Medeni Usul Hukuku 2- Pratik Çalışma (2)

Olay I: Ankara’da fabrikası bulunan (A), satmış olduğu malların bedeli olan 2.000.000 TL tutarındaki alacağını (B) A.Ş.’den tahsil etmek istemektedir. Yüksek miktarda yargı harcı ödemek istemeyen (A), avukatının önerisiyle alacağının 100.000 TL tutarındaki kısmını talep etmeye karar verir ve kendi yerleşim yeri olan Ankara’da bir alacak davası açar. Davanın lehine sonuçlanacağına kanaat getiren (A)’nın avukatı (G), alacağın kalanı için de Ankara’da bir alacak davası açar.
1. İkinci davaya bakan mahkeme:
a) Re’sen birleştirme kararı verebilir mi?
HMK 166/1 gereği aynı yargı çevresi içinde olmak koşuluyla, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ve aralarında bağlantı olan davalar, ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararını ise re’sen ikinci davanın açıldığı mahkeme verebilir.
b) Re’sen birleştirme kararı verirse bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir mi?
Aynı yargı çevresinde birden fazla daire bulunsa bile, Yargıtay ictihadı birleştirme kararına göre birleştirme kararı kapsamında bunlar aynı mahkemedir. Bu nedenle de aynı mahkeme birleştirme kararı vermiş sayılıyor. Aynı mahkeme vermiş olduğu için de bu bir ara karardır, ayrı olarak kanun yoluna götürülemez; nihai kararla birlikte kanun yoluna götürülür.
c) Re’sen birleştirme kararı verirse ilk davaya mahkeme birleştirme kararı ile bağlı mıdır?
HMK 166/1 gereği ilk mahkeme ikinci mahkemenin birleştirme kararıyla bağlıdır. Ancak ilk mahkeme tahkikat aşamasında, davalar arasında bağlantı olmadığından bahisle davaları ayırabilir.
d) Re’sen birleştirme kararı verirse ilk davaya bakan mahkeme, birleştirilen ek davada, ilk davayı bekletici sorun yapabilir mi?
Yapabilir. Tahkikat aşamasında ilk davada verilecek hükmün ikincisinde verilecek hükmü etkileyeceğini söyleyerek ikinci davaya bakmayı, ilk davada hüküm verene dek durdurabilir. Sonuçta iki dava birleştirilmiş olsa ve ortak bir tahkikat osa bile davalar bağımsızlıklarını korumaktadır.
2. İkinci dava, (B) A.Ş.’nin merkezi olan İzmir’de açılsaydı, birinci soruya vereceğiniz cevaplar değişir miydi? Birbirinden bağımsız olarak cevaplandırınız.
 Re’sen birleştirme kararı verebilir mi? Eğer ayrı yargı çevresinde görülen davalarda bağlantı olduğu düşünülüyorsa, ikinci davanın açıldığı mahkemeden birleştirme talep edilebilir ama mahkeme re’sen buna karar veremez.

 Re’sen birleştirme kararı verirse kanun yoluna götürülebilir mi? Ayrı yargı çevresinde verilen birleştirme kararı, ikinci davaya bakan mahkemenin davadan elini çekmesini gerektirdiği için nihai karardır. Asıl davanın konusunu oluşturan alacak yönünden kanun yolu açıksa, birleştirme kararı da kanun yoluna götürülebilir.
 İkinci mahkeme verilen birleştirme kararıyla bağlı olavak mı? Ayrı yargı çevresindeki mahkemelerin bulunduğu durumda birleştime kararı bir nihai karar olduğu için HMK 166/2’de, ilk mahkemenin bu kararla bağlı olabilmesi için kararın kesinleşmesi şartı aranmaktadır.
 İlk mahkeme, ikinci davayı bekletici sorun yapabilir mi? Birleştirme kararının ilk mahkemeyi bağlar hale gelmesinden itibaren ayrı yargı çevresindeki mahkemelerde de, aynı yargı çevresindeki mahkemelerde de süreç aynı şekilde işlemektedir. Yani bu soruya verilecek cevap ilk sorunun d şıkkındaki cevapla aynıdır.
3. Kendilerine karşı açılan ilk davadan haberdar olan (B) A.Ş. vekili, bu davanın, daha önceden (A) aleyhine Ankara Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları dava ile birleştirilmesini talep edebilir mi? Neden?
Birleştirme için aranan şart davaların görüldüğü mahkemelerin aynı düzey ve sıfatta olmasıdır. İlk davada asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Sorudaki mahkeme farklı sıfatlı olduğu için davalar birleştirilemez.
4. Açılan ilk davada verilen hüküm A lehine kesinleşmiştir. (A) bu hükmü ikinci davaya bakan mahkemeye sunmuş; ancak mahkeme, (A)’nın davasını reddetmiştir.
a) (A) buna karşı hangi yola başvurabilir?
İstinafa başvurur. Tarafları ve konusu aynı davalar var ve davaların biri için kesin hüküm verilmiş. Bu kesin hüküm diğer dava için de kesin delil teşkil edecektir. Ancak mahkemenin kesin delili göz önüne almaksızın karar vermesi bir istinaf sebebidir.
b) İkinci mahkemenin vermiş olduğu karar da kesinleşirse, başvurabileceği başkaca bir yol var mıdır?
A bu nedeni ileri sürmeden hüküm kesinleşirse, 375/1-ı hükmü gereği yargılamanın iadesini talep edebilir gibi görünse de, 375/1-ı hükmü ancak ikinci mahkemenin ilk hükümden haberdar olmadığı hallerde uygulanmaktadır. Eğer A kesin hükmü ilk davada ileri sürmüşse ya da istinaf veya temyiz aşamalarında kesin hükmün varlığı göz önüne alınmışsa 375/1-ı uygulama alanı bulamayacaktır; iki çelişik hüküm varlıklarını sürdürecektir.
5. İki dava birleştirilmiş ve mahkeme talebin tamamının kabulüne karar vermiştir. a) Mahkeme (B) A.Ş. aleyhine vekalet ücretine hükmetmemiştir. (G) kendi
adına bu karara karşı kanun yoluna başvurabilir mi? Neden?
Hüküm taraflar lehine veya aleyhine verilir. Söz konusu olan vekalet ücreti olsa bile ancak taraflar bu kararı kanun yoluna götürebilir. Avukatlık Kanunu vekalet ücretinin avukata ait olduğunu söylese de hüküm yine de taraflar için verilir.
b) Hükmün gerekçesinde mahkeme, talebin tamamının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş fakat hükmü (A) lehine 1.000.000 TL tutarı üzerinden kurmuştur. Buna karşı kim, hangi sürede, nereye başvurmalıdır?
Olayda hükümde bir maddi hata olduğundan bahisle, A’nın mahkemeden hükmün tashihini talep edeceği söylenebilir.
c) Hükmün gerekçesinde mahkeme, dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiş fakat hüküm fıkrasından faize ilişkin bir belirleme yapmamıştır. Buna karşı kim, hangi sürede, nereye başvurmalıdır?
Burada bir yazım hatasından söz etmek mümkün değildir. Ama gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki bir tavzih sebebidir; mahkemenin bir yorum getirmesi gerekir. Hükmün icrası tamamlanana dek tavzih veya tashih istenebilir.
6. Davayı kaybeden (B) A.Ş. vekili, yargılamada adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle süresi içinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuş ve Anayasa Mahkemesi de (B) A.Ş.’nin talebini haklı bularak ihlal kararı vermiştir. Bu kararın verilen hükme etkisi ne olur? Neden? (B) A.Ş. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuş ve lehine aynı doğrultuda bir karar verilmiş olsaydı vereceğiniz cevap değişir miydi?
Bu karar mahkeme açsısından bir yargılamanın iadesi sebebi teşkil eder. Bu sebep HMK 375’te değil 6216 sayılı AYM Kanunu 50/2’de düzenlenmiştir. Ancak bunun için AYM’nin yeniden yargılamaya hükmetmiş olması gerekir.
AİHM kararı olsaydı 375/1-i gereği yeniden yargılama sebebi ortaya çıkardı.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir