Şirketler Hukuku Ders Notu

06.02.2017

YENİ TTK

  • Ortaklık ve şirket kavramları eşdeğerdir.
  • Köklü değişiklikler getirmiştir.

Neden yeni bir kanuna ihtiyaç oldu?

  1. AB hukuku ile uyum amaçlı
  2. Tüketiciyi koruma hukuku geliştirme amaçlı
  3. UA ticaret örgütleri kurulması ve ortak ölçütlerin belirlenmesi
  4. Teknolojik gelişmeler
    • İnternet
    • Ortaklıkların menfaat sahiplerini bilgilendirmesinin çehresi değişti.

Kanun neler getirdi?

  1. Ultra Vires
    1. Ultra Vires,ortaklıkların ana sözleşmelerinde yazılı olan faaliyet konusu dışında hak edinememesi ve borç üstlenememesidir. Statülerinde yazılı olan faaliyet konusu işlemler geçersizdi. Şirket sonra tüzel kişilik olarak onay verse dahi işlem geçersizdi. Yeni düzenleme ile ortaklıklar da gerçek kişilerle aynı duruma geldi. Esas itibariyle hak ve fiil ehliyeti açısından eşit duruma getirildi.
  2. Yeniden yapılanma getirildi. Yeniden yapılanma, bir şirketin;Birleşme, bölünme ve tür değiştirme şeklinde yeniden yapılanmasıdır.
    1. Şirket birleşmeleri menfaat çatışmaları bolca meydana getirir.
    2. Şirketler bölünme yoluyla yeni bir yapılanma gösterebilir. Eski ttk da yoktu.
  • Tür değiştirmede, şirket hukuki kimliğini değiştirir.Örneğin, limited anonim şirkete dönüşüyor. Mal varlığı transferi yoktur. Yeni ttk da değişime uğramıştır.
  1. Şirketler Topluluğu, şirketler aynı grubun hâkimiyeti altına girdiklerinde söz konusu olur. Koç grubu, Sabancı grubu gibi. Grup şirketinin yöneticisi bağımsız hareket edemez.
    1. Grup içindeki şirket, grup politikası doğrultusunda karar vermesi gerekecektir.
    2. Hakim ortağın grup altındaki şirketlerin mal varlığına el atma olasılığı yüksek olduğundan, mal varlığını kullanma ölçütleri, sınırları düzenlenmiştir.
  2. Anonim ortaklığa ilişkin hükümler emredicidir. Genel kural olarak kuralların emrediciliği istisnaidir. Bu sayede taraflar aksine sözleşme yapabilirler. Ancak anonim şirketlere ilişkin emredicilik getirilmiştir. Kanun koyucunun açıkça aksi sözleşme ile kararlaştırılabilir ifadesinde bulunması gerekir ki taraflar sözleşme ile aksini kararlaştırabilsin.
  3. Yeni TTK halka açık anonim ortaklıklar da tanımıştır. SPK kanunu ile oluşmaya başlamıştır. Eski kanunda bu kavram yoktu. Halka açık olmanın özel bir durumu vardır. Ancak ticaret kanunundaki bazı hükümlerin halka açık anonim şirketlerde uygulanamayacağı sonradan anlaşılmış ve bir takım sorunlara yol açmıştır.
  4. Ana sözleşme değişikliğinde normatif sistem Ana sözleşme hükümleri kanuna uygun olmalıdır. Ayrı bir düzenleme yapılacaksa bir izne gerek yoktur. Şirket ana sözleşmeleri istisnai haller dışında ayrı bir izne tabi olmaksızın düzenlenebilir ancak kanuna uygun olmalıdır.
  5. Tek kişilik şirket modeli Eski kanuna göre anonim 5, limited 2 kişiyle kurulurdu. Artık tek bir ortakla anonim ya da limited şirket kurulabilecektir. “Ortaklık” kelime anlamına aykırı da olsa, kelimenin ekonomik ve hukuki anlamına uygundur.
  6. Malvarlığının korunmasına yönelik, pay sahipleri ve yöneticilerinin şirkete borçlanma yasağı Yeni TTK’nin ilk halinde, ortakların şirkete borçlanması yasaklanmıştı. Şirket alacaklıları şirketin mal varlığına güvenerek işlem yapacağından bu güveni oluşturmak için bu yasak getirilmiştir. Şirketler kar dağıtırsa vergi ödenecek borç alma yoluyla ise vergi ödenmiyor. Bunun kötüye kullanılmasının önüne geçmek amaçlanmıştır. Ancak tepki sonrasında borçlanma yasağı ismen kaldı ancak önemi kalmadı.
  7. Ortakların kendi paylarını geri alabilmesi olanağı getirildi.
  8. Eskiden yönetim genel ve denetim kurumu varken yeni düzenleme ile genel kurul ve yönetim kurulu getirilmiştir. Yönetim kurulunda da yapısal bir değişikliğe gidilmiştir. Uzmanlaşmaya yönelik komiteler oluşturulmuştur. YK üyeleri eskiden şirketin işleyişini gözetir, zarar olursa kusur ölçüsünde zarara katlanırdı. Günümüzde denetim ve gözetimi şirketlerin kapsam ve büyüklüğü sebebiyle mümkün değildir artık. Bu nedenle uzmanlığa dayalı bir sistem olarak komiteler oluşturulmuştur.
  9. Denetim. Şirketler kısmen denetimsiz kaldı. Yeni TTK düzenlemede bağımsız denetim getirmiştir. Lisans alınarak mesleki kurallara uyularak ücret karşılığı yapılan özel bir denetim gelmiştir. Kanun yürürlüğe girmeden değişiklik yapılarak, bütün şirketlerin bağımsız denetime tabi olma zorunluluğu kaldırıldı. Özel denetçinin hukuka uygundur beyan hakkı kaldırıldı. Maliyet kaygısı sebebiyle bütün şirketlerin bağımsız denetimi ve özel denetçi sistemi kaldırıldı.
  10. Muhasebe sistemi. Finansal tabloların (bilanço vs.) hangi standarda göre hazırlanması gerektiği belirlendi. Bu standart için UFRS’ye uyumlu Türkiye Finansal muhasebe standartları yani TMS oluşturuldu. Ancak sonra bu da kaldırıldı ve belli şirketlerin maliye bakanlığınca vergi mevzuatına uygun olarak bilanço hazırlanması değişikliği oldu.
  11. Pay sahipliği hakları
    1. Özel dava hakları getirildi.
    2. Bilgi alma hakkı düzenlendi.
  • Bir pay en fazla 15 oy hakkı içerir düzenlemesi getirildi.
  1. Kurumsal yönetim
    1. Kurumsal yönetim tanınmıştır.

GERÇEK KİŞİLİKTEN ORTAKLIĞA GEÇİŞ

Sömürgeciliğin gelişmesiyle, Hollandalı denizciler ortaya çıkarmıştır. Yeni sömürgelerin keşfi amacıyla seferler düzenlenmiş. Sömürgelerden elde edilenlerin getirilmesi masraflı hale geldi ve işbirliğine gittiler. Adi olarak iş birliğine gitmiş oldular. İkinci aşamada, sadece belli bir seferi finanse edebilmek için sahip olunan parayı katkı sağlayarak elde edilenden pay almak şeklinde bir işleyişe gitmişler. Sefere gidilecek ben de tüccarım. Belli bir para koyuyor ve karşılığında sefer sonunda belli bir pay alıyorum. Kar ve zarara katılma mantığı işletilmiş. Üçüncü aşamada ise, insanlar sefere katılanların katkılarını paylara bölünmüş ve devredilebilir hale getirmişler. Payların paraya çevrilmesi borsa kavramının ilk örneği olmuştur. Bunun sonucunda günümüz şirket yapılarına dönüşme başlamış. Bunlar sonucunda bir ihtiyaç doğmuş: sorumluluğun sınırlanması. Sorumluluk katılma oranında sorumluluk olarak düzenlenmiş. Katılımcıların sayısı da artınca tüzel kişilik doğmuş. Şirketlere tüzel kişilik verilmeye başlanmış. Kralın imtiyazıyla izin verilen yapılar olurken sonra kralın imtiyazı da 19. Yy da ortadan kalkmıştır. İlk olarak İngiltere’de görülmüştür.

  • Öncelikle bir amaç etrafında birleşme esas olmuştur.
  • İşbirliği önemlidir. Birlikte çaba göstermek denebilir.
  • Sinerji yaratma amacı. Sinerji, güçlerin toplamı bir araya gelince daha çok artıyorsa bunu ifade eder. Pazarlamacı ile üretimci ayrı çalışırken bir araya gelince daha iyi çalışabiliyorlarsa bu sinerjidir.
  • İş yapanların kimliğinden ayrı, bağımsız bir kimlik ihtiyacı. Hak ve borçların üstlenilmesinde şirket kimliği esastır.
  • Sorumluluğun sınırlanması ihtiyacı. Sadece sermaye şirketlerinde bu görülür: anonim ve limited şirket. Ortağın sadece sermaye koyma borcu olup, 3. Kişilere karşı herhangi bir sorumluluk yoktur. Bir şirketten alacaklı, alacağı için şirket ortağına gidemez. Dolayısıyla şirketle işlem yapacak insanların sadece şirket mal varlığını gözeterek iş yapmalıdır. Ortakların kişisel malvarlıkları önem taşımaz. Bir kişi ile şirket kurulmasının temel sebebi budur. Asıl hedef kişilerin kendi sorumluluklarını sınırlama istekleridir.
  • Ortak amaç etrafındaki birleşme sonucu hukuki yapılar
    • Ekonomik olmayan amaçlı dernekler(Spor kulüpleri, Türk eğitim derneği) Dernekler ekonomik olmayan amaçla birleşmiş kişi birliğidir. Bu amaçla bir ticari faaliyet yürütebilirler ancak elde edilen gelir ancak bu amaçta kullanılabilir.
    • Ekonomik amaçlı ortaklıklar. Ekonomik amaçla oluşturulur.
    • Malvarlığının belli bir amaca özgülendiği vakıflar. Bunlar mal birliğidir. Mal varlığı ortak amaca özgülenir ve kişiler tarafından yönetilir. Ortak amaca ulaşmak için ticari faaliyet yürütebilir.

 

İŞLETME X ORTAKLIK

İşletme, ya bir ticari ya da esnaf işletmesidir. Kazanç sağlamaya yönelik her türlü organizasyondur. İşletme üst kavramdır ve şirketi de kapsar ancak hukuki olarak ortaklık işletmenin sahibidir ve birden çok işletmesi olabilir. İşletmenin her biri kazanç sağlamaya yöneliktir. Şirket bu organizasyonun sahibidir. Ortaklık ancak bir işletmenin sahibidir, gerçek kişilerde sahip olabilir.

ORTAKLIK TİPİNDE TERCİHLER

  • Tüzel kişilik olsun mu?
  • Sorumluluk sınırlansın mı?
  • Kişisel motifler ön plana çıksın mı? (aile şirketi mi olsun)
  • Halka açık olsun mu? (anonim ortaklıklar)

 

8.2.2017

Şirket tercih edilmesinin sebebi, tüzel kişilik kazanma,  işbirliği ihtiyacıyla bağlantılı olarak sinerjiyi yakalayabilme ve ortakların sorumluluğunun sınırlamaktır.

ORTAKLIKLARIN SINIFLANDIRILMASI

BK’da düzenlenen ortaklıklar:

  • Adi ortaklık. Diğer şirket türlerinin temelini oluşturur. Adi ortaklık esasen sözleşme temeline dayandığı için BK’da düzenlenmiştir.

TTK’da düzenlenen ortaklıklar:

  • Anonim
  • Kollektif
  • Limited
  • Komandit

+Kooperatif. Eski ttkda yoktu. Sonradan kooperatifler kanunu ile düzenlenmiştir.

  • Donatma iştiraki sadece gemi yürütme amaçlıdır.
  • Yapı ortaklığı

Özel statülü ortaklıklar

Faaliyet alanına bakılarak özel olarak düzenlenmiş şirketlerdir. Bankalar, sigorta şirketler, SPK aracı kurumları buna örnek olup hepsi anonim şirkettir ancak ayırıcı özellikleri vardır.

Aşağıdaki ayrım pratik açıdan önemli olmasa da vardır.

Ticari işletme işletmek amacıyla kurulabilenler — Kollektif ve komandit ortaklıklardır.

Ekonomik herhangi bir amaçla kurulabilenler — Anonim, limited ortaklıklar ve SPBKOlardır.

Kişi ortaklıkları — Kollektif, adi ortaklık, komandit ortaklık

Sermaye ortaklıkları — Anonim ortaklık, limited ortaklık ve SPBKO

Kişi ve sermaye ortaklıkları ayrımı ise önemlidir. Ortakların 3. Kişilere karşı kişisel sorumlulukları ortaya çıkıyorsa bu kişi ortaklığıdır. Şirket borçlarından dolayı ortakların da sorumluluğun doğması mümkündür. Sermaye şirketlerinde ise ortaklık borçlarından dolayı 3. Kişilere karşı sorumlulukları söz konusu olamaz. Ortağın tek borcu sermaye borcunu şirkete ödemektir. Bu sorumluluğu sınırlamanın bir gereğidir.

Kooperatif esasen sermaye ağırlıklı olmakla beraber kooperatif üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruldukları için kişi özelliği de olduğundan karma yapıdadır.

Tüzel kişiliği olan ortaklıklar — Ticaret ortaklıkları

Tüzel kişiliği olmayan ortaklıklar — Adi ortaklık, donatma iştiraki ve yapı ortaklığıdır.

ADİ ORTAKLIK

  • Esasen özel bir sözleşme türüdür.
  • Tek başına olabileceği gibi ticaret ortaklığı oluşturularak da kurulabilir.
  • TTK’da yer alan diğer şirket unsurları yoksa bu adi ortaklık olacaktır.
  • Unsurları
    • Adi ortaklıkta en az 2 kişi bulunmalıdır.
    • Emek ya da mal olarak bir sermaye konulmalıdır.
    • Ortak bir amaç olmalıdır.
      • AffectioSocietatis ortak amaç uğruna çaba gösterme anlamını taşır.
    • Taraflar arasında akit birliği aranır. Sözleşme niteliği taşır.

 

  • Adi ortaklık kişi birliğidir.
  • Tek kişilik ortaklık kavramı sadece limited ve anonim şirket için benimsenmiştir. Adi ortaklıkta en az 2 kişi aranır.
  • Limited ortaklıkta ortaklar 50 kişiyi aşamaz. Bu anonim ve limited şirketi birbirinden ayırır.
  • Tüzel kişinin ortakları gerçek ya da tüzel kişi olabilir. Ancak birtakım hallerde gerçek kişi aranır; kolektif ve komandite ortaklıkta. Adi ortaklık ticari işletme işletiyorsa ticaret yapma yasağı olanlar burada ortak olamazlar. Bunun nedeni adi ortaklığın ticari işletme işletmesi halinde ortakların tacir sıfatı kazanacağından kaynaklanır.
  • Adi ortaklık ticari ortaklığa dönüşmeden de kurulabilir.
  • Adi ortaklıkta yazılı şekil koşulu yoktur. Sadece ispat bakımından etkilidir.

Sermaye olarak konabilecekler

Esas itibariyle BK hükümleri uygulanır ancak sermaye olarak sayılanlar için ticaret ortaklığının temelini oluşturduğu için TTK’da sayılanları sermaye olarak sayarız.

  • Kanunda sınırlı sayılmamıştır. Ancak ticaret ortaklıkları ile ilgili olarak temel ayırıcı ölçüt ekonomik değeri olan her şeyin sermaye olarak konabilmesidir. Ünlü bir ressamın tablosu da sermaye olarak konabilecekken, normal bir kişinin suluboya resmi sermaye olarak konamaz.
  • Alacak hakları.
  • Taşınır ve taşınmaz mal ve bunlardan yararlanma hakları (kiracılık hakkı, intifa hakkı gibi)
  • Kişisel emek ve ticari itibar. Anonim ve limited şirketlerde bunlar konamaz yalnız adi ortaklığa sermaye olabilir. Bunun nedeni sorumluluk açısından adi ortaklıkta, ortakların müteselsilen sorumlu olmasıdır.
  • Ticari işletme bütün halinde sermaye olabilir.
  • Gayri maddi mallar. Bunların geri istenememesi gerekir aksi halde sermaye olmaz.

Bir adi ortaklık başka bir adi ortaklığa ortak olabilir mi?

  • Ortak olan adi ortaklığın ortaklarının bireysel olarak ikinci adi ortaklığa katılması mümkündür.

Ortak amaç unsuru

  • Ortak amaç ayırıcı bir unsurdur.
  • Adi ortaklıkta ticari olabileceği gibi manevi de olabilir.Ekonomik olmayan amaçlarla daÖrneğin, fakirlere yardım amaçlı kişilerin bir araya gelmesi.
  • Kolektif ve komandit şirket yalnızca ticari işletme amacıyla kurulabilirken, anonim ve limited her türlü ekonomik amaç Fakirlere yardım amaçlı bir anonim şirket kurulamaz.
  • Miras şirketinde el birliği halinde mülkiyet söz konusudur. Bu, adi ortaklığa benzer ancak sözleşmeyle belirlenmiş bir ortak amaç yoktur ve bu nedenle adi ortaklık sayılmaz.
  • Dolayısıyla ortak amaç sözleşme ile belirlenmelidir.
  • Ortak amaca birlikte ulaşmak için çaba gösterme unsuru (Affectio Societatis), parayı katan açısından ortaklık amacına uygun çaba gösterme durumunda olur.
  • Ortaklar arasında rekabet yasağı vardır. Ortaklar aynı konuda kendi ya da başka nam ve hesabına işlem yaparak rekabet etmemesi gerekir. Rekabet yasağının hukuki temeli çaba göstermedir.
  • Ortakların denetiminde de çaba ve özen gösterme unsuru esastır. Araştırması ve denetlenmesi ortaklar arasında yetki ve görevdir.

Özetle, adi ortaklıkta tüzel kişilik yoktur ve kişisellik ön plandadır. Bütün hak ve borçlar ortaklar üzerinde doğar. Ortaklar müteselsilen 3. Kişilere karşı sorumludur. Bu nedenle işlem yapan 3. Kişiler ortakları araştırmalıdır. Şekil koşulu yoktur. Aynı kolaylıkla da ortaklığın tasfiyesi gerçekleşir. Ortak amaç ekonomik ya da manevi olabilir. Ticari işletme işletebilir, işletirse tüm ortaklar tacir sıfatı kazanır. Tüzel kişilik yoktur işlemlere ortaklar taraf olurlar. Temsilcileri yoksa hukuki işlemleri birlikte yapmaları gerekir. Adi ortaklık geçici işler için kurulabilir aksi halde şirket kurulmalıdır denebilir mi? Adi ortaklık geçici faaliyetlere elverişlidir ancak kalıcı birtakım faaliyetler için de kurulabilir.

Uygulanacak hükümler

  1. Adi ortaklığa öncelikle BK hükümleri uygulanır.
  2. TTK’da adi ortaklığa uyan hükümler Örneğin sermaye olarak konabilecekler TTK’da belirlenmiştir.
  3. Özel kanunlardaki bazı hükümler de uygulanabilir. Örneğin, SPK’da halka arzda özel satış yönteminde aracı kurumlar düzenlenmiştir ve bu konsorsiyum bir adi ortaklıktır.

 

 

Adi ortaklık yapıları

  • Temel ortaklık

Diğer ortaklıklara temel oluşturur.

  • İkincil ortaklık

Ticari ortaklık koşulları sağlanmıyorsa adi ortaklık sayılır.

  • Tesadüfi ortaklık

Ortakların irade beyanına gerek kalmaksızın oluşur. Tarafların ortaklık kurma düşünceleri olmasa dahi yasal koşullar sağlanmışsa adi ortaklık kurulmuştur deriz. Yol arkadaşlığı ve masrafları bölüşme durumu buna örnektir.

 

Özel türler

Bunlar adi ortaklığın farklı türleridir yani bunlar da adi ortaklıktır. Geçici olduğu kadar sürekli ticari faaliyetlerde de adi ortaklık kullanılabilir ve adi ortaklık bir ticari işletme işletebilir.

  1. İç ortaklık

İç ilişkide adi ortaklık vardır ancak dış ilişkide sadece bir kişi görülür. Dış ilişkide ortaklar taraf olmazlar. Dolaylı temsil ilişkisi vardır. Dışa bu temsil ilişkisini açıklamadığı için hak ve borçlar bu kişi üzerinde doğar ancak bu hak ve borçlar ortaklara devredilir. 3. Kişiler hak taleplerini yalnız bu tek kişiden talep edebileceklerdir çünkü işlemin arkasında bir adi ortaklık olduğunu bilmezler.

Alt katılım ortaklığı buna örnektir ve bir iç ortaklıktır. Özelliği bir başka şirkete ortak olma pay ortağı olma amaçlı bir ortaklıktır. GS’li birinin FB şirketinde pay sahibi olmak istemesi ancak isminin gözükmemesini tercih etmesinden dolayı iç ortaklığa gitmesi durumudur.  İç ortaklıkta asıl şirkete karşı bir talep söz konusu değildir yalnızca kendi aralarında talep hakları vardır. İkisi arasındaki fark, katılım ortaklığı ticaret şirketine katılma amaçlı iken iç ortaklık gizli ortaklık olup 3. Kişilere karşı gizli bir ortaklığı amaçlar.

  1. Çifte ortaklık

İki ayrı şirket var. Adi ortaklık ve bir veya birden fazla ticari şirket var. Adi ortaklık diğer şirketleri yönetme amacıyla oluşturuluyor. Burada sözleşme ilişkisine dayalı olarak başka bir şirketi yönetme söz konusudur.3 kişi sigorta alanında iş oluşturuyor tekstil ve turizm ile de ilgilenelim diyor ve 3. Kişileri dışa karşı yönetim için görevlendiriyorlar.

  1. Geçici ortaklık

Süreli ve geçici bir ortak amaç olması durumudur.SPK’daki anılan konsorsiyum da geçici bir ortaklıktır ve satış süreci bitince bu ortaklık dağılır. Kurulması ve dağılması kolaydır.Ayırıcı özelliği, ortak amacın geçici olmasıdır. Bir inşaatın yapılması için kurulan ortaklı da geçici ortaklıktır. Bina bittikten sonra adi ortaklık kalmaz.

  1. Kuruluş ortaklığı

Bir şirket kurmak için kişilerin bir araya gelmesiyle oluşturulan yapı. Ortak amaç, sözleşme unsuru ve şirket kurulacağı zamanki sermaye gibi unsurlar sağlanıyorsa bu, adi ortaklık aşaması olup hedef ticaret ortaklığı kurmaktır.Ortaklardan biri şirket kurulamadan ayrılırsa masraflar adi ortaklığa göre karşılanacaktır.Adi ortaklıktan söz edilebilmesi için kurulacak şirketin temel esaslarının belirlenmiş olması gerekecektir. Bu da geçici ortaklık niteliği taşır.

 

 

13.2.2017

 

  1. Ön ortaklık

Ortaklar yazılı bir ana sözleşme imzalayıp noterde imzaları onaylattıklarında ön ortaklık kurulmuş olur. Şirket kuruluyor ortaklar arasında ancak hukuki bir varlık kazanmıyor. Ticaret siciline tescil esas olduğundan bu yalnızca bir ön ortaklıktır. Bu süreçte iki ortaklık oluşmuş olur. Kuruluş ortaklığı ve ön ortaklık olup ikisi de adi ortaklıktır. Bunları tek bir adi şirket olarak göremeyiz çünkü kuruluş ortaklığında amaç şirket kurmak iken ve kurulunca amaç sona eriyorken; ön ortaklıkta amaç hukuken şirketi kurmak ve bu ancak tescille olacağından henüz gerçekleşmemiş ayrı bir amaç taşır ve bunları tek bir adi ortaklık olarak kullanamayız.

İç ilişki açısından, kuruluş ortaklığında adi ortaklık sözleşmesindeki esaslar geçerlidir.  Şirket kurulamadı ise masraflar adi ortaklık hükümlerine göre paylaştırılır.

Anonim ortaklık sözleşmesi imzalandı ise iç ilişkide imzalanan sözleşme hükümleri geçerlidir. Dışa karşı ise henüz şirket kurulamadığından adi ortaklık hükümleri ve müteselsil sorumluluk geçerlidir.

Her iki ortaklıkta da sona erme ortak amaca ulaşmanın mümkün olmaması durumunda sona erecektir. Tescil gerçekleşemiyorsa adi ortaklık da sona erecektir.

 

 

  1. Kartel

Birden çok işletmenin belli bir şekilde hareket etmek için bir araya gelerek anlaşmalarıdır. Ortak ekonomik amaçları vardır. Kartellerin geçerliliği rekabet kanunu 4. Madde gereği geçersizdir ve hakim teşebbüs yasağından kaynaklıdır. Adi ortaklık sözleşmesinin geçerliliği BK geçerlilik şartlarına bağlı olduğundan genel hükümsüzlük halleri halinde geçersizlik doğacaktır.

  1. Konsorsiyum ve Joint Venture

Bunlar adi ortaklıktır. Ortak yönleri, bir işi birden fazla kişinin birlikte üstlenmesidir. Örneğin, bir otoyol inşaatında birden çok şirket yol yapımının farklı bölümlerini (kazı işleri, köprü vs) üstlenirler. Bunun gibi, farklı şirketler işin belli bir bölümünden sorumluluk söz konusu ise bu bir konsorsiyumdur.İşin tamamından sorumluluk varsa ise bu joint venture olacaktır.

İhaleyi yapan kuruluş işleri kimlerin yaptığına bakmadan tüm şirketleri sorumlu kılacaktır. Konsorsiyumda yapılan anlaşmada şirketler, müteselsil sorumluluk yerine kendi sorumluluk alanını belli işlerle sınırlarsa, bu sınırlama geçerlidir ve bu nedenle konsorsiyumda sorumluluk sınırlı iken jointventure da müteselsil sorumluluk devam eder. Örneğin, Kredi veren bankaların konsorsiyum oluşturması. İstanbul’daki yeni havaalanı inşaatı için birden çok bankanın proje finansmanı olarak kredi vermesi gibi.

 

Adi ortaklıkta şekil

  • Şekil koşulu yok ancak yazılı olarak yapılması ispat açısından önemlidir.
  • Tarafları gerçek tüzel kişi olabilir. Dernek ve vakıflar da amaca ulaşmak için ortak olabilirler.
  • Şekle tabi bir sözleşme yapma vaadi varsa adi ortaklık oluşturulmuşsa, yazılı bir şekilde yapılması gerekcektir.

 

 

Katılım payı ve Sermaye

Katılma payı :

  • Her ortak ortaklığa katılım payı koymakla yükümlüdür. Aksi halde geçersizlik doğacaktır.
  • Katılım payı, ortaklığın amacının gerektirdiği ölçüde birbirine eşit olmalıdır. Eşitlik aksi kararlaştırılmamışsa gereklidir. Sözleşmede eşitlik ilkesine aykırı katılım payları konabilir.
  • Müteselsil sorumluluk esasları olduğu için eşitlik dışında bir kural benimsenmemelidir. Aslan payı ortaklıklarında unsur eksikliğinden dolayı geçersizlik olabilir. Daha çok kazanç paylarında görülür. Açık oransızlık halleri istisnaen aslan paylı ortak durumlarında görülebilir. Bu pay geçersizdir.
  • Ortaklardan birinin edimini yerine getirmemiş olması, diğer ortaklara ifadan kaçınma hakkını vermez. Katılım payını yerine getirmede eksiklik olursa, diğer ortaklar ayrı ayrı bu edimin yerine getirilmesi amaçlı dava açabilirler. Dava talebi tüm ortaklar yararına bir talep olmalıdır.
  • Katılım payı olarak para gerekiyorsa, gecikmeden kaynaklı temerrüt faizi istenebilecektir. Bu aynı zamanda haklı nedenle fesih sebebidir.

Sermaye :

  • Para, alacak ya da başka bir mal koyulabilir. Kişisel emek ve ticari itibar konabilir. Kısacası, ortak amacı gerçekleştirmeye elverişli her şey konabilir.
  • Sayılmayan ve ekonomik değeri olan her şey de olabilir. Know-how, yani üretim sürecine ilişkin teknik bilgi de olabilir.
  • Adi ortaklığın amacı önem taşır. Temelde yatan şey paraya çevrilebilme özelliğidir.
  • Sermayenin getirilmesi de gereklidir. Bütün sermaye unsurları şekil koşulları yerine getirilmek suretiyle yerine getirilir yani sermayeye konu şeye özgü tapu siciline tescil, zilyetliğin devri gibi hangi koşul öngörülmüşse o şekilde gerçekleşir.
  • Mülkiyetin devrini konu alan sermayelerde satış esastır. Ayıba ve zapta karşı koruma hükümleri bakımından BK uygulanır. Mülkiyetin elbirliği halinde mülkiyet tesis edilmesi iştirak halinde mülkiyete dönüşme esastır. Taşıtın mülkiyeti devrediliyorsa yine aynı şekilde devir olmalıdır. Kullanım hakkı da aynı şekilde devredilmelidir.

Adi ortaklığın konusu

  • Ekonomik ya da ekonomik olmayan bir konu olabilir.
  • Ekonomik niteliği olan bir konu varsa, elde edilen menfaatlerden ortaklaşa faydalanma gerekir.
  • İşin niteliği gereği kazanç paylaşımı mümkün olmayabilir. Örneğin, genel kurula katılma ortaklık konusu ise, bu durumda Affectio Societatis unsuru bulunmalıdır.
  • Ortak amaç bütün ortaklar için ortak olmalıdır. Aynı amacı güden birden fazla kişi olabilir ancak bu adi ortaklık yapısı da oluşturmayabilir. Aynı yerde portakal satan insanlar arasında adi ortaklık ilişkisi yoktur ve sözleşme ilişkisi aranır.
  • Ticari işletme amaçlı kurulabilir adi ortaklık. Ancak işletenler tacir sayılacağından tacir olma yasağı bulunanlar ortak olamazlardı.

 

Ortaklar arası ilişkiler

  • Kural elbirliği halinde mülkiyettir.
    • Ortaklar için edinilen ya da ortaklığa devredilen malvarlığı üzerindedir.
    • Ayrı bir ortaklık payı yoktur. Ortaklar ortaklık payını diğerlerinin izni olmaksızın devredemez.
    • Bir ortağın alacaklısı yani kişisel alacaklı 3. Kişiler, alacakları mevcut durumda satışa çıkıp karşılayamazken yalnıztasfiye payı üzerinde hak iddia edilebilir.
    • Müteselsil sorumluluk esastır. 3. Kişiler tüm ortaklara gidebilecektir.
  • Müşterek mülkiyet esası da sözleşmede benimsenebilir.
    • Bir ortağın alacaklısı yani kişisel alacaklı 3. Kişiler, ortaklık payı üzerinde talepte bulunabilir.
    • Ancak 3. Kişiler bakımından müteselsil sorumluluğu ortadan kaldıracak anlaşmalar geçersiz olacaktır ve bu sözleşme 3. Kişileri bağlamaz.
  • Kar ve zararı paylaşma:
    • Eğer bir kazanç varsa bütün kazanç aralarında paylaşılmak zorundadır. Aksi hali düzenleyen bir sözleşme yapılamaz. Adi ortaklığın ekonomik amaçla kurulacağı görüşü buradan çıkmıştır. Ancak ekonomik olmayan amaçla kurulan adi ortaklıklar da mümkündür.
    • Kazanç payının paylaşımında sözleşmede kararlaştırılmamışsa katılım payının değeri ve niteliğine bakılmaksızın paylaşımda eşitlik kuralı esastır. Şeklen bir pay vermekle aslan payı ortaklığı kurulması geçersizdir.
    • Katılma payından bağımsız olarak bütün ortaklar sınırsız olarak paya bakılmaksızın sınırsız sorumludurlar.
    • Kar ve zararın eşit paylaşılması esastır ancak sözleşme ile oran farklı kararlaştırılabilir.
    • Ortağın zarara hiç katılmayacağı kararlaştırılabilir mi?
      • Bu durumda gerçek anlamda bir ortaklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Kanun koyucu, böyle bir anlaşma geçersizdir ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş ortak için geçerlidir der. Kural olarak emeğini koyan da zarara katılır ancak istisnaen sadece bu kişi için sözleşmede aksi kararlaştırılabilir. Emek konarak boşuna çalışılmış olması durumlarında yalnızca giderlere katlanmama esastır, zarar para almadan çalışma durumlarında zaten görülür ancak bu kastedilmemiştir. Emek dışında katılma payı koyanlar için yapılan zarara katılmama anlaşması ortaklık anlaşması olmayacaktır.
    • Kazanca/ zarara katılım oranlarından yalnız biri sözleşmede belirlenmişse, bu belirleme aynı zamanda belirlenmemiş olan katılım oranıdır da. Yani ortak, kazanca %30 oranında katılacak şeklinde bir oran belirlemişse, zarara da %30 oranında katılır.

 

15.2.2017

Adi Ortaklık- Ortaklar Arası İlişkiler

Mal varlığı üzerinde elbirliği şeklinde iştirak halinde ortakdırlar. BK 638.md haklar bütün ortaklara ait. Burada tüzel kişiliği haiz olan değil, kişisel adi ortaklık söz konusu.Borçlar açısından da müteselsil sluluk-638/3.Aksi kararlaştırılmadıkça müteselsil sluluk şu: ortaklar anlaşma ile 3. Kişilere karşı müteselsil s. kaldıralım anlaşması geçerli değildir. Ama alacaklı ile direk olarak anlaşma yaparlarsa müteselsil sluluk yerine münferit sluluk kararlaştırılabilir.

Mülkiyet ilişkisi: Ortaklar elbirliği ile mülkiyet yerine müşterek mülkiyet hükümleri için anlaşabilir. Ama yine 3. Kişiler için bu anlaşma bir anlam ifade etmez.

Bk 622. Kazanç varsa paylaşım söz konusu olacaktır. Ekonomik amaçlı ortaklık olmasa bile adi şirket kabul edilir. 623. Md. Kural eşitlik esasıdır zarar ve kazançta katılım payıyla doğru orantılı. 623/3 sadece emeğini koymuş ortak için zarara katılmaktan muaf tutulma söz konusu olabilir. Bu ortak amaca ulaşma unsurunun bir yansımasıdır. Emek unsuru hariç diğerlerinin zarara katılmama anlaşması yapması halinde bir ortaklıktan söz edilemez. Neden sadece emek? Mimar projeyi çiziyor 6 ay uğraşıyor. Ama sonuçta ortaklık zarara uğruyor. Emeğini boşa harcayan da zarar ediyor zaten. Ayrıca bir de maddi zarara uğramasına gerek yoktur diyor.

Eşitlik kuralının aksi kararlaştırılabilir 623/2.

Kazancın dağıtılması konusunda: Adi ortaklar mesela 5 sene sonra kazancı paylaşma üzerine anlaşma yapabilir mi? Veya diğer ortağı bezdirmek için erteleme yapabilirler mi? 630/3: yönetici ortaklar en az 1 kez hesap vermek zorunda, hesap döneminin uzatılmasına yönelik anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.  Koruyucu bir düzenleme.

Adi Ortaklıkta Kararlar nasıl Alınır?

2 tür karar var: 624.md ortaklık kararı kavramı kullanmış. Bunlar şirketin oluşumuna ve temel unsurlara ilişkindir. Bir de günlük yönetime ilişkin kararlar var. Ör: inşaat yapmak için kurulmuş ortaklıkta yapısal konulardaki kararlar ortaklık kararıdır. Ama inşaat yapılırken banyo için hangi seramik kullanılacağı bir yönetim kararıdır. Veya uyuşmazlık var dava açılacaksa bu da yönetime ilişkin bir karardır. Ortaklık kararı oybirliği ile alınır kural olarak. Ör: sözleşmenin değiştirilmesi, sermaye konusu artırılması, karın dağıtılmasına ilişkin karar, ortaklığın sona erdirilmesi, yönetici belirlenmesi vs. ortaklık kararıdır, oybirliği kuraldır. İstenirse oy çokluğu veya nitelikli çoğunlukta taraflar arasında belirlenebilir. Adi ortaklık kişi ortaklığı olması sebebiyle ortak sayısı önem taşır. Sermayeye katılım oranına değil kişi sayısına bakılır.

2.grup yönetim kararları: 625.md: 1.fıkra: Kural olarak her bir ortağın yönetici ortak sıfatı taşıdığı ve karar alabileceği belirlenmiştir. Aksi şu: sözleşmede ortaklık kararı alınırken yöneticinin kim olacağı vs ilişkin karar alınabilir. 1 veya daha fazla kişi veya 3.kişiye yönetici sıfatı verilebilir. Bunlar yapılmamışsa bütün ortaklar yönetim hakkına sahiptir.

625/3 nasıl karar alınır? Olağan- olağanüstü işlem farkı var. Genel müdür-temsilci atanması oy birliği ile yapılır. Olağan işlemlerde oybirliği aranmaz. Peki olağan işlem nedir? Kollektif şirkete ilişkin 223.md var. Önce Bk Adi ortaklığa ilişkin hüküm- yoksa TTK şirketlere ilişkin hükümler kıyasen uygulandığı için TTK Kolektif Şirkete ilişkin 223.md var. Bir de BK 630/1 var. Yönetici ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişki açıkça vekalet ilişkisinin olduğu söylenmiş. Bk 504/3 vekilin yetkilerine gidersek, vekil özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz vs diyor. Dolayısıyla bu yetkili kılınmadığı sürece yapamadığı işler olağanüstü işlerdir. Kollektif şirkete ait hükümlere gitmeden önce bu Bk hükümlere bakılmalı.

Ortalık kararı ile yönetim kararı arasında net bir fark yok. Ama yukarda söyledik: ortaklıkta kural oybirliğidir ama aksi kararlaştırılabilir. Ortaklık dışında kalan tüm kararlar yönetime ilişkin kararlardır. Burada ise her ortağın yönetici ortak sıfatını haiz olduğunu söylemiş. Ama sözleşmede kimin yönetici ortak olduğu belirlenmişse o uygulanır. Yönetici ortakta Bk için vekil sıfatında olduğu için yapılacak o.üstü işler yönetici ortakların oybirliği ile alacak ve kendisine özel yetki verilecek.

Birden fazla yönetici varsa bunlar mutlaka birlikte mi hareket edecek? 5 ortak var. O.üstü işlemler için oybirliği şart. 625/3: Aksi belirlenmemişse yönetici ortak bireysel olarak hareket edip karar alabilir. Ve bu adi ortaklık kararı taşır. Fakat birlikte karar alma koşulu da sözl de kararlaştırılabilir. C bir karar aldı mesela yönetici ortak olarak. Diğerleri ile vekalet ilişkisi olur hemen.

Alınan karar icra aşamasına geldiğinde yani karar uygulanmaya geçildiği an temsil aşaması başlar. Temsil Aşaması olağan işler ile sınırlı. O.üstü işlemler yönetim işleri kapsamında değildir, kural olarak oy birliğidir. Genel yetkili temsilcinin atanmasında da bütün ortakların oybirliği şart. Yönetici tek başına atayamaz. 5 yönetici ortak var. Kanuni hak la bunlar birbirinden bağımsız ayrı karar alabiliyordu. Bu uyumsuzluğa kopukluğa sebep olabilir. BK 625 itiraz hakkı sayesinde dengeleyici mekanizma var. Alınan kararın uygulanmasından öncesine kadar bu itiraz kullanılmalı. İtiraz için gerekçe gösterilmesine de gerek yok. Şekle de tabi değil ama ispat bakımından yazılı olması daha iyi olur. Sırf yönetici ortağı küçük düşürmek ve engellemek için itiraz olabilir mi? Haksız itiraz olursa bundan dolayı zarar ortaya çıkarsa bunu tazmin yükümlülüğü olur. Kanunen yapılması zorunlu işler de ör: verginin ödenmesine itiraz edilemez. Bu itiraz hakkı sadece yönetici ortaklara aittir. Diğer ortaklara ait değil.

Bk 627: Yönetici Ortağın Hakları:

  • Yaptığı giderler
  • Üstlendiği borçlar
  • Diğer ortakların katılmasını isteme hakkı
  • Uğranılan zararı tazminin talep hakkı

 

Ortaklık sözleşmesinde bu zararın nasıl ödeneceği, giderlerin nasıl paylaşılacağı sözl de belirlenmiş olabilir. Yoksa ortaklar kararında bu kararlaştırılabilir. Bunda da yoksa o zaman BK 643. Md ye bakılır. Aksi kararlaştırılmamışsa da önce 3. Kişilerin borçları ödenir. Sonra yönetici ortak payını alır.

627/3: yükümlü olmadığı halde emek harcayan ortağın karşılık ödenmesini isteme hakkı var. Hakkaniyet ölçüsü dahilinde tabi.

Yönetici Ortak Yönetim görevini yerini getirirken nasıl davranacak? Sorumluluğu nedir? Bir özen borcu ölçütü var. Bk 628 md. Her ortak kendi işlerinde gösterdiği özeni göstermesi gerekir. Eğer yönetici yaptığı işler kapsamında ücret alıyorsa 3.fıkra gereği vekalet hükümlerine s.lu olacaktır. Ücret almıyorsa basiretli vekil gibi 1.fıkra gereği s.lu olacak. 506/3 de bu söylenmiş. Ücret almayan ortak kendi işlerinde gösterdiği özeni göstermesi yeterli. Ör. Kendi market işletiyor, markette gösterdiği özeni plaza yaparkenki özeni kendi marketinde gösterdiği sınırla ile sınırlıdır. Ama Ücret alıyorsa benzer alandaki (yani plaza inşaatı ve işletmeciliği ile ilgili) işte gösterilen özene dayalı basiretli olması gerekiyor.  Plaza inşaatı ile ilgili bilgi sahibi olması gereken araştırmayı yapması gerekir. Tabiki bir mimar ve mühendis bilgisine sahip olmayabilir. O zaman gereken kişiler ile anlaşması ve kurumsal yapıyı kurması gerekir.

628/2: Her ortak kendi kusuru ile verdiği zararı (özen borcu ile bağlantılı) diğer ortaklara ödemekle yükümlüdür. Zararın başka işlerde ortaklığa sağlanan menfaatlere mahsup ettirme hakkı bulunmamaktadır. Zararın tazmini için ortaklar birlikte hareket edebilirler. Tek başına da açabilir.

Yönetim Yetkisi Nasıl sona erer veya sınırlanabilir Mİ? Bk 629: Haklı sebep olmaksızın yönetim yetkisi sınırlanamaz veya kısıtlanamaz. Ancak ortaklık sözl nin değiştirilmesi ile bu yetki kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir. Ahmet sözlde yetkili idi. Haklı sebep olmaksızın sözl değiştirilmesi ile bu yetki kaldırılabilir. Ama sözl değiştirilmesi oybirliği ile olacağı için Ahmet hayır derse bu mümkün olmayacaktır. Ama göz göre göre Ahmet yanlış işler yapıyor. O zaman haklı sebep aranacak. 629/3 md de haklı sebepler var:

  • Görevin aşırı ihmali: denetim yapmıyor işçileri vs.
  • Yönetim ehliyetinin kaybedilmesi: Yaşlılık, sakatlık
  • Somut olayın gerektirdiği diğer haller

 

629/3: ortaklık sözl nde yetkinin kaldırılması haklı sebeple dahi olamaz dense bile haklı sebep doğmuşsa yönetim yetkisi kaldırılabilir veya sınırlanabilir. Tek ortak tarafından dahi.

 

20.02.1017- Pazartesi

 

Yönetim Hakkının Sona Ermesi(devam): Bk 625: Haller;

  • Yasal olarak yönetici sıfatı elde edilmişse ortaklık sözlnin değiştirilmesi ile (yönetici A iken B yönetici ortak olsun denmişse oybirliği ile mesela- A bunu istemezse sözl değişemeyecek),
  • Ortaklık kararı ile yönetici sıfatı elde edilmişse (aksi yoksa yine oybirliği ile sona erecektir. A bunu istemezse sona ermeyecektir ama tek istisna A nezdinde bir haklı sebep oluşmasıdır.
  • Bunun dışında ölüm, istifa gibi genel sebepler de yönetim yetkisini sonlandırır.

Yönetici ortak yönetim yetkisini kullanırken bazı giderleri veya zararları olabilir. Sözl de başka bir düz yoksa bu giderler anca tasfiye aşamasında istenebilir.3.kişilere ödenmesinin ardından yani. Tabi bir de tahsil fonu da oluşturulabilir ayrıca. A yön ortak bir takım giderler yaptı diyelim. Cebinden ödedi. Önce bu gideri ortaklık mal varlığından isteyecek. Gider fonu veya muhasebeden. Buradan olmazsa diğer ortaklardan isteyecek. Sözl’de belirlenen bir oran varsa ona göre gideri ödeyecek. Yoksa herkes eşit ölçüde üstüne düşeni ödeyecek. Yani giderler ortaklık malvarlığından alınacaksa tasfiye beklenmesi şart değil. Ama direk ortaklardan alınacaksa tasfiye beklenecek.

Yönetici Olan-Olmayan Ortak İlişkileri:

Bk 630: Bir vekalet ilişkisi var. Ama bu bir emredici hüküm değil. Yönetici ortak yetkisini aşarsa veya yönetim yetkisi olmayan ortaklık hesabına işlem yaparsa vekaletsiz işlem hükümleri uygulanacak ve işlem geçersiz olacaktır.

 

Denetim:

Her ortak kural olarak bireysel olarak yönetim yetkisine sahip olduğu için bu yönetimde bir uyumsuzluk vs getirebilir. Bunu önlemek için kanun koyucu sadece yönetici ortağa bir itiraz hakkı vermiştir. Bir fren görevi görür bu. O işlem artık icra edilemez. Edilirse yetkisiz temsil hükümlerine tabi olacaktır.

Peki denetim açısından da mı sadece yönetici ortağa ait? Bk 631: Emredici nitelikte. Yönetici ortaklarda dahil olmak üzere bütün ortakların denetim yetkisine sahip olduğunu söylemiş. Bunun temelinde müteselsil sorumluluk yatıyor. Denetim önemli çünkü anca denetimle yönetim yetkisinin kaldırılıp kaldırılmayacağı anlaşılabilir.

 

Ortağın Bir başka borcu: Rekabet Yasağı (Bk 626):

Kapsamı: Ortağın kendi veya 3.kişi menfaatine yaptığı işlemler. Önemli olan bu. Ör: ortak, bir başka anonim şirketi hesabında ortaklık amacına aykırı işlem yapamaz. A,b ve c adi ortak inşaatta. A aynı zamanda y anonim şirketinin yk üyesi. Aynı ihaleye giriyorlar. O da bu işin içinde. Yk da artık karar alamaz. İki ortaklıktan birini seçecek. Ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işlemleri yapamaz. Yani hiçbir işi yapamaz demiyor. Bu iki özelliği barındırmalı. Ör: Ank ist arasında 30 otobüsü olan adi ortaklık var taşımacılık yapan. Ortaklardan bir tanesi Gerede ile bolu arasında 2 tane minibüsle taşımacılık yapıyor. Geniş düşünürsen aynı hatta bir taşımacılık var. Ama burada asıl ortaklığın amacını engelleyici bir nitelikte değil.

Rekabet yasağı emredici değil, sözl de bertaraf edilebilir veya sınırlandırılabilir. Ör: 3 tane hekim adi ortaklık kurdular tıbbi görüntüleme merkezi. Aynı zamanda da dediler ki ortaklar kendi hastanelerindeki görevlerine devam edebilirler.

Rekabet yasağına aykırı davranılırsa: bir kusur oluşturur. O ortak zararı tazmin etmekle yükümlü olur. Ayrıca ortaklık için bir fesih sebebi de oluşturabilir.

 

Ortaklık Yapısının Değişmesi

Yeni Ortak Alınması: Kural ortakların oy birliği (Bk 632).Çünkü bir sözl değişikliği söz konusu. İstisnalar var (slaytta):

  • Ortakların Farklı Yetersayı Belirlenmesi
  • Belli gruplar için önceden izin verilmesi: Ör: meyve suyu fabrikasına elmaları ulaştırmak için çiftçiler arası kurulan bir adi ortaklık olsun. İlk ortaklar şunu diyebilir. Bölgede elma yetiştiren vs varsa ve isterlerse meyvelerini fabrikaya gönderebilir diyebilirler ve onlarda ortak olurlar. Peşinen ortak olurlar.
  • Ortaklık sözlnde hüküm bulunması gereği

Adi ortaklıkta elbirliği mülkiyeti esastı. Yeni ortakta buna uyacak. Borçlardan da ortak olmasından itibaren oluşacak şekilde sorumluluğu olacaktır. Tabi önceki borçlardan da sorumlu tutulacağı sözl de kararlaştırılabilir.

Bk 632/2: Ortaklardan biri tek taraflı olarak 3.kişiyi ortaklık payını birine devreder veya tamamen geçirirse o kişi yeni ortak olmaz. Müteselsil slukluk esas olduğu için diğer ortaklarında rızası şarttır. Diyelim ki diğer ortaklar izin vermiyorlar ve yeni ortak alamıyorum, ama çok hevesli bir 3.kişi var. Diyoki bana sen ortak olarak kal ama tüm her şeyini ben vericem karı da ben alıcam. Payımı devretmek isteyen ben ile almak isteyen arasında bir iç ortaklık kurulmuş oluyor burada. Dışa karşı ortaklık ayrılamayan ortak, ortak olarak gözüküyor.

 

Ortaklıktan Çıkma/ Çıkarılma: Bk 633:

Bir defa sözl de açık olarak ortağın çıkması veya çıkarılması durumunda ortaklık devam edemez denilmişse çıkma-çıkarılma olayı söz konusu olmayacaktır. Çünkü ortaklık direk sona ermiş olacaktır. Çıkma-çıkarılmadan söz edebilmek için ön koşul şudur: ç-ç gerçekleşmesine rağmen ortaklık devam edecek. Bu tek başına yeterli değil. Çünkü bazı sebeplerde şart.

Ortaklık sözl değ ile de çç olabilir. Çıkmak isteyen kişi benim payımı verin ben çıkıyorum diyecek ve çıkacak. Bunda sıkıntı yok. İradeler aynı yönde çünkü. Diğer ortakların iradesine rağmen nasıl çıkabilir? Ortağın fesih ihbarında bulunması, kısıtlanması, ortağın iflası, ortağın ölümü, ortağın tasfiye payının icra yoluyla paraya çevrilmesi.

Çç kararı alındı. Ya kendi istedi ya da diğerleri çıkardı. Çıkan çıkarılan ortak tasfiye payını nasıl alacak? Çç de Varsayımsal Tasfiye hükmü uygulanacak(Bk 634/2).

 

22.02.2017

 

Yeni Ortak Alınması

Kural: ortakların oy birliği Bk 632: İstisnalar slaytta.

Ortak katıldığı andan itibaren ortaklığın mal varlığı üzerinde hak sahibi olacaktır. Mesela taşınmazlar için tapuda gerekli işlemleri yapmalı. Borçlardan da ortak olmasının ardından oluşan borçlardan sorumlu olacaktır.

Ortaklardan bir tanesi pay devri yaparak yeni ortak alınamaz. Paylı mülkiyet benimsenseydi açık olarak böyle bir şey yapılabileceği belirlenmelidir. Adi ortak payını diğerlerinin izni olmadan pay devri yaparak yeni ortak alamıyordu. Ama payını devrettiği kişi ile bir iç ortaklık oluşuyor.

Çıkma- Çıkarılma Bk 633: Sözleşmede bir ortağın çıkması ile adi ortaklık sona eriyorsa bu çç olmayacaktır. Devam etmesi lazım ortaklığın. Kural yine oybirliği çç de. Çıkan ortağın da yani bu yönde oy kullanması gerekiyor. Ortak haklı sebeple fesih istemişse, iflas etmişse, ortak kısıtlanmışsa, ölümü ile çıkarılan ortağın rızası olmadan diğer ortakların yazılı beyanı ile çıkarılabilir. Aynı şekilde çıkmak isteyen de çıkabilir.

Varsayımsal tasfiye: Ortaklık gerçekte tasfiye edilmiyor ama şirket 22 şubatta tasfiye edilseydi onun payına ne düşecekti denerek tasfiye kurallarına göre tespit ediliyor BK 644 e göre. 4 ortak var 100 bin borç var. Tasfiyede eşit 25 bin borç her biri için. 25 ten fazla vermeyeceğine ilişkin bir güvence verilmesi lazım. Henüz muaccel olmayan borçlar içinde yine ayrılan ortağa ilerde ona başvurulmayacağına ilişkin güvence verilmesi lazım. Tabi ilerde negatif bakiye çıkarsa o zaman bu çıkan ortağa başvurulabilir.

Çıkan ortağın henüz sonuçlanmamış işlerden kar/zarara katılması bk 636 da düzenlenmiş. Ortak ayrılmasına rağmen kar veya zarara ilişkin bilgi alma hakkı var. Korunması gereken menfaati var.
Adi Ortaklıkta 3. Kişilerle İlişki (temsil) Bk 637: 2 olasılık var. Ortağın kendi veya ortaklık hesabına işlem yapması 1. İhtimal. Ör: restaurant işletiyorlar. Ortak rest için kasaptan et alırken bunu ben diğer arkadaşlarım hesabına alıyorum demezse kendi adınadır ve hak ve borçlar kendinde doğar. Ama tabi sora iç ilişkide aldığı et ve verdiği parayı rücu edecek. 2.olasılık: 3.kişi ile işlem yapan ortak açıkça şirket adına işlem yaptığını söylüyorsa hak ve borçlar direk şirket hesabına olacak. Burada diğer ortaklar adına ve hesabına işlem yapılıyor. İşleme yapan kişinin bir kere temsile yetkili olması lazım. Yoksa yetkisiz temsil hükümleri uygulanır. Diğer ortaklar anca işlemi kabul ederlerse bağlı olacaklar. Madde 40/1: yetkili bir temsilci tarafından bir başkası hesabına yapılan işlem- 637/2 maddesiyle bağlantılı. 40/2 de 637/1 ile bağlantılı. Acaba genel hükümlerdeki 40. Md deki gibi bilmesi gerekiyorsa adi ortaklık ortakları sorumlu olur mu? Adi ortaklıkta temsil için genel hükümler üzerine kurulmuş ama özel olarak da adi ortaklıkta temsili düzenlemiş ve farklar yaratılmış. 40.mddeki 3.kişiyi koruyucu imkanı adi ortaklıkta getirmemiş. 3.kişi işlemin başkaları adına yapıldığını biliyorsa sorumlu değildir imkanını benimsememiş adi ortaklıkta. Adi ortak temsilcisi 3.kişilerle işlem yaparken işlemi diğer ortaklar adına yaptığını söylemese ve 3.kişi de bunu bilse (yani başka ortakların olduğunu bilse bile) 637 ye göre adi ortağın ortakları bundan sorumlu olmaz.

637/3: Kendisine yönetim görevi verilen ortağın temsil yetkisi olduğu var sayılır. Yönetim karar alma sürecini ifade eder ve 3.kişileri etkileyen bir şey yoktur. Kararı alan ile icra edenler farklı olabilir. Yani 3.kişiler ile temsil yetkisi başkası olabilir. Ama bu farklılık açıkça söylenmemişse karine kural olarak yönetici ortak aynı zamanda temsilcidir. Olağanüstü işlemlerde ise bu yetki oybirliği bu ortağa verilmesi şarttır. Ve yetki belgesinde bu yetkisi açıkça belirtilecek.

Temsil yetkisinin verilmesi: Ortaklık sözl veya ortaklık kararı ile verilebilir. Bunlar yoksa kanun gereği 637 var.

Temsil yetkisinin kapsamı: Hukuki işlem (vekaletname) ile Kapsamı sınırlanabilir. Sadece satın alma için veya sadece 3.kişilerle tanıtım işleri vs ile sınırlanabilir. Kanun gereği yetki alınmışsa olağan işlerle sınırlıdır. Temsil yetkisi hukuki işlemleri kapsar ve geçerlidir. Haksız fiili kapsamaz.

Yetkisizlik varsa veya yetki aşılmışsa genel hükümlere gidilir. Diğer ortaklar onay vermediği sürece o işlem geçersiz olacak. 3.kişi de bu işlemle bağlı olmayacak.

Dava Ve takip Ehliyeti: Ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı için ortaklığın dava ehliyeti yok. Bütün ortaklar birlikte dava açacak ve onların hepsine dava açılacak. Müteselsil sluluğun geçerli olduğu bir borç ilişkisinde konusu para olan bir alacağı bakımından yine tüm ortaklara dava açılması gerekir dersek müteselsil sluluğa ters bir durum olur. O yüzden konusu para olan bir borç varsa herhangi bir ortağa dava açılması yeterlidir.

İflas açısından ortaklığın iflası istenemez çünkü tüzel kişiliği yok. Eğer adi ortaklık bir tic işletme işletiyorsa bütün adi ortaklar tacir olacaklarından adi ortaklık ortaklarının iflası istenebilir.

Temsil yetkisinin sona ermesi: Sürenin dolmasıyla, ortaklık sona ermesi ile, ölüm-gaiplik ilanı- fiil ehliyetinin sona ermesi ile genel hükümlere dayalı olarak sona erer. Bk 629 da yönetim yetkisinin sona ermesi söylenmiştir. Haklı sebeple yönetim yetkisinin kaldırılması idi. Bu beraberinde temsil yetkisini de kaldıracaktır.

 

Adi Ortaklıkta Sorumluluk

Tüzel kişiliği olmadığı için ortaklığın alacak ve borcu yoktur. Hak ve fiil ehliyeti de yok. 3.kişilere karşı müteselsil sluluk var Bk 638/3. Aksi kararlaştırılabilir mi? Yani münferit bireysel sluluğa dönüştürülebilir mi? Adi ortaklık sözl nde mütoyu kaldıran bir madde 3.kişiyi bağlamaz. Aksi ancak 3.kişi ile yapılan sözl ile söz konusu olabilir. Ör: konsorsiyum sözl.

Bk 638: Elbirliği mülkiyet var. Bütün ortaklara ait. Dilerlerse paylı mülkiyet esasını benimseyebilirler ve 3.kişileri de bu bağlar.

Ortağın kişisel alacaklısı ancak tasfiye payı üzerinde hak iddia edebilir. Ama eğer paylı mülkiyet esası benimsenmişse ama isteyebilir o paydan alacaklı.

 

Adi Ortaklığın Sona Ermesi

a)Amacın elde edilmesi veya edilmesinin olanaksızlaşması ile sona erer. Amaca ulaşılmasından sonra yeni bir amaç belirleyerek devam edebilir. Bu yeni bir adi ortaklık değil, eskisinin devamı niteliğindedir. Ve bir tasfiye yapılmasına gerek olmayacaktır.

  1. b) Ortaklardan birisinin ölmesi ile: Sözleşmeden mirasçılarla ortaklığın devamına ilişkin bir hüküm bulunmadığı taktirde ortağın ölümü ile ortaklık sona erer. Ama tabi diğer ortaklar miraşçıları ortaklığa almayı kararlaştırıp ortaklığı devam ettirebilirler.
  2. c) Sözl de o ortak olmadan ortaklığın devam edeceğine ilişkin hüküm yoksa; ortaklardan birisinin tasfiye payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesi durumunda 639/3 ortaklık sona erer. Yoksa adi ortaklık devam ettiği sürece o ortağın alacaklısı alacağını alamazdı. Bunun önüne geçmesi için tasfiye payı cebri icra ile paraya çevrilmesini isteyebilir alacaklı ve bu bir sona erme nedenidir.
  3. d) Ortağın kısıtlanması, iflası da sona erme sebebidir. Ortaklığı devam ettirmek istiyorsanız sözlye hüküm koyup o ortağı çıkarıp devam etmektir.
  4. e) Tüm ortakların oybirliği ile de sona erer.
  5. f) Bir süre belirlenmişse bu sürenin son bulması ile sona erer ortaklık. Bk 640/3 e göre süre sona ermesine rağmen örtülü olarak ortaklık devam ediyorsa belirsiz süreli ortaklığa dönüşüyor.
  6. g) Ortaklık sözl de fesih bildirme hakkı saklı tutulmuşsa; ortaklardan herhangi birinin fesih ihbarında bulunma hakkı var. Hiç kimse ömrü boyunca sözl ye bağlı kılınamaz. Ömür boyu kurulan ortaklığı da belirsiz süreli ortaklık kabul etmiş kanun. A nın ne kadar yaşayacağı belli değil çünkü. 640 a göre fesih ihbarının 6 ay öncesinden bulunulması gerekiyor. Dürüstlük kurallarına uygun olacak bildirim.Uygun olmayan zamanda yapılan bildirim sorumluluk doğurur. Ve hesap yılı sonunda hüküm ifade edecek bu bildirim.
  7. h) Haklı sebeple fesih: g deki fesihte belirsiz süreli ile ömür süresine bağlı sözl de veya sözl de açıkça fesih bildirim hakkı saklı tutulmuşsa 6 ay önceden ihbarda bulunacak. Haklı sebep aranmaz g dekilerde. Ama burada 3 ortaktan 2 si zarar veriyor. Rekabet yasağına aykırı davranıyorlar ve devam edilemez denip haklı sebeple fesih söz konusu olur. Mahkemeye gitme şart değil. Yani rekabete aykırı davrananlar tamam fesih edelim derlerse mahkye gerek yok. Haklı sebep halleri slaytta.

 

Sona Ermenin Hükümleri

Tasfiye süreci başlar. 3.kişilere karşı müteselsil sluluk olacak. Yönetim hakkı kalkıyor ve ortak amaç tasfiye ile sınırlı. Yönetici ortak sona ermeye kadarki yaptığı işlemler ile diğer ortaklar bağlıdır. Bk 641 de bunu açıklamış. Fesih ihbarı hakkı saklı tutulmuş ama diğer sona erme hallerinde sona ermeden haberi olmayabilir.

Tasfiyede 644 te birlikte tasfiye kuralı getirilmiş. Yani elbirliği ile yönetici olsun olmasın bütün ortaklar katılacak. Ancak sözl de farklı bir esasta belirlenebilir. Acaba ortaklar mahk den bir tasfiye memuru atanmasını isteyebilir mi aralarında anlaşamazlarsa? Kendileri atayabilirler, anlaşamazlarsa hakimden memur atanmasını her bir ortak bağımsız olarak isteyebilirler.

Zamanaşımı bakımından genel hükümlerdeki süre geçerli. BK 147/4 deki 5 yıllık süre geçerli taraflar arasındaki talepler bakımından.

 

27.02.2017     

TİCARET ORTAKLIKLARI (TTK 124)

– Kollektif ortaklık

– Komandit o.

– Anonim o.

– Limited o.

– Kooperatif şirketler

– ttk 124/2. Sermaye- şahıs ş ayrımı yapmış. Kolektif ve adi komandit şirket şahıs, diğerleri (anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık) sermaye ş. Bu ayrımın sebebi 3.kişilere karşı sluluk ilişkisidir. Kollektif ve adi komanditte şirket borçlarından dolayı şirketin mal varlığı kural olarak sorumlu, ama mal varlığı yetmezse ortaklar 3.kişilere karşı sınırsız ve müteselsil sorumludur adi ortaklıktaki gibi. Ama sermaye ortaklıklarında ortağın kural olarak şirket borçlarından dolayı sorumluluğu yoktur. Tek borcu şirkete karşı sermaye borcunu koymadır. Sermayesini koyduktan sonra bir sorumluluğu kalmaz. Kooperatif şahıs ve sermaye ayrımında yer almamış.

TTK 135: Küçük ve orta ölçekli şirketler: Kişi ortaklıkları içindir, ttk 1522 e atıf var, bu hüküm işletmeye ilişkin. 1523 diyo ki işletmeler için getirilen ölçütler aynı zamanda sermaye şirketleri için de geçerlidir demiş. Sermaye ortaklıkları için ttk 1523 geçerli.

 

TTK 126: ticaret ortaklıklarına uygulanacak hükümler: Her şirket türüne özgü hükümler saklı  kalmak üzere tmk tüzel kişilerine ilişkin hükümlere bakıcaz sonra. 3. Sırada ttk ticaret şirketlere olan hükümleri. 4.sırada bk adi şirkete dair hükümler var. Aynı zamanda kuralların uygulanmasına ilişkin emredici hükümler öncelikle uygulanacaktır. 2.sırada ortaklık sözleşmesi hükümleri uygulanacaktır tamamlayıcıdan önce olarak. 3.sırada ise tamamlayıcı hükümler gelecektir. 4.sırada diğer ticari hükümler. 5 .ticari örf ve adet ve son sırada genel hükümler (mk 1).

TTK ortaklıklarının en ortak özelliği tüzel kişiliklerinin bulunmasıdır (ttk 125). Bunun sonucu hak ve borçların tüzel kişilikte doğmasıdır. Ortakların bir araya gelmesine gerek yok. Ortaklardan bağımsız bir mal varlığı var. Ortakların ortaklıktaki payı oranında mal varlığı üzerinde dolaylı bir hakkı var. İstisnalar; slaytta var.

  • Kollektif ve komandit şirkette malvarlğı ile 3.kişilere sorumlu kural olarak. Ama ödenemezse alacaklar kolektif şirket ortağına başvurabilir.
  • Limited ortaklıkta kamu alacağı bakımından ortaklar sermaye payı oranında sorumlu. Bu sadece kamu borçlarıyla sınırlıdır ve şirketin malvarlığından karşılanamayan hallerde mümkündür.
  • Yasal temsilcilerden talep edilebilecek alacaklar
  • Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması

Tüzel Kişilik perdesinin kaldırılması: Hak ve borçlar tüzel kişideydi. Tk nın arkasındaki ortaklara gitme söz konusu değil ama perde kaldırılınca ortaklara başvurmak mümkün. Tüzel kişilik zarar veren konumda olmasına rağmen dürüstlük kuralınca ortaklığa değil ortaklara sorumluluk yüklenmesidir. İsviçre de bir devre mülk şirketi kuruyor ve inşaatlar yapıyor. Önemli bir şirkette diyo ki bu ortaklığın arkasında ben varım. İnsanlarda yatırım yapıyor ama sonra devre mülk şirketi batıyor. İnsanlarda o şirketin kamuda yarattığı güven duygusundan ötürü yatırım yaptığından hakim şirket zarardan sorumlu oluyor. Normalde tüzel kişilik sorumlu olurdu. Yani perde kaldırılmış oluyor. Perde olayı tüzel kişiliğin sorumluluğuna bir istisnadır. MK 2 ye göre hakkın kötüye kullanılması olarak uygulanamaz perde olayında.

Ticaret ortaklığı tüzel kişi olduğundan önce ortaklık alacakları alacağını alır. Arta kalan kısım paylaştırılır. Adi ortaklıkta ortağın kişisel alacaklısı ortağın payını tasfiye alacaklısı olarak isterdi. Tüzel kişilik yapısında bu yok, Ortağın kişisel alacaklısı ortaklıktaki pay üzerinde hak sahibidir.

Tic ortaklıkları bir ticaret unvanına sahiptir TTK 42-46. Tacir oldukları için bir tic unvanı olmalı.

Ehliyet: İnsana özgü olmayan bütün haklardan yararlanma ve borçları üstelenebilme TTK 125.Ama önce yasal organlarının oluşması lazım ki ehliyetten söz edebilelim.

Ultra Vires İlkesinin Terk Edilmesi: Önceden tic oraklıkları yalnızca sözl lerindeki yazılı konularda hak ve borç üstlenebilirlerdi. Yani faaliyet konusu ile sınırlıydı. Ana sözl de inşaat işi demişse şirketin reklam ile ilgili yaptığı faaliyet ultra virese takılıyordu. Yeni ttk da Ultra vires ilkesi kaldırılmıştır. Artık şirketlerin bir işletme konusunu belirlemesine gerek kalmadı mı? İşl konusuna yine yer verilmeli ama niteliği değişmiştir. İşl konusu yöneticilere verilen temsil yetkisini sınırlıyor artık. Bir anonim ortaklıkta ana sözl nde bir işletme konusu belirtilecek esaslı unsurları ile. Mesela inşaat diyecek, maden işl dicek.Bunun anlamı yöneticiler anca bu alanda sözl vs yapıcak yani. Ultra viresten farkı, temsil yetkisi aşılarak söz yapılırsa şirket yine bununla bağlı olacak. İşl konusu inşaat olan sözl de yöneticiye verilen yetki inşaat ile sınırlıdır. O yönetici sebze meyve satımı yapmışsa ultra virese göre geçersizdi ama yeni kanuna göre bu işlem geçerlidir kural olarak. Yetkiyi aşarak işlem yapan yönetici bir zarara yol açarsa bu zararı tazminle yükümlüdür TTK 371 e göre.

Kolektif şirket 233. Md: temsil ile ilgili.
Ticari Ortaklıkta Sermaye Konusu ve Unsurları

TTK 127: Aksine hüküm olmadıkça.. slaytta.

Bir ekonomik değeri ifade etmeli sermaye unsurları ve ortak amaca ulaşmaya elverişli olmalı. İnşaat şirketine illaki kamyon vs konur diye bir şey yok. Bir sanat eseri de sermaye olabilir çünkü onun da bir ekonomik değeri vardır. Satar ve koyar sermaye olarak.

 

1.3.2017

 

            Anonim ve limited Ortaklarda emek ve ticari itibar sermaye olarak konulamıyor. Hizmet edimi, kişisel emek, ticari emek ve vadesi gelmemiş alacak anonim ortaklık ve limited ortaklık da sermaye olarak konamıyor (TTK 342-581). 1 yıl vadeli alacak sermaye olarak kondu. Vade yaklaştığına 2 yıl daha uzatılabilir. Böyle bir risk olduğu için kötüye kullanmayı engellemek için kanun koyucu (kk) bunu getirmiş.

Halka Açık Anonim ortaklıkta nakit sermaye koşulu var. Komandit şirketlerde komanditer ortağın (sadece şirkete getirdiği sermaye ölçüsünde sorumlu yani) emek ve ticari itibarını sermaye olarak koyması engellenmiş.

SERMAYENİN ORTAKLIĞA GETİRİLMESİ

Genel ilke TTK 128/1: sermaye koyma, ortağın şirkete karşı borcudur ve bunun şirket sözl nde neyi sermaye olarak koyacağını taahhüt etmiş olması gerekiyor. TTK 128/2 de ayni sermayenin getirilmesi düzenlenmiş. Burada taahhüt taşınmazsa tapu siciline, fikri mülkiyet hakları ve diğer değerler özel siciline kayıt edilmesi gerekiyor. Sicile kaydı gerekmeyen bir şeyse bunlarında güvenilir bir kişiye tevdi edilmeleri gerekiyor. Yani malikin tasarruf yetkisi kalmamalı. Bu 3.kişide taraflarca belirlenebilir ama malik tevdi edilen kişi olamaz.Örneğin bürodaki mobilyalar sermaye olarak konacaksa güvenilir bir kişiye tevdi edilecek. Ve özel sicile yapılan şerh iyiniyeti kaldırır. Her nasılsa 3.kişi malı mülkiyeti edinmişse eğer şerh varsa şirket ayni dava açarak malı geri alabilir.

Taahhüt aşaması bittikten sonra tasarruf aşaması nasıl gerçekleşiyor. Çünkü mülkiyet tasarrufla geçiyor. TTK 128/4 e göre taşınırlar bakımından ortaklık ticari siciline tescili ile şirket kurulmuş sayılıyor ve andan itibaren taşınırlarda şirket malik sıfatıyla o mal üzerinde tasarruf edebiliyor. Taşınmaz mülkiyeti açısından ise TTK 128/5 e göre taşınmazların tapu siciline tescili gerekiyor tasarruf için. Bu konu tartışmalı. MK 705/1: taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur diyerek genel ilke koymuş. 2.fıkra: miras, cebri icra vs gibi hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. BU hallerde malikin tasarruf işlemi yapabilmesi için tapuya tescili gereklidir diyo. Yani 705/2 ile 128/5 aynı paralelde. Yani burada tescilsiz bir iktisap şirketçe olabiliyor. Artık sonradan yapılacak tescil sadece tasarruf için gerekli oluyor.

2 tür şerh var. MK 1009-1010. Kişisel ve tasarruf yetkisinin sınırlandıran şerhler. Yapılan şerh tasarruf yetkisini ortadan kalkmıyor. Ama 3.kişi elde etmişse şerh sayesinde geri istenebiliyor 1009 a göre. 1010 da tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ile ilgili şerh. Eğer biz ttk 128teki şerhi 1010 daki algılarsak o zaman evet taşınmaz tapu siciline tescile gerek kalmadan şirketin mülkiyetine girer deriz. Ama burada şirket sözl den kaynaklı bir kişisel hak sahibidir. Bu yüzden 1009 daki şerhin amacına çok daha uygun bir durum var. MK 705 e geri dönersek 1.fıkrada genel kuralı koyduktan sonra 2.fıkrada kanunda öngörülen diğer hallerde demiş. Yani kanunda açıkça tescilsiz olarak iktisap halinin düzenlenmiş olması gerekir. Ama baktığımızda ttk da böyle bir hüküm yok. TTK 128/8 de ihtiyadi tedbir talebini düzenlenmiş. Sermaye koymayı taahhüt edenin ihtiyadi tedbir kararı alabileceğini söylemiş. Yani toparlarsak bir çok faktörden baktığımızda şirketin taşınmazın mülkiyetin geçişi ve tasarrufta bulunabilmesi için tapu siciline tescile gerekiyor.

TTK 128/6: Şirket kuruldu tescil edildi. Anonim şirkette yönetim kurulu tescili isteyecek. YK, GK tarafından seçilecek. Çağlar Hoca şirketin yüzde 75 nde pay sahibi diyelim. GK da güçlü bir adam. Herkes ona bakıyor. Çağlar hoca taşınmazı taahhüt ediyor. İşte şirket yöneticisinin tescil istemesi yerine ticaret müdürü tarafından resen şirket tescil edildiğine tapu siciline yazı yazacak. Şu taşınmaz taahhüt edilmiştir. Ve bu taşınmaz şirket adına tescil edin diyecek. Dolayısıyla artık büyük ve güçlü ortağın gücünü kötüye kullanması engellenmiş oluyor.

 

Sermaye Taahhüdü Yerine Getirilmezse Bunun Sonuçları Ne olur?

TTK 128/7: Ortaklık bu taahhüdünün yerine getirilmesini isteyebilir, dava yetkisi de vardır. Gecikme nedeniyle çıkan zararın tazminini de isteyebilir.Sermaye şirketlerinde ortak mütemerrit ortağın borcu için talep hakkına ve dava açma yetkisine sahip değildir. Bu hak sadece ortaklığa ait. Ama Şahıs şirketleri bakımından şirket ortağı taahhüdünü yerine getirmeyen ortağa talep hakkı vardır. Sermaye şirketlerinde zaten şirket malvarlığı ile sorumlu, ortağın bir riski yok. Ama şahısta tam tersi.

TTK 130: Tekeffül. Burada bir alacağın devredilmiş olması bir ifa yerine edim sayılmaz çünkü borç sona ermemiştir. Dolayısıyla bu bir ifa uğruna edimdir. 2.fıkrada ise mesela alacağın var. 1 ay geçerse bir de gecikme faizi de öngörülmüştür. Fıkrayı oku direk.

 

KARİNELER TTK 131

Bir malvarlığı unsuru sermaye olarak getirilmesi bir taahhüttür. Ama kanunda bazı karineler var. Sermaye olarak konulan ayınlara bilirkişi tarafından saptanan değerler kişiler tarafından kabul edilmiş sayılır. Sermayenin parasal karşılığı mutlaka olması ve o şekilde gösterilmesi gerekiyor. Tarlayı sermaye olarak koyabilirsin. Ama parasal değeri yazılacak. Bunun içinde bilirkişi incelemesi yapılabiliyor.

Aksi kararlaştırılmamışsa örneğin 2 tane minibüsü sermaye olarak koyuyorum dediyse ve kullanma mı yararlanma mı olarak olduğu belli değilse kanun bunu mülkiyetin devri olarak kabul etmiş.

Diyelim ki bir şirket hizmet binası olarak kullanmak için bir daireyi dekore etti. Dedi ki iç mimara her yıl elde ettiğimiz kardan size ödicez borcumuzu. Acaba iç mimar bir ortak mı oldu? Yoksa burada bir istihdam sözl mi var. Kk karine olarak burada bir hizmet sözl olduğunu belirtmiş ve iç mimarın ortak olarak kabul edilmeyeceğini söylemiş.

 

TTK 132: Tamamlayıcı bir hükümdür. Aksi kararlaştırılabilir. Katılma payına karşılık faiz ve ücret alma konusu düzenlenmiş. Bu ancak şirket sözl nde kararlaştırılmışsa söz konusudur. Bu hükmün sebebi: Sermaye koyduğunuz anda hemen bir kazanç elde etmeniz mümkün değil. Bir zamana ihtiyaç var. Eğer burada bir faiz yasağı getirilirse girişimciler için olumsuz bir sonuç doğurur. Onları teşvik etmek adına faiz ve ücret ödenmesi kararlaştırılabilir.

TTK 133: Ortaklardan birinin kişisel alacaklısı o ortağa düşen kar payından veya tasfiye payından isteyebilir. Eğer bilanço düzenlenmemişse kar payından veya tasfiye payı üzerinde haciz koydurtabilir. 3.kişi ortağın şirketteki kar veya tasfiye payı üzerinde haciz koydurabilir. 133/2 de bir şans daha verilmiş. Ortağın alacaklısı hem şahıs hem de Sermaye şirketlerinde hem kar payı hem de tasfiye payı üzerinde haciz koyabilir. Şahıs şirketlerinde ayrıca ortağın ortaklık üzerindeki payına da haciz koydurabilir. Bir anonim ortaklığın ortağının otaklık payı üzerinde yani haciz konabilir.

147/4: 5 yıllık zamanaşımı var.

 

 

TİCARET ORTAKLIKLARINDA BİRLEŞME-BÖLÜNME-TÜR DEĞİŞTİRME

Yeniden yapılandırma işlemleridir genel başlık olarak.

TTK 136 vd: Şirket Birleşmeleri:

  • Devralma yolu ile
  • Yeni kuruluş yolu ile

Olmak üzere 2 tür birleşme var 136/1 e göre.

Şirketlerin birleşme yoluna gitme amacı: En az 2 tane şirket malvarlığını bir araya getirmesi bir güç birliği yaratacaktır. Hedeflenen şey bir sinerjidir. Bir katma değer yaratmaktır. Şirketlerden bir tanesi üretim diğeri pazarlama yapıyor. Ama farklı tüzel kişilikler, yk altında sürdürülmesi yerine birleşme yolu ile tek güç olurlar. Ayrıca aynı şirketler top içerisinde de olabilir birleşme. Ör: Koç grubu içerisinde faaliyet gösteren beko-arçelik gibi şirketler var. Bunlarda birleşebilir. Varan ve Ulusoy birleşme yoluna gittiler mesela. En yaygın biçimde kullanılan biçim yeniden yapılanmadır, yeniden kuruluştur.

Birleşmede külli halefiyet söz konusudur. Birleşme kararının gk tarafından alınıp tescil edildiği anda haklar ve borçlar başka bir işleme gerek kalmaksızın devralan şirkete ya da yeni kurulan şirkete aktarılır.

Kullanılan yönteme göre sona eren şirketin ortaklığına kurulan veya birleşilen şirkette pay verilmesi olacaktır. Devrolunan şirket her 2 yöntemde de hukuken sona eriyor. Uygulamada daha çok devralma yolu ile birleşme var. Yeni kuruluşun kullanım alanı daha dardır. Sona eren şirketin ortakları devralan şirkette devrettikleri malvarlığı payı oranında pay sahibi olacaklar.

Geçerli Birleşmeler TTK 137:

  • Ticaret ortakları- ticaret ortaklarıyla
  • Sermaye ortaklığı/ kooperatif- kişi ortaklığı birleşmesinde kişi ortaklığının devrolan ortaklık olması koşulu

Birleşmeye taraf olan şirketlerin türlerinin aynı olması şart değildir. Bir anonim şirket bir limitedle de birleşebilir. Peki 137 deki olay ne? Tek şart: Sermaye şirketleri şahıs şirketleri ile birleşirken devralan şirket olması gerekir. Ör: bir anonim ortaklık kolektifle birleşebilir. Ama anonim ortaklık mutlaka devralan olmalıdır. Sebep şu: sorumlulukla alakalı. Ortağın sorumluluğun genişlemesine izin vermiyor kanun koyucu. Kollektifte müteselsil kişisel sorumluluk var. Ama anonim şirkette ortaklar şirketin borçlarından dolayı hiçbir şekilde 3.kişilere sorumlu değildir. Kollektif eğer anonimi devralırsa anonim ortakları da borçtan sorumluluktan kişisel olarak sorumlu olacaktır. Kanun işte bunu engellemek adına bu hükmü getirmiştir. Peki kolektif şirket alacakları içinde kötü bir durum olmayacak mı? Artık karşısında bir anonim şirket var. Bir hak kaybı olmayacaktır. Çünkü kk, sona eren şahıs şirket ortaklarının sorumluluğunu 3 yıl boyunca sorumlu tutmaya devam etmiştir.

Yeni kanunda bazı özel durumlar var birleşmede. TTK 138: Tasfiye halindeki ortaklığın birleşmeye katılması. Önce şirket sona erecek, ondan sonra mal varlığı tasfiye edilecek. Bir şirket tasfiyeye girmişken birleşmeye taraf olabilir mi? Mal varlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla birleşmeye taraf olabilir. Birleşme bir malvarlığının bir araya getirilmesi, bir bütünlük oluşturma amacıdır. Tasfiye çok uzun ve yorucu bir süreç, o yüzden tasfiyeyle uğraşmak yerine birleşmeye gitmek daha cazip geliyor insanlara.

2.özel hal TTK 139 da. Sermaye kaybı veya borca batıklık durumu olan şirketlerin birleşme taraf olması: TTK 376 da sermaye kaybı tanımlanmış. Sermaye kaybında esas alınan şey şirketin zararıdır. Sermaye ve yedek akçeler toplamı 100, zarar ise 60 olsun. Demekki şirketin zararı yarısından fazla. Bu şirket sermayesini kaybetmiştir. Bir de borca batıklık var. Şirketin borçlarının artık şirketin öz kaynakları ile karşılayamamaktır. Yani sen artık borcunu ödeyemiyorsun. Bu 2 halde kk iyileştirici birleşmeye izin vermiştir. Bir başka şirketle birleşebilir ama bu birleşme sonrasında şirketin finansal açıdan sağlıklı olması gerekiyor. Birleşmeye taraf diğer şirketçe devrolunan şirketteki borca batıklık veya sermaye kaybı giderilmesi gerekecektir. Bu en önemli şarttır. Burada sermaye kaybı veya borca batık şirket illa ki devrolan olacak diye bir şart yok. Devralabilir de çünkü tasfiyede şirket zaten sona ermiştir. Ama burada hukuki varlık devam ediyor sadece finansal açıdan sıkıntısı vardır.

Birleşmede Yöntemler:

  • Yeni kuruluş: birden çok tic ortaklığın yeni ortaklıkta birleşmesidir.
  • Devralma: taraflardan birisinin infisah ederek diğeri bünyesinde birleşmesidir.

Birleşmeye Ait İlkeler

  • Devrolan şirket infisah eder ve malvarlığı devralan şirkete intikal ediyor.
  • Kendiliğinden geçiş- külli halefiyet ilkesi söz konusu. Yasada aranan özel devir yöntemlerine gerek olmadan topyekün geçiş yani
  • Malvarlığında devamlılık ilkesi: İnfisah eden ortaklığın malvarlığının tasfiye edilmeyip bütün halinde devralan ortaklığa geçmesidir. Şirketin tic siciline tesciliyle devralan şirkete geçiş söz konusu.

Sona eren şirketin ortakları tic siciline tescil ile birlikte devralan şirkette ortak oluyorlar. Yani tescil burada kurucudur. Devredilen mal varlığı üzerindeki hakları devralan şirkette de aynı şekilde devam ediyor yani.  Sona eren şirkette yüzde 40 pay sahibiysem devralanda da yüzde 40 tır diyemeyiz. Devralanın malvarlığı diyelim ki 100 milyon. Devrolunanın 40 milyon. Dolayısıyla oranlar değişecektir. Bir oransallık kurulması gerekecektir. Önemli olan ekonomik bakımdan aynı bütünlüğün sağlanmasıdır. Dolayısıyla devrolan-devralan şirketler malvarlıklarının bir değerlemesinin yapılması gerekecektir. Hesaplamayı yeminli müşavir veya denetime tabi şirketlerde denetçi kişi yapacak. Sonunda ortaya bir birleşme oranı çıkacak. Birleşme sonrasında orantı belli olacak ve ona göre pay-hak sahibi olacaklar.

TTK 140: Sona eren şirketteki hak sahibi olan ortak devralan şirkette de aynı hakkımı istemde bulunma hakkıma sahibim. Ama tabi birleşme oranına göre yapılacak bir değerleme ölçüsünde pay verilecek. Devrolan şirkette sahip olduğu imtiyazlara devralınan şirkette sahip olunmayabilir. Ama bu defa da onun parasal karşılığı alınacaktır.

Sona eren şirketin ortaklarına her durumda devralınan da pay verilmesi zorunlu mudur? Eskiden zorunluydu. Bu ilk başta kulağa hoş geliyor. Ama bu bir anlamda ortakları birleşme işlemine mahkûm ediyor. Birleşme her zaman planlandığı şekilde gitmeyebilir. Bu yüzden ortak birleşmeye karşı olabilir. Birleşmenin işe yarayacağını düşünmeyebilir. Sadece parasını alıp çıkmayı tercih edebilir. Siz birleşin bana hakkımı verin ben gidiyorum diyebilir. Eskiden bunu diyemiyordu. O yüzden anca birleşmenin iptali davasını açmak zorundaydı. Bu da menfaatler dengesine karşı oluyordu. Yeni kanunda çözümler gelmiş:

  • TTK 140/2: Denkleştirme Ödemesi. Küsuratları ortadan kaldırmak amacıyla bu çözüm getirilmiş. Devrolunan şirketin ortağı payının bir kısmı için karşılığını(PARA) alıyor bu şekilde.
  • 141/1: Ayrılma Akçesi. Payı karşılığındaki tr yi alıp ortaklıktan çıkma amaçlanıyor. Esasen bu birl sözl de belirtilmeli baştan. Ama bu isteğe bağlı. birde zorunlu ayrılma akçesi var. Sona eren şirketteki ortağın yeni ortaklıktan çıkmak istememesine rağmen çıkarılması söz konusudur. Çünkü birl sözl nde sen payını alıp gideceksin diye madde konmuş. Burada ama ağırlaştırılmış bir yetersayı var TTK 151 de getirilen. En az yüzde 90 oy çoğunluğunu sağlarsanız azınlığı ortaklıktan çıkarma hakkınız oluyor.

 

Sermaye Artırımı: TTK 142: Devrolunan ortaklık ortaklarının haklarını koruyacak düzeyde sermaye artırımı yapılmalı. 142/2: Devralan şirketin türü neyse bir sermaye artırımı olacak ama ayni sermaye hükümleri uygulanmıyor. Çünkü külli halefiyet gereği devrolunanın malvarlığı bir bütün olarak işleme gerek kalmaksızın devralana geçiyor. Bir ayni sermaye koyma taaddüdü söz konusu değildir dolayısıyla.

Birleşmede Hesaplama:

Bilançoya göre tespit ediliyor kural olarak. TTK 144: Kural yıllık bilançodur. Bazı hallerde yıllık yerine ara bilanço hazırlanır. Hangi hallerde ara bilanço kullanılıyor slaytta. 6 aylık bir son kullanma tarihi belirlenmiş yıllık bilanço için. 6 ay geçmişse ara bilanço kullanılacaktır. Şirket kar dağıtımı yaparsa yani nakit çıkışı olursa birleşmeye katılan şirket ara bilanço çıkarır 144 e göre. Bilanço ile birleşme oranı tespit ediliyor ve bu en önemli noktadır. Birleşme taraf olan şirketlerin malvarlığı bir araya gelecek ve sona eren şirketin devam eden şirkette ne kadar pay sahibi olacağı bu birleşme oranına göre belirlenecek.

Birleşmede Yöntem

Genelde Gk yada Yk dan çıkacak karar ile birleşme işlemlerine başlanması süreci başlar. Sonraki aşama birleşme görüşmesidir. Bu aşamada birleşme sözl öncesi tarafların culpa in contrahendo (akit öncesi sorumluluk) yükümlülükleri var.

Birleşme Sözleşmesi (TTK 146)

Sözl nin şekli 145. Md: Yazılı olacak. Sözl Yk tarfından imzalanacak ve GK tarafından onaylanacak. Onay dan sonra hukuken kesinlik kazanıyor ve tic siciline tescille birlikte birleşme gerçekleşiyor. Bu da külli halefiyetin hukuki temelini oluşturuyor. Tescille beraber mallar otomatikman geçiyor. Birl nin hüküm ifade edebilmesi için sözl nin gk ler tarafından onaylanması gerekir. Birl sözl nin ayni özelliği: onaylanan sözl tic siciline tescili durumudur.

Birl Raporu TTK 147: Özü itibariyle bu birleşmeye neden ihtiyaç duyuldu, faydası, riskleri nelerdir şeklinde ortakları aydınlatmaya yönelik bir rapordur. GK de bu rapora göre oy kullanabilir. 147/4: tüm ortakların onaylaması halinde rapor düzenlenmesinden vazgeçilebilir.

TTK 149: Birl Sözl gk ya sunulmadan önce yapılacaklar bu maddede düzenlenmiştir. Bunlar; birl sözl, birl raporu, son 3 yılın finansal tabloları da karşılaştırmalı olarak verilir. Süre; Gk kararından önce 30 gündür.  Halka açık şirketlerde bu süre 60 gündür.  Yöntem slayyta.
Malvarlığında Değişiklik Olması (TTK 150)

Birleşme Sözl ile Gk onayı arasındaki dönemde olabilir bu değişiklik. Ör yukarıda söylediğimiz 30 günlük sürede. Birl katılan şirketlerden birinin aktif ve pasifinde önemli değişiklik meydana gelmişse o şirket hem kendi hem de diğer gk-yönetim organlarına bildirir. Değişiklik sonrası öncelikle birl sözl bir gözden geçirilmesi gerekiyor. Değişiklikler eper birl oranını etkilemeyecek ölçüdeyse sözl değiştirilmeden onaylanabilir. Tamamen Gk nin sorumluluğunda bu durum.

GK Kararı

Yetkili Organ genel kuruldur. Yetersayı TTK 151.maddede düzenlenmiş.

 

YARGITAY KARARLARI

1- Gizli Ortaklık Kararı 13.Hukuk Dairesi: Bu kararda önemli bir husus var. ‘‘Bu durumda limited şirket geçersiz olup, Bk 620 ye göre adi ortaklık olduğunun kabulü gerekir’’. Ortaklardan birisi doktor değil, diğer ortaklar diyor ki biz sana yüzde 20 pay verelim ama bu pay doktor ortaklardan birinin üzerinde görülsün. Bu yüzden Yargıtay diyor ki bu limited şirket hükümsüzdür, adi ortaklık hükümleri geçerlidir demiş ve tasfiyeye karar vermiştir. Burada çözülmesi gereken hukuki sorun doktor olmayan ortağın 58000 dolarlık ayni sermayenin niteliğinin ne olduğudur. Doktor olmayan ortağın hukuki niteliği nedir? Adi ortaklık kanunun emredici hükümlerine aykırı olamaz. Adam doktor değil ama kanunen doktorların ortak olabileceği şirkete gizli ortak olmuş. Dolayısıyla emredici hükme aykırılık var. Bu nedenle bu adi ortaklık kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir demiş Yargıtay. Limited için ne denebilir? Hocaya göre limited şirketin geçersizliğini gerektirecek bir sebep yok. Limited şirketin kurucu iradesi bir gizli işlem yapmak değil, sadece sermayeye katkı amacıyla dışarıdan alt katılım ortaklığı yapıyorlar. Gerçek iradeleri limited şirket kurmak. Adi ortaklık sözl geçersiz olduğuna göre 58000 dolarlık sermaye ancak sebepsizlik zenginleşme hükümlerine göre istenmesi gerekecek. Ama Yargıtay tasfiye hükümlerine göre olur demiş.

 

2- Adi Şirketin Tasfiye Talebi Hukuk Genel Kurulu: Bu olayda adi ortağın bir ortağı olan Altınbaşağın kişisel borcu var bir alacağa karşı. Altınbaşağın da karayolları nezdinde bir alacağı var. Altınbaşağın alacaklısı da bu karayolları üzerinde haciz koyduruyor. Hocaya göre burada bir konsorsiyum söz konusu. Bk 639: ortaklığın sona erme hallerini söyledikten sonra 3.fıkrada cebri icra ile paraya çevrilmeyi de bir sona erme sebebi saymış. Yani ayrıca bir fesih davası açmaya gerek yok. Kişisel alacaklı karayollarında haciz koyuyor ama oradaki para Altınbaşapın değil, adi ortaklığın. Dolayısıyla ortaklar haczi kaldırmış. Yargıtay bunu bozmuş ama Hukuk Genel Kurulu ilk derece mahkemesini haklı bularak karayolu üzerinde haciz konamayacağını söylemiş. Çünkü sadece tasfiye payı üzerine haciz koyabilir ortağın şahsi alacağı.

  1. KARAR: Takip edemedim.

 

Birleşme kararının kesinleşmesi

  • Bütün ortakların katılabildiği karar organlarında alınan bir kararla birleşme sözleşmesi onaylanır.
  • Onaylanırsa hukuki kesinlik için ticaret siciline tescil gerekir.
  • Devralan şirketteki sermaye artırımı da aynı tescille gerçekleşir.
  • Devrolunan şirket bakımından da dağılma sebebidir. Devrolunan şirket sona ererek hak ve borçlarla devralan şirkete geçer. Yani, Külli halefiyeti sağlayan da tescil işlemidir.
  • Tescil bu nedenle kurucu bir işlemdir.
  • Birleştirme işlemi için kolaylaştırıcı yöntem benimsenmiştir. Birleşmeye tabi şirketlerin arasındaki ilişki gereği genel hükümler anlamını yitirebilir. Şirketler arası iki tür sermaye ilişkisi olabilir:
    • Mutlak bütünlük hali: Devralan şirketin devrolunan şirketin paylarının tamamına sahip olması ya da devralanın da devrolunanın da paylarının tamamı üstte bir başkasına ait olması hali.Bu durumda süjeler ayrı olsa da ekonomik bakımından bir bütünlük vardır ve koruyucu önlemler burada anlamını yitirir.
    • Devralanın, Devrolunan şirket sermayesinin en az %90’nına sahip olması.Bunun kolaylıktan yararlanabilmesi için azınlıktaki pay sahiplerine payların yanı sıra ayrılma akçesi de önerilmiş olmalıdır. Azınlığa mutlak takdir yetkisi ile seçim imkanı verilir. Kişi ortaklıklarında bazı ek ödemeler getirilebilirken, sermaye şirketi birleşmelerinde bunun yer almaması gerekir.

 

  • Mutlak bütünlük için sağlanmış kolaylıklar;
  • Birleşme sözleşmesi içeriği basitleştirilmiştir.
  • Birleşme raporu düzenlenmesine gerek yoktur.
  • İnceleme hakkına gerek yoktur. Azınlık haklarını korumaya yönelik olduğu için her iki taraf da aynı kişiye ait olduğundan gerek yoktur.
  • Genel kurulda onaya ihtiyaç yoktur. Birleşmeye taraf şirketler zaten tek elde ise tekrar bir onaya ihtiyaç yoktur.
  • Bunlar zaman tasarrufu sağlarlar.

 

 

 

  • %90’lık oran için sağlanmış kolaylıklar
  • Birleşme raporu düzenlenmesine gerek yoktur.
  • Karar, genel kurulda değil yönetim organlarında onaylanır. İşlemlere karşı iptal davası açısından azınlıklar bu davayı yönetim kuruluna açabilirler.
  • Yeniden yapılanma sonrasında birleşmeye taraf şirketlerin daha sorunsuz yönetim oluşturma hakları da göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle hakkı kötüye kullanan azınlıkların ortaklıktan çıkarılma hakları saklı tutulmuştur. Sorun çıkaran azınlığın payı ödenerek, ortaklıktan çıkarılması bu nedenle mümkün olabilmektedir.

Alacaklıların korunması

TTK 157

Şirket alacaklıları birleşme işleminden önce alacakları güvence altına alınarak birleşme işlemlerinin tamamlanması mı doğrudur? Ki bu alacakların şirket birleşmelerini önleyebilme ihtimalini doğurur.Yoksa, mal varlıkları bir bütün haline gelen şirket alacaklıları zarara uğratmaz ki mi diyeceğiz? Bu nedenle birleşme işlemi sonrasına mı bırakılmalıdır?

Eski kanun birleşmeden önce bir koruma getirmişti. Yeni kanun ise birleşme sonrası bir koruma getirmiştir. Devralan şirket alacakları teminat altına alır. Yeni düzenlemeye göre;

  • İlan yapılarak alacaklıların isteğine göre teminat talepleri kabul edilir.
  • Muaccel olmamış borçlar açısından, teminata bağlanması için şirkete başvurulması gerekecektir. Vadeye az kaldı yahut faiz yükü çok fazla ise teminata bağlamak yerine borcu ödemeyi tercih edebilir.
  • Diğer alacaklıların zarara uğramayacaklarının anlaşılması yani yeterli mal varlığının bulunması halinde bu sayılanlar mümkün olur.
  • İş kanunu bakımından, işverenin değişmesi bakımından işçiyi koruyacak hükümler vardır.

Ortakların sorumluluğu TTK 158

  • Hem bölünmede hem birleşmede, ticaret siciline tescille birlikte bütün hak ve borçlar devralana geçer.
  • İşçinin tüm hakları geçerliliğini korur ancak ayrılma hakkı saklı tutulmuştur.

İş ilişkilerinin geçmesi 

MADDE 178- (1) Tam veya kısmi bölünmede, işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi itiraz etmediği takdirde, devir gününe kadar bu sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarla devralana geçer.

  • Şirket borçlarından kişisel sorumluluğu olanların borçları ne olacak?

Anonim şirket kolektif şirketidevralırsa, kolektif şirkette ortaklar borçları ödeyemezse, sınırsız müteselsil sorumlu ikenanonim şirket sadece mal varlığı ile sorumlu olacağından, bir koruma getirilmiştir.

 

 

158 (2) Devrolunan şirketin borçlarından doğan, ortakların kişisel sorumluluğuna ilişkin istemler, birleşme kararının ilanı tarihinden itibaren üç yıl geçince zamanaşımına uğrar.

 

3 yıllık bir geçiş belirlenmiştir. Muaccel borçlardan itibaren işlemeye başlar. Muaccel olmayanlarda muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar.

  • Birleşmeden önce doğmuş olacak
  • Borcu doğuran sebepler birleşmeden önce olacak
  • Kamuya arz edilmiş tahvil ihraçları bakımından getirilmiş şeyler de vardır.
  • Söz konusu ortaklıklar hukukundan kaynaklı borçlardır BK’dan doğan kişisel borçlarda bu söz konusu olmayacaktır.

 

 

15.03.2017

BÖLÜNME

Yöntem: TTK 166.

Bölünme Dışında Kalan Malvarlığı TTK 168.

Bölünme sözlnde veya planında tahsisi yapılmayan şeylere ne olacak? Sona eren şirketin malvarlığı diyelim ki ¼, ¼ ve 1/2 oranında devrediliyor şirkete. Ve 2 araç devirde yer almamış. Bu bölünme oranına göre şirket o hesap edilmeyen şey üzerinde paylı mülkiyet sahibi olacaktır.

TTK 169: Bölünme raporu var aynı birleşmede olduğu gibi.

TTK 171: İnceleme Hakkı var ortaklara tanınan. Ama bir düzensizlik var. Birl de en az 1 ay önce inceleme hakkı vardı. Bölünme de ise bu süre 2 aya çıkmış.

TTK 150: Malvarlığındaki değişiklikler birleşmedeki hükümlerle aynı.

TTK 174: Alacaklılara Çağrı. İnceleme hakkı süresi dışındaki 2.fark bölünme ile birleşme arasındaki alacaklılara çağrıdır. Genel Kurul kararından önce alacaklılar davet edilir bölünmede. Kk bölünmeyi birl ye oranla daha riskli gördüğü için alacaklılara daha çok koruyucu bir düzenleme yapmış. Hocaya göre birl de takip edilen kurallar burada da olmalıydı.

TTk 175: 3 tane ilan veriliyor alacaklılara. 3 ay içinde şirkete başvurup istemde bulunan alacaklılara teminat vermek zorunda. Tabi bu alacaklar henüz muaccel olmayandır.Muacceller zaten direk alabilir. Tabi bölünme alacaklıları hiç etkilemiyorsa yani bölünme sonrasında hiçbir alacaklı zarara uğramayacak şeklinde şirket yeminli müşavirden rapor alırsa şirket teminat gösterme yükümlülüğünden kurtulur.

Bölünme Kararı: Taraf ortakların Genel Kurul onayı ile bu karar alınır. Bölünme istemini kabul etmeyen ortak payını alıp ortaklıktan ayrılabilir.

TTk 176: Sorumluluk konusunda ise bir müteselsil s. Var. Bölünmede diyelim ki bir işletme otel varsayalım. Bu otelin diyelim kredi borçları var. Tabi bu kredi borçları da diğer şirkete devredildi. Peki bu borçtan kim sorumlu. Bölünme yolu ile oteli devralan şirket 1.dereceden sorumlu olacak. O ödeyemezse devrolan şirket 2.dereceden sorumlu olacak. Böllünme sırasında verilere göre şirketin malvarlığı otelin kredini borcunu ödeyebiliecek durumdadur. Ama bölünmeden sonra diyelim kriz nedeniyle otelin değeri ve geliri düştü. Ve şirket otelin borcunu ödeyemedi. Önce oteli devralan şirket ödemek zorundadır.  176/2: 1.derecede sorumlu iflas etmişse, konkordato süresi almışsa, aleyhinde yapılan takip sonrasında bu alacağın ödenemeyeceği anlaşılırsa ve borçlu aciz belgesi almışsa, 1.dereceden sorumlu şirketin merkezi yurtdışına taşınıp borcu ödemeyeceği anlaşılmışsa 2.dereceden sorumlu şirket borcu ödemek zorunlu olacak.

TTK 178: İş sözl bölünme yoluyla devralana geçiyor. Oteli devralan şirket yani iş sözlni de devralıyor. Bu nedenle İŞ K hükümlerine başvurmaya gerek yok. Ama işçi eğer devralan şirkette çalışmak istemiyorum derse iş akdi kendiliğinden sona eriyor ve haklarını iş K na tabi olarak alacak. İş sözl kendiliğinden birl de devralan şirkete bölünme de bölünme ile devralan şirkete geçmektedir.

Bölünme kararı sonrasında tic siciline tescil ediliyor. Ve tescille birlikte geçerlik kazanıyor bölünme. Eğer tam bölünme söz konusuysa yani bölünen şirketin tamamı aktarılıyorsa böl kararının tescili bölünen şirket sona erdiği anlamını taşıyor. Bölünme konusu malvarlığındaki eşyaların başka bir işleme gerek kalmadan külli halefiyet ilkesi ile devralana geçiyor tic siciline tescili anında. Uygulama da kısmi bölünme daha çok. Tam bölünmede şirket sona erdiği için çok tercih edilmiyor. Bölünme bitti.

 

TÜR DEĞİŞTİRME

 

            TTK 180 tanımlamış tür değiştirmeyi. Bir malvarlığı transferi yoktur. Şirketin hukuki şeklinin değişmesi söz konusudur. Dönüşen ortaklık eskisinin devamı niteliğindedir. Limitedden anonime geçmek en çok görülendir. Geçerli tür değiştirmeler TTK 181 de yazılmış.

Tür değiştirmedeki tür kavramı teknik bir kavramdır. Kanunda sayılan türlerdir anca. Halka açık anonim ortaklık mesela tür oluşturmaz. Anonim ortaklık içindeki özel bir türdür aynı banka gibi.  Yeni bir ortaklık türü de yaratmak mümkün değil. Sınırlı sayı ilkesi var çünkü.

Tür değiştirmenin unsurları: Yasada düzenlenen tipler arasında dönüşüm mümkün. TTK 183 oku.

Tür Değiştirme Nedenleri:

  • Anonim şirketin prestijinden yararlanma
  • Yeniden yapılanma gereksinimi
  • Kapalı Açık Tip arasında geçiş gereksinimi
  • Sermaye Ortaklığına geçişin yasal ve teknik nedenlerle zorunlululaşması-halka açılma hazırlığı
  • Holdingleşme Gereksinimi: Başka şirketlere iştirak ediyor holdingler.

Kural olarak dönüşülen türün kuruluş hükümleri uygulanır. Limited anonime dönüşüyorsa anonim hükümleri uygulanır. Bir ara bilanço düzenlenmesi söz konusu oluyor.

TTK 185: Tür değiştirme planı hazırlanır.

TTk 186: Tür değiştime raporu da hazırlanır.

TTK 188: İnceleme Hakkı. Gk kararından 30 gün önce inceleme hakkı var.

Tür değiştirme kararı alındıktan sonra tic sic ne tescil ediliyor. Kurucu nitelikte yine. Eski şirket sona ermez burada.

 

 

Yeniden Yapılanma Yollarında ORTAK HÜKÜMLER

 

1- Denkleştirme Akçesi Davası: TTK 191 de düzenlenmiş. Ortaklık payının veya ayrılma akçesinin (isteğe bağlı ve zorunlu olmak üzere 2 türlü birleşmede) uygun olmaması halinde denkleştirme akçesi davası açılabilir. Birl söz konusu, ortak karşı da değil. Ama diyo ki birl oranı yanlış hesaplanmıştır. Sona eren şirketin ortaklarından birisi bunu söylüyor yada kendisine ayrılma akçesi olarak verilen payın az olduğunu düşünüyor. İşte bu durumlarda denk akçesi davası açabilir. Ortak birl nin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiyor. Menfaatler dengesine hizmet eden bir dava olan denk akçesi davası açarak hesaplamanın yanlış olduğunu ileri sürüyor. Birl nin tic sicilinde ilanından itibaren 2 ay içerisinde bu dava açılacak. Tür değiştirmede ayrılma akçesi yok ama eski türdeki hak sahipliğinin yeni türde de aynı şekilde devam etmesi gerekiyor. Varsayalım ki ortak burada bir hata olduğunu düşünüyorsa yine bu davayı açabilir. Bu davada TTK 140/2 uygulanmaz demiş kanun. Bu davanın hukuk usulü bakımından özelliği var. 190/2 de bu söylenmiş. Normalde usulde mahk kararı tarafları bağlar, 3.kişileri bağlamaz. Burada ise diyelim 300 ortak var. Dava açan ortağı haklı buldu mahk ve ayrılma akçesini 5 lira olarak düzeltti. Diğer ortaklarda bu kararı baz alıp icra takibinde bulunabilirler.

2- İptal Davası: Ortak yeniden yapılanma işleminin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa TTK 192 ye göre iptal davası açabilir. Sebepler TTK 134-190 maddelerinin ihlalidir. Davacı karara olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş olması zorunlu unsurlardır bu davayı açabilmek için. Kanun koyucu yeniden yapılanma işleminde hukuken bir sakatlık varsa ama bu tamir edilebilecek bir durumsa ör: raporlardan biri eksik. Mahk bir süre verir bu durumda şirkete. Yani diğer iptal davalarından farklı bir durum var. İşlemi ayakta tutma çabası var burada. Ayrıca kk iptal davası için 2 ay süre vermiş, sermaye şirketlerinde bu süre 3 aydır. İptal davasında bir hukuka aykırılık iddiası var. Mahk iptale karar verirse yeniden yapılanma işlemi geçersiz olur.

3- Sorumluluk: TTK 193. Sorumlular işlemlere herhangi bir şekilde katılmış olanlardır. Esas olarak kusur sorumluluktur. Zarar verilebilecekler de şirket, şirketin ortakları ve alacaklılardır.

4- Şirketler Topluluğunda Bağlı Ortaklık Ortağının Dava Hakkı: TTK 202/2. Şirketler topluluğu farklı tüzel kişilerden oluşan bir birliktir. Koç holding var. Arçelik bunun bağlı ortakğıdır. Bağlı ortağa bir dava hakkı tanımış kk. Eğer bir grup içi yeniden yapılanma varsa ör. Koç grubunda arçelik ve bekonun birleştirilmesi söz konusu. Burada irade Koç Holdingte hakim şirket olarak. Arçelik için bu birl açık bir şekilde hiçbir faydası yoksa ve Arçelik bu iddiasını haklı sebebe dayandırıyorsa Arçelik hakim teşebbüsten zararının tazminini mahk den isteyebilir. Ya da Arçelik diyebilir ki Koç holdinge benim payımı borsadan sen satın al, ben çıkıp gidiyorum. Burada hakim durumun kötüye kullanılması söz konusu.

5- Tic İşletme: TTK 194. Bir tic şirketi bir tic işletmeyi devralması söz konusu. Tic işletme tic şirketine dönüşüyorsa burada ise bir tür değiştirme söz konusu. Bir tic şirketinin tic işletmeye dönüşmesi için tic işletme tarafından devralınmalı. Bir tic işletmenin yani tüzel kişiliği olmayan bir varlığın tüzel kişiliği olan tic şirketine dönüşmesi söz konusu. Burada külli halefiyet hükümlerinden yararlanılıyor.

 

                                           KOLLEKTİF ORTAKLIK

Tic ortaklıklarını tamamladık. Bundan sonra tic ortaklığı türlerine başlıyoruz.

Kollektif şirket esas itibariyle adi şirkete benzer çünkü bir şahıs şirketidir. Ama tabi adi şirketten farkı tüzel kişiliğe sahip olmasıdır.

Yasal tanım ve unsurlar TTK 211 de düzenlenmiş.

  • Gerçek kişi ortak olacak. En az 2 ortak olacak. Niye tüzel kişiler olamıyor ortak? Çünkü kolektif şirketin hizmet ettiği amaç ortakların kişisel itibarlarını kullanmasıdır. Anadolu şehirlerinde kolektif şirket daha çok.3 nesildir devam ediyorlar. Kollektif şirketin verdiği mesaj şirketimiz borcu ödeyemezse ortak olarak biz bu borcu öderiz.
  • Kollektif şirketin tek amacı tic işletme işletme amacıdır. Yani esnaf işletmesinin KO tarafından işletilemez. Asgari sermaye koşulu yok. Fakat sistem kendisi asgari sermayeyi zorunlu tutar. İşin niteliği gereği sermayeye sahip olması gerekir. KK bunu rakamsal olarak kendisi dayatmamış. Ortakların sınırsız sorumluluğunun getirdiği dengedir bu. Bu sorumluluk 2.derecedendir. Yani önce ortaklık sorumlu ondan sonra ortaklar kişisel ve sınırsız sorumludur.
  • Ticaret Unvanı: Ortaklardan en az birisinin adı ve soyadı olacak ttk 42 ye göre.

Kollektif ortaklık yazılı şekilde yapılan bir ortaklık sözlnin yapılmasına bağlıdır TTK 212 ye göre. İmzaların noterce onaylanacak veya sözlnin tic sicili müdürü veya yardımcısının huzurunda imzalanması şartı getirildi 15 temmuz sonrası.

İçerikte neler olacağı slaytta var. Ortakların kimlik ve yerleşim yeri bilgileri, ortaklığın niteliği vs.

TTK 214 e göre zorunlu unsurların eksikliği/hükümsüzlüğü halinde adi ortaklık hükümleri uygulanır. Sözleşmesi kanuni şekilde yapılmamış veya zorunlu unsur eksik veya geçersizse BK 216 adi şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. Ör. Yazılı yerine sözlü yapılmış kolektif şirket. Ya da noter önünde imzalanmamışsa kolektif şirket kurulmuş olmaz, onun yerine adi şirket hükümleri uygulanır, adi şirket kurulmuş sayılır.

İmzadan Kaçınma: Kurucular bir araya gelirler, bir çok şey kararlaştırılır ama imzalanması aşamasında ortağın teki veya daha fazlası imzalamaktan cayıyor. O zaman adi şirket hükümleri uygulanacak ve ortağın kaçınması halinde tazminat borcu doğacak.

Tescil ve İlan:  Sözl yazılı olarak hazırlandı ve notere gidildi ve noterde onayladı. TTk 215 te düzenlenmiş. Onay tarihinden 15 gün süren var tic siciline götürmen için. 15 gün içinde tescile gidilmezse bu durumda tic sicili müdürü TTK 33. Maddeye göre tescile davet edecek. Buna rağmen tescile gelinmezse tescil gerçekleşmemiş olacak ve bundan sorumlu olan ortak diğer ortakların zararını tazmin edecek. TTK 215/son eklenen cümle: Artık tescilden kaçınma söz konusu değil. Eğer sözl tic sicili müdürü önünde imzalanmışsa direk tescil ve ilan işlemlerini tic sic müdürü orada yapacaktır.

 

Kollektif Ortaklık Kuruluşunda Sorumluluk İlişkileri

3 aşama var:

1- Yazılı Sözl yapılmadan önceki durum: Gerçekte bir ortaklık kurma niyeti yoksa 3. Kişilere karşı tacir gibi sorumlu olurlar TTK 12 ye göre.

Ortakların ortaklık kurma niyeti oluşmuşsa yani ortaklık kurma için bazı çalışmalara başlamışlar ise burada iç ilişkide bir adi ortaklık kurulur TTk 214 e göre. Ama dış ilişkide TTk 216 uyarınca müteselsil sorumluluk söz konusu olurlar.

Sözl Yapılmışsa … slaytta var.

  1. Yazılı sözl yapıldıktan sonra ama tescilden önce: İç ilişkide sözl/boşluk halinde TTK hükümleri uygulanır. Dış ilişkide müteselsil sorumluluk var.

3- Tescilden Sonra: Tüzel kişilik kazanılır ve tescille birlikte şirket bir kolektif şirket kimliği kazanır. Yani tescil kurucu niteliktedir. Tacir sıfatının kazanılması TTK 16.

Kollektif Ortaklık- İşleyiş

İç ilişki: TTK 217 Sözl serbestisini düzenlemiş. Taraflar sözl de emredici hükümlere aykırı olmayan hükümler konabilir sözlye.

Sermaye Koyma Borcu: TTK 213/1-e de düzenlenmiş. Her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermayenin sözlde gösterilmesi zorunluluğu var. Adi şirketten farkı budur. Rakamsal olarak bir sınır yok sermayede. Şirket amacına uygun bir şekilde sermaye konulmalı. Aksine hüküm yoksa sermaye olarak konan malların mülkiyetinin şirkete geçtiği kabul edilir (TTK 131/2).

Sermaye borcu ödenmezse ne olur? Genel hükümlere atıf var. TTK 128/7: Ortakların bunu talep hakkı vardır. Sermaye koymada bir gecikme söz konusuysa para alacaklarında şirket gecikme faizi isteyebileceği gibi gecikmeden dolayı ortaya çıkan zararı da talep edebilir.

TTK yeniliklerinden bir tanesi ortak davasıdır. 128/7 ye göre mütemerrit ortağın ifasını bir ortak doğrudan talep edebilir şirket adına. Bu sadece şahıs şirketlerinde getirilmiş bir yeniliktir. Diğer ortaklar da dolaylı menfaat sahibidir.

TTK 245-246: Eğer sermaye taahhüdü temerrüde düşmüş ve bu sermaye olmadan şirketin kuruluş amacı gerçekleşmiyorsa haklı nedenle fesih imkanı da şirkete verilmiştir. Tabi fesihe başvurmadan önce mütemerrit ortağa süre verilmesi gerekir.

Ayrıca sermaye taahhüdünü gerçekleştirmeyen ortağın ortaklıktan çıkarılması da mümkündür. TTK 255 e göre haklı sebep varsa ortaklar oy birliği ile o ortağı ortaklıktan çıkarabilirler. Eğer çıkarma kararı alınmamışsa şirketçe diğer ortaklardan biri de mahkemeye başvurup çıkarma isteminde bulunabilir.

 

 
Kar- Zarara Katılma

Şirketin her iş yılı sonunda envanter ve bilanço çıkarma zorunluluğu var TTK 227 ye göre. Kar da bu finansal tablolara göre dağıtılır. Karın yüzde 99 nu A alır, gerisini de diğer ortaklar paylaşır gibi ortaklık sözl hükümleri emredici hükümlere aykırılık dolayısıyla geçersizdir.

Kollektif şirkette karın dağıtılması bir başka kişiye bırakılabilir TTK 227/2 ye göre.

Kural olarak TTK 227/3 e göre eşit paylaşım ilkesi geçerlidir. Koydukları sermaye farklı olsa müteselsil sorumluluk gereği 3.kişilere aynı şekilde sorumlu olduklarından karı da aksine hüküm olmadıkça eşit şekilde alacaklar.

TTK 229: Zarara katılma ve Karı çekme hakkı verilmiş. Eğer şirket zarar etmişse karın tamamımın dağıtılmasını ortaklar isteyemezler. Önce zarar karşılanacak, arta kalan dağıtılacak ortaklara (TTK 229/2). Ya da ortaklar oy birliği ile diyebilirler ki herkes elini taşın altına koysun ve 10000 bin lira versin ve zararı kapatalım.

 

Tasfiye- Ayrılma Payı

Ortaklık devam ettikçe tasfiye payı istenemez. Sadece koydukları sermaye üzerinden mali talepleri ileri sürebilirler.

Ayrılma payı ise ayrılan ortağa verilir. Varsayımsal orana göre verilir. Şirket bugün tasfiye edilse sana ne kadar düşerdi denilerek payı veriliyor.

Ücret- Faiz- Masraf Talebi

TTK 228: ortağın istemlerini düzenlenmiş. Ortak verdiği emek karşılığını sözl de kararlaştırılmışsa ücret isteyebilecektir.

Yönetim

Yönetim karar alma aşamasıdır. Alınan kararın icra edilmesi temsile girer. Ortaklardan her biri münferit yönetici ortaktır ve birbirinden bağımsız karar alabilir. TTK 218. Ama sözl ile veya ortaklar kararında yönetimin ortaklardan birine ve birkaçına veya tümüne verilebilir. Ortaklık kararın alınmasında çoğunluk sağlanması yeterlidir.

Ortakların yönetim yetkisinin geri alınması veya kaybedilmesi

TTK 219: Şirket sözl ile o ortağa yöneticilik varsa Haklı sebepler varsa ortaklardan birinin mahkye başvurusu ile yetki geri alınabilir. Haklı sebep basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık hallerinde oluşur.

Ortaklar kararı ile yönetici ortak atanmışsa TTK 220 ye göre ortakların çoğunluk kararı ile A verilen yönetim yetkisi geri alınabilir veya B ile ortaklaşa kullanacak yetkisini denebilir. Eğer çoğunluk kararında yetersayı sağlanamazsa azil istemiyle mahk ye başvurabilir bir otak. Sözl nin ihlal edildiği veya haklı sebep iddiası ile.

Yasa gereği verilmişse ortaklar kararı çoğunluk kararı ile değiştirilebilir. ?

Ölüm, iflas veya ehliyetin kaybedilmesi hallerinde de yönetici ortaklık sona erer.

Uygulamalı Çalışma Yeniden Yapılanma (22.03.2017)

Eski pratikler yeni düzenlemeyi içermiyor bu da daha önceki sınav sorusu:

İplik üretim tesislerine sahip olan (A) anonim ortaklığının sermayesinin % 92’si gerçek kişi (G)’ye; tekstil ürünleri üreten işletmeleri bulunan (B) anonim ortaklığının sermayesinin % 95’i (A) anonim ortaklığına aittir. (G), iplik ve tekstil üretimi yapan işletmelere sahip bir ortaklığın paylarını satın almak isteyen (Ü) ile görüşmelere başlamıştır. (G), işletmeleri aynı ortaklığın mülkiyetine geçirmek suretiyle (Ü) ile anlaşma niyetinde olmakla beraber; (A)’nın mülkiyetindeki yirmi dönümlük arazide konut inşaatı yapmak amacıyla, bu araziyi devir dışında bırakmayı istemektedir.

Aşağıdaki soruları birbirinden bağımsız ve gerekçeli olarak yanıtlayınız

  1. Tarafların isteklerine uygun bir anlaşmanın yapılabilmesi için, ortaklıklarda nasıl bir yapılanma plânı önerirdiniz?

Burada kısmi bölünme söz konusudur. Buradaki amaç devrederken, konutu kim yapmak istiyorsa o kişinin… Bu taşınmaz, A şirketi içerisindeki yeri nedir. Fabrika binalarına dahil bir taşınmazsa işletme bütünlüğünü bozar. Taşınmaz tek başına ayrı bir anlam ifade ediyorsa,

Üretim tesislerini kapsamayan bir taşınmazsa ayrı düşünülebilir. G konut inşaatı yapıp bunu dışarda bırakmak istiyor. G eğer bölünme suretiyle ayrılan şirkette pay sahibi olmazsa anlam ifade etmez. Bölünmede ya bölünen şirket ya da ortaklar pay sahibi oluyordu. İkinci olan bölünen şirket a nın ortakları payları alsın ki taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunabilsin.

Öncelikle bölünme yapılsa sonradan iki şirket A ve B birleştirilebilir.

Başka bir şey kullanılabilir mi?

Önce birleşme sonra bölünme yoluna da gidilebilir.

Cevabı verirken taşınmaz ile ilgili tartışma yapılmalıdır. İşletme bütünlüğünü bozmamak kaydıyla.

 

  1. (A) anonim ortaklığının, (D) bankasına 5.000.000 TL kredi borcu vardır. Bu borcun, (A) ve (B) ortaklıklarını kapsayan yeniden yapılanma sürecinin gerçekleştirilmesine etkisi konusunda (G)’ye nasıl bir görüş verirdiniz?

Bu işlemin gerçekleşmesine etkisi derken yeniden yapılanma sürecine (birleşme bölünme) ilişkin etkisi sorgulanıyor. Borç bölünme sürecini etkiler mi?

Burada tartışılması gereken birleşme ve bölünmede alacaklıların korunması farklı aşamalarda:

  • Birleşmede alacaklıların birleşme işlemine etkisi yoktur birleşme sonrası alacaklılar davet edilir ve teminata bağlanır. Yeniden yapılanmanın tamamlanmasına bir etkisi olmayacaktır.
  • Bölünmede ise, bölünmeden önce alacaklıların teminata bağlanması gerekeceğinden süreci etkileyebilir.

Eğer diğer alacaklıların hakları tehlikeye düşmüyorsa bir kısım alacaklıların borcu ödenebilirdi.

İstisnai durum da vardı: mutlaka teminata bağlanması gerekmez. Teminat altına almanın istisnası, bölünen şirketin mal varlığı bütün borçları ödemeye yeteli ise yönetim organının takdirine bırakılmıştır. Yeterli ise teminata bağlanmayabilir de.

Anonim şirket olduğu için 158 den bahsedemeyeceğiz.

 

  1. (G), yaptığı görüşmeler sonucunda (A)’nın (B)’yi devralarak birleşmesinin en doğru çözüm olacağı sonucuna ulaşmıştır. Ancak zaman kısıtı nedeniyle taraf ortaklık genel kurullarını, birleşmenin onaylanması için toplantıya çağırmak için yeterli zaman olmadığını düşünen (G); her iki ortaklıkta kendisi dışında pay sahibi olanların, genel kurul kararı olmaksızın birleşmenin gerçekleştirilmesine itiraz edeceğinden endişe etmektedir. Tasarladığı sürecin uygulanma koşulları konusunda görüşünüze başvursa (G)’ye nasıl bir görüş verirdiniz?

İki sermaye ortaklığı olduğu için kolaylaştırılmış usul olabilir. Taciz azınlığı denilen grup vardı bunlara zorunlu ayrılma akçesi verilerek şirketten çıkarılması mümkündür.

İki durum vardı:

Biri diğerinin paylarının tamamına sahip ise

Ya da aynı şirketler grubuna aitlerse

Burada %100 lük bir durum yok, bu nedenle ikinci gruba girer. Genel kurul yapmayabilir ancak isteğe bağlı ayrılma akçesi ayrılmalıdır.

Zorunlu ayrılma akçesinin koşulları varsa, daha yüksek bir bedel talep için dava açılabilir.

Ortaklara inceleme hakkı yine de korunmuştur ve zaman maliyetinden bu anlamda kaçılamaz. Neticede genel kurul toplantısı yapılmayabilir. Yönetim organı ile karar alınabilir.

Zaten karara karşı iptal davası da açılabilir.

  1. (Ü), paylarını (G)’den satın alacağı iplik ve tekstil üretimi yapan işletmeye sahip ortaklıkta, (A)’nın sermayesinde mevcut durumda % 4 oranında pay sahibi olan (S) ile ortaklığını devam ettirmek istemekte; (A) ve (B)’nin diğer ortaklarıyla ortak olmamayı, (G) ile yaptığı pazarlıkta şart koşmaktadır. (Ü)’nün bu isteğinin yerine getirilebilirliği konusunda görüşünüze başvursalar nasıl bir görüş verirdiniz?

Zorunlu ayrılma akçesi kararlaştırılabilir ancak bir kısmı da tutulması gerekiyor. S hariç diğerlerinin ayrılma akçesi kararlaştırılabilir mi? İsteğe bağlı ayrılma akçesi önerilebilir ancak bunun garantisi yoktur.

Garantili yöntem olan yeter sayılar da olduğundan zorunlu ayrılma akçesidir. Ancak eşitliğe aykırı olarak getirilebilir mi?

Sermaye şirketlerinde zorunlu ayrılma akçesinde eşitlik ilkesine uyulmalıdır. Ayrımcılık yapılmamalıdır. Bütün ortaklıklar çıkarıldıktan sonra S tekrar pay sahibi yapılabilir.

  1. (B)’nin sermayesinin % 4’üne sahip olan kardeşi (K)’ya bağımsız bir iş kurmak isteyen (G), bu ortaklığa ait kumaş boyama işletmesinin (Ü)’ye yapılacak devrin dışında tutularak (K)’ya tahsis edilmesini istemektedir. (Ü)’nün bu isteğinin uygulama yöntemi konusunda nasıl bir yöntem önerirdiniz?

B %4 paya sahip K var ve kumaş boyama işletmesini K’ya tahsis etmek istiyor Ü’ye gitsin istemiyor.

Bütünlük arz edildiği varsayılırsa,

Ayrı bir şirkete bölünecek. Bölünmede pay oranları korunmak zorunda değildir.

Oranların korunmadığı bölünme en doğru yöntem olacaktır. bölünme ile başka şirkete aktarılacak.

Satış da yapılabilir ancak daha külfetli ve masraflı olacaktır.

Buradaki sorun K bölünen şirkette yalnızca %4 pay sahibi. Yeni şirkette de bu oranda sahip olacaktır. bu nedenle asimetrik bölünme yapılarak oranların korunmadığı bölünme yapılacak. %100lük pay için aradaki farkın ödenmesi gerekecek. B’nin diğer ortaklarına bunu ödeyecek K.

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir