Borçlar Hukuku Ders Notları / 10 Kasım 2016


Ders notları, ders işlenirken alınmıştır, ders hakkında genel bir fikir vermesi amacıyla yayınlanmıştır, bilgilerin doğruluğu kontrol edilmelidir, gramer hataları konuşma dilinin yazıya çevrilmesinden kaynaklanmaktadır. İletişim için: yirmisekiz28net@gmail.com


İCAP VE KABUL

 

Taraflar arasında oluşmuş bir sözleşme sentezdir. Neyin sentezidir? Tez, antitez ve sentezin, yani diyalektiğin sentezidir. İki irade beyanının birbirine uygun ve karşılıklı olarak açıklanmış olması gerekir. İki irade beyanı karşılıklı ve birbirine uygun açıklanması, ister istemez bu iki irade beyanı zaman içinde birbirini izleyen iki irade beyanı olacaktır. Zaman itibariyle öncü olan irade beyanına biz; yeni adıyla öneri diyoruz. Eski adıyla icap diyoruz. İcap ile sözleşmenin meydana gelmesindeki ilk adım atılmış olur. Yani, icapta bulunan, karşı tarafa belli içerikteki sözleşmenin kurulması konusunda istekte (talepte) bulunur. Şayet bu isteği karşı taraf uygun görürse, kabul etmesiyle sözleşme meydana gelir. O halde sözleşmenin meydana gelebilmesi için sadece kabul yetmez, esasında gereken unsur kabulün icaba uygun olması gerekir. Yani, icabın kabul edilmesi ile sözleşmenin meydana gelebilecek durumda olması gerekir. Bu ne demektir? Sözleşmenin meydana gelmesi BK 2. Maddesini hatırlayalım;

“Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır.”

Esaslı nokta; bir sözleşmenin söz konusu olabilmesi için bulunması gereken unsur. (Essentiali)

Karşı tarafa yapılan bir beyanın icap olarak kabul edilmesi için esas unsurları içermek zorundadır. Ki karşı tarafın “evet”iyle sözleşme meydana gelebilsin. Şayet esaslı unsurları içermezse, o halde karşı taraf evet dese dahi sözleşme meydana gelmez. İcap, tek taraflı bir irade beyanıdır.

Yapılan bir irade beyanının icap olarak kabul edilebilmesi için aşağıdaki iki şartı içermelidir;

  • İcap, yapılması düşünen sözleşmenin bütün esaslı unsurları içermesi lazım.
  • Bağlanma iradesini taşıyacak. Yani, icapta bulunmak gerçekten karşı tarafın evet demesiyle sözleşmenin meydana gelecek şekilde icap ile bağlanması gerekir. (Bağlanma iradesi olmadan yapılmış bir irade beyanı icap olarak kabul edilebilir mi? Edilemez. Çünkü bağlanma iradesi mevcut değil. Neden bağlanma iradesini arıyoruz? Özgürlüğümüz bizi bağlıyor. Bağlanma iradesi, esasında bizim kendimize ait bir irademizdir. Dışarıdan gelen bir irade değil, kanun vs. bunu söylediği için değildir.

Bu iki unsur çerçevesi içinde; BK 3. Madde “Kabul için süre belirleyerek bir sözleşme yapılmasını öneren, bu sürenin sona ermesine kadar önerisiyle bağlıdır”. Görüldüğü üzere bağlanma iradesi gereklidir.

Otomata para atınca su veriyor. Otomata para vermemizle icabı kabul etmiş oluruz. Fakat bu kabul bir eylemle kabuldür.

BK 8/2 ; “Fiyatını göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi, aksi açıkça ve

kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılır.” Bu emredici bir hüküm değildir. Dediği üzere aksi belirtilebilir. Bu hüküm, icaba muhatap olanı korur.

BK 7; “Ismarlanmamış bir şeyin gönderilmesi öneri sayılmaz. Bu şeyi alan kişi, onu geri göndermek veya saklamakla yükümlü değildir.”

 

İcaba Davet

İcaba davetin temel özelliği, karşı tarafı bir icapta bulunmaya sevk etmek istiyorsun, örneğin; arabanı 500 liraya satın alabilirim. Karşı tarafa bir icapta bulunmak için tahrik etmeye yönelik yapılan bir beyandır. Ben karşı taraftan bir talepte bulunurum ama bağlı olmadığımı da beyan ederim. Bu, karşı tarafı bir icapta bulunmaya davet etmek anlamına gelir. Bu çok önemlidir. Özellikle pazarlık dediğimiz usulde; karşı taraf size bir icapta bulunur, siz o icabı reddedersiniz. Ama dersiniz ki; sen bana 500lük bir icap yaparsan kabul ederim. Böylece bir taraftan icabı reddederken, karşı tarafı size bir icapta bulunmaya sevk edersiniz. Böylece karşı tarafın da icabını bu yönde değiştirmesiyle sözleşme kurulmuş olur.

BK 8/1; “Öneren, önerisi ile bağlı olmama hakkının saklı olduğunu açıkça belirtirse veya işin özelliğinden ya da

durumun gereğinden bağlanma niyetinde olmadığı anlaşılırsa, önerisi kendisini bağlamaz.”

Bu iki türlü sonuç meydana getirir;

  • Bağlayıcılığı kaldırmamız. Sadece icabın bağlayıcılığını kaldırır, buna rağmen icap, kabul suretiyle sözleşmenin meydana gelmesine yol açabilir.
  • Veya bu sadece bir icaba davet niteliğine bürünür sonuç itibariyle. Örneğin birden çok kişiye icapta bulunabilirsiniz.

 

İcabın Hukuki Niteliği

İcap esasında tek taraflı bir işlemdir. Ve kabulle sözleşmenin meydana gelmesine yol açıyor. Bu nedenle deniyor ki; bu tek taraflı bir hukuki işlemdir. Tek taraflı bir hukuki işlemdir dediğimiz zaman; burada da bir hukuki sonuca yönelmiş olmak gerekiyor. Hukuki sonuç sözleşmenin meydana gelmesidir, oysa icap tek başına sözleşmenin meydana gelmesine yol açamıyor. Ancak kabul ile beraber bu sonuç meydana gelebiliyor. Bu nedenle diyorlar (ikinci görüş) icaptaki bağlanma sonucu kanun tarafından gerçekleştiriliyor (kanundan kaynaklanıyor). O halde bunun bir hukuki işlem olması mümkün değil, çünkü kanundan kaynaklanıyor, irade beyanından kaynaklanmıyor. Ama hocaya göre kanundan değil, irade beyanından kaynaklanıyor.

Kabul beyanı

Sözleşmenin meydana gelmesi için asgari olarak esaslı unsurlar üzerinde anlaşma arıyoruz. İcap, esaslı unsurları içermesi gerektiğine göre, kabul beyanıyla beraber sözleşme meydana gelir. Kabul beyanı tek taraflı bir hukuki işlemdir. Ayrıca yenilik doğurucu bir işlemdir. Çünkü kabul beyanıyla beraber yeni bir hukuki durum ortaya çıkmıştır (yenilik doğuran hak). Bu sonucu yaratabilmesi için ne gibi niteliklere haiz olması gerekiyor; icabı karşılaması gerekir. Yani birebir icapla uyumlu olması gerekiyor. Şayet icapla uyumlu olmazsa ne olur? İcapla uyumlu olmadığı taktirde, bu beyan; kendisine yapılan icabın reddi anlamına gelir. Ve aynı zamanda da yeni bir icap sayılır. Kişi, kendisine gelen icabı birebir karşıladığı taktirde sözleşme meydana gelir.

Pazarlık süreci içerisinde, icabın yapılması; icabın reddi ve reddiyle beraber yeni bir icabın yapılması süreciyle geçer. Bu şekilde bir tez-antitez gelecek karşımıza. Ve nihayet bir sentez olarak sözleşme meydana gelecek.

Ret ile beraber bağlılık ortadan kalkar. Bu sefer karşı taraf, yeni bir teklif öne sürmüşse, bağlılık oluşuyor, karşı taraf tekrar reddederse, tekrar bağlılıktan kurtuluyor.

Esaslı unsurları içeren bir icap yapmışım, ve icabımda ikincil noktalara ilişkin bir hüküm getirmişim. Bu durumda ne olur? İkinci noktalar reddedilirse; bu ikincil nokta esaslı unsur düzeyine çıkartılmamışsa sözleşme meydana gelir, eğer anlaşamazlarsa bu boşluğu yargıç, işin mahiyetine göre doldurur. Bir başka ihtimal; kabul için icapçı beyanda bulunmuş. İkincil noktada bir farklılık var; o taktirde burada söz konusu olabilecek sözleşme meydana gelir. Yargıç boşluğu doldurur. İkinci bir düşünce BK 5/3’ü gündeme getiriyor; “Zamanında gönderilen kabul, önerene geç ulaşır ve öneren onunla bağlı olmak istemezse, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır”. İkincil bir noktada değişiklik yapılmışsa, icapçının bunu kabulcüye derhal bildirmesi gerek. Bildirmediği taktirde, ilk haliyle sözleşme meydana gelmiş olur.

İcabın bağlayıcı olması noktasına tekrar dönelim; icap kural olarak bağlayıcıdır. Bu bağlayıcılık nasıl bir bağlayıcılıktır? Bağlı olması demek, kişi yapmış olduğu icap kabul edilmek suretiyle sözleşmeyle bağlı olması sonucunu doğurur. İcabın bağlayıcılığı; belli bir süre içerisinde kabul haberi geldiğinde, istese de istemese de sözleşme meydana gelmiş olur. İcapçı bir icapta bulundu ve pişman oldu, belli bir süre içerisinde kabulcü kabul ederse sözleşme meydana gelir. Ve tarafları bağlar. Bu, icabın bağlayıcı olduğu süre içerisinde geçerlidir. İcabın bağlayıcılığı iki şekilde karşımıza çıkar;

  • Ya taraflar bağlayıcılık için belli bir süre tayin etmişlerdir (bir hafta içerisinde bekliyoruz gibi)
  • Ya da belli bir süre tayin edilmemiştir (arabanızı 500 liraya almaya hazırım)

Süresiz icaplarda ikili bir ayırım yapmamız gerekiyor;

  • Bu icap hazırlar arasında olabilir (İcabın doğrudan doğruya önerildiği halde hazırlar arasındadır; fiziksel olarak karşı karşıya, telefon ile, internet ile vs.) BK 4; “Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır.” Makul bir düşünme süresi içerisinde cevap verilmezse öneren bağlılıktan kurtulur.
  • Gaipler arasında gerçekleşebilir. Gaipler dediğimiz; birebir irtibata girmediğimiz –birbirinden uzak, hemen müdahale edemeyecek- kişilerdir. BK 5; “Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan öneri, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar, önereni bağlar. Öneren, önerisini zamanında ulaşmış sayabilir. Zamanında gönderilen kabul, önerene geç ulaşır ve öneren onunla bağlı olmak istemezse, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır.” Esasında, sürenin değerlendirilmesinde şu hususu hesaba katması lazım; öneren, önerisinin zamanında ulaştığını kabul eder.

Süreli icaplarda durum nasıldır? Süreli icaplarda, zaten öneren bir süre belirlemiştir (bir hafta içinde cevap gönder). Bu süre zarfında icabın yanıtlanması gerekir. Hazır olmayanlar arasındaki icapta, öneren, önerisinin zamanında ulaşmış olduğu kabul edilir. Muhatap, kabul haberini gönderdi, önerene geç ulaştı. Öneren, onunla bağlı olmak istemezse, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır. Bildirmediği taktirde, bağlı olmaktan kurtulamaz. Öneren, bağlı olmak istemezse, durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır.

 

 

 

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir