Suç Tipinin Temel ve Nitelikli Unsurları

Ceza Kanununun özel hükümler kısmında düzenlenen suç tipleri incelendiğinde suçların önce temel şeklinin tanımlandığı görülür. Cezaya layık haksızlığın oluşması için varlığı zorunlu olan temel unsurları taşıyan suç tipi, o suçun temel şeklini oluşturur. Örneğin kasten öldürmenin (m. 81) temel şekli “bir insanın kasten öldürülmesiyle”, hırsızlığın (m. 141) temel şekli “zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malın yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınmasıyla” oluşurlar.

Kanun koyucu, temel suç tipine eklediği bazı unsurlarla, o suçun daha ağır veya daha hafif cezalandırılmasını isteyebilir. Nitekim kanunda, suçların büyük bir çoğunluğunda, bu suçların temel şekline göre cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren hallerine de yer verilmiştir. İşte suçun temel şekline ilave edilen ve cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren bu hallere, suçun nitelikli unsurları denir.

Suçun nitelikli hallerini oluşturan unsurların da bu suçun objektif tipikliğine, yani maddi unsurlarına dahil olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin kasten öldürmenin temel şekline bu suçun işleniş şekliyle ilgili olarak eklenen “eziyet çektirerek” öldürme, kasten öldürmenin nitelikli halini oluşturmaktadır (m. 82/1-b). Keza hırsızlığın “elde veya üstte taşınan bir eşyayı çekip almak suretiyle işlenmesi” (m. 142/2-b), hırsızlığın temel şekline nazaran daha ağır cezayı gerektiren nitelikli bir haldir.

Görüldüğü gibi, suçun nitelikli halinde, o suçun temel şekline ilişkin tüm unsurlar yanında ayrıca en azından bir tane özel unsur bulunmaktadır. Bir başka deyişle, suçun nitelikli halinde, suçun temel şeklinin bütün unsurları vardır ve ayrıca temel suç tipinin cezasını ağırlaştıran veya hafifleten bir sebep de bulunmaktadır. Esasen temel suç tipinin bütün özelliklerini taşımayan bir hale, o suçun nitelikli hali denemez. Suçun temel şeklini meydana getiren unsurlardan birisinin bulunmaması halinde, suçun ne temel ne de nitelikli halinden bahsetmek mümkündür. Zira “temeli olmayan bir binanın katlarından” bahsedilemez. Örneğin fail başkasına ait taşınır malı yarar sağlamak maksadıyla almamışsa, bu fiilin elde bulunan eşyayı çekip almak suretiyle işlenmesi hırsızlığın nitelikli halini oluşturmaz. Çünkü suçun temel şekline ilişkin maksat unsuru nitelikli halini oluşturmaz. Çünkü suçun temel şekline ilişkin maksat unsuru gerçekleşmemiştir. Temel şekli gerçekleşmeyen bir suçun nitelikli halinden söz edilemez. Buna karşılık, bir suçun nitelikli halinin gerçekleşmesi, o suçun temel şeklinin oluşmasına engel değildir.

Temel suç tipinin cezasını ağırlaştıran veya hafifleten bu haller çeşitli sebeplere dayanırlar. Bunları şu şekilde tasnif etmek mümkündür;

*Failin veya mağdurun sıfatından doğan nitelikli unsurlar: Örneğin bazo suçların temel şekli herkes tarafından işlenebilirken nitelikli hali ancak belli niteliklere sahip kişiler tarafından işlenebilir. Sözgelimi resmi belgede sahtecilik suçunun nitelikli şekli ancak bir kamu görevlisi tarafından işlenebilir.

*Fail ile mağdur arasındaki ilişkilerden, özellikle akrabalık ilişkisinden kaynaklanan nitelikli unsurlar: Örneğin kasten öldürmenin üstsoy, altsoy, eş veya kardeşe karşı işlenmesi (m. 82/1-d)

*Nitelikli unsurlar suçun konusuna ait bir özellikten de kaynakalanabilir: Örneğin hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyanın “kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya” olması (m. 142/1-a).

*Fiilin işlendiği yer ve zamana göre nitelikli unsurlar oluşturulabilir: Örneğin bazı suçların gece vakti işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal oluşturmaktadır (m. 116/4, 143, 149/1-h).

Fiilin işleniş şeklinden kaynaklanmakta olan nitelikli unsurlar: Kasten öldürmenin canavarca hisle veya eziyet çektirerek (m. 82/1-b) işlenmesi; cinsel saldırı suçunun vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle (m. 102/2) ve birden fazla kişi tarafından birlikte (m. 102/3-d) işlenmesi.

*Fiilin işlenişiyle güdülen amaç veya saik de suçun nitelikli unsurları olarak kabül edilir; Örneğin kasten öldürmenin “bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla (m. 82/1-h), “kan gütme saikiyle” (m. 82/1-j) işlenmesi.

*Bazı suçlarda ise belli bir maksat veya saikle hareket etmek suçun daha az cezayı gerektiren nitelikli şekli olarak kabül edilir; Örneğin hırsızlık suçunun “malı geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi” (m. 146), yine hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık suçlarının “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi” (m. 144/1-b, m. 150/1, 159/1) bu suçların temel şekline göre daha az cezayı gerektirmektedir.

 

Suçun nitelikli unsurlarını, suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleriyle de karıştırmamak gerekir. TCK’nın 23. maddesine göre neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suçtan söz edebilmek için fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi gerekmektedir. Görüldüğü gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal, fiilin temel şekline ilave edilen bir özellik olmayıp, o fiilin doğurduğu neticenin ağırlığıyla ilgilidir. Örneğin kasten yaralama sonucunda mağdurun ölmesi (m. 87/4) ya da cinsel saldırı sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi (m. 102/5) hallerinde yaralama veya cinsel saldırı fiillerinin meydana getirdiği netice failin kastettiği neticeden daha ağır veya başka bir neticedir. Gerek nitelikli unsurlar ve gerekse netice sebebiyle ağırlaşmış haller suçun objektif tipine ait unsurlardır. Objektif tip içinde bulunan iki hal arasındaki farkı, nitelikli unsurların fiilin haksızlık içeriğini ağırlaştıran veya hafifleten unsurlar olduğu halde, netice sebebiyle ağırlaşan veya hafifleten unsurlar olduğu halde, netice sebebiyle ağırlaşan hal netice unsuruyla ilgilidir. Bu iki hal arasındaki asıl farklılık ise kast unsuru bakımından ortaya çıkmaktadır. Suçun nitelikli halleri failin kastının kapsamında olmalıdır. Şayet nitelikli unsurlar failin kastının kapsamında değilse, cezanın ağırlaştırılması söz konusu olamaz (m. 30/2). Buna karşılık ağırlaşan neticenin faile yüklenebilmesi için taksirin varlığı yeterlidir (m. 23).

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir