Borçlar Hukuku Özel Hükümler Satış Sözleşmesi

SATIŞ SÖZLEŞMESİ

TBK 207/1 e göre satış sözleşmesi satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Mülkiyeti devir borcu doğuran bir sözleşmedir.
Eşyalar ve gayri maddi mallar ile eşya ötesi değerler de satış kapsamına alınmıştır. Mal niteliği taşıyıp taşımadığı tartışma konusu olan elektrik enerjisi, patent, alacaklar, müşteriler de satış konusu olabilmektedir.
Satış sözleşmesi rızai bir sözleşmedir.Sözleşmenin kurulması için tarafların iradelerinin örtüşmesi yeterlidir.(Teslim şart değildir çünkü teslim ifa aşamasıyla ilgilidir.)
Borçlandırıcı bir işlemdir. Mal varlığının pasifini arttırır. Türk hukukunda borçlandırıcı işlemin 2 aşaması vardır. Taahhüt aşamasında hak karşı tarafa geçmiş olmaz. Borçlu bu hakkı karşı tarafa geçirmeye borçlanmış olur. Tasarruf aşamasında ise borçlanılan şeyin ifası yapılır. Mülkiyetin devri alacaklarda temlik, menkullerde teslim, gayri menkullerde tescil ile olur.
Tasarruf işlemi ve taahhüt işlemi arasında bir sebep sonuç ilişkisi vardır. Tasarruf işlemi taahhüt işleminin ifası amacıyla gerçekleştirilir. Eğer taahhüt aşamasında geçersizlik olursa ve bu geçersizlik tasarrufu etkilemiyor ise ifa geçerli sayılır ancak sebebe dayanmadığı için sebepsiz zenginleşme davası ile geri alınabilir. Bizim hukukumuzda gayri menkul mülkiyetinin nakli illi bir işlemdir. Taahhüt işlemi geçersiz ise tescil de geçersiz sayılır.  Menkuller ise doktrinde tartışmalı olmakla beraber yaygın olan görüş taahhüt işlemi sakat ise tasarruf da sakat olur hak karşı tarafa geçmez. Yani verdiğimiz şeyi istihkak davası ile geri alırız sebepsiz zenginleşme ile değil. İstihkak davası mülkiyeti koruyan bir davadır. Zilyet olmayan malikin, malik olmayan zilyede açtığı davadır. Bazı durumlarda sebepsiz zenginleşme davası da kullanılabilir.
Tasarruf işleminin sebebi her zaman taahhüt işleminin ifasıdır. Taahhüt işlemlerinin de bir sebebi vardır. Bu sebep tasarruftan biraz daha farklıdır işlemin tipini veren bir unsurdur. Roma hukukundan gelen klasik ayrıma göre alacak sebebi ve bağış sebebi olarak ikiye ayrılır. Modern hukuka teminat sebebi ve karma sebepler de vardır.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin sebebi karşı alacaktır.
Eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ise iade sebebi vardır.
Tek tarafa borç yükleyen sözleşmelerde alacak beklentisi olmaksızın hareket etmektedir bağış sebebi vardır.
Karşı tarafa bir alacağın teminatını vermek ise teminat sebebidir.
Bazı durumlarda ise karma sebep söz konusudur. Karma bağışta olduğu gibi amaç hem karşı alacak hem de bağış olabilir.
Sebep sözleşmenin tipini belirler ve hep aynı kalır. Satış sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğundan KARŞI ALACAK SEBEBİne dayanır.
Satış sözleşmesi ani edim ihtiva eden bir sözleşmedir. Kararlaştırılan zamanda bir defada bir hareketle yerine getirilir. Ancak bazı hallerde sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeler olabilir. Edimler süreklilik arz eder. Art arda teslimli satış türünde süreklilik karakteri vardır ve her ay borç ilişkisi doğar. Örneğin bir fırına her ay 50 çuval un satışı.
Taksitle satış olsa bile ani edimli sözleşme olur.
adsiz

Tüketici satışı –> Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişinin(tüketicinin) ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişiyle kurduğu satış sözleşmesidir.

Ticari satış –> Satılanı tekrar satma ve kar etmeyi meslek edinen kişiyle(alıcıyla) yapılan satıştır.

Satış sözleşmesinin kurulması için tarafların objektif ve sübjektif esaslı noktalar üzerinde anlaşması gerekir. Objektif esaslı noktalar, satılan( satış konusu), bedel ödeme(semen) ve bunların birbiriyle değiştirilmesi taahhüdüdür. TBK 207/3 satış sözleşmesinin kurulabilmesi için bedelin belirlenebilir olmasını yeterli görür. Edim ise sözleşmenin kurulmasından sonra, yeni bir anlaşmaya gerek olmadan belirlenebilir. Edimin belirlenmesi yetkili üçüncü bir şahsa da bırakılabilir.
1) Bedel(semen) TCK 207/3 gereğince, mevcut durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün ise belirlenmiş sayılır. Bedelin taraflardan birinin veya üçüncü bir şahsın keyfi takdirine bırakılması halinde sözleşme kurulmamış sayılır. Burada ahlaka aykırılık nedeniyle geçersizlik söz konusu olur.

SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN ESASLI UNSURLARI
Üzerinde mülkiyet kurmaya elverişli her şey satım sözleşmesine konu olabilir.
Taşınır veya taşınmaz mallar olabilir.
Misli mal-misli olmayan mal ayrımı yapabiliriz. Misli mal objektif bir ölçüye göre sayılarak tartılarak gruplandırılan mallardır.  Yeryüzünde bir tane olan diğerlerinden ayrılarak ferdileşmiş mallara ise misli olmayan mal diyoruz. Misli mallar da parça borcunun konusu yapılabileceği gibi ( örneğin bir adamın deposundaki belirli bir elma) genellikle cins borcunun konusudur.
Maddi olmayan mallar üzerindeki mutlak haklar (patent veya telif hakkı) ve nisbi haklar (alacaklar) da satış sözleşmesinin konusu olabilir. Alacağın satışı alacağın temliki ile mümkün olabilir. Alacağın temliki tasarruf aşamasına yerleştirdiğimiz işlemdir.
Hak şeklinde olmayan ekonomik veya fiili bir fayda patenti henüz alınmamış bir buluş, imalat sırrı, know how( teknik bilgi) ve müşteriler satış sözleşmesi konusu olabilir.

Müstakbel mal ve hakların satışı –> Üç ihtimal vardır.
1) İleride imal edilecek bir şeyin satışı söz konusu olabilir. Örneğin Bir mobilya takımı için satıcıyla anlaştık 15 gün sonra sipariş edilen mal gelecek. Eğer imal edilen şey seri halde üretiliyorsa bu bir satış sözleşmesidir. Satış sözleşmesinde mülkiyetin teslimi esastır.
Eser sözleşmesinde ise özel taleplere göre üretilmesi gerekir. Örneğin koltuğun boyu 180 cm biz ise 170 cm istiyoruz eğer uyarlanabiliyor ise eser sözleşmesidir.
2) Gebe bir hayvanın yavrusunun satımı, mahsulün satımı gibi elde edilecek ancak henüz elde edilmemiş şeyler satıma konu olabilir. Bu durumda riski alıcı alır. İfa imkansızlığı ortaya çıkmışsa sonraki imkansızlık borçlunun sorumlu olamayacağı sebeplerden kaynaklanıyorsa borç sona erer.(örneğin hayvan satıcının kusuru olmaksızın ölü doğmuşsa)satıcı bu durumda karşı edim talep edemez. Karşı edim daha önceden alınmışsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade borcu doğar.  Eğer ifa imkansızlığı borçluya yüklenebilen bir sebep ise ifa ihlalidir. İfayı aynen yerine getirmek mümkün olmadığından tazminat sorumluluğu doğar. Müspet zararın tazmini yapılır.(Müspet zarar geçerli bir sözleşmeden beklenen ifa menfaatinin karşılanmaması sebebiyle uğranılan zarardır.)
3) Satımın konusu ümidin kendisi de olabilir. Piyango biletinin satışı, avlanacak balığın satışı gibi. Bu durumda riski alıcı alır çünkü hiç gerçekleşmeme ihtimali de vardır.
A, babası B’nin saatini satmayı borçlanabilir. Hiç kimse sahip olduğundan fazlasını devredemez fakat devretmeyi borçlanabilir.İfa zamanına kadar mülkiyeti kazanmayı bekliyor olabilir fakat eğer kazanamamışsa ifa ihlali oluşur temerrüt borcu altına girer.

SATIŞ BEDELİ ( SEMEN)
Semen satış sözleşmesi bakımından asli unsurdur. Sözleşmenin kurulmasında objektif esaslı noktalarından biridir.Semen belirli değilse sözleşme kurulmuş olmaz.

TBK 207/3 durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel kararlaştırılmış bedel sayılır. Durum ve koşullara göre belirlenebilirden kast edilen piyasa fiyatıdır.
TBK 233 alıcı satış bedelini belirtmeksizin malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır.

1)Durum ve koşullara göre belirlenebilen semen belirli semendir.
2)Bedel belli olmasa bile alıcı o şeyi kesin olarak alacağını bildirmiş ise satış sözleşmesi o şeyin piyasa fiyatı üzerinden kurulmuş sayılır.

Piyasa fiyatı belirlenemeyen mallar (antika eserler) semen üzerinde anlaşma yapılmamışsa sözleşme kurulmamıştır.
3. Bir kişinin keyfine bırakılmış olduğu durumlarda sözleşme kurulmamış sayılır. Alıcı malı uzun zamandır bekliyor ve almak için ayırtıyor satıcı fiyatı ben ne dersem o olacak der ise bu durumda da sözleşme yoktur. Taraflardan birinin veya üçüncü bir kişinin hakkaniyete uygun takdirine bırakılmışsa sözleşme kurulmuştur. 3. Kişi mesleği icabı fiyat belirleyen ekspertiz, bilirkişi vb. olabilir.
Eğer ekspertiz fiyatı belirleyince taraflardan biri fiyatın bu kadar olacağını bilmiyor ise ve bilse idi bu sözleşmeyi yapmayacaksa ancak irade sakatlıklarından esas hataya gidilebilir ancak bu durumda da sözleşme kurulmuş sayılır.
Taraflar semeni hakkaniyete uygun olarak kararlaştırmalı. Gerçek bedelin çok  üstü veya altı kararlaştırılmış ise gabine başvurulabilir bazı durumlarda ise karma bağıştır.
Satış parası yurt içi para olabileceği gibi yurt dışı parası da olabilir. Yurt dışı parasının rayici olan tl satış bedeli sayılır. Ülke parası dışında başka bir para birimi belirlenmiş ise ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade yoksa borç ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ödenebilir.

Yorumlar

Yorumlar

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir