Medeni Usul Hukukuna Giriş

Medeni usul hukuku şekli bir hukuktur bu sebeple uygulama ile iç içedir.Bir davanın başından sonuna kadar, kararın kesinleşmesine hatta kararın kesinleşmesinden sonra da ne tür usuli muamelelerin yapılabileceğinin detaylı olarak düzenlendiği kanundur.
Maddi hukukun kişilere tanımış olduğu subjektif haklar ihlal edildiğinde veya haklara saygı gösterilmediğinde, ihlal tehlikesi ortaya çıktığında bu hakların korunması gerekir. Bu hakların korunmasını sağlayan bu sübjektif haklara ulaşmamızı sağlayan hukuk alanına medeni usul hukuku diyoruz.
*Medeni usul hukuku maddi hukukta olduğu gibi bir hak bahşetmez, kişilerle haklar arasında bağlantı kurmaz. Kişilerin o haklarına ulaşmasına ya da mevcut haklarını korumasına hizmet eder.
Medeni usul hukukunun varlığı tarihsel olarak da bir zorunluluktur. Devlet ihkak-ı hakkı yasaklamıştır. İhkak-ı hak bir kişinin kendi hakkına bizzat kendi imkanlarıyla ulaşmasıdır. Devlet hakkın korunması ve gerektiğinde bu hakka ulaşılabilmesi için gerekli enstrümanları hazırlamakla yükümlüdür. Devlet toplumsal düzeni korumak adına yaptırıma bağlanmış müeyyidesi bulunan kurallar koyma hak ve yetkisine sahiptir. Aynı zamanda bu kuralların uygulanmasının takipçisi olmalıdır.

Medeni Usul Hukuku prensip olarak özel hukuk kişileri arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözer, kamu hukukundan doğan uyuşmazlıklar İdari Yargı alanında görülürler.
Dava açılana kadar dava konusu işlem bir özel hukuk ilişkisidir. Dava açıldıktan sonra davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlığı çözmekle görevli bir mahkeme vardır. Temelinde özel hukuk uyuşmazlığı vardır fakat mahkeme işin içine girince yargılamanın yürütülmesi konusundaki bütün görev yetki ve sorumluluk mahkemeye aittir. Yani davanın açılmasıyla beraber ortaya kamu hukuku ilişki çıkar.
Hakimi atayan tarafsızlığını ve bağımsızlığını güvence altına alan devlettir. Hakim eğer yargılama sırasında taraflara zarar verirse bundan devlet sorumludur. Yargılamanın yapılacağı, tarafların iddialarını ve savunmalarını gereği gibi ortaya koyabilecekleri mekanı temin etmek devletin sorumluluğudur. Taraflar dava açıp açmamakta serbest olduğu gibi açılan bir davayı sonuna kadar götürüp götürmemekte de serbesttir. SONUÇ olarak özel hukuk-kamu hukuku ayrımında medeni usul hukukunun dengede olduğunu görüyoruz. Sui generis (kendine özgü) bir yapısı vardır.

MEDENİ USUL HUKUKUNUN AMACI NEDİR?
Amacını ifade etmek üzere birden fazla görüş ortaya atılmıştır.
1)Şekli gerçeği araştırmaktır.
2)Maddi gerçeği araştırmaktır.
3)Adaletli karar vermektir.
4)Toplumsal barışı sağlamaktır.
5)Kesin hükme ulaşmaktır.

1)Şekli Gerçeği Araştırmaktır Görüşü
Medeni Usul Hukuku alanında taraflarca getirilme ilkesi uygulanır. Dava malzemelerini( itiraz nedenleri, defiler, deliller…) bizzat taraflar mahkemeye getirir ve mahkeme bu konuda kendiliğinden harekete geçip araştırma yapmaz. Ceza davalarında dava malzemelerini hakimler, savcılar resen araştırırlar oysa medeni usul hukukunda tarafların getirdiği malzemelerle karar verilir bu sebeple şekli gerçeği araştırmaktadır yorumunu yaparlar.  Taraflardan birisi kesin delil ortaya koymuşsa hakim bununla bağlıdır. Bu da şekli gerçeği araştırdığı görüşünü destekler fakat medeni usul hukukçuları bunu çürütürler.
ELEŞTİRİ: Özel hukuk alanında birçok ilişki açısından tarafların ilişkiye girip girmeme konusunda iradesi vardır. Kişi bu ilişkiye girerken problem çıkabileceğini düşünüyor ise bazı sonuçları da kabul etmiş sayılır. Medeni usul hukukunda kesin delille ispat hakimi bağlar fakat kesin delil yalnızca hukuki işlemden(sözleşmeden) doğan uyuşmazlıklarda söz konusudur. Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede bu uygulanmaz. Zaten hukuki işlemde de kesin delil belirli bir meblağ üzerindeki uyuşmazlıklar için kabul edilmiştir. Senet alma zorunluluğu vb. istisnalar vardır. Bu sebeple medeni usul hukuku da maddi gerçekliği araştırır. Maddi gerçeklik ile adli gerçekliğin örtüşmesini ister. Böylece yargılamaya güven artar.

2) Amacı Adaletli Karar Vermektir Görüşü
Adaletli karar vermek medeni usul hukukunu diğer hukuk dallarından ayırmaz. Ayırt edici bir kriter değildir.

3) Amacı Toplumsal Barışı Sağlamaktır Görüşü
Medeni Usul Hukukunun vermiş olduğu kararlar elbette toplumsal barışı sağlamayı amaçlar fakat diğer hukuk dallarından ayırmaz.

4)Amacı Kesin Hükme Ulaşmaktır Görüşü
Kesin hüküm mahkeme kararı ile mahkeme konusu uyuşmazlığın hiçbir itiraza mahal vermeyecek şekilde kesin olarak çözümlenmiş olmasıdır. Usulüne uygun yargılama keyfi kararlara engel olmak için vardır. Bazı durumlarda itiraz edilmesi gerekebilir.

** Bu görüşlerden hepsinin doğruluk payı vardır ancak kesin olarak amacı budur diyemeyiz. Maddi gerçeğe ulaşma amacı diğerlerine göre daha ön plandadır. Hukuk dinamiktir medeni usul hukukuna statik bir amaç belirlemek doğru olmaz.

MEDENİ USUL HUKUKUNUN YER VE ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI

Yer: Usul kuralları lex fori uygulanır. Lex Fori hakimin tabi olduğu hukukun uygulanmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir uyuşmazlık çözülecekse uyuşmazlığın taraflarından ve esasından bağımsız olarak Medeni Usul Hukuku kuralları uygulanır. Fakat ispat kuralları için bu geçerli değildir.
Kimin ispat edeceği — maddi hukuka     Nasıl ispat edeceği —medeni usul hukukuna ilişkindir.

Zaman: Usul hukuku kuralları derhal uygulanırlık ilkesine tabidir. Tamamlanmış olan işlemler işlemler hariç olmak üzere yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal uygulanır. Davanın yürütülmesini sağlayan her bir işlem tek tek değerlendirilir her bir işlem için tamamlanmış olma durumuna bakarız.
Bazen yeni giren kuralın hangi tarihten itibaren geçerli olacağı belirtilir.
————————————————————————————————————————————–
Anlaşmazlıkların çözülmesi için en az karşılaşılan fakat en çok beklenen ihtimal tarafların doğrudan doğruya görüşme yapıp sorunları çözmeleridir.
Bir araya gelmeleri zor ise arabulucuya başvurabilirler.
Tahkim yoluna gidebilirler. Tahkimde taraflar, aralarındaki uyuşmazlığı kendilerinin seçeceği hakem vasıtasıyla çözerler. Tahkim hızlı ve pratiktir fakat pahalı olduğundan uygulaması azdır.
Sulh olabilirler yani uzlaşabilirler. Dava açılmadan önce taraflar karşılıklı fedakarlıkta bulunurlar, dava devam ederken mahkemede de uzlaşabilirler.
En çok tercih edilen yöntem ise dava yoludur.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir