Ceza Hukuku Ders Notu 23 Haziran 2017

“Anayasa MADDE 38. – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.”

Mesele; yeni düzenlemenin önceki kanun döneminde işlenen fiillere etkisi olur mu olmaz mı? Kişinin lehine veya aleyhine olarak etkisi olabilir. Yeni kanun neler yapabilir; *kişinin işlediği tarihte meşru olan bir fiili suç haline getirebilir. Fakat bunun geçmişte işlenmiş fiil açısından bir etkisi olmaz. *Yeni kanun suç olan bir fiili meşru hale getirebilir. Böyle bir durumda eski hükme göre infaza hükmedilmişse infaz ortadan kalkar. *Yeni kanun suç olmaktan çıkarmazsa; yeni kanunun getirdiği düzenlemenin lehe mi aleyhe mi olduğuna bakacağız. Lehe olan kanun uygulanacak.

 

Süreli ve geçici kanunlarla ilgili istisna; süreli ve geçici kanunların yürürlükte olduğu durumlarda suç olarak addedilen fiili işleyen kişi, süreli-geçici kanun yürürlükten kalktıktan sonra da cezasını çekmeye mahkum olur. İnfaz ortadan kalkmaz.

 

Ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanması açısından bir sorun var; suçun ne zaman işlendiği. Burada üç temel görüşten bahsettik;
*Davranışı esas alan

*Neticeyi esas alan

*Karma teori (Hoca pek mantıklı bulmuyor)

Burada davranışı esas almak gerekir.

Sürekli olarak işlenen suçlarda son icra hareketi hangi kanun zamanında icra edildiyse o kanunun hükümlerine göre infaz gerçekleştirilir.

 

 

Uygulanacağı Yer Bakımından

 

Ceza kanunumuz mecburi olarak uygulanan bir kanundur. Kişiler aksini kararlaştıramıyorlar. Bu nitelikteki normlardan oluşuyor. Bu şekildeki bir dayatma, o ceza kanununu koyan devletin egemenlik alanıyla sınırlıdır. Bu anlamda ceza kanunun yer bakımından sınırlandırılmasının temel ilkesi; mülkilik ilkesidir (o ülkede işlenen fiillere ancak ceza kanunları uygulanır).

 

TCK madde 8; “Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.

(2) Suç; a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında, b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla, c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla, d) Türkiye’nin kıt’a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı, İşlendiğinde Türkiye’de işlenmiş sayılır.”

 

Mesafe suçu: Fiilin bir kısmının bir ülkede, bir kısmının başka bir ülkede işlenmiş olması.

 

Bazı istisnai durumlarda fiil Türkiye’de işlenmemiş olsa bile Türkiye kanunlarının uygulanması mümkün olabilir; TCK MADDE 12 VE 13’te açıklanmıştır.

 

Evrensellik ilkesi: Kim tarafından nerede işlenmiş olursa olsun Türk kanunlarına göre o kişinin yargılanması demektir. (TCK m. 13)

 

TCK m. 16; “Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.”

 

Kanun, suçun işlendiği yer konusunda karma ölçütü kabul etmiştir.

 

Suçluların İadesi

            Bir kimse bir ülkede bir suç işliyor. Ardından başka bir ülkeye gidiyor. Suçun işlendiği ülke, suçlunun gittiği ülkeden suçlunun iadesini istiyor. TCK m. 18’de düzenleniyordu fakat mülga edildi. Başka bir kanunda düzenleniyor.

Bir kimsenin iade edilebilmesi için; bir suç işlemiş olması ve yargılanması için iade isteminde bulunması lazım. Veya yargılanmış ve infaz edilmek suretiyle iade isteminde bulunulması lazım. Belli bir önem arz etmesi gerekiyor. Önemsiz, basit bir fiilse iade talep edilmez. En az 4 aylık ceza verilecek olması lazım.

Birden fazla fiil için iade talep ediliyor olabilir. Bunların hepsi teker teker değerlendirildiğinde 4 ayı aşmıyor olabilir ama hepsi birlikte değerlendirildiğinde 4 ayı aşıyor olabilir. Bu durumda iadesi talep edilebilir.

Bir devlet, bir başka devletten kişinin iadesini istiyorsa; ve kişi iade edilirse, iadeyi alan devlet talebe konu olan fiilden dolayı yargılayabilir ve infaz edebilir. Bunun haricinde bir suçtan dolayı yargılaması mümkün olmaz. İade eden devlet izin verirse mümkün olabilir. Salıverildikten 45 gün sonra ülkeyi terk etmez veya terk edip geri dönerse başka fiillerden dolayı da yargılanabilir.

Vatandaş iade edilmez: İadesi talep edilen kişinin Türk vatandaşı olması durumunda Türkiye’nin bu kişiyi başka bir ülkeye iade etmesi mümkün değildir.

Birinin iadesi talep ediliyor. İadeyi talep eden ülkenin aldığı zaman bu kişiyi siyasi görüşünden dolayı yargılayacağı veya işkence edeceğine dair bir şüphe varsa iade edilmez.

Sırf askeri suç niteliğinde bir suçsa iadeye konu olması mümkün değildir.

İade talebi ölüm cezası veya insan onuruyla bağdaşmayan bir ceza gerektiriyorsa iade edilmeyecek.

 

Dış işleri bakanlığı > Adalet bakanlığı > savcılık > mahkeme > yeterli evrak yoksa diğer devletten evrak talep edecek > …

Yargısal yönü – İdari yönü var bu meselenin.

Kişinin iade edilebilir olup olmadığına bulunduğu yerdeki Ağır Ceza Mahkemesi karar verecek. Kişinin bulunduğu yer belli değilse Ankara Ağır Ceza Mahkemesi karar verecek. Verdiği karar iade edilebilir olup olmadığına ilişkin bir karardır. Kişinin iade edilmesine karar veremez. Eğer iade edilebilir olduğuna karar verirse; dış işleri ve iç işleri bakanlığından görüş alacak…

 

 

Siyasi suç nedir?

Sübjektif anlamda: Siyasi saikle işlenmiş her suç siyasi suça girer. Adam öldürme, banka soyma vs. gibi fiiller siyasi saikle işlendiğinde siyasi suç olur.

Objektif anlamda: Devletin veya bireylerin siyasi haklarına karşı işlenen birtakım suçlardır.

Genellikle objektif anlamda anlıyoruz. Siyasi ve bununla bağlantılı suçları siyasi suç olarak kabul ettiğimiz için objektif-subjektif ayrımına girmeye gerek yoktur.

 

Belçika kuralı: Devlet başkanına karşı işlenen suikast suçları siyasi suç sayılmıyor ve suçlu iade ediliyor.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir