Hareket ve Hareketin Tipte Düzenleniş Şekline Göre Suçlar

Ceza kanunlarındaki suç tanımlarına bakıldığında, her bir suçun haksızlık içerdiğini ifade eden yapısal unsurların çeşitli şekillerde düzenlendiği görülmektedir. Her bir suç tanımında (tipiklikte) yer alan bu unsurlar tam olarak gerçekleşmeden fiilin tipe uygunluğundan söz edilemeyecektir. Tipe uygun haksızlığın gerçekleşebilmesi için suçun kanuni tanımında belirtildiği şekil ve tarzda hareket ya da hareketlerin yapılması şarttır. Dış dünyada gerçekleştirilen davranı, kanuni tanıma uygun olmadığı sürece ceza hukuku bakımından önemli bir hareketten söz edilemez. İşte hareketin tipte tanımlanışına göre suçları çeşitli ayrımlara tabi tutmak mümkündür. Buna göre suçları; tek hareketli suçlar, çok hareketli suçlar, serbest hareketli suçlar, bağlı hareketli suçlar, seçimlik hareketli suçlar, mütemadi (kesintisiz) suçlar ve ihmali suçlar şeklinde bir ayrıma tabi tutmak mümkündür.

Tek Hareketli Suçlar

Kanuni tanımına göre, meydana gelmesi için tek hareketin yeterli olduğu suçlara “tek hareketli suç” denir. Tek hareketten oluşan bu suçlara, kasten öldürme (m. 81), hırsızlık (m. 141), suç işlemeye tahrik (m. 214) suçları örnek gösterilebilir.

Çok Hareketli Suçlar

Kanuni tanımında birden çok harekete yer verilen suçlara “çok hareketli suç” denir. Bu tür suçların oluşması için kanuni tanımda gösterilen hareketlerin tamamının yapılması gerekir. Örneğin yağma suçu (m. 148), cebir veya tehditle bir malın alınmasıyla oluşan bir suçtur.

Serbest Hareketli Suçlar

Bir suçun kanuni tanımında o suçu oluşturan hareketin şekli, yani nasıl bir hareketle işlenebileceği hususunda bir özelleştirme yapılmamışsa “serbest hareketli suç”tan bahsedilir.  Örneğin, TCK’nın 81. maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçunda, öldürme neticesini meydana getirecek hareketin ne olduğu belirtilmemiştir. Bu suç bakımından önemli olan ölüm neticesini kasten meydana getirmektir. Bu itibarla böyle bir neticeyi meydana getirmeye elverişli her türlü hareketle bu suç işlenebileceğinden, kasten öldürme suçu serbest hareketli bir suç olmaktadır.

Bağlı Hareketli Suçlar

Kanuni tanımında hangi tarz hareketlerle işlenebileceği belirtilen suçlara “bağlı hareketli suç” denir. Bu suçlarda, serbest hareketli suçların aksine, suç tipinde o suçu oluşturan hareketler somutlaştırılmıştır. Bu itibarla bağlı hareketli suçlar, ancak kanunda gösterilen hareketlerle işlenebilir. Örneğin yağma suçu bağlı hareketli bir suçtur. Çünkü yağma suçunun kanuni tarifinde cebir veya tehditle bir malın alınmasından bahsedilmektedir. O halde cebir veya tehdit dışındaki bir hareketle (örneğin hile ile) malın alınması halinde yağma suçu oluşmayacaktır.

Belirtelim ki seçimlik hareketli suçlar genellikle bağlı hareketli suçlardır.

Seçimlik Hareketli Suçlar

Suçun kanuni tanımında birbirinin alternatifi olarak gösterilen hareketlerden birisiyle işlenebilen suçlara “seçimlik hareketli suç” denir. Kanuni tanımda gösterilen seçimlik hareketlerden herhangi birisinin gerçekleştirilmesiyle suç oluşur. Bir başka deyişle, kanunda gösterilen hareketlerin hepsinin aynı anda icrası şart değildir. Bu hareketlerden birisinin gerçekleştirilmesi yeterlidir. Kanuni tanımda gösterilen hareketlerin hepsi icra edilmiş olsa dahi ortada tek suç vardır. Ancak bu durum temel cezanın belirlenmesinde (m. 61) göz önünde tutulabilir.

Kesintisiz (Mütemadi) Suçlar

Kesintisiz suç, süreklilik gösteren, devam eden suç demektir. Bu suçta devam etmesi gerekenin ne olduğu ise tartışmalıdır. Türk doktrininde, genellikle, hareketten doğan neticenin devam ettiği suçlara mütemadi suç denilmektedir. Bazı yazarlar ise mütemadi suçta hareket ve bunun doğurduğu neticenin devam ettiği görüşündedirler.

İfade edelim ki, bu görüşler; her suçta mutlaka bir neticenin bulunduğunu ve dolayısıyla suçu oluşturan asıl haksızlığın neticenin ifade ettiği haksızlık olduğunu kabul eden klasik anlayışın bir sonucudur. Biz, her suçta bir neticenin bulunduğu fikrini kabul etmekteyiz. Netice, ancak, suçun kanuni tanımında hareketten bağımsız olarak ayrıca gösterildiği taktirde bir unsur olarak hesaba katılmalıdır. Kaldı ki, neticenin tek başına, hareketten bağımsız olarak devam etmesi mümkün de değildir. Netice hareketin bir sonucu olduğuna göre, neticenin devamı mantıken ancak hareketin sürdürülmesiyle mümkündür. Bu itibarla mütemadi suçta devam eden netice değil, esasen suçun kanuni tanımında gösterilen harekettir.

Suçun kanuni tarifinde neticenin bulunup bulunmamasına göre suçları “sırf hareket suçları” ve “neticeli suçlar” olarak ikili bir ayrıma tabi tutmak mümkündür. Bu konuya ulaşmak için tıklayınız.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir