi? Aynada yüzümüze bakıyor ve çok ama çok yakından tanıdığımız çizgilerin gerisindeki yalnız insanı görüyor, irkiliyoruz. Söyleyin, böyle bir yaratık aldatmaz da ne yapar! Bütün iş, küçücük bir kıtır atabilme yürekliliğinde. Gerisi gelir! Küçücük bir kıtır, kocaman bir palavra derken.. bir bakmışsınız çoktan katılmışsınız sokaktaki kalabalığa! Bu arada, kalabalığın son dökümünü öğrenmek ister miydiniz? Boşverin.. Bir sigara da ben istiyorum. Doktorumun önerisiyle bıraktım da.. Hadi canım! Fazla bir sigarası olan yok mu aranızda?

(Oda aydınlanır. Yazar’ın aralık bıraktığı kapıdan Adam ve Kız içeri girerler)

ADAM _ Biz geldik.. Kimse yok mu? İşe bak, kaçmış!

KIZ _Gerçekten! Ortalıkta görünmüyor!..

ADAM _Aslında yazarımın hakkını yemek istemem. Yazarlığı belki tartışılabilir ama gerçek bir dosttur..

KIZ _Bunu sana söyleten nedir, merak ettim.

ADAM _Odayı bize.. yani ikimize bırakmış, fark etmedin mi!

KIZ _Bu çok saçma. Birincisi, oda onun malı değil, ikincisi biz onun mirasçıları değiliz!

ADAM _Biliyor musun, onunla çalışmalısın.. Esprilerin çok güçlü ve.. dayanılmaz! (Kız’a sarılmak ister)

KIZ _Ellerini üstümden çeker misin lütfen?

ADAM _Yapma ama! İntikam duygularına ne oldu peki?

KIZ _En azından eskidi. Günümüzde bazı kavramların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen sen değil miydin?

ADAM _Bazen çok geveze biri olduğumu düşünüyorum!

KIZ _ Daha da önemlisi, arkadaşınla yaptığım sohbet tabii. Öyle aklı başında laflar etti ki..

ADAM _Ayrıca, onunla dostluğum konusunu da yeniden gözden geçirmeliyim..

KIZ _Ama kötüsün sen!

ADAM _Bunu da nerden çıkardın?

KIZ _Demek ilk geldiğimde odada bulunan sen olsaydın..

ADAM _İntikamların en güzelini çoktan tarihe gömmüştük..

KIZ _Seninle ilgili düşüncelerimi bilmek ister misin?

ADAM _Elbette!

KIZ _Sanırım son bir saattir beni kandırmaya çalışıyorsun..

ADAM _Yanlış!

KIZ _Doğru! Bu da bir çeşit aldatma işte..

ADAM _Yanlış! Gerçek bir yardımseverim ben..

KIZ _Doğru! Kendine yardımın tartışılmaz!..

ADAM _Demek böyle düşünüyorsun..

KIZ _Kesinlikle.

ADAM _Ne diyebilirim! Yalnızca, yemek masasındayken böyle konuşmadığını..

KIZ _Masada sana farklı bir şey önerdiğimi hatırlamıyorum.

ADAM _Yine de..

KIZ _Boş odayı görünce vahşi bir kaplan kesildin! Hepsi bu..

ADAM _Bütün faturayı biz zavallı erkeklere çıkarıyorsun küçük hanım! Müthişsin..

KIZ _Çoğul konuşmadım..

ADAM _Ya sen.. Ya sen nesin sanki?.. Sen sen..

KIZ _Sakın kötü bir şey söyleme!

ADAM _(Masadaki kağıtları alır) Şu kağıtlara bak! Bomboş.. Adamın aklını başından aldığına yemin edebilirim!

KIZ _Ne dedin?

ADAM _Zavallı adam! Şu an kimbilir nerelerde? Öykünle onu zehirlediğin bir gerçek.. Çaresiz dostum benim.. Belki de motelin çatısına çıkmış, sonra da aşağı atlamıştır..

KIZ _Abartmıyor musun?

ADAM _Huyumdur!

KIZ _Ne gece!

ADAM _(Pişman) Biliyorum, yararı olmayacak ama.. özür dilerim!

KIZ _Ne dedin?

ADAM _Anlaşıldı. Beni dinlemiyorsun..

KIZ_ Dinlenecek şeyler söylemiyorsun..

ADAM _Bu da doğru! (Sessizlik) Aklından ne geçiyor?

KIZ _Notumu aldığına eminim!

ADAM _Kimden söz ediyorsun?

KIZ _Rezil herifin birinden! Bir zamanlar sevgilimdi..

ADAM _Görüyorsun işte. Kafan hala onunla meşgul. Bu durumda ona acı çektirmen de mümkün değil..

KIZ _Neyse.. Sonunda sakinleştik.

ADAM _Öyleyse daha mantıklı konuşabiliriz. (Cüzdanından para çıkarırı, uzatır) Al bunları..

KIZ _Ne?

ADAM _Canım, sabah erkenden yola çıkacağını söylemiştin.. Gerekebilir..

KIZ _Başa döndük! Ne yani.. Bu bir teklif mi?

ADAM _İstersen benim ayırdığım odaya da çıkabiliriz. İki kişiliğe çevirttim. Bir tavsiye üzerine..

KIZ _Sence ben bir fahişe miyim yani?

ADAM _İşte.. Beni yine yanlış anladın!

KIZ _Pis zampara seni.. (Masadaki kağıtları adama fırlatır)

YAZAR _(Girer) Yalnızca bir an için dışarı çıkmıştım..

ADAM _İyi ki geldin!

KIZ _İyi ki geldin!

YAZAR _Bu kadar sevildiğimi bilmiyordum. (Elindeki paketi masaya bırakır) Sigaram bitmişti.. Bir paket alıp döndüm..

KIZ _(Paketi alır, açar) Ne kadar iyi düşünmüşsün..

ADAM _(Sahtekar) Dostum! Yaşıyorsun!..

YAZAR _(Ortalığa bakar) Burda yaşananları.. hayır, merak etmiyorum..

ADAM _Bu kız tam bir canavar!

YAZAR _Restorana inerken böyle düşünmediğin bir gerçek ama..

ADAM _Ortalığın haline bak. Kağıtları yüzüme fırlattı.

YAZAR _Yazamadığıma göre sonuç değişmez. Senin bana yapacağını o yapmış işte..

ADAM _Bütün söyleyeceğin bu mu?

YAZAR _Neden odana gitmiyorsun? Çok geç oldu..

KIZ _(Sigarayı söndürür, yaklaşır) Ben de gidiyorum beyler! Birlikte çok eğlendik..

YAZAR _Sen.. istersen biraz daha alabilirsin. Söyleyeceklerim var.

KIZ _İşte şimdi meraklandım.

ADAM _Ben de dinleyebilirim. İnanın uykum yok..

KIZ _O kalırsa ben giderim!

YAZAR _Hayır.. O odasına gidiyor, sen kalıyorsun..

ADAM _Pekala.. (Yazar’a) Aklında olsun.. Para kabul etmiyor..

YAZAR _Ne diyorsun sen?

ADAM _Tabii ya! Zaten sende yoktu, öyle değil mi!

KIZ _Neler fısıldaşıyorsunuz öyle?

ADAM _Arkadaşımla neler konuştuğum seni ilgilendirmez küçük hanım!

KIZ _Konu ben oluyorsam bal gibi ilgilendirir..

ADAM _Nankörsün ve..

KIZ _Çok adisin!

YAZAR _Durun bir dakika!

ADAM _Seni küçük yosma!

KIZ _Namussuz!..

YAZAR _Yeter! Susun diyorum..

KADIN_ (Girer) Herkese merhaba! Partinin burda olduğunu öylediler..

ADAM (Şaşkın) Sen.. Sevgilim? Şuraya bakın.. Sevgili karım gelmiş..

KADIN _Bilseydim hazırlıklı gelirdim..

ADAM _Bu ne güzel bir sürpriz böyle! (Yazar’a) Bilirsin.. Sürpriz yapmaya oldum bittim meraklıdır..

KIZ _Ama bu o!

YAZAR _Ne söylemeye çalışıyorsun?

KIZ _Asıl yosma bu işte!

KADIN _Ne diyorsun şekerim?

KIZ _Demek karın bu öyle mi? Merak ediyorsan söyleyeyim.. Bir saat önce seninki iki oda yandaydı. Gözlerimle gördüm! Ayrıntı ister misin?

ADAM _Neler söylemeye çalışıyor bu?

KIZ _(Kadın’a) Sevgilimin yatağında olduğunu inkar etsene! (Adam’a) Neden ona konuşması için para teklif etmiyorsun?

KADIN _Aman Tanrım!

YAZAR _Uzun bir gece olacak.. Dahası korkarım hiç bitmeyecek..

ADAM _Duyduklarım doğru mu? Hadi şekerim.. Yalanla lütfen! Bu küçük hanım yalnızca intikam alıyor. Yani bu gece.. Önüne gelen herkesten..

KIZ _Kimin kimden acı çıkarmaya çalıştığı epey karıştı bana kalırsa..

ADAM _Yeter artık! Bücür seni!.. Çığrından çıktın iyice..

KADIN _Birisi şu küçük hanımın kimin nesi olduğunu söylemeyecek mi?

KIZ _Elbette söyleyecekler. Ancak sen daha önce neden tek küpeyle dolaştığını açıklayabilecek misin? Yoksa yeni bir moda mı?

KADIN _Tek küpe? (Elini kulağına götürür)

KIZ _Aranma.. Biri bende! (Cebinden çıkarıp uzatır) Ateşli biridir.. Kulağının sende kalması bile bir şans!

KADIN _Ama ben..

ADAM _Sevgilim?

KADIN _Salak salak bakma! Ona inandın mı yoksa?

KIZ _Bana inansanız iyi olur. Ayrıca kocanla ilgili olarak söyleyeceklerim de olacak. On dakika daha gecikseydin gerçek bir tecavüz sahnesine tanıklık etmiş olacaktın..

KADIN _Hareketli bir parti! (Yazar’a) Bir sigara verir misin lütfen?

YAZAR _Elbette. (Sigara uzatır) Hep birlikte sakinleşmeye ne dersiniz?

ADAM _Sanırım.. konuşmalıyız!

KIZ _Size iyi gevezelikler! (Kapıya doğru ilerler)

YAZAR _Bu kez gerçekten gidiyorsun..

KIZ _Gerçekten gidiyorum.. Evet! Sahi, bana ne söyleyecektin?

YAZAR _Ha! Şu konu..(Güler) Yalnızca.. onun seni çok sevdiğini!

KIZ _Doğru! Yazar olan sensin.. Her ne kadar yazamasan da! (Çıkar)

KADIN _Demek tecavüz sahnesine ramak kalmıştı,

öyle mi?

ADAM _Daha önce şu küpe işini konuşmaya ne dersin?

KADIN _Elbette konuşabiliriz. Her şeyin bir açıklaması var. Ama tecavüz.. senin tarafından.. Yo, işte bunun bir açıklaması olamaz!

ADAM _Neler zırvaladığının farkında mısın şekerim?

KADIN _Kızcağız senin çoktan muhalefete düştüğünü bilse bu kadar panik yapmazdı..

ADAM _Sen işin eğlencesindesin! Ayrıca, bu durum senin şu girişimini asla haklı kılmıyor!

KADIN _Henüz bir şey söylemedim ki!

YAZAR _İzin verirseniz.. küçük bir şişe viski isteyeceğim. Hepimizin ihtiyacı var..

ADAM _Nasıl istersen öyle yap..

YAZAR _Bilgin olsun istedim. (Para işareti yapar)

ADAM _Hesap kitap düşünecek halde miyim sence?

YAZAR _Tamam..tamam!

ADAM _Hemen yanı başında bir ailenin temelleri çatırdıyor ve sen..

YAZAR _En iyisi şu şişeyi ben alıp geleyim.. (Çıkar)

KADIN _(Sessizlik) Olanları biraz abartmıyor musun tatlım?

YAZAR _Ne gibi?

KADIN _Şu çatırtı filan..

ADAM _Her şeyi olduğu gibi kabul edeyim, öyle mi! Bu yöreye nostalji yaşamaya geldiğini söylemiştin..

KADIN _Ama yaptığım şey de.. bir çeşit nostalji sayılır!

ADAM _Rezilsin!..

KADIN _Sen de kepaze! Kızı şıkıştırdığın meydanda. İnkar mı ediyorsun?

ADAM _Sıkıştırmak! İktidarsız olduğumu söyleyen sen değil misin?

KADIN _Ne fark eder! Aldatma önce beyinde başlar. Gerisi önemsiz..

ADAM _Şu önemsiz olan senin yaptığın oluyor sanırım!

KADIN _Gerekçem var desem?

ADAM _Söyledin ya.. Nostalji!

KADIN _Şaka yapmıyorum..

ADAM _Saçmalama lütfen! Aldatma aldatmadır! Gerekçesi mi olurmuş!

KADIN _Onu görmeliydin..

ADAM _Kimi?

KADIN _Şeyi canım.. Yani o çocuğu..

ADAM _Görmeliydim?

KADIN _İşimize fazlasıyla yarayacak biri..

ADAM _Yo! Sorunumun o kadar da büyük olduğunu sanmıyorum!

KADIN _Ben projeden söz ediyorum..

ADAM _Proje mi?

KADIN _Oyundan canım! Çocukla neden görüştüğümü sanıyorsun! Aslında beni kutlamalısın. Tam bir yıldız avcısıyım tatlım!

ADAM _Yani.. oyuncu seçimi yapıyordun, öyle mi?

KADIN _Başka ne olabilir ki!

ADAM _Seçmelerde kaçıncı turdaydın, öğrenebilir miyim?

KADIN _Adileşme lütfen! Hakkımda nasıl kötü düşünebilirsin?..

ADAM _Yani diyorsun ki..

KADIN _Elbette!

ADAM _Ne diyebilirim! İşe yarar biri mi gerçekten?

KADIN _Bana güvenmiyor musun yoksa?

ADAM _İşte gecenin sorusu. Ne cevap verebilirim!

KADIN _Onu yakından tanımalısın. Tam bir keşif.. Sabah sana sürpriz yapacaktım aslında..

ADAM _Bilmiyorum.. Bilmiyorum.. (Direnir) Yo.. Bak, hiç değilse açık sözlü olalım istiyorum. Beni anlıyor musun?

KADIN _Ne söylemem gerekiyor peki?

ADAM _Beni aldattığını kabul et.. Lütfen!

KADIN _Bu seni rahatlatacak mı yani?

ADAM _Ne bileyim.. En azından dürüst bir çift olduğumuzu düşüneceğim..

KADIN _Bilemiyorum. Ya senin yaramazlığın?

ADAM _Şu kız! Aramızda hiçbir şey geçmedi tabii. Yalnızca yemek yedik..

KADIN _İşe bak. Biz yemek bile yemedik..

ADAM _Küpeni koparmış ama..

KADIN _Pek zarif biri olduğu söylenemez. Eğitmek gerekecek..

ADAM _İyi bir yatırım mı gerçekten?

KADIN _Bana inanmalısın tatlım!

ADAM _İşte bu pek kolay değil. En azından şokun etkisi geçinceye kadar..

KADIN _İkimiz de biraz kabahatliyiz..

ADAM _İşe bak sen! Çocuğun sevgilisiymiş meğerse..

KADIN _Şu yosma mı?

ADAM _ Öyle söyleme. Gururlu biri aslında.

KADIN _İyi de onun yosma olduğunu söyleyen sendin. Sesin ta koridorun başından duyuluyordu..

ADAM _Sahi mi?

KADIN _Dışarıdayken odada bir şeyler döndüğünü anlamıştım. Ama fark etmemiş gibi yaptım.

ADAM _Çok başarılıydın şekerim. (Taklit) Merhaba! Biri bana parti verildiğini söylemeliydi..

YAZAR _(Elinde likör şişesi girer) Bu küçük motellerin bir sorunu da bu işte. İstediğini asla bulamazsın. Viski diye gittim, nane likörüyle geri döndüm..

ADAM _Keşke çikolata da getirseydin..

KADIN _Yoksa yine kan şekerin mi düştü? Zavallım benim..

ADAM _Yok yavrum.. Benimki yalnızca arsızlık!

YAZAR _Yavrum.. zavallım!.. Anlaşılan burda işler yoluna girmiş. İçkiyi sakinleşiriz diye getirmiştim ama nerdeyse bir kutlama yapacağız!..

ADAM _Neden olmasın! Yeni bir yıldız bulmuş..

YAZAR _Yeni bir yıldız mı?

ADAM _Elbette. Şu oyunla ilgili..

YAZAR _Oyun?

ADAM _Adı her ne ise canım! Daha tek sözcük yazmadın tabii! Unutmuşum..

KADIN _Haklısın tatlım. Bu kağıtların hepsi boş.. Bomboş!

YAZAR _Ne diyebilirim! Bu gece oynandı işte. Yarın da oturup yazarım artık.

ADAM _Elini çabuk tutsan iyi olur.

YAZAR _Patron! Yeniden aramıza döndün..

KADIN _Yarın ilk işimiz yeni oyuncumuzla sözleşme yapmak olsun..

ADAM _Umarım sorun çıkmaz!

KADIN _İşi garantiye aldım, merak etme..

ADAM _Nasıl yani?

KADIN _Bir miktar avans vereceğimi söyledim canım!

ADAM _Ne kadar yani?

YAZAR _Bir vosvos tutarı! Elden düşme, kırmızı..

ADAM _Vosvos mu?

KADIN _O da öyle söylemişti. Nereden biliyorsun?

YAZAR _Yazarım ya! Her ne kadar kağıtları karalamıyorsam da!

KADIN _Çok yoruldum. Umarım bizim için bir oda ayırtmışsındır tatlım!

ADAM _Çıkalım şekerim.. Haklısın, uzun ve yorucu bir gece oldu. Derin bir uyku çekip kötü olan her şeyi unutmak istiyorum.

KADIN _Ben de.. (Esner)

ADAM _Yorgun ve.. mutlusun!

KADIN _Uzatma artık. Dürüst olmamızı istiyordun, unuttun mu?

ADAM _Haklısın. Dürüst olabildiğimize göre.. sorun yok demektir! (Yazar’a) Biz gidiyoruz, gözün aydın!

YAZAR _Ya nane likörü?

KADIN _Hiç sevmem!

ADAM _Ben de.. Bu arada, umarım çalışmaya başlarsın. Laf aramızda, zaman hızla akıp gidiyor.. Dakikası para yazıyor bu odanın! İyi geceler.. İyi çalışmalar!

(Çıkarlar. Yazar arkalarından bakar. Likör şişesinin kapağını açar, bir yudum alır..)

DALGACI_ (Koltuğunda eldivenlerini giymektedir) Biliyor musunuz, aldatma deyince yalnızca şu geçen yüzyılda yazılan vodviller geliyor aklıma. Hani kadın kocasını aldatır, o sırada koca başka bir işin peşindedir falan filan! Sevimli masallardır bunlar. Güldürür insan evladını. İçinizde o tür mavallara karnı tok olanların hayli çok olduğunu iyi biliyorum. Hadi dostum! Rahat olun.. Burun kıvırmayın hiçbir şeye. İnsana dair olan her şey yaşanmaya ve tanık olmaya değer çünkü. Konumuz bayağılıklar ve çirkinlikler değil. Anlaşmıştık.. Yalnızca acizliğimizden ve yalnızlığımızdan söz edecektik. Öyleyse sorun yok! Görev zamanı yaklaşıyor bu arada. Yalnızca köşesinde oturup gevezelik eden biri olarak tanıdınız beni. Sakın yanılmayın! Herkesin bir görevi vardır. Benimki için.. insanlara hadlerini bildirmek diyebilirsiniz. Şu yeşil çuha serili yuvarlak masaları bilir misiniz? Elbette bilirsiniz! Evet, kumarbazın biriyim ben. İnsanların karıncalar gibi çoğaldığı ve hevesle kaybettiği bu dünyada benim gibilere de ihtiyaç var. Bütün bu hımbıllıkları, kandırmaları, enayilikleri ve zavallılıkları ağın öte yanından karşılayan biri olmalı, öyle ya! Raketi iyi kullanırım, tanık oldunuz. Ya iskambilleri? Gerçek bir kusursuzum o konuda,inanın. Oyuncuları bilirsiniz. Masada öyle otururlar ve kilitlenip kalırlar. Bir görseniz, her biri kocaman bir çocuktan farksızdır.. Ağızlarından mama yerine pas, su yerine bob sözcüğü dökülür.. Evet, tek farkı bu! Ara sıra iki kart daha dedikleri de olur.. Derken rölans dönemi. Cilalı rölans dönemi! Dudaklarını sarkıtıp öylece beklerler. Bütün iş elindeki kağıtları önemsizmiş gibi hissettirebilmekte. İkna yeteneğinde yani. İkna edeceksin, palavra sıkacaksın ve kandıracaksın! Yo, bana oyuncu olmadığınızı ve bu işten zerre kadar anlamadığınızı söylemeyin sakın. İki kart daha! Müdür bey.. Bu proje gerçekten olağanüstü! Rölans!.. Ne kadar güzel bir gün!.. Bir kuş kadar hafifim!.. Rest!.. Seni çok ama çok seviyorum.. Blöf!.. Çok mu acımasızım! Ancak hayatta kötü oyuncular da var ve acımasız olmanız kaçınılmaz. Kötü oyuncu derken acemilerden değil, düpedüz kötülerden, sahtekarlardan söz ediyorum! Bu durumda yapılması gereken şey ise.. (Koluna bakar) Ne çok konuştum.. Fırsattan istifade, ikiyüze yakın bebek daha yeryüzünde yer açtı kendine. Evet.. Eylem zamanı! Tek gerecimin şu raket mi olduğunu düşünüyorsunuz? (Belinden tabanca çıkarır) Bunu kullanmasını da iyi bilirim ben! Elbette ya! Nüfus planlaması kolay mı sanıyorsunuz siz!

(Dalgacı çıkar. Oda aydınlanır. Yazar yalnız. Günün ilk ışıkları içeriye vurmuştur. Yazar, uzandığı kanepeden kalkar, saate bakar, sigara paketini alır, bakar, buruşturup atar.. Pencereye yaklaşır, camı aralar.. Gerinir, masaya yaklaşır. Yerdeki kağıtları toplar.. Sandalyeye geçer.. Bir süre bekler.. Tuşlara dokunur ve kapı vurulur!)

YAZAR _Yo.. Artık şaşırmıyorum.. Belki ben de bu oyunun bir parçasıyım.. (Kapıyı açar)

KIZ _(Gülümser) Günaydın!

YAZAR _ Günaydın mı?.. Neden olmasın! Bu gün de kötü başladık desene!

KIZ _Ben yalnızca..

YAZAR _Yeni bir önerin mi var yoksa?

KIZ _Yalnızca teşekkür edecektim!

YAZAR _Teşekkür?

KIZ _Olamaz mı yani? (Yazar anlamamıştır. Kız’ın arkasından Genç belirir)

GENÇ _Günaydın!

YAZAR _Ah! Tabii ya.. Dün gece.. Kente dönmedin! Uzun yola çıkmadın.. Yalnızca iki odalık bir mesafe ve..

KIZ _ Biz.. Yeniden barıştık, biliyor musunuz?

GENÇ _Barıştık ve.. bunu sizle paylaşmak istedik, hepsi bu!

YAZAR _Anlıyorum. Yine de öğleden sonranızı görmeden bir şey söyleyemem!..

KIZ _Alay etmeyin lütfen!

YAZAR _Şakamı çok gördün! Bu hayatta ben de eğlenceli bir iki şey bulmalıyım, öyle değil mi!

KIZ _Sizin için.. sanırım üzülüyorum.

YAZAR _Kimsenin bana acımasını istemem küçük hanım. Hem ortada ne var ki? (Kağıtları gösterir) Gerçekten de bir şey yok işte..

KIZ _Biz motelden ayrılıyoruz..

YAZAR _Öyle mi? Ya işler?..

GENÇ _Hangi işten söz ediyorsunuz?

YAZAR _Şu yazılmamış projenin seninle ilgili olduğunu bilmiyor musun yoksa?

GENÇ _Gerçekten bilmiyorum!

YAZAR _Ben de bir enayi gibi soruyorum değil mi? (Güler)

GENÇ _Bir açıklaması olmalı..

YAZAR _Aldırma! (Yavaşça) Ya kırmızı vosvos?

KIZ _(Duymuştur) Yalnız başına bindikten sonra hiç çekici değil!

YAZAR _Duydun demek. Bu doğru!

KIZ _Harika demenizi beklerdim..

YAZAR _Ya.. Henüz kendime gelemedim. Akşamdan kalmayım..

GENÇ _Siz neden dönmüyorsunuz?

YAZAR _Dönmek.. Kente mi?

KIZ _Evet. Karından söz ediyordun.. Bence bu olanlardan sonra onu özlemişsindir..

YAZAR _İyi de şu oyun.. Yine de, yazmalıyım anlamıyor musunuz? Paraya ihtiyacım var!

GENÇ _Öyleyse size kolay gelsin!

KIZ _Yapabileceğimiz bir şey var mı?

YAZAR _(Güler) Elinden geleni yaptın!

KIZ _(Güler) Çok iyi bir yazar mısın bilmem ama çok iyi bir insansın!

YAZAR _Güzeldi. Günüm iyi geçecek sanırım!

KIZ _Seni öpebilir miyim?

YAZAR _Öpmek! Teklifin bu kadarına hayır demem. (Kız öper)

GENÇ _Bakarsınız kentte görüşürüz..

YAZAR _Belli mi olur!

KIZ _Kolay gelsin Üstad!..

YAZAR _Teşekkürler.. Gerçekten sevindim biliyor musun?

KIZ _Nasıl?

YAZAR Yani öykünün böyle bitmesi.. çok hoş! Öğle sonralarına dikkat edin!.. (Kız ve genç çıkarlar. Yazar kapıyı kapatır.. Masaya geçer) İşte bu harika! Harika! Harika!.. Bütün bu olup bitenleri yazabilsem keşke. Hayat kendi kurallarını uyguluyor ve taşlar yerine bir güzel oturuyor.. Gece büyük bir fırtına çıktı ve sabah dindi işte. Bense bütün bu olanlara yalnızca tanık oldum. Avucundaki benzersiz kelebeği kaçıran koleksiyoncudan ne farkım var öyleyse?.. Bir yerden başlaman gerekiyor ahbap! Yaşadığım bütün bu saçmalıkları yazsam kim inanır peki? Boşver! Ben de bunları anlatacak değilim zaten. Yazacağım oyunda karmaşa olmalı. İçinden çıkılmaz durumlar ve çatışma olmalı! İntikamsa.. evet ama böyle sarılıp gitmek ne kadar sıradan! Sıradan ve saçma! Saçma bulduğum şey az önce gözümün önünde gerçekleşti oysa. Hayat şaşırtmaya devam ediyor. Belki de bunu yazmalıyım.. Tabii ya! İyi de neden hala denemiyorum!.. (Masaya yerleşir.. Tuşlara dokunur.. Kapı vurulur..) Yine de.. Hayır şaşırmamalıyım! Buna da şaşırmamalıyım.. Ben yalnızca bir tanığım! Sıradan bir tanık! (Kalkar, kapıyı açar)

 

DALGACI _(Kapıda belirir) İyi sabahlar!

YAZAR _Sen!

DALGACI_Ne o? Sürprizlere çoktan alışmış olmalıydın. (İçeri geçer) Ortalığı bile toplamamışsın..

YAZAR _Evet ama.. bu kadarı gerçekten fazla!

DALGACI _Hayat şaşırtmaya devam ediyor dostum. Bunu söyleyen sendin. Motelin duvarları ne kadar de ince değil mi!

YAZAR _Nasıl buldun beni?

DALGACI _Elimle koymuş gibi. Sıkıntılı bir yazarın kaçabileceği kaç tane delik var sanıyorsun! Nedense daha fazlasını bilmezsiniz sizler. Sıkıntılı yazarlar ve kumar borçluları..

YAZAR _Ödemek üzereydim!

DALGACI _Bana söz verdin! Dün son gün değil miydi yoksa? Hesabıma baktım, tık yoktu ama! Düşünebiliyor musun, dünden bu yana dünya nüfusunda olağanüstü bir artış var, oysa benim zavallı hesabımda hiçbir kıpırtı yok! Doğrusu bu durum içimi burkuyor..

YAZAR _Gerçekten üzgünüm. Borcuma sadık olduğumu bilirsin ve..

DALGACI _Sadakat mi? İstersen bu konuya hiç girme.

YAZAR _Söyledim ya, bugün mutlaka..

DALGACI _İnsan nereye kadar kaçabilir ki dostum! Bir insan kendi gerçeğinden nereye kadar uzaklaşabilir sence? Belki en fazla şu motel odasına kadar..

YAZAR _Dinle. O burda. Patronum yani.. Bugün parayı hesabına yatıracak. Üstelik karısı da burda. Para onda çünkü. İşi garantiye aldım, inan. İkisinin de burda olması ne rastlantı değil mi! Aslında yazdığım oyunun ne aşamada olduğunu merak ettikleri için gelmişler.. Ne kadar aceleciler! Bu arada öyle garip şeyler oldu ki, anlatsam inanmazsın..

DALGACI _Bana masal anlatıyorsun..

YAZAR _Yo! Çok ciddiyim.. Sabırla dinleyeceğini bilsem hepsini anlatırım.. Tüm olanları.. Düşünebiliyor musun, kadın kocasını aldatıyor ve..

DALGACI _Bunlar beni hiç ilgilendirmiyor!

YAZAR _Ama ben düşündüm ki..

DALGACI _Bir aldatma öyküsüyle beni oyalamaya kalkışman çok aptalca! Ayrıca, elinde öylesine güzel bir öykü varsa neden oturup yazmıyorsun? (Kağıtlara bakar) Gördüğüm kadarıyla henüz tek sözcük bile çıkmamış gün ışığına!

YAZAR _Ben de bunu anlatmaya çalışıyorum işte. Sırası gelmedi desem inanır mısın? Odanın trafiğini bir görmeliydin! Ne zaman daktilonun başına geçsem kapı vuruluyordu ve..

DALGACI _Kötü güldürülerdeki gibi..

YAZAR _(Güler) Haklısın! Aynen öyle..

DALGACI _Sakın sen böyle bir şey yazma dostum!

YAZAR _Şüphen mi var! Daha iyi olacak..

DALGACI _Bundan eminim. Sonuç olarak iyi bir oyun çıkaracak paracıkları alacak ve bana olan borcunu ödeyeceksin..

YAZAR _Harika!

DALGACI _Ne kadar sahtekarsın!

YAZAR Sahtekar mı?

DALGACI_Sahtekar..Yalancı..Üç kağıtçı.. Dolandırıcı!..

YAZAR _Yapmayın canım! Hem bir insanla ilgili yargılar bu kadar hızlı değişemez. Daha yarım saat kadar önce odaya gelen bir genç hanım yanağıma bir öpücük kondurdu ve ne kadar iyi bir insan olduğumu fısıldadı kulağıma.

DALGACI _Gözlerim yaşarmak üzere!

YAZAR _Bana inanmıyorsun..

DALGACI _Asla! Sabahın köründe kapıyı çalıp öpücük konduran bir melek, öyle mi? Hayallerine ortak olacağımı hiç sanma ahbap! Adım gibi eminim. Tam bir yalancısın sen!

YAZAR _Belki..Biraz..

DALGACI _Parayı da zor durumdaki karın için istemiyor muydun?.. İtiraf et.. Hadi!

YAZAR _Bunu da biliyorsun!

DALGACI _Elindeki kartları iyi okuyorum. Karısıymış! Bu güne kadar hiçbir kadın tahammül edemedi sana! Değil mi ki evlenmek!..

YAZAR _Masum bir gerekçeydi yalnızca..

DALGACI _Sen kendisini kandıran kocaman bir ahmaksın!

YAZAR _Doğru olabilir ama bu biçimde duymak hiç hoşuma gitmedi..

DALGACI _Beyimiz alındı demek! Ya ben? Alacağını toplamak için diyar diyar gezinmek zorunda mıyım?

YAZAR _Ne diyebilirim!

DALGACI _Paramı istiyorum ahbap! Şimdi..

YAZAR _Bu gün ödeyeceğimi söyledim. Patronun karısı asıl yapımcıdır.. Şu an kendisi motelde ve..

DALGACI_ (Tabancayı çıkarır) Kes artık!..

YAZAR _Çılgınlık bu!..

DALGACI _(Tabancayı doğrultur) Bunu kumar masasına otururken düşünecektin.. Dörde kadar sayıyorum..

YAZAR_Ne yani? Yoksa beni öldürecek misin?

DALGACI _Bundan şüphen olmasın! (Koluna bakar) Evet.. Dünya nüfusunu sıfırladım ve başlıyorum.. Bir!

YAZAR _Bir dakika canım! Durumu açıklıyorum işte.. Borcum borç! Ödemeyeceğim demedim ki! Bana yalnızca biraz zaman tanımalısın..

DALGACI _Yüz yirmi dört bebek koşa koşa geldi bile.. Bence acele etmelisin!.. İki..

YAZAR _Yapmayın ama.. Bütün bunlar çok saçma..

DALGACI _En az hayatın kendisi kadar! Bebek sayısı yüz doksan üç.. Evet üç!..

YAZAR _Tanrım! Herkes çıldırmış.. Yapabileceğim hiçbir şey yok..

DALGACI _Ve dört! İkiyüz otuz dokuz.. Hiç değilse birini eksiltebiliriz!.. (Tetiği çeker, çıt sesi)

YAZAR _Ama bu..bu..

DALGACI _(Gülerek) Yoksa herkes herkesi aldatmıyor muydu?

YAZAR _Yani sen..

DALGACI _Çok görme! Ben de oyuna katıldım dostum! Bir minik şaka da benden işte. Üstelik zararsız.

YAZAR _Söyledim ya..delisin!..

DALGACI _Herkes kadar! Somurtma.. Günün eğlenceli başlasın istedim yalnızca.

YAZAR _Teşekkürler! Gerçekten çok iyiydi! Sigaran var mı?

DALGACI _Bırakmamış mıydın?

YAZAR _Ne fark eder?

DALGACI _Doğru. O da bir aldatma eninde sonunda. (Paketi uzatır) Yak bakalım!..

YAZAR _(Yakar, derin bir nefes) İyi geldi. Borcuma eklersin..

DALGACI _Daha bir hoşgörülü olduğunu sanırdım. Basbayağı alındın!

YAZAR _Bilmiyorum. Belki de kendimle yüzleşmek hoşuma gitmedi..

DALGACI _Bak bunu anlarım. İyi çalışmalar dilememi ister misin?

YAZAR _Doğru ya! Masaya geçmeliyim. Bir de ne yazacağımı bilsem..

DALGACI _Bunca zenginlik içinde sızlanman çok yersiz. İnsanları yaz dostum. Gördüklerini, yaşadıklarını yaz.. İnan, çevrendekiler sana yardımcı olmak için sıraya gireceklerdir! Sence yanılıyor muyum? (Kapıya yaklaşır, abartılı bir selam verip çıkar)

YAZAR _Bir dakika.. Paranı.. (Olduğu yerde kalır. Yeniden masaya döner, daktilonun başına geçer, kapıya bakar.. Ses yoktur.. Bir iki tuşa basar.. Yeniden kapıyı dinler.. Çalışmaya başlar..)

DALGACI _ (Sahne önünde) Duyuyor musunuz? O güzel tıkırtılar! Önemseyin onları.. Belki de sizi yazıyor.. Sizin öykünüzü anlatıyor.. Paranız olsaydı bahse girmeyi önerebilirdim.. Ne ki, kumarcı olmadığınız için ondan da yoktur sizde! (Dinler) Çalışıyor, evet! Kimbilir! Belki de dünyanın o en eski, en güzel öyküsünü yazıyordur. Aşktan söz ediyorum elbette. Sevgiden! O kolaycacık elde edilen, bir o kadar da ateş parçası olan duygudan! Sakın aldanışların batağında gezinen küçük insanları anlatıyor olmasın! Biliyorsunuz.. Düşüyor, kalkıyoruz.. Kaçıyor, kovalıyoruz ve bütün bunlardan yalnızca eğlenceli öyküler kalıyor geriye. Yine de onları burda, sahnede izlemek çok güzel! Bakmayın siz, hayatın kocaman bir sahne olduğunu söylediklerine.. Bir bıçak sırtında gezindiğimizi neden gizleyelim ki! Düşünüyorum da, şu minicik hayatlarımızı ne kadar gereksiz şeylerle dolduruyoruz aslında. Türlü hesaplar, ince dümenler, gelecekle ilgili planlar ve kazanç vaad eden projeler! Benimki de laf mı şimdi?.. Bütün bunlar insan evladını ayakta tutan şeylerin ta kendisi aslında. Yine de söylemeden duramayacağım, insan ömrü hiç de uzun değil. Zaman, evet bu kez ondan söz ediyorum, zaman hızla akıp geçiyor ve elimizde sararmış üç beş fotoğraftan başka hiçbir şey kalmıyor. Bu da az bir şey değil tabii. Yarın neler olacağını kim bilebilir ki! Bakın.. Avuç içi yeşilin, sayılı ekmeğin, havanın suyun düşmanları akın akın geliyor üstümüze. Onlara dur demek mümkün mü! Ne gezer.. Ama belki bir şeyler yapabiliriz ha!.. İçten, gerçekten samimi bir gülümsemeyle karşılayabiliriz onları.. Güzel ve içten bir gülümseme bütün hataları bağışlatır çünkü. Bütün hataları, yanlışları, aldatmaları, kandırmaları.. evet bağışlatır! Ne dersiniz? Yoksa ben de kendimi mi kandırıyorum! (Koluna bakar) Sizinle neden zaman öldürüyorum ki! (Raketi alır) Altı milyar sekiz yüz beş milyon ikiyüz on ikibin dörtyüz yirmi altı.. dört yüz yirmi yedi.. yirmi sekiz.. yirmi dokuz..

(Işıklar azalır)

PERDE

Ahmet Önel

 

 

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir